CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Dün akşam Sağlık Bakanı Koca aradı, aşı olma çağrısına 'tabii' dedim

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, dün akşam arayan Sağlık Bakanı Koca'nın aşı olma çağrısında bulunduğunu belirterek, "Tabii dedim. Hekimler aşı olmamızı istiyorlar, biz de doğal olarak aşı oluruz. Bugün yarın olacak." dedi.

Genel 15.01.2021, 13:58
63
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Dün akşam Sağlık Bakanı Koca aradı, aşı olma çağrısına 'tabii' dedim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Aşıyla ilgili bir kaygım yok. Sonuçta ben hekim değilim. Hekimler diyorlar ki 'bu aşıyı olmak gerekiyor.' Mademki çok sık liyakatten söz ediyorum ben, bu işin uzmanı doktorlar, doktorlar aşı olmamız gerektiğini söylüyorlarsa gidip aşı olacağız. Bütün vatandaşlarımın da aşı olmasını isterim." dedi. 

Kılıçdaroğlu, Best FM canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın aşı için tüm siyasi parti liderlerine çağrı yaptığı hatırlatılarak, ne zaman aşı olacağı sorulan Kılıçdaroğlu, "Dün akşam Sayın Sağlık Bakanı aradı, aşı olmak için çağrıda bulundu. Tabii dedim. Hekimler aşı olmamızı istiyorlar, biz de doğal olarak aşı oluruz. 'Ben de gerekirse refakat ederim' dedi. Ben de aşı olacağım." diye konuştu.

Planlamayı ne zamana yaptığı sorulan Kılıçdaroğlu, "Henüz karar vermedim ama bugün yarın olacak." ifadesini kullandı. 

"Kameralar olacak mı?" denmesi üzerine de Kılıçdaroğlu, "Bence kameraya çok fazla gerek yok, zaten aşı olacağız." açıklamasında bulundu. 

Toplumda aşıya karşı bir tedirginlik oluştuğu belirtilerek, şüphesi olup olmadığı sorulan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Aşıyla ilgili bir kaygım yok. Sonuçta ben hekim değilim. Hekimler diyorlar ki 'bu aşıyı olmak gerekiyor.' Mademki çok sık liyakatten söz ediyorum ben, bu işin uzmanı doktorlar, doktorlar aşı olmamız gerektiğini söylüyorlarsa gidip aşı olacağız. Bütün vatandaşlarımın da aşı olmasını isterim. Çünkü herhangi bir riske karşı alınacak en iyi önlem aşı ve dolayısıyla da aşı olmak gerekiyor."

Toplumda başta aşı konusu olmak üzere siyasilere karşı bir güvensizlik oluştuğu belirtilerek, bunun nedeni sorulan Kemal Kılıçdaroğlu, "Güvensizliğin temel nedeni belli bir konuda açıklama yapması gereken kişinin kamuoyu önüne çıkması gerekirken, o kişinin değil de siyasetçinin kamuoyunun önüne çıkmış olması." yanıtını verdi. 

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Güvensizliğin temelinde bu yatıyor. Aşı olunması gerekiyorsa bu konuda Bilim Kurulu sözcüsü olacaktı ve çıkacak açıklama yapacaktı, 'testi yaptık, şu sonuçlar çıktı, aşı olmakta hiçbir sakınca yok, tam tersine korunmak için aşı gerekiyor' derdi ve insanlar da ona güvenirdi, giderdi aşılarını olurlardı. Kaldı ki zaten 1,5 milyon doz aşımız var. Yani insanlar bugün gidip aşı olmaya kalksalar zaten yetmiyor. Dolayısıyla yeni aşıların gelmesi lazım, artı kamuoyu önüne bir aşı takvimi konulması lazım. İnsanlar nerede, ne zaman aşı olacaklar, bunun bilinmesi lazım. Siyasetçilerin yeri belli, gidiyorsunuz oluyorsunuz, öncelik veriyorlar tamam ama daha 65 yaş üstü olanlar var. Kaç kişi, bunlar nerede yaşıyorlar, bunların dokümanları var. Bu dokümanları bulmak kolay, zaten seçim listelerinde bunların ayrıntıları, hepsi var, dolayısıyla bu çerçevede bu aşıların süratle yapılması lazım. 

