C-) Sayın Tarım ve Köy İşleri Bakanı’nın yanıtlaması istemi ile;

Doğu Karadeniz yöremizde yaklaşık  iki yüz dört bin  üreticinin ve bir milyonu aşkın Türk insanının doğrudan geçimlerinin bağlı bulunduğu çay tarımı konusunda basında çeşitli olumsuz haberler yer almakta, Rize Ticaret Borsası’nın amaç ve görevleri dışında bazı faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda Rize Ticaret Borsası’nın çay müstahsillerinin teminatı ve çay pazarının tartışmasız önder kuruluşu ÇAYKUR’u etkisiz kılacak, hatta ortadan kaldıracak çeşitli Kanun Tasarıları hazırladığı, sadece bazı çevrelerin amaçlarına hizmet edecek, çay üreticilerinin yararına olmayan emtia borsası, çay araştırma enstitüsü gibi kuruluşları hayata geçirmeye çalıştığı söylenmektedir. Rize Ticaret Borsası Başkanı’nın bu Çay Kanunu Tasarısı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilmek üzere olduğu yönünde basında açıklamaları bulunaktadır. Üreticilerin ve Üretici Kuruluşları ile Ziraat Odalarının büyük tepkisini çeken bu faaliyetler konusunda aşağıda ki soruların yazılı olarak cevaplanması istenmektedir;

1-) İçerisinde  yörede üretilen tüm kuru çayın zorunlu olarak geçirilmesi gereken emtia borsası ve üst kurul kurulması şeklinde çok boyutlu ve farklı hedeflere hizmet eden düzenlemeler içeren bir Çay Kanunu Tasarısı’nın hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilmesi Ticaret Borsaları’nın kuruluş amaçlarına ve mevzuatlarına uygun mudur? Rize Ticaret Borsası’nın bu faaliyetlerinde herhangi bir aykırılık var mıdır?

2-) Bu Çay kanunu Tasarısı Hükümetinizce ve/veya AKP Gurubunca mı Rize Ticaret Borsası’na hazırlatılmaktadır? Anılan Tasarı kimlerin teklifi olarak TBMM Başkanlığı’na sunulacaktır? Bakanlığınız bu konuda bilgi sahibimidir?

3-) Aynı şekilde Rize Ticaret Borsası Başkan’ı kendileri tarafından Rize İli Çayeli İlçesinde bir “Çay Araştırma Enstitüsü” kurulacağını ve başta AB Fonları olmak üzere bu Enstitüye On milyon Avro’dan fazla kaynak aktarılacağını söylemektedir. ÇAYKUR bünyesinde bu şekil bir Araştırma Enstitüsü varken, konunun akademik ve bilimsel boyutunun önemi bakımından Rize Üniversitesi ortada dururken amacı ticaret olan bir kuruluş tarafından Araştırma Enstitüsü  kurulması ne derece mevzuat ve yönetmeliklere uygundur? Bu konuda Bakanlığınız bilgi sahibimidir? Bakanlığınıza bu yönde bir izin başvurusu yapılmış mıdır?

4-) Türk Çay Üretimine ve  Ülke Ekonomisine ciddi zarar veren, kaçakçısına aşırı bir haksız kazanç sağlayan kaçak çayların Bakanlığınızca Gıda Tüzüğünde ki şartların düşürülmesi ve Koruma Kontrol Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler üzerine yakalan ve müsadere edilenleri TASİŞ tarafından açık artırma yolu ile yakalandığı yerde açık artırma ile satılmakta  ve kısıtlı katılım ortamında belki de kaçakçısı tarafından yönlendirilenlerce satın alınarak faturalandırılmaktadır. Bakanlığınızca yapılan bu değişikliklerin ve kaçak çaya açık artırma ile satış yolu açan uygulamaların gerekçesi nedir? Neden yakalan kaçak çayların Çay İhtisas Gümrüğü’nün bulunduğu Rize İli’ne getirilerek burada uzman kuruluş ÇAYKUR tarafından tahlillerinin yapılması neticesinde tasfiye işlemi değerlendirilmemektedir?

