Tüm çalışanları yakından ilgilendiren ihbar süresi uygulamasıyla ilgili Yargıtay, işçiler lehine kritik bir içtihat oluşturdu. İş Kanunu’na göre işveren, haklı sebep olmaksızın bir işçiyi işten çıkarırken belirli bir süre önceden bildirim yapmak zorunda; bu süre “ihbar süresi” olarak adlandırılıyor. İhbar süresi verilmeden işçi çıkarılırsa, işveren bu süreye denk düşen ihbar tazminatını ödemekle yükümlü.

Ancak, ihbar süresi içinde ücretlere zam yapılması durumunda kıdem tazminatının hangi ücrete göre hesaplanacağı uzun süredir tartışma konusuydu. Örneğin, ihbar süresi 8 hafta olan bir işçinin işten çıkarıldığı dönemde yapılan zamdan yararlanıp yararlanamayacağı konusu mahkemelerde farklı değerlendirilmişti.

Mahkemeler farklı kararlar vermişti

Denizli’de bir işçi, ihbar tazminatı ödenmeden işten çıkarıldığını ve ihbar süresi içinde yapılan zamların kıdem tazminatına yansıtılmasını talep etti. İş Mahkemesi talebi reddetti, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı onadı.

Türkiye fındık ihracatından 10 ayda 2,2 milyar doların üzerinde gelir sağladı
Türkiye fındık ihracatından 10 ayda 2,2 milyar doların üzerinde gelir sağladı
İçeriği Görüntüle

Öte yandan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi aynı durumdaki bir işçinin lehine karar vererek, zamlı ücretin kıdem tazminatına yansıtılması gerektiğine hükmetmişti. Bu farklı uygulama Yargıtay’a taşındı.

Maaşı Ödenmeyen İşçi Nereye Başvurmalıdır? - Ağartan Hukuk

Yargıtay işçiler lehine karar verdi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (Esas No: 2025/1599, Karar No: 2025/5178), ihbar süresi verilmeden işten çıkarılan işçilerin, ihbar süresi boyunca yapılan ücret artışlarından faydalanması gerektiğine hükmetti. Kararda, iş ilişkisinin ihbar süresinin sonuna kadar devam ettiği ve bu süre içinde yapılan zamların kıdem tazminatına dahil edilmesi gerektiği vurgulandı.

Böylece farklı bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık çözülmüş oldu. Karar uyarınca, davayı açan işçinin kıdem tazminatı, ihbar süresi içinde yapılan zam oranına göre yeniden hesaplanacak ve ödenecek. Bu düzenleme, işçiler açısından mali hak kayıplarını önleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