Ceza İnfaz Hukuku’nun önemli unsurlarından biri olan Denetimli Serbestlik (DS), hükümlülerin cezasının belirli kısmını toplum içinde denetim altında geçirmesine imkân tanıyor. Yapılan son infaz düzenlemeleriyle kapsamı değişen DS, 11. Yargı Paketi ile yeniden gündeme geldi. Meclis’e sunulan pakette, açık ceza infaz kurumundan 3 yıl daha erken denetimli serbestliğe ayrılma düzenlemesi öne çıktı.

Tanju Özcan'a 'Nefret ve Ayrımcılık' davasında beraat kararı
Tanju Özcan'a 'Nefret ve Ayrımcılık' davasında beraat kararı
İçeriği Görüntüle

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, farklı tarihlerde suç işleyen ya da hükmü kesinleşen kişiler arasında oluşan uygulama farklarının giderilmesi için adım atıldığını belirtti. Düzenleme ile 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenmiş suçlar için hem kapalıdan açığa geçişte hem de açıktan DS’ye ayrılmada üç yıl erken geçiş imkânının yeniden uygulanacağı aktarıldı.

Yeni düzenleme kimleri kapsıyor?

Hazırlanan düzenleme, geçmiş dönemde uygulanan erken geçiş hükümlerini yeniden hayata geçirerek kapsamı genişletiyor. Buna göre:

  • Kapalı ceza infaz kurumundan 3 yıl erken açık cezaevine geçiş,
  • Açık cezaevinden 3 yıl erken denetimli serbestliğe ayrılma uygulanabilecek.

Güler, yapılan düzenlemenin yeni bir madde oluşturmadığını, yalnızca geçmişteki uygulamanın “suç işleyenler” ifadesi eklenerek genişletildiğini ifade etti. Böylece hem infaz sistemindeki farklılıkların giderilmesi hem de eşitlik ilkesinin korunması hedefleniyor.

Denetimli serbestlik nasıl işler?

Denetimli serbestlik, şüpheli, sanık veya hükümlülerin toplum içinde takip edilmesini ve yeniden suç işleme risklerinin azaltılmasını amaçlayan bir infaz yöntemidir. Bu kapsamda kişilerin davranışları izlenir, eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılımları sağlanır. Sistemin amaçları arasında:

  • Toplumsal güvenliğin güçlendirilmesi,
  • Hükümlülerin topluma uyum sürecinin kolaylaştırılması,
  • Suç tekrarının önlenmesi yer alır.

Sistem öncesinde cezası ertelenen veya koşullu salıverilen kişilerin takibi yapılmadığından, toplumsal risk değerlendirmesinde eksiklikler yaşanıyordu. Yeni modelle birlikte mahkemeler, hükümlülerin risk durumlarına göre yönlendirme yapabiliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