5-) Üreticilerin büyük tepkisini çeken, onları mağdur eden çay taban fiyatı ve destekleme priminin Sayın Bakan tarafından açıklanmadan çok önce Rize Ticaret Borsası Başkanı tarafından” çay fiyatı destekleme ile birlikte en çok 1.-TL” düzeyinde olur şeklinde ki basın açıklamasını nasıl değerlendirmektesiniz? Yaş çay taban fiyatını Rize Ticaret Borsası Başkan’ı mı belirlemiştir?

6-) Dünya konjuktüründe tarımın desteklemesiz yaşayamayacağı ortamda, AB ve ABD’nin kendi müstahsillerine sağladıkları imkânlar örnek teşkil ederken ülke ekonomisine onca katkı yapan Doğu Karadeniz insanının belki de tek geçim kaynağı olan yaş çay alımlarında uygulanan destekleme priminde Hükümetinizce neden artış yapılmamaktadır? Bunun belli bir gerekçesi var mıdır?

7-) Organik Tarım Bölgesi ilan edilen, üreticilerince bu konuda onca yatırım yapılan Rize ili Hemşin Bölgesinde ki Müstahsiller Hükümetinizce söz verilmesine rağmen organik çaylarına özel fiyat verilmediğini, normal yaş çay ile aynı taban fiyat uygulandığını ve mağdur olduklarını dile getirmektedirler. Hemşin’de organik çaya özel taban fiyat uygulanmamasının gerekçesi nedir? Bu konuda Hükümetinizce veya Parti Yetkililerinizce Hemşinli Organik Çay Üreticilerine her hangi bir söz verilmemiş midir?

D-)  5607 Sayılı Kaçakçılıkla  Mücadele Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi;

Madde 1- 21/03/2007 Tarih ve 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun Tasfiye Başlıklı 16. Maddesinin (1). Fıkrasına c) Bendi eklenmiştir;

c) Kaçak olarak yakalanan ve el konulan her türlü çay Rize İli İhtisas Gümrüğüne sevk edilerek Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne tutanak ile bedelsiz olarak teslim edilir. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak veya yaptırılacak muayene işlemi neticesinde sağlığa zararlı madde ve kimyasal içeren çaylar imha edilir. Diğer çayların ise Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünce belirlenen Yönetmelik esaslarına göre tasfiyesi yapılır.

Madde 2- Bu Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte Bakanlar Kurulunca ilgili Tasfiye Yönetmeliği ile Tasfiye Tüzüğünde gerekli düzenleme ve değişiklikler yapılır.

Madde 3- Bu Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü yakalan ve kendisine teslim edilen kaçak çayların imhası ve tasfiyesine ilişkin Yönetmelik hazırlayarak yürürlüğe koyar.

Madde 4- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 5- Bu Kanun Hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bu değişiklik teklifinin kanunlaşması ile birlikte yakalan kaçak çayların sahiplerince açık artırmada alınarak faturalandırılması önlenecek, bu caydırıcı tedbir ile kaçak çaylar Rize’ye getirilerek ÇAYKUR tarafından imha edilmeleri veya tasfiye edilmeleri sağlanacaktır. Böylelikle kaçak çay artık cazip olmaktan çıkacak ve Türk Çay Sektörü rahat bir nefes alacaktır. Ancak bütün bunların referandum da “Hayır” çıkması ve akabinde ki seçimde AKP’nin işbaşından uzaklaştırılmasından sonra gerçekleşebileceği de tartışılmazdır.

E-) Rize Üniversitesi Bünyesinde Bir Araştırma Enstitüsü Kurulmasına ve yetkisiz ellerde bulunan kaynak ve imkânlar ile ÇAYKUR Bünyesinde bulunan Kuruluşun buraya devredilmesine yönelik Kanun Teklifi hazırlığı.