Vatandaşların tedirginliğe kapılmasına gerek yok, çok küçük dozda yapılacak zaten. Bir sefer yapılıyor, aradan belli bir süre geçtikten sonra ikinci kez yapılıyor. Dolayısıyla vücut Kovid-19'a karşı daha dirençli hale geliyor. Doktorlar öyle söylüyor. Madem ki bu işin uzmanı doktorlar, doktorlar bu çağrıyı yapıyorlarsa bizler bu çağrıya icabet etmeliyiz."

"Kesinlikle işsizlikle mücadele etmek lazım"
İşsizlikle ilgili düşünceleri ve CHP'nin işsizlik önerilerine yönelik soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Bir siyasi iktidar düşünün, 18 yılını devirdi, 19 yılına giriyor, Türkiye'yi yönetiyor. Bir iktidarın ekonomik başarısının temel ölçütü nedir? Siyasi iktidar ne kadar istihdam alanı yaratmış, işsizliği nasıl çözmüş temel ölçütü budur. Eğer istihdam alanı yaratmıyorsa o siyasi iktidar ekonomi politikaları açısından zayıf bir siyasi iktidardır, başarısızdır." dedi. 

İktidarın 18 yıldır ülkeyi yönetmesine karşın, 10 milyonu aşkın işsiz bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunların içinde üniversite öğrencileri var, doktora yapmış öğrenciler var, her meslekten, mimarı, veterineri, mühendisi... 10 milyonu aşkın kişi işsiz durumda. Biz bunlara ne vaat edebiliriz? Bir, bunların yapmaları gereken ilk iş, kendilerini işsiz bırakan siyasi anlayışa 'dur' demeleri lazım. Nerede diyecekler? Sandığa gidince oy vermeyecekler. Bu demokrasinin en temel kurallarından birisidir. Bütün işsizlerin, üniversite mezunu olsun olmasın, ortak çaba göstermesi gerekiyor, 'iş yoksa, oy da yok kardeşim' diyecek. Bu kadar basit. Biz ne yapacağız onu söyleyeyim, kesinlikle işsizlikle mücadele etmek lazım. Devletin sosyal olması ve güçlü sosyal politikalar oluşturması lazım. Bir veteriner, bir mühendis neden işsiz olur?" 

"İşsizlik sorununa atılacak ilk neşter, kaynakların yatırım için harcanması olmalıdır" diyen Kılıçdaroğlu, vatandaşlardan toplanan vergilerin faiz olarak ödenmemesi ve yatırımlara aktarılması gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Londra'daki bir avuç tefeciye dünyanın faizini ödüyor. Milyarlarca dolar faiz ödüyoruz. Milyarlarca doları faiz olarak öderseniz, vatandaştan topladığınız vergiyi faiz olarak öderseniz siz istihdam yaratabilir misiniz? O ödenen paraların Türkiye'de fabrika olması lazım. Bu bir siyasi tercihtir. Tercihin bugün ortaya çıkardığı bir gerçek var, Londra'daki bir avuç tefeciye dünyanın faizini ödüyoruz. Eğer borçlanma, yatırıma dönüşmüş olsaydı o zaman işsizlik sorunu olmazdı." diye konuştu. 

Aynı nüfusta olunmasına karşı Almanya'nın dışarıdan işçi alırken, Türkiye'den okumuş kesimin yurt dışına çalışmak için gittiğini belirten Kılıçdaroğlu, bunun sorumlusunun ise siyasi iktidar ve ülkeyi yönetenler olduğunu dile getirdi.

"Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın"
18 yıldır devleti yönetenlerin ülkeyi bu noktaya getirdiklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

banner153
"Herkesin oturup düşünmesi lazım, gencin de yaşlının da kadının da erkeğin de. 18 yıldır tek başlarına yönetiyorlar. İstediği kanunu çıkarıyor, istediği valiyi atıyor, istediği kararnameyi çıkarıyor. Peki ne oldu bu paralar, neden bu işsizlik var, neden bu fakirlik, fukaralık var? Ne diyorlardı, 'Biz iktidar olduğumuzda garip gurebanın hakkını savunacağız.' Şimdi garip gureba perişan oldu. Eskiden karnını bir iki lokma ile doyuruyordu, şimdi tamamen aç kaldı. Bu ülkede açlık var, açılığın olduğu ülkede temel sorumlu o ülkeyi yöneten siyasi iktidardır, herkesin bunu görmesi lazım. Herkes görecek ki ona göre oturup karar verecek. Önümüzde seçimler gelecek sandığa gideceğiz, 'Ben yine oyumu götüreceğim AK Parti'ye vereceğim.' AK Parti'ye veriyorsan oyunu işsizlikten şikayet etmeyeceksin. İşsiz kaldığında, 'kendim ettim, kendim buldum' diyeceksin.

Ben şimdiden uyarıyorum, bu siyasi anlayış Türkiye'yi felakete götüren anlayıştır. 10 milyon işsiz varsa bu ülkede, o ülkede huzur olmaz. O ülkede bereket olmaz, umutsuzluk büyür. Şu anda yaşadığımız tablo budur. Ama hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, sandık geldiğinde hepimiz tercihimizi yapmalıyız, işten yana, emekten yana, alın terinden yana tercihimizi yapmalıyız." 

Kemal Kılıçdaroğlu, söylediği "siyasi tercih" sözü hatırlatılarak, "Bir ülkeyi yöneten iktidar neden üretim ekonomisine geçmeyi istemesin?" sorusu üzerine, "Bir siyasi iktidar rant üzerine siyaseti oluşturuyorsa ve o rantın, kendisine ve partisine, yandaşına yansımasını sağlıyorsa, o ranttan besleniyorsa, başka bir politika izleyemez zaten. Eğer bir siyasi iktidar rant üzerine değil de üretim üzerine politikasını oluşturmuşsa, vatandaştan toplanan verginin hangi yatırımlara gideceğini planlamışsa, bir planlama örgütü varsa, o siyasi iktidar ranttan yana değil, üretimden yanadır." değerlendirmesini yaptı. 

Eskiden Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) olduğunu ve nerelere, ne kadar yatırım yapılacağının burada planlandığını aktaran Kılıçdaroğlu, "Niye kapattılar, hangi gerekçeyle kapattılar?" sorusunu sordu. 

Gelişmiş ülkelerin 5-10 yıllık değil, 50-100 yıllık planlar yaptığını aktaran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Siz kalktınız bu örgütü tepeden tırnağa kapattınız. Kim planlıyor? Damat planlıyordu. Kimden talimat alıyordu damat? Erdoğan'dan alıyordu. 'Ne gerek var planlamaya' dediler, kapattılar. Şimdi ne oldu? Gittiler borç aldılar. Borç alan emir alır. Bugün emir alıyorlar. Dünyanın faizini ödüyorlar. Elin oğlu eksi faizle borçlanırken, biz niye yüzde 6'yla borçlanıyoruz? Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine yabancı sermaye güvenmiyor. 'Yarın ben bu parayı alamayabilirim' diyor. O yüzden yüksek faizle veriyor. Bunlar da gidip yüksek faizle para alıyorlar. Geldiğimiz nokta, borcun faizini ödemek için borçlanıyorlar. Bu kısır çark içinde Türkiye istihdam yaratabilir mi?" 

İktidara geldiklerinde yapacakları sorulan Kılıçdaroğlu, sorunların 3 gün içinde çözülemeyeceğini ve belli bir planlama gerektirdiğinin altını çizdi.

Türkiye'nin üretim ekonomisine geçmesi için öncelikle halka ve dünyaya güven veren bir iktidar oluşturulması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Demokrasisi gelişmiş, hukukun üstünlüğü olan, herkesin can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir devleti inşa etmek zorundasınız." dedi. 

"Bu tablonun değişmesi lazım"
Şeffaflığın önemine değinen ve her işin şeffaf bir şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Kendi ülkenize yatırım yapacaksınız. Sağlıklı planlamayı yeniden yapacaksınız ve her şeyden önce şeffaf olacaksınız. Bakın bu iktidarın en büyük yanlışı, 1 liralık işi 10 liraya yapmasıdır, 9 lira nereye gidiyor? Şu soruyu her vatandaş kendisine sorsun, bir ülke düşünün, Trump'ı düşünün ABD'de başkandı, Erdoğan'ı tehdit etti, 'Bak senin mal varlığını araştırırız' dedi. Ne oldu? Erdoğan ne söyledi? 'Benim mal varlığımı araştırmazsanız namertsiniz' dedi mi? Diyemedi. Senin mal varlığının büyük bir kısmı dışarıda mı? Neden korkuyorsun sen? Bir ülkeyi yöneten kişinin mal varlığı dolayısıyla tehdit edilmesi, onun mal varlığının önemli bir kısmının hatta büyük çoğunluğunun yurt dışında olduğunu gösterir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yöneten bir siyasi partinin ve onun liderinin, cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan zatın mal varlığı dolayısıyla tehdit edilmesi ne demektir? Türkiye Cumhuriyeti Devletinde böyle bir garabet hiç yaşanmadı. Böyle bir tablonun yaşandığı ülkede işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk olur. Her şey olur. Her şey de var zaten. Yaşadığımız tablo budur. Bu tablonun değişmesi lazım. Siyasetin namuslu insanlar tarafından yapılması lazım. Siyasete girecek kişinin cebini doldurmak için çalışmaması lazım. Halkın cebi dolacak, işsizlik olmayacak."

"Ekonomi üretim, istihdam, yatırım endeksli olmalı"
Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığı olmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, "Ekonomi politikasının üretim, istihdam, yatırım endeksli olması lazım. Bütün hedef daha fazla üretim, daha fazla yatırım, daha fazla istihdam olacak, hedef bu. Bunların hedefi ne? Döviz ve faiz endeksli. Döviz gelirse faiz düşüyor, faiz düşerse döviz gidiyor. Her halükarda kazananlar dışarıdan para getirenler, dışarıdan dolar getirenler." diye konuştu. 

Kılıçdaroğlu, çiftçilerin ilaç, gübre, mazot, yem pahalılığına ne gibi çözümleri olduğuna ilişkin soru üzerine, Tarım Kanunu'nun 21. maddesinde "Her yıl gayri safi milli hasılanın en az yüzde 1'i çiftçiye destek olarak ödenir." hükmü bulunduğunu hatırlatarak, bu desteğin hiçbir zaman çiftçiye verilmediğini savundu.

Atalık tohumun ekilerek, dışarıdan alımın kesilmesi gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Ekersiniz, biçersiniz, tohum elde edersiniz. O tohumu tekrar kullanırsınız gerekirse onu laboratuvarlarda zenginleştirebilirsiniz, her şeyi yapmak mümkün bugünkü koşullarda ama dışarıya bağımlı olmazsınız. Tohum açısından dışarıya bağımlıysanız o bağımlılık süreklidir artık, önemli olan bağımlılığı azaltmaktır. Önemli olan ürettiğimizi dünyaya pazarlamaktadır, önemli olan o pazarlama yapılırken devletin size destek vermesidir." ifadelerini kullandı. 

"Devlete olan güveni, güvensizliğe dönüştürüyor"
Kılıçdaroğlu, bir başka soru üzerine de gençlerin öğrenim kredisi borçlarının silinmesi gerektiğini söyledi. 

Bu tür politikaların gençleri umutsuzluğa ittiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Devlete olan güveni, güvensizliğe dönüştürüyor. Oysa bu tür politikaların çok dikkatli kullanılması lazım. Kişinin işi varsa borcu alın. İşi yoksa nereden alacaksın bu parayı, bunları silinmesi lazım. Herkesin borcu siliniyor, dünyanın vergileri siliniyor, dünyanın teşvikleri yapılıyor." dedi.

