Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Ahmet Ulusoy'un yazısı...

10-05-2019 15:27:23
1153 kez görüntülendi

Ahmet Ulusoy'un yazısı...

Türkiye’de çayla ilgili ilk yasa 1924 yılında “Rize Vilayetiyle Borçka Kazasında Fındık, Limon, Mandalina ve Çay Yetiştirilmesi Hakkında Kanun” adıyla çıkmış. Kanunla çay yetiştiriciliği başlatılmak istenmiş ama başarılı olunamamış.

Sonraki yasa 1940 yılında 3788 sayılı Çay Kanunu olarak çıkmıştır. Bu yasayla çaylık alanlarının altyapısına yönelik ciddi adımlar atılmış (arazi teşviki getirilmesi yasayı fonksiyonel yapmış) ve çaylık alanlar hızla artmaya başlamış.

1971 Yılında Çay Kurumu Kurulması yasası ve sonrasında kurumsal yapıyla ilgili düzenlemeler yapılmış. Çaykur, sektörü yönetmek üzere devreye sokulmuş ve tekel olarak faaliyete başlamıştır.

1984 yılında 3092 sayılı yasa devreye girerek çay sektörü özel sektöre de açılmıştır. Yasa şekil açısından da özelleştirme-serbestleştirme yasası görüntüsü vermektedir. 5 maddelik bir yasa ve sadece 2 maddesi doğrudan çayla ilgili. 3 maddesi yürürlük, yürütme ve eski hükümlerin kaldırılmasını içeriyor. 1984 yılında çıkartılan ve fiilen 2 madde ihtiva eden kanun çay sanayini, üretimini, ticaretini ve bütün sektör yönetimini kapsıyor.

Yani, sezona başlanacağı bu günlerde 35 yıldır bir türlü yasasını çıkartamadığımız; çok önemli katma değeri, ekonomik ve sosyal boyutu olan ve bir bölgeye hayat veren bir sektörü, çay sektörünü, konuşuyoruz.

**

1984 yılında özel sektöre çay alımı, üretimi, satışı izni verildikten sonra adım başı çay imalat atölyesi-fabrikası türemiş, bu atölyelerde (merdiven altı üretim) sadece yeşil çay siyah çaya dönüştürülmüş, ama sürdürülebilir bir yapı kurulamamıştır.

Piyasaya giren kişilerin paketleme, pazarlama, reklam, tanıtım ve teknolojiden habersiz olmaları iki önemli sonucu beraberinde getirmiştir. Bir taraftan yüzlerce atölye/fabrika işletmesi iflas etmiş (2003 yılına kadar 144 çay işletme tesisi kapanmıştır), diğer yandan üreticilerin çay sanayicilerine verdikleri hammaddenin bedeli alınamamıştır. Bunun en önemli nedeni de sektördeki ticari ilişkileri düzenleyen yasal mevzuatın olmayışıdır.

**

2009 yılında yeni yasa hazırlıkları başlamış, ciddi çalışmalar sonrasında bir yasa taslağı ortaya çıkmış, bakanlar kuruluna kadar taslak gelmiş ama bir türlü yasalaşmamıştır.

Hindistan, Sri Lanka ve Kenya’da başarılı olan bir sistemden hareketle (uzmanlara tanışılarak) özel sektör, Çaykur ve ilgili sivil toplum örgütleriyle tartışılarak, tarafların çekingelerini asgariye indiren bir taslak yasa hazırlanmıştır.

**

Çay sektöründe bugün gelinen noktada üretici, sanayici ve devletin memnun olmadığı bir yapı ortaya çıkmıştır.

Taslak yasayla çay sektörünün disipline edilmesi, bir sisteme, kurala, işleyişe bağlanması düşünülmüştür.

Yasay dört yeni uygulama içermektedir.

Bunlar; çay kurulunun ve çay borsasının kurulması, çay işleme fabrikalarına yaşçay kotası verilmesi, yasa dışı ve kurallara aykırı hareket edenlere aşırı ceza verilmesi gibi.

**

İlk yasa taslağında (son taslaktan çıkartılmış olabilir) yaş çay üreticilerini yakından ilgilendiren iki önemli husus vardı.

Birincisi,yaşçay fiyatlarının belirlenmesi. Diğeri ise yaşçay bedellerinin ödenmesi.

Yaşçay taban fiyatlarını kanunla kurulacak “Çay Üst Kurulu” belirleyecek. Ve fiyat, bir önceki yılın fiyatına enflasyon nedeniyle uğranılan satınlama gücü kaybı eklenerek hesaplanacak. Yani üst kurula fiyatları düşük belirleme keyfiyeti de verilmiyor (son taslakta bu ibare çıkartılmış ve sınırlama olmadan kurul yetkilendirilmiştir).

Bir başka önemli konu ise yaş çay bedellerinin en fazla 10 ay içinde ödenmesi zorunluluğudur (son düzenlemede yine kurulun çıkaracağı yönetmeliğe bağlanmış).

Açıkça çay yasa taslağının ilk şekli yaşçay üreticisinin lehinde düzenlemelere ve onların haklarını arayabilecekleri bir muhataba imkan vermekteydi. İlk şekle yeniden döndürülmeli.

**

Özetle; hazırlanan çay yasa taslağı bir an önce yürürlüğe konulmalıdır. Yasa çay sanayisini disipline eden, dünyadaki uygulamalara paralel bir sistem getiriyor.

Sistemin bir ayağında bütün işlenmiş çayın satılacağı, kayıt altına alınacağı çay borsası kuruluyor(Çaykur bu maddeye karşı çıkmış ve tüm çayın borsada satılması zorunluluğu taslaktan çıkartılmış).

Borsa kayıt şartı sayesinde kaçak çay, merdiven altı üretim, granürlü çay gibi sağlığı tehdit eden, çay sektörünün başını ağırtan en önemli sıkıntının önüne geçiliyor.

Çaykur’un karşı duruşu, tasarının özel sektör tasarısı imajı vermesi, toplumsal desteğin yeterince sağlanamaması, iktidar partisinin yerel desteğinin olmaması gibi nedenlerle yasa defalarca revize edilmesine rağmen çıkartılamamıştır.

Kural koyucu otorite olmaması çay sektörünü bugünkü sorunlu boyuta taşımıştır.

Yeni yasanın getireceği iki kurum (Çay Kurulu ve Çay Borsası) iyi yapılandırılırsa, sektörün bütününü kapsayan politikaların üretilmesine imkan verilerek sorunların önemli bir kısmını çözebilecektir.

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yazan siz olun!



Yorum Yaz