Günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelen akıllı telefonlardaki bazı uygulamalar, kullanıcıların kişisel verilerini gizlice toplayarak ciddi güvenlik sorunlarına yol açıyor. Dijital güvenlik uzmanlarına göre tehlike, uygulamaların sunduğu hizmetlerde değil; bu hizmetlerin arka planında toplanan ve paylaşılan kullanıcı verilerinde yatıyor.

Google Chrome’un “Gizli Sekmesi” Aslında Gizli Değil
Kullanıcılar gizli modda olduklarını sanıyor, ancak Chrome verileri toplamaya devam ediyor. 2024’te veri ihlali nedeniyle Google, milyarlarca kaydı silmek zorunda kaldı ve 2025’te 425 milyon dolar ceza aldı.

Meta, Kullanıcıları Veri Paylaşmaya Zorladığı İçin Cezalandırıldı

Facebook ve Instagram üzerinden “Pay or Consent” modeliyle kullanıcıları kişiselleştirilmiş reklamlara zorlayan Meta, Avrupa Birliği tarafından 200 milyon Avro para cezasına çarptırıldı.

TikTok’un Çin ile Veri Paylaşımı Endişe Yaratıyor
İrlanda, TikTok’un AB veri yasalarına uymadığını ve Çin’deki personele kullanıcı bilgilerine erişim izni verdiğini tespit etti. 2025’te şirkete 530 milyon Avro ceza kesildi.

LinkedIn, Profesyonel Verileri İzinsiz Analiz Etti
İş dünyasının en güvenilir platformlarından biri olan LinkedIn, kullanıcı verilerini davranışsal analizlerde yasa dışı biçimde kullandığı için 310 milyon Avro ceza aldı.

Ücretsiz VPN ve temizleyici uygulamalar da riskli

Uzmanlara göre, “ücretsiz” olarak sunulan VPN uygulamalarının önemli bir kısmı kullanıcı verilerini üçüncü taraflara satıyor. Birçok uygulamada gizlilik politikası dahi bulunmuyor.
Benzer şekilde, cihaz performansını artırma veya depolama alanı temizleme amacıyla indirilen temizleyici uygulamaların yüzde 70’i, kullanıcıların konum ve kullanım verilerini üçüncü taraflarla paylaşıyor.

Uzmanlardan veri güvenliği önerileri

Dijital güvenlik uzmanları, kullanıcıların düzenli aralıklarla uygulama izinlerini kontrol etmeleri, gereksiz erişimleri kısıtlamaları ve yalnızca güvenilir kaynaklardan uygulama indirmeleri gerektiğini vurguluyor.
Ayrıca, açık kaynaklı (open source) uygulamalara yönelmek, verilerin nasıl işlendiğini şeffaf biçimde görmeyi sağlıyor. Bu da kullanıcıların kişisel gizliliklerini daha etkin korumasına yardımcı oluyor.