10 Kadın Doğu Karadeniz'de

Ayşe Arman küçüklüğünden beri hayalini kurduğu ailesinin tüm kadınlarının çıktığı bir geziyi yazdı.

BÖLGESEL 03.08.2007, 10:03 26.04.2020, 04:31
3103
10 Kadın Doğu Karadeniz'de

Tam 10 kadınız...

Ayten Teyze, Mami, Gülçin Hanım, Ayşe Apa, Suna, Nalan, Nejla, Lara, Alya ve ben...


2 çocuk, 8 büyük...

Gözlerimizi aynı adama dikmiş bakıyoruz.

Hayran hayran...

Can kulağıyla dinliyoruz.

Yüzünün her milimini inceliyoruz.

Hepimiz, bu adamdan çok ama çok etkileniyoruz.

Küçükten büyüğe...

İkibuçuk yaşındaki Alya’dan, 70 yaşındaki Ayten Teyze’ye...

Önceleri çaktırmıyoruz ama sonra açık açık onu ne kadar beğendiğimizi birbirimize itiraf ediyoruz.

En cesurumuz Alya, ilk adımı o atıyor.

Adı Bülent ama "Bülent Abi" yerine "Prens Abi" diyor.

Hayır efendim, yanlışlıkla değil!

Onu Külkedisi’ndeki beyaz tenli prense benzettiği için...

Müthiş bir kahkahayı büyük bir tezahürat takip ediyor. Ama kimse itiraz etmiyor. Bu benzetme, hepimizin hoşuna gidiyor. Ve o andan itibaren biz de onu "Prens Abi" diye çağırmaya başlıyoruz.

*

Prens Abi, Bülent Saraloğlu, bizi Trabzon havaalanında karşılayan rehberimiz...

Ardeşenli. Has Laz. Lazlığından gurur duyan biri.

Hayali at üzerinde dolaşan kaymakam olmakmış. Ama Bilkent kamu yönetiminde okurken aniden fikrini değiştiriyor. Mezun olur olmaz kapağı İstanbul’a atıyor, doğa turizmi rehberi olarak çalışmaya başlıyor.

7 yıl önce de kuzeni Okan Yenigün’le Bukla Mania acentesini kuruyor.

Biz Doğu Karadeniz’e Setur’un turuyla gittik, Setur, Karadeniz turlarında Bukla Mania’dan hizmet aldığı için Prens Abi’yle tanıştık.

*

Prens Abi, benim kafamdaki Laz imajını değiştiren adam.

Hem mesafeli hem samimi. Hem geleneksel hem modern. Kibar, esprili, bilgili, konusuna acayip hakim. Abercrombie şortlar giyiyor, türküler okuyor, horon tepiyor. Hem çok oraya ait hem hiç değil.

İnanılmaz hoş tezatları var.

Bedeni de güzel.

Bir de kuşları var.

Bavulları yukarı kaldırırken, tişörtü sıyrılıyor.

Hepimiz birden bakakalıyoruz. Birbirimizi dürtüyoruz, "Kuşları gördün mü?" diye.

Aman Allah’ım bir dövme, bu kadar mı güzel yakışır bir insana!

Kuşlar, sanki belinden omuzlarına doğru uçuyor...

Alya, "Prens Abi, dokunabilir miyim?" diyor.

Alya, aramızda en dürüstümüz.

O, nasıl hissediyorsa öyle davranıyor.

Havaalanından bindiğimiz minibüs, kıvrıla kıvrıla Sümela’ya doğru ilerliyor, Alya ise gözlerini dikmiş, Prens Abi’ye bakıyor, bakışlarıyla onu taciz ediyor.

"Alya yola baksana, ne güzel ağaçlar var..." diyorum, oralı bile olmuyor.

Olmadığı gibi mola verdiğimiz Meryemana Deresi kenarındaki Coşandere tesislerinde (olağanüstüydü yemekleri) bildiği bütün numaralarını Prens Abi’ye gösteriyor.

Şarkılar mırıldanıyor.

İngilizce 10’a kadar sayıyor. Four’u atlıyor, seven’a heavan diyor, olsun Prens Abi alkışlıyor ya, Alya mest oluyor.

Derken kendini onun kucağına atıyor, en can alıcı numarasını çekiyor: Dizindeki yarayı gösteriyor.

Benim kızım, bir erkeği etkilemek istiyorsa, böyle yapıyor, yaraları gösteriyor.

"Dizimdeki uf geçti. Bu da parmağımdaki...." diyor.

Sadece Alya değil, grubumuzun en yetişkin kadınları da Prens Abi’ye hayranlık duyuyor.

"Bülentcim, salatayı soğanlı mı yersin soğansız mı?" filan diyor annem ve Ayten Teyze...

Rehberimizin bu kadar cazip ve çekici olması, Doğu Karadeniz maceramızın renkli geçmesinin en önemli sebeplerinden biriydi.

