Kışa girerken saatlerin geri alınmasıyla birlikte birçok kişi “bir saat fazla uyuyacağım” düşüncesiyle seviniyor. Ancak uzmanlara göre yaz saati uygulaması, düşündüğümüz kadar masum değil. Uyku düzenimizi altüst eden bu uygulama, kalp sağlığından ruh haline kadar pek çok konuda olumsuz etkilere yol açabiliyor.
Bir saatlik fark bile biyolojik saati bozuyor
Uzmanlar, özellikle bahar aylarında saatlerin ileri alınmasının, vücudun biyolojik saatini (sirkadiyen ritim) bozduğunu belirtiyor. Bu durumun;
-
Kalp krizi ve inme riskini artırdığı,
-
Uyku kalitesini düşürdüğü,
-
Depresyon ve anksiyete vakalarını tetiklediği,
-
Trafik kazalarında artışa neden olduğu tespit edildi.
ABD ve Avrupa'da yapılan çok sayıda araştırmaya göre, baharda saatlerin ileri alınmasından sonraki ilk hafta kalp krizi oranları %4, trafik kazaları ise %6 oranında artıyor.
Geri alınan saatler de masum değil
Sonbaharda saatlerin geri alınması ilk bakışta faydalı görünse de, bu geçici bir rahatlama sağlıyor. Danimarka’da yapılan bir araştırma, saatlerin geri alınmasından sonraki 10 haftada depresyon oranlarının %11 arttığını ortaya koydu.
“İnsanlar saate göre değil, biyolojik ritme göre yaşar”
Oxford Üniversitesi’nden Prof. David Ray, “İnsanlar hayatlarını saate göre değil, biyolojik saatlerine göre yaşar” diyor. Uzmanlara göre bu nedenle, saatlerin yılda iki kez değiştirilmesi insan vücudunu sürekli bir jet-lag haline sokuyor.
Peki çözüm ne?
Avrupa Parlamentosu, 2019 yılında yaz saati uygulamasının kaldırılması yönünde karar aldı ancak uygulama henüz hayata geçmedi. Bilim insanlarının çoğu, kış saati uygulamasının insan sağlığı açısından daha uygun olduğunu savunuyor. Prof. Ray’e göre, “Yaz saati boyunca insanlar biyolojik olarak bir saat geri kalmış bir yaşam sürüyor. Bu küçük fark, milyonlarca insanın sağlığı üzerinde ciