30.11.2016, 12:00 5926

'Amcamın Şamarı!'

Yanında iki küçük çocukla birlikte “Çayeli 9 Mart İlkokulunun” yolunu tutan amca, müdür muavininin odasına girerek önce selam veriyor, sonra da;
-Hocam, benim çocuklarım yaşları tutmadığı için köyde bir sene kayıtsız okula gittiler. Fakat ikisi de okumayı söktüler, acaba ikinci sınıfa kayıtlarını yapmanız mümkün müdür?
Müdür muavini, amcaya dönerek;

-Önce bir imtihan yapalım, bakalım dediğiniz gibi okuma yazmayı öğrenebilmişler mi? Öğrenmişlerse elbette ikinci sınıfa kayıtlarının yapılması mümkündür…
O güne kadar imtihan sözcüğünü hiç duymamış olan çocuklar birbirlerinin yüzüne endişeli bir çaresizlikle bakakalmışlardı! Anlamını dahi bilmedikleri bu sözcük, ömür boyunca aslında karşılarına çıkacak hayatın bir gerçeğiydi. Köyde afacanlıklarıyla tanınan çocuklar, tanımadıkları bilmedikleri şehir hayatı ve okulun atmosferi içerisin de sus-pus olmuş haklarında verilecek kararı bekliyorlardı!..

Müdür muavininin önünde bir iki gazete vardı ve çocuklar konuşmalar esnasında gözlerini onlardan alamıyorlardı. Gazetelerin bir tanesini çok iyi tanıyorlardı. Zira amcaları köyden şehre geldiklerinden beri her akşam bu gazeteyle eve geliyordu. Çocuklar bütün bunları düşünürken, müdür muavini, sevecen bir tavırla, kendisine daha yakın duran çocuklardan bir tanesine amcanın her akşam eve getirdiği gazeteyi göstererek,
- Oku bakıyım evladım burada ne yazıyor? çocuk yüzü kızararak;
-Tercüman! Deyiveriyor.
-Aferin oğlum!
Sonra öteki çocuğa dönerek diğer gazeteyi gösterdi ve sordu;
-Sende oku bakıyım evladım?
Diğer çocukta tabir caizse tık yok! Kelimeler boğazına düğümlenmişti. Hâlbuki ki köyde ne güzel de okuyordu! Şimdi ne olmuştu da okuyamıyordu. Uğraşıyor, yutkunuyor kendisini toparlamaya çabalıyordu ama nafileydi bütün bunlar, anlaşılmıştı ki gösterilen gazeteyi okuyamayacaktı…

Birkaç dakika sonra, müdür muavini, veli olan amcaya dönerek, gazeteyi okuyan çocuğu işaret ederek;
-Bu evladımız imtihanı kazandı, ikinci sınıfa kaydını yapabiliriz. Maalesef diğeri birinci sınıfa devam edecek! Bir ay içerisin de okuma-yazmayı sökerse onu da ikinci sınıfa yükseltiriz diyerek açık bir kapı bırakmıştı okumayı başaramamış çocuğa!

Amca, müdür muavinine teşekkür ederek çocuklarla birlikte okuldan ayrılmışlardı ve yapacak bir şey de yoktu şimdilik!

Eve geldiler. Hayatının bu ilk imtihanını kaybeden çocuk mutsuz diğeri mutluydu! Aslında birazda gurur etmiyor değildi! Hayatının bu ilk imtihanının şokunu üzerinden bir türlü atamıyordu. Köyde bölük pörçük de olsa öğrendiklerini tamamen unutmuştu! Amca her akşam ders çalıştırıyor, istiyor ki verilen sürede yeğeni okumayı söksün ki amcasının oğluyla birlikte ikinci sınıfa devam etsin…

Günler gelip geçiyordu... Maalesef imtihanı kaybeden çocukta okumaya dair bir ilerleme kaydedilmiyordu… Yine böyle bir akşam, amca ile ders çalışırken, okuma kitabının bir yerinde takılıp kaldı. Amcası oku ne yazıyor dediğinde cevap veremiyor ve her defasında da “amcanın şamarı” ensesinde patlıyordu! Çocuk Nuh diyor peygamber demiyordu bir türlü. En sonunda amcası çocuğa sinirli bir ses tonuyla, daha önce imtihanı kazanan yaşıtı amcaoğlu Osman’ı göstererek;
-Git Osman abine sor bakalım burada ne yazıyor!
Bir tarafta dayak bir tarafta gurur kararını veriyor, gururunu yenecek ve gidecek amcaoğluna soracaktı…

Öyle de yapıyor, gidiyor amcaoğluna ve soruyor;
-Osman abı burada ne yazıyor?
Amcaoğlu çalıştığı okuma kitabından başını gururlu bir şekilde kaldırarak uzatılan yazıya bakıyor ve;

-Burada oh yazıyor, cevabını veriyor. Çocuk mahcup bir şekilde amcasına dönerek ;
-Osman abım dedi ki burada “oh” yazıyor!
Amca sinirleniyor ve bir şamar daha yapıştırıyor yeğenine! İşte bu son şamar kendisine getiriyor yeğenini tabiri caizse!

Bu tatsız akşamdan sonra imtihan kaybeden çocuğun nutku birden açılıyor. Öyle ki, bir sonra ki akşam kendisinden üç sınıf önde ki diğer amcaoğullarıyla girdiği okuma yarışını bile kazanabiliyor. Tabii sınıfta da aynı başarı devam ediyor ve öğretmeninin dikkatini çekiyor bu durum…
Bir gün öğretmeni, evladım amcana söyle yarın okula bana gelsin onunla konuşacağım dediğinde dünyalar onun oluyor. Amca okula gelip öğretmenle konuşuyor. Öğretmen yeni talebesinden çok memnun olduğunu, çocuğu kendisinin okutmak istediğini, bir sene kaybın önemli olmadığını falan söylüyor amcaya. Çok seviniyor amca bu sözlere ve öğretmene ; “hocam eti senin kemiği benim”  diyerek okuldan ayrılıyor! 

Rivayet odur ki; bu olay hasta Beşiktaşlı olan Ahmet Amcamla, o güne kadar hastalık derecesinde Fenerbahçe’yi tutan amcaoğlu Osman’ı daha bir yakınlaştırmış ve iler ki günlerde bu yakınlaşma Osman’ın Beşiktaş’a geçmesiyle sonuçlanmıştı!
Bu yazı vesilesi ile İlkokul hocam sevgili Cavit Bodur’a ve sevgili Ahmet Amcama sağlık sıhhat temenni ediyorum Yüce Rabbimden…

Bütün imkânlarını seferber ederek okumamız için elinden gelen tüm gayreti gösteren Ahmet Amcama vefa borcumuz var tüm yeğenleri olarak bizlerin. Hakkını ödeyemeyiz bunu da son olarak ifade etmek istiyorum…

Görüşmek üzere, Allah’a emanet olun…

 

Yorumlar (5)
Yahya Efendi 4 yıl önce
Hikayenin en güzel tarafı amcaoğlunun beşiktaşlı olması :)
Osman Aygün 4 yıl önce
Ahde vefa böyle bir şey olsa gerek.
Alper Yılmaz 4 yıl önce
İnsancıl ve hepimizi bir şekilde içine alan bir anı.Hikâyenin Fener ve Beşiktaş üzerinde bir tatlı rekabete evrilmesi başka bir güzellik.
erolabi 4 yıl önce
Hakikatten çok hızlı okudum.Öykü beni siyah önlüklü beyaz yakalı günlerime götürdü. Kutluyorum değerli kardeşim. yazılarınızın bağımlısı olduk...Selam ve sevgilerimle
Aydoğan 4 yıl önce
İnsanlar hatıralarını sizin gibi paylasabilmeli. Geçmiş de kalan her yasanmışlık günümüze ışıkta tutabilmekte. Bu yaşadığınız hatırada kaç kişinin de emeği var. Okurken kendimi hikayenin içinde buldum. Kaleminiz yureginiz var olsun.
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
25°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 31 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 34 92
2. Man City 34 69
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 34 52
7. Sheffield United 34 51
8. Arsenal 34 50
9. Tottenham 34 49
10. Burnley 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 34 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 34 36
16. West Ham 34 31
17. Watford 34 31
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 35 76
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Valencia 35 50
9. Athletic Bilbao 35 48
10. Granada 34 47
11. Osasuna 35 45
12. Levante 35 43
13. Real Betis 35 41
14. Real Valladolid 35 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 35 36
17. Deportivo Alaves 34 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24
Namaz Vakti 10 Temmuz 2020
İmsak 02:52
Güneş 04:48
Öğle 12:28
İkindi 16:27
Akşam 19:59
Yatsı 21:46