Selim Temurci ile samimi bir söyleşi...

AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr. Selim Temurci: “Kucaklayıcı bir yapısı vardır bu toplumun, onu kaybetmemek gerek. Bunu İstanbul’u düşünerek söylüyorum. İstanbul bir sevgi şehridir”

RÖPORTAJ 02.05.2016, 15:06 29.04.2020, 23:19
4013
Selim Temurci ile samimi bir söyleşi...

Balçiçek İLTER / GAZETE HABERTÜRK

Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr. Selim Temurci. Temurci, 1970 Rize Çayeli doğumlu. Baba esnaf, anne ev hanımı. 5 çocuğun en büyüğü. 6 yaşına kadar köyde çobanlık yapmış; ardından Kuran kursu, imam hatip ve Boğaziçi Üniversitesi’nde siyaset bilimi, Marmara Üniversitesi’nde ekonomi mastırı ve doktorası....

“Babam kurufasulye, köfte ve sütlacıyla ünlü Lale Lokantası’nın sahibiydi. Okuldan çıkınca garsonluk, komilik yapardım. Dedem babamın hafız olmasını istemiş, olamamış darbeden ötürü. Babamın içinde kalan ukdeye ben nail oldum. Gençliğimde tahta evimizin tavan arasında yağmur sesini dinler, Necip Fazıl okur, şiir yazardım. O zaman rol modelimiz devlet için çalışanlardı. Kaymakam ya da vali. ‘Uzay mühendisi olacağım’ diye bir hayalim vardı ama imam hatipte matematik öğretmenimiz bile yoktu.’’

Temurci ile hem başarılı kariyerini hem de gündemi konuştuk...

-28 Şubat dönemi nasıl yaşandı sizin cephenizde?

Yeni evliydim, iş arıyordum; 28 Şubat oldu, iş bulamadım. Hangi üniversiteyi bitirmiş olmam önemli değildi artık. Bir mülakatta “Liseniz kuruma uygun değil’’ dediler. Çok kötü bir duyguydu, öylece kalakaldım. Ama sahada çok sert yaşayanlardan değildim, o dönemde çevremde bu olanlara çok özgürlükçü yaklaşan ve ne olup bittiğinin farkında olanlar da vardı. Toplum bence 28 Şubat’ı sahiplenmedi. Kucaklayıcı bir yapısı vardır bu toplumun, onu kaybetmemek gerek diye düşünüyorum. Bunu İstanbul’u düşünerek söylüyorum. Bence İstanbul bir sevgi şehridir. Ama fişlenmeler Anadolu insanında öyle bir yer etti ki ‘devlet’e güven gitti. O sıkıntının hâlâ giderildiğini düşünmüyorum.

-Muhafazakâr kesimde hâlâ korku var mı gerçekten?

Endişe var ama başka türlü. Yeni nesilde bu endişe yok. Ama travmatik bir durum var. Örneğin babam şöyle düşünür: “Eğer çalışmazsanız, eğer bu işe sahip çıkmazsanız, bu iş bir gün ters dönebilir.’’ “İyi yapın” denmez, “En iyisini yapın” derler. Sürekli darbeler yaşanmış, kesintiler olmuş, bir türlü unutamıyoruz. Toplumda yeni Türkiye algısına sadece bir partinin önerisi olarak bakmamak lazım.

-Yani muhafazakâr kesim 14 yıllık iktidara rağmen kendinizi yüzde 100 güvende hissetmiyorsunuz?

Normal ama bu, bakın biz 27 Nisan’ı da yaşadık. Her ne kadar Ergenekon ile ilgili bir karar verildiyse de biz şunu biliyoruz ki kararın bozulduğu Ergenekon bizim Ergenekon’umuz değil, FETÖ’nün sulandırmış olduğu bir durum. Çok ciddi bir Ergenekon var aslında ve bu yapı toplumun her aşamasında var, sadece askerde değil.

-Varlığını nereden biliyorsunuz?

En son yaşanan olaya bakın. Meclis Başkanı laiklikle ilgili bir açıklama yaptı. Şimdiye kadar muhafazakârların yaşadıkları ortada, üniversite kapılarını nasıl unutalım biz? Meclis’te Ecevit’in Merve Kavakçı’ya bağırması hâlâ kulaklarımda. Yani mevcut laikliğin nasıl uygulandığını unutamıyoruz. Bir nesil, laikliğin kendisiyle değil, uygulanışıyla ilgili problem yaşıyor.