*

Sizi bilmem ama ben hep istedim...

Doğu Karadeniz turu yapmak...

O yaylalara çıkmak...

Ama işte, bir türlü denk düşmedi.

Atlas gibi dergilerdeki o muhteşem fotoğraflara bakıp bakıp, iç geçirirdim. Biraz da korkardım, oralara gitmek için Cemal Gülas mı olmak lazım diye, çok fit, çok sağlıklı mı olmak lazım diye.

Ben hep Heidi çizgi filminin çekildiği yerlere benzer yaylalarda hayal ettim kendimi.

Bulutlarla dağlar içi içe geçmiş, her taraf ladin ormanları...

Dağların en tepesinde bir yayla...

Dumanı tüten birkaç ev var orada. İşte o evlerden birinde kalıyorum, o köyün insanlarıyla sohbet ediyorum, şehirden, telefondan, gürültüden, her türlü kirlilikten uzaktayım, şıpır şıpır terlemiyorum, hatta biraz üşüyorum...

Ama işte bir türlü bu hayalimi gerçekleştiremedim. Nasıl yapılır, nasıl gidilir bilemedim. Denk düşmedi.

Allah Ayten Teyze’den razı olsun.

Bir süre önce eşini kaybetti. Kızlarından onu Doğu Karadeniz’e götürmelerini istedi.

Biz de onlara takıldık...

Maaile buralara geldik...

İyi ki geldik...

İlk durağımız Sümela...

O olağanüstü yapıdan etkilenmeyen biri var mıdır acaba dünyada?

Kayaların içine oyulmuş müthiş bir şey... Çığlıklar atarak sevinç içinde ulaşıyoruz, inanılmaz virajlı bir yoldan. Ama değiyor, işte Sümela bütün haşmetiyle orada duruyor.

Alya, kid carrier’le yukarı kadar taşınıyor.

Bir kısmında ben taşıyorum onu, artık yürüyemez hale gelince de diğer rehberimiz Alp (Demirkaya) paketi teslim alıyor.

Ve ve ve Sümela’nın içindeyiz...

Bu mu yani?

Aman Allah’ım!

Ne kadar büyük hayal kırıklığı duyduğumu anlatamam.

Dışarıdan o muhteşem görünen şeyin içi ne öyle...

Utanç kaynağı...

Vandalizmin kurbanı...

İkonalar kırılmış, parçalanmış, gözleri oyulmuş, üzerinde neredeyse tüm Türkiye’nin nüfusunun kaydı var. Her gelen bir şey yazmış. Güya son yıllarda kıymeti anlaşılmış ve restorasyon yapılmasına karar verilmiş. Ama maalesef, restorasyon bir felaket, o kadar acemice ki. Sıradan taş ustalarına, sıva ustalarına yaptırılmış gibi duruyor, ahşap işçiliği de keza öyle. Birebir aynısı değil benzetme çabası var. Taşlar da yerli taş değil. Bildiğimiz kaldırım taşları döşenmiş. Taşlar Anadolu’nun değişik yerlerinden getirilmiş. Sırıtıyorlar. Taş duvar yapılara, bir de uyduruk kaydırık kötü bir sıva yapılmış ve sarıya boyanmış. Ahşaplar eskitilmemiş, ikonalar restore edilmemiş.

Oysa, bu işi çok güzel yapan üniversitelerimiz var.

Yok mu?

Yani ne diyeyim...

O kadar üzücü ki...

Prens Abi’nin deyişiyle "Sümela dışından vayyyy, içinden fosssss..."

Kös kös aşağı iniyoruz ve Çamlıhemşin’e doğru yola çıkıyoruz...

MISIR EKMEĞİNİ SUŞİYE YEĞLERİM

Aklım 19’unda, ruhum 25’inde, derim 33’ünde, belki ölürüm 43’ünde. Taşrada büyüdüm, Lazım. Duygusalım, romantiğim, her şeye ağlayabilirim, sen gözyaşımdan öp beni. Özgürlük benim göbek adım, idealistim, ideallerimi yaşıyorum. Tabuları sevmem. Gösteriş yapmam ama takdir edilmeye bayılırım. Utangacım, gözünü dikip bana bakma, dizlerim dolanır. Prensiplerim vardır ama esnetebilirim. Mısır ekmeğini suşiye yeğlerim.

 

www.hurriyet.com.tr

banner43
Yorumlar (1)
vatansever 13 yıl önce
rehberle ilgilendiği kadar karadenizle ilgilense eşsiz güzelliklerle karşılaşırdı sonuç olarakta yazıda karadenizden çok rehberi anlattı yazık doğrusu zaten sendende bu beklenirdi
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
25°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24
Namaz Vakti 14 Temmuz 2020
İmsak 02:57
Güneş 04:51
Öğle 12:29
İkindi 16:27
Akşam 19:57
Yatsı 21:42