Bu önerge ve çalışmalara son dört aylık dönemde imza atan MHP Grubunca Doğu Karadenizlinin vazgeçilmez ekmek teknesi Çaya nasıl sahip çıkıldığı açıkça ortaya çıkmaktadır. Ancak tüm bu çabalar 20.Temmuz.2010 gününde olduğu gibi sahte gözyaşı döken Başbakan ve AKP’li Vekillerce engellenmekte, can alıcı sorularla ortaya çıkan sorunlara Bakanlarca göz ardı edilmektedir. Tüm bu örneklerde referandum için de AKP tarafından nasıl bir aldatma ve kandırmanın yapıldığı da ayrıca teyit edilmektedir. Aydınlık gelecekten, refah ve bolluktan, AB üyeliğinden dem vuranlar kürsel ekonominin beraberinde getirdiği şartlar nedeni ile “Tarımın Devlet Desteği olmadan Yaşayamayacağı” gerçeğine gözlerini kapatmakta, her fırsatta Türk Milleti’nin yararına olmayan amaçları için AB Mevzuatına sığınanlar her ne hikmetse iş Türk Müstahsillerine gelince bunun örneklerini görmezden gelmektedirler. Avrupa Birliği sağladığı destekler ile çiftçisini refah içerisinde yaşatıp stratejik tarımsal ürünlerini emniyet altına alırken AKP İktidarı Türk Tarımını yok etmek,  her şeyi ithal getirip yandaşlarına kar sağlayıp ülkeyi de tamamen bağımlı kılmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır. Dün mısır, pirinç, şeker şurubu ithalatı ile başlatılan oyun Yunanistan’dan pamuk alımı ile devam ettirilmiş, tütün piyasası tamamen yabancılara teslim edilmiş, bugün yurt dışından et getirilirken, yarın çay ithalatı ile yola devam edileceği anlaşılmıştır. Tütün üreticilerinin ve büyük baş hayvancılıkla uğraşanların düştüğü halden yaş çay üreticileri çok geç olmadan ibret almalı ve gerçekleri görerek AKP Tiyatrosunda ki oyunlara kanmadan sandık başına gitmelidirler. Bu şekilde yaş çay destekleme priminin artırılmasının ve yaş çay üretimini sağlıklı bir şekilde teminat altına alacak olan kilogramda asgari 40-45 Kuruş düzeyine çıkarılmasının önü açılacak, ihmal edilen ve verimleri düşen yaşlı çaylıların yenilenmesi projesine devlet tarafından ivedilikle başlanması sağlanacak, çay konusunda bugüne kadar ihmal edilen ARGE faaliyetlerine hız verilerek, sektörün sorunlarına akademik düzeyde çözüm üretecek bir Araştırma Enstitüsünün Rize Üniversitesi Bünyesinde kurulması imkânına kavuşulacak ve Rize Çayına kast ederek ithal çay ile zenginleşmek isteyenler bulundukları kurumlardan tasfiye edilecek, halkın zararına çalıştıkları görevlerinden uzaklaştırılabileceklerdir

Başbakan düzenlediği açık hava toplantılarında sahte bir gurur tablosu çizmekte ve Türkiye bugün Gazze’de, Kudüs’te demektedir. Türkiye İsrail ile sahte kavga ortamı sergileyip bundan oy devşiren Başbakan’ın dediği gibi hesabını soramadığı Şehitler bir tarafa Gazze’de de değildir, Kudüs’te ise hiç değildir. Buna ilkokul çocuklarının bile inanması mümkün değildir. Ancak işi acı tarafı Türkiye bugün olması gereken yerlere de gidememekte, Kandil bir tarafa, Şemdinli Dağlarında, Çukurca’da, Beyyurdu karakolunda, Dağlıca da bile bulunmakta zorluk çekmektedir. Hatta Azerbaycanlı Kardeşlerimizin gönlünden bile koparılmakta, Kıbrıs’tan çıkarılmakta,  Kırgızistan’ı, dolayısıyla Ata Yurdu Orta Asya’yı aklına bile getirmemektedir. Bütün bunların üstüne bir de Başbakan oy devşirmek uğruna başörtülü kızlarımızın mağduriyetini devam ettirmek amacıyla YÖK Kanunu 17. Maddesini söz vermiş, antlaşmış olmalarına rağmen MHP ile birlikte çıkarmaktan son anda çark etmelerini halkın unuttuğunu sanarak muhalefeti suçlamaktadır. Ama Türk Milleti bütün bunları görmekte ve bu bilinçle sandığa giderek AKP ve icraatlarına “Hayır” demeye hazırlanmaktadır.

Ülkemiz, geleceğimiz, çayımız, katledilen Doğamız için bir “Hayır” yeter!

Son