TRABZON (AA) - DUYĞU AVUNDUK - Ankara Üniversitesi (AÜ) İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin, "Yapay zekadan çekinmekten ziyade bu teknolojiyi ya da bu imkanları farklı sektörler ve iş gücü bağlamında nasıl kullanılabileceğine etik, ahlaki ve güvenlik boyutuyla bakmak lazım." dedi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Yapay Zeka ve Simülasyon Derneğinin organizasyonunda Prof. Dr. Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Sağlık Profesyonellerinin Eğitiminde Yapay Zeka ve Simülasyon Kongresi"ne katılan Prof. Dr. Keskin, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Keskin, yapay zeka ve simülasyonun son dönemlerde özellikle tıbbi alanlarda yoğun kullanıldığını söyledi.
Kritik noktanın bu teknolojilerin gelecekte insanı ne şekilde etkileyebileceği olduğunu belirten Keskin, "Burada sağlığı tartışıyoruz ama insanla ilgili farklı konularda da yapay zeka ve simülasyon dediğimiz zaman farklı seçenekler gündeme geliyor. Hiç şüphesiz ki yapay zeka, önümüzdeki 15-20 yıl içinde neredeyse bütün sektörleri yoğun bir biçimde etkileyecek. Bu etkinin sağlık alanında nasıl olabileceğini burada tartışıyoruz." dedi.
Çeşitli hastalıkların teşhisi ve tedavisi sürecinde yapay zekanın kullanıldığına dikkati çeken Keskin, olası hata durumunda yapay zekaya sorumluluk yüklenmesi için erken dönemde bulunulduğunu vurguladı.
İnsan ömrünün bu yeni teknolojilerle uzatılıp uzatılamayacağı ya da iyileştirilip iyileştirilemeyeceği meselesi üzerinde durduklarını anlatan Keskin, yapay zekanın şimdiden iş piyasasının iş gücünü çok radikal şekilde etkilediğine işaret etti.

- "Etik, ahlaki ve güvenlik boyutuyla bakmak lazım"
Keskin, yapay zekanın gelecekte Türkiye'deki meslekleri ortadan kaldırmayacağını ancak belirli görevleri üstlenebileceğini dile getirdi.
"Özellikle otomasyon ve düzenli görevler, bundan sonra yapay zekaya devredilecek." diyen Keskin, sözlerini şöyle tamamladı:
"Esas ayrım yakın gelecekte yapay zekayı kullananlarla yapay zekayı daha az kullananlar arasında olacak. O nedenle yapay zekadan çekinmekten ziyade bu teknoloji ya da bu imkanların farklı sektörler ve iş gücü bağlamında nasıl kullanılabileceğine etik, ahlaki ve güvenlik boyutuyla bakmak lazım. Burada da tabii ki dijital egemenlik ve veri güvenliği mevzusu gündeme geliyor. O nedenle bu konuları birlikte değerlendirmek lazım."