-Ne problem olursa olsun dindar Anayasa olur mu? Meclis Başkanı’nın talep etmesi doğru mu?

Normalde Anayasa metinleri toplumun kültüründen ve medeniyetinden kopuk metinler değildir ama partimizin kuruluş felsefesinde Anayasa’nın herkesin Anayasa’sı olması gibi bir anlayış var. Dindar bir Anayasa talebi, o kavramı ve anlamı daraltır diye düşünüyorum.

-Laiklik ilkesi, dindarın da hakkını korur...

Olması gereken odur. Değerli İsmail Ağabey sanırım Anayasa’mızın ruhunun milleti özne yapan bir ruh olmasını istiyor, hepimiz gibi. Bireyin ‘devlet’e karşı korunduğu bir Anayasa... Demokrasi sorunu yaşadığımızda herkesi eşit vatandaş gören bir Anayasa...

-Dindar Anayasa ile nasıl olacak o? Ben Hıristiyan bir Türk vatandaşıysam örneğin?

Herkesi kapsamalı. Laiklik kelime olarak Anayasa’da olsa dahi, olabilir, ama laikliğin bir tanımı yapılmalı.

-Zaten bir tanım yok mu?

Laiklik eğer karşılıklı olarak inanç özgürlüğüne saygıysa ve devletin bu inançlar karşısındaki eşitlikçi bakışıysa bunu bir şekilde yazmak lazım. İşte onu söylüyorum, biz o tanım üzerinden yıllarca zulüm gören toplumun parçalarıyız. Niçin yıllarca biz bunları çektik? Ama bizim kullandığımız tanımlar toplumu bölmemeli. Biz ne kadar birbirimizi anlarsak bu ülkeye o kadar faydalı oluruz. Yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü. Yani biz “Dindar Anayasa” derken insanı öne çıkaran bir yapıyı işaret ediyoruz.

-Siz böyle işaret ediyor olabilirsiniz ama “Dindar” deyince başka bir kesimi de ayrıştırıyor olabilirsiniz.

Dindarlık sadece Müslümanlık’ta yok ki... AK Parti hükümetleri olarak bu ülkede diğer dinlerle, hak ve hukukla alakalı neler

-Peki son soru... AKP İstanbul İl Başkanlığı... İşin içindeydiniz aslında ama... Görev zor...

Güçlü bir teşkilatımız var. İstanbul, AK Parti’nin doğduğu şehirdir. Şairin dediği gibi: “Yeni şeyler söylemek lazım.’’ 2019 bizim en zor sınavımız çünkü 2023 hedefimiz var. Haziran ve kasım arası yaşadığımız “fetret devri’’ bana çok şey öğretti. Siyasette durduğunuz zaman düşersiniz. Gelecekle ilgili hayaliniz, bir idealiniz varsa, yeni bir planlamayla yola çıkmalısınız. Bizim İstanbul’da hedefimiz budur. Haziran ve kasım arası yaptığımız çalışmalarda gördük ki bu ülkenin yeni bir hikâyeye ihtiyacı var. İstanbul’da söylüyoruz, herkes ve her kesimle iletişim. Korkularımız daha iyi şeyler yapmamıza engel oluyor. Barış ve huzur, birbirini anlamaktan geçiyor. Amacım İstanbul’u kucaklaşmanın merkezi yapmak. Kucaklaşmanın başkenti olabilir.

"BEYİNE YAZILAN UNUTULUYOR AMA GÖNÜLE YAZILAN ASLA UNUTULMUYOR"

-İstanbul’da ilk nereye geldiniz?

Etiler, Karanfilköy.

-İstanbul ilk ne hissettirdi size?

Heyecan ve korku.... Aynı anda diyebilirim.

-Rize Çayeli, Kuran kursu, imam hatip, ardından Boğaziçi Üniversitesi... Ve istanbul, çekinmediniz mi?

Tabii zordu benim için çünkü sıfır İngilizce... Ama ben özgürlüğüme düşkünüm, çok özgürlükçü bir üniversite olarak gördüm orayı. Öte yandan imam hatipten orayı kazanan neredeyse yok. Dil bilmeme korkusu dışında hiçbir şey yaşamadım. Çok ama çok çalıştım. Zamanımın çoğunu kütüphanede geçirirdim. Hatta benim yerime “Selim’in tekkesi’’ derlerdi. Çok güzel bir öğrencilik geçirdim, hiç yabancılık çekmedim. Boğaziçi çok özgürlükçüdür, orada yaptığımız tartışmaları zaman zaman özlerim.