Kılıçdaroğlu, "Şu anda kadro alamayan yaklaşık 50-60 bin civarında taşeron işçisi var. Onları da sürekli olarak izliyoruz, her ortamda onların sorunlarını dile getiriyoruz. Onlar da kadro alacaklar." şeklinde konuştu.

"İktidara gelirsek YÖK'ü kaldıracağız" 
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesindeki gösteriler anımsatılarak, "Z kuşağına vereceğiniz mesaj nedir? Siz iktidara gelirseniz Boğaziçi Üniversitesindeki bu protestolara neden olan durumu ortadan kaldıracak mısınız?" şeklindeki soruya "Darbe hukuku ürünü olan YÖK'ü kaldıracağız. Yükseköğretim Kurulu diye bir kurul olmayacak. Dolayısıyla her üniversite gerçek anlamda özerk olacak. Mali, idari, bilimsel özerkliği olacak. Bütün gençlere açık ve net çekimdir; her üniversite bilim üretecek, her üniversitenin saygınlığı, gelenekleri olacak. Her üniversitede rektörü o üniversitede okuyanlar, hocalar seçecek." yanıtını verdi. 

İnönü vurgusu
Kılıçdaroğlu, Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi'nin bugünkü yazısında yer alan "Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sistematik olarak hakaret ediyor. Çünkü bu bir stratejiye dayanıyor. Kılıçdaroğlu, İsmet Paşa'nın Menderes'e karşı yürüttüğü taktiğini uyguluyor. Türkiye'ye 27 Mayıs'a mal olan bir taktiği..." şeklindeki ifadeleri anımsatılarak, "Siz Sayın Erdoğan'ın sinir sistemini mi hedef alıyorsunuz? Daha sert açıklamalar yapmasına mı neden oluyorsunuz? Bu yazıda bir darbe iması görüyor musunuz?" sorusuna şu cevabı verdi:

"Selvi ne yazar ne yazmaz o beni çok fazla ilgilendirmez ama tarihi ve İnönü'yü okumasını isterim. Hiçbir şey yapmıyorsa bugün Taha Akyol'un yazısını okumasını isterim. İnönü, dünyada örneği olmayan, tek parti döneminde demokrasiyi getiren, seçimde yenildiği zaman da Çankaya Köşkü'nden ayrılıp muhalefete iktidarı teslim eden bir insandır. Dünyada örneği yoktur. Bunu yapmıştır İnönü. Dolayısıyla bunları bilmeden ahkam kesmek doğru değildir. Erdoğan'a eleştiri... Erdoğan, ülkeyi kötü yönetiyor. Bu ülkede açlık varsa ben kimi eleştireceğim." 

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki öğrenciler 
Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi'nde protestolara katılan öğrencilerle ilgili soruya karşılık, öğrencilerin masum olduğunu, haklı bir eylem yaptıklarını, kırıp dökmediklerini, taşkınlık yapmadıklarını söyledi. 

Kılıçdaroğlu, ABD Kongresine baskın olayı, Başkan Donald Trump'ın sosyal medya hesaplarının kapatılması ve bu konuda Türkiye'de yaşanan tartışmalar anımsatılarak, "Türkiye'de yarın öbür gün bir seçim olduğunda seçim sonucu istenildiği gibi çıkmadığında benzer bir olayın yaşanma riskini siz görüyor musunuz?" sorusu üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimi kaybedeceğini düşündüğü için ziyaretler yaptığını öne sürdü. 

WhatsApp ile ilgili soru üzerine de Kılıçdaroğlu, bu uygulamayı kullanmadığını söyledi. 
 

Yorumlar (0)
banner49
Günün Anketi Tümü
Çayeli Belediyesi'nin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
11°
sisli
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Hatayspor 33 50
7. Gaziantep FK 32 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 33 36
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 31 33
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Namaz Vakti 18 Nisan 2021
İmsak 03:55
Güneş 05:27
Öğle 12:22
İkindi 16:07
Akşam 19:07
Yatsı 20:34