Kadıoğlu, iktidarın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını “en aza razı edilmeye” çalıştığını öne sürerek, “En yüksek kazançlar yabancılara faiz olarak aktarılırken, Türk milleti en düşük emekli maaşına ve asgari ücrete mahkûm ediliyor. Beş milyon emekli, asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca vatandaş var. Tarımda üretici destekleri en düşük seviyede, insanımıza verilen değer ise yok denecek kadar az” dedi.
Toplumsal sorunlara da dikkat çeken Kadıoğlu, “Çocuk istismarı, kadınlara yönelik şiddet, uyuşturucu kullanımı, sokaklarda güvenlik sorunu, mafya yapılanmaları ve israf her geçen gün artıyor. Halk perişan haldeyken yöneticiler adeta hayal dünyasında yaşıyor” dedi.
Ekonomik sıkıntıların özellikle gençleri ve öğrencileri vurduğunu vurgulayan Kadıoğlu, “Üniversiteye çocuk okutmak artık lüks haline geldi. Türkiye genelinde yaklaşık yüz bin öğrenci üniversite kayıtlarını dondurdu. Gençler mezun olduktan sonra iş bulamıyor, en fazla üç harfli marketlerde kasiyerlik yapabiliyor. Bu mudur yönetmek?” diye konuştu.
Çayeli’nde çöpten geçinmeye çalışan insanları gördüğünü belirten Kadıoğlu, “Bu manzaralar karşısında utanıyorum. Ancak iktidar, halkın sorunlarını çözmek yerine iktidarı kaybetme korkusuyla muhalefeti baskı altına almaya çalışıyor. Bir yandan ‘hukuk devletiyiz’ deniliyor, diğer yandan adalet sıfırlanıyor” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda erken seçim çağrısı yapan Kadıoğlu, “Halk artık bu söylemlere inanmıyor. Türkiye’nin acilen sandığa gitmesi gerekiyor” dedi.