-3 yılda üniversiteyi bitirmişsiniz, çok mu çalışkandınız?

Değil aslında, hafızlığın bana kazandırdığı bir yetenek. Çok iyi ezberlerdim ve zihinsel melekeler anlamında ileriye götürdü beni hafızlık tecrübesi.

-Makro ekonomi üzerine mastır, sonra dış borç bağımlılık üzerine doktora, özel sektörde çalışma derken siyaset... Siyaset hayatınıza ilk ne zaman girdi?

11 yaşımdayken. Rahmetli Erbakan Hoca bizim Çayeli’ndeki lokantaya geldi. Televizyondan tanıyordum. Çok nazik ve kibar bir insandı. Yanına yaklaşamıyorum, çok kalabalık. İçeri girerken beni fark etti, çıkarken yanına çağırdı ve o zaman saçlarım sapsarıydı, saçlarımı okşadı. Ben o günden sonra Hoca’nın her söylediğini takip eden pozisyona gelmiştim.

-Demirel, Türkeş, Özal da gelmiş dükkâna, niye onlar değil de Erbakan?

Ben Erbakan’dan etkilendim çünkü bana dokunan oydu, iletişime geçen o oldu. Sonra büyüyünce Milli Görüş... O cenahta duruyordum ama sıkı bir Özal destekçisiydim.

-Ardından AK Parti Gençlik Kolları, il başkan yardımcılıkları, AK Parti Kağıthane İlçe Yönetim Kurulu üyeliği, il yönetim kurulu üyeliği, yerel yönetimlerden sorumlu il başkan yardımcılığı derken AKP İstanbul İl Başkanlığı... Erdoğan ile ilk temasınız ne zaman?

1993 yılında Özal vefat etmeden az önce Rize’de sohbetini dinlemiştim. Tayyip Erdoğan, Milli Görüş hareketini Türkiye’nin her noktasında insanların gönlüne sokan birisidir. Rol modellerimden biriydi. Kasetleri gelirdi, onları dinlerdik hep.

-Erdoğan’dan başka kimleri dinlerdiniz?

Tayyip Erdoğan, Melih Gökçek, Şevki Yılmaz... En çok onların kasetlerini dinlerdik. 80 sonrası depolitize olan gençler, 90’lı yıllarda Milli Görüş hareketiyle yeni gelen neslin siyasetle ilgilenmesini sağladı. Ben sohbetlerin insan hayatında çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kitap o kadar etkili değildir. Sohbetler kalıcıdır. Bir şey oluyor ve o sizin gönlünüze değiyor. Beyine yazılan unutuluyor ama gönüle yazılan asla unutulmuyor. Okumak yetmiyor.

 

 

banner43
Yorumlar (3)
Metin 4 yıl önce
Sevgili Başkan Sizi gençlik yıllarından bugüne gelinceye kadar yapmış olduğunuz tüm çalışmalardan dolayı tebrik eder Yüce Mevla'dan üstün başarılar dilerim. (Amin)
ANGARALI 4 yıl önce
Sevgili kardeşim Rabbim yolunu bahtını açık etsin.Güzel ailenin güzel evladısın.28 şubat döneminde düşmüş olduğun sıkıntıları başkanı olduğun partin insanlara yaşatmaya devam ediyor.İnsanlar burs ve kurban verdiği dini vecibelerini yerine getirdiği için fişleniyor hapse atılıyor ve siz seyrediyorsunuz güzel kardeşim.sırf bir insanın hırsları yüzünden.28 şubatçılardan farkınız yok kardeşim.demekki bu ülkede gücü eline geçiren diğer insanların canına okuyor sadece takvim değişiyor.samimi değilsin kardeşim.Rabbim bizi yönetenlere bu kutsal günde hidayet nasip eylesin.yalunu bahtını açık eyesin.
Ahmet Geniş 4 yıl önce
Sayın Selim bey sız istanbuldasınız ama benim sıze bır teklıfım var Çayelili hemşerılerını Lale köfte salonunda iftar yemeği vermenı ıstiyorum ne var kendi hemşerılerıne iftar yeme ği vermen çok iyi olur 400 kişilik güzel bir yemek iyi olur inşallah kalak verırsınde güzel olur saygılar sevgiler selamlar çayelinden
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
27°
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 30 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
Namaz Vakti 08 Temmuz 2020
İmsak 02:50
Güneş 04:47
Öğle 12:28
İkindi 16:27
Akşam 19:59
Yatsı 21:48