Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD’nin Karayipler’deki askeri yığınağına sert tepki göstererek, ülkesinin olası bir müdahale durumunda “anayasal olarak silahlı bir cumhuriyet” ilan edeceğini söyledi. Maduro’nun açıklaması, Washington yönetiminin uyuşturucu kartellerine karşı başlattığı operasyonlar çerçevesinde bölgeye savaş gemileri ve denizaltı göndermesi sonrası geldi.
Güney Amerika'da son 100 yılın en büyük tehdidi
Başkent Caracas’ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Maduro, ABD donanmasının Karayipler’deki artan varlığını ❝Güney Amerika’da son 100 yılın en büyük tehdidi❞ olarak nitelendirdi. Maduro, ülke genelinde “azami hazırlık” talimatı verdiğini belirterek Kolombiya sınırındaki Zulia ve Tachira eyaletlerine 15 bin asker sevk edildiğini açıkladı.
Ayrıca 4,5 milyon kişilik Bolivarcı Milis Gücü’nün harekete geçirildiğini duyuran Maduro, ❝Venezuela halkı bir kez daha emperyalizme karşı dimdik duracaktır❞ ifadelerini kullandı.
ABD donanması Karayipler’de: Üç yeni amfibi gemi yolda
ABD Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre, USS Gravely ve USS Jason Dunham adlı iki güdümlü füze destroyeri halihazırda Karayipler'de görev yapıyor. Ayrıca Latin Amerika açıklarında USS Sampson ve USS Lake Erie kruvazörleri de bölgedeki Amerikan varlığını güçlendiriyor. Associated Press'e konuşan yetkililer, üç amfibi saldırı gemisinin daha bölgeye gönderileceğini ve bu gemilerle 4 binden fazla denizci ve deniz piyadesinin sevk edileceğini bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, bu askeri harekâtı ülkede yaygınlaşan fentanil ve diğer yasa dışı uyuşturucularla mücadele stratejisinin bir parçası olarak tanımlıyor.
Trump’ın elleri kana bulanacak
Maduro, doğrudan ABD Başkanı Trump’ı hedef alarak ❝Eğer bu müdahale gerçekleşirse, Trump’ın elleri kana bulanacak. Bu sadece Venezuela için değil, tüm Latin Amerika için bir felaket olur❞ uyarısında bulundu.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu ise ❝savaş lordu❞ olarak nitelendiren Maduro, Washington’un niyetinin rejim değişikliği olduğunu savundu.
Kartel suçlamaları ve Venezuela’nın yanıtı
ABD yönetimi, Maduro'yu “Cartel de los Soles” adlı bir uyuşturucu örgütünün lideri olmakla suçlayarak hakkında 50 milyon dolarlık bir ödül koymuştu. Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil ise bu suçlamaları ❝asılsız❞ olarak nitelendirdi.
Gil, ❝Kolombiya’da üretilen kokainin yüzde 87’si Pasifik üzerinden taşınıyor, Venezuela üzerinden sadece yüzde 5❞ diyerek, ABD’yi bölgedeki istikrarsızlık için “yanlış anlatı” kullanmakla suçladı.
Tartışmalı Temmuz 2024 seçimlerinin ardından üçüncü kez devlet başkanlığı koltuğuna oturan Maduro, ABD tarafından meşru lider olarak tanınmıyor. Muhalefet lideri Maria Corina Machado, Washington’un askeri yığınağını ❝doğru bir adım❞ olarak değerlendirdi ve Maduro’ya karşı uluslararası baskının artmasını savundu.
Öte yandan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro ise bölgedeki askeri hareketliliği eleştirerek, ❝Uyuşturucuyla mücadele, askeri işgal için bahane olarak kullanılıyor❞ dedi.
İki kanallı diplomasi ve vekalet savaşı riski
Maduro, Trump yönetimiyle ABD Dışişleri Bakanlığı ve özel elçi Richard Grenell aracılığıyla iki iletişim kanalının açık olduğunu ifade etti. Ancak, diplomatik çabaların sonuç vermemesi halinde Venezuela’nın yalnız kalmayacağı mesajı da verdi.Uzmanlar, Venezuela’nın Rusya ve Çin ile sürdürdüğü yakın ilişkilerin, olası bir müdahalede bölgesel sınırların ötesinde vekalet savaşlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.




