DEVA Partili Hasan Karal, yaptığı yazılı açıklamada, ekonomik sıkıntıların her geçen gün daha da arttığına dikkat çekti.

“Vatandaş hayat pahalılığı altında inim inim inlerken Merkez Bankası tahminlerle günü kurtarmaya çalışıyor”

Yüksek enflasyon dolayısıyla her geçen gün sabit gelirli vatandaşların, memurların, emeklilerin, işçilerin alım gücünü kaybettiğini belirten Karal, “Vatandaş hayat pahalılığı altında inim inim inlerken, Merkez Bankası bugün hala yılsonu enflasyon tahminleriyle günü kurtarmaya çalışıyor. O tahminleri de bir türlü tutturamıyorlar. Bugün yine daha önce açıkladıkları tahmini revize ettiler. Yılsonu enflasyon tahminini yüzde 36 iken yüzde 38’e yükseltmek durumunda kaldılar.” diye konuştu.

“Devletin temeli nasıl adalet ise ekonominin temeli de, temel taşı da adalettir”

Milletvekili Karal, ekonomik sıkıntıların çözüm yolunun adaletten geçtiğinin altını çizdi. Karal, “Dün söyledik, bugün söylüyoruz, yarın da söyleyeceğiz. Ekonomik sıkıntılar, sadece ekonomik tedbirlerle çözülmez. Haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir yerde ne yaparsanız yapın ekonomiyi düzeltemezsiniz, toplumsal refahı yükseltemezsiniz. Devletin temeli nasıl adalet ise ekonominin temeli de, temel taşı da adalettir. Adil olmadan, hukukun üstünlüğünü sağlamadan yaptıklarınızla sadece günü geçiştirmek için makyaj yapmış olursunuz.” ifadelerine yer verdi.

“Her 200 TL’de vatandaşımızın cebinden 128 dolar aldılar”

Ekonomik krizin evreler değiştirerek devam ettiğini vurgulayan Karal, Türk lirasının gün geçtikçe değer kaybettiğini belirterek, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın ekonominin başında olduğu 2009 yılında tedavüle giren 200 TL’nin satın alma gücünü büyük oranda kaybettiğini bildirdi. Babacan döneminde gerçekleştirilen reformlar sayesinde ekonominin rayına oturduğunu ve paradan 6 sıfır atıldığını anımsatan Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“200 TL, 2009 yılında ilk tedavüle çıktığında 134 dolar ediyordu. Bugün bu rakam, 6 dolar. Her 200 TL’de vatandaşımızın cebinden 128 dolar aldılar. Ülkemizde yoksulluk hızla yaygınlaşıyor. Türk lirasının değeri, paranın alım gücü düştükçe düştü, para pul oldu. Ülkemiz ekonomi politikasının yönünün nereye çevrildiği, 'istikrarlı' bir şekilde nereye doğru gittiği ortada. Ülkemiz dünyanın en iyi 10 ekonomisinden biri olacaktı. Ekonomimiz bugün en iyi 10 arasına giremedi ama parası dünyanın en değersiz ülkeleri ligine doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Adaletten, hukuktan uzaklaşınca, akıl ve bilimdışı uygulamalarla ekonomi bu hale getirildi. Eğer bu yanlıştan dönülmezse bizi ne yazık ki çok daha kötü günler bekliyor.”

Muhabir: ALİ TÜYLÜOĞLU