TÜBİTAK destekli araştırmada, 440 öğrenciyle yapılan görüşmeler sonucunda kadın öğrencilerin flört şiddetine erkeklere oranla daha fazla tepki gösterdiği ve benlik saygılarının daha yüksek olduğu ortaya çıktı.
Flört şiddeti giderek yaygınlaşıyor
Doç. Dr. Güner, öğrenciler arasında yaptığı araştırmada, genel olarak üniversitelilerin flört şiddetine karşı olduklarını belirtti. Ancak, erkek öğrencilerin şiddete daha meyilli olduğu, kadın öğrencilerin ise şiddete daha tepkili ve eşitlikçi bir bakış açısına sahip oldukları gözlemlendi. “Flört şiddeti, özellikle üniversite öğrencileri arasında giderek yaygınlaşan ve gençlerin hem psikolojik hem de sosyal yaşamlarını olumsuz etkileyen önemli bir sorun haline geldi.” ifadelerini kullanan Güner, bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı.
440 öğrenciden veri toplandı
TÜBİTAK projesi kapsamında yürütülen araştırmada 440 öğrenciyle birebir görüşmeler yapıldı.
Katılımcılara, aile eğitimi, gelir düzeyi, benlik saygısı, toplumsal cinsiyet algısı ve şiddet türleri (ekonomik, duygusal, fiziksel, cinsel, psikolojik) üzerine sorular yöneltildi.
Elde edilen verilere göre:
-
Kadın öğrenciler, flört şiddetine karşı daha tepkili.
-
Aile eğitim seviyesi ve gelir düzeyi yüksek olan öğrenciler, şiddete karşı daha duyarlı.
-
Benlik saygısı düşük olan öğrencilerde, şiddeti kabullenme eğilimi daha yüksek.
“Kadın öğrenciler daha duyarlı”
Araştırmanın yürütücüsü Doç. Dr. Güner, bulgulara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre flört şiddetine daha fazla tepkili oldukları, benlik saygılarının ve toplumsal cinsiyet algılarının daha yüksek olduğu belirlendi. Ayrıca ekonomik durumu iyi olan öğrenciler ile ebeveyn eğitim düzeyi yüksek olan öğrencilerin de flört şiddetine karşı tutumları daha olumsuz, yani daha farkındalık sahibiler.”
“Benlik saygısı düşük olanlar şiddeti kabulleniyor”
Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de, benlik saygısı düşük öğrencilerde şiddeti kabullenme eğiliminin yüksek olması oldu.
Doç. Dr. Güner bu durumu şöyle açıkladı:
“Öğrencilerin toplumsal cinsiyet algısı güçlendikçe, flört şiddetine karşı tutumlarının belirgin şekilde arttığı görüldü. Ancak benlik saygısı düşük öğrenciler, şiddeti daha normal karşılayabiliyor. Sosyoekonomik düzeyi düşük ailelerin çocuklarında bu kabullenicilik daha fazla.”
Öğrenciler flört şiddeti hakkında ne düşünüyor?
Araştırmaya katılan öğrenciler de flört şiddeti konusundaki görüşlerini paylaştı:
-
Güleser Bozkurt (20): “Flört şiddeti hoş değil, yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Maruz kalan bir hemcinsimi mutlaka desteklerim.”
-
Yunus Emre Çil (18): “Flört şiddeti doğru bir davranış değil. Genellikle saygısızlık ve iletişimsizlikten doğuyor.”
-
Bensu Karakan (22): “Çiftler birbirini zorlamamalı. Flört döneminde yaşanan şiddet, kişilerin psikolojik olarak destek almasını gerektiren ciddi bir sorun.”
-
Burak Göktepe (35): “Şiddetin her türlüsüne karşıyım. Flört döneminde başlayan baskıcı davranışlar, ilerleyen dönemlerde evlilikte de devam ediyor.”
“Toplumda farkındalık artmalı”
Doç. Dr. Güner, araştırma sonuçlarının, flört şiddetiyle mücadelede eğitim ve farkındalık çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti:
“Toplumsal cinsiyet eşitliği ve benlik saygısı konularında farkındalık arttıkça, flört şiddetine karşı direnç de artacaktır. Üniversiteler bu konuda gençlere rehberlik etmelidir.”





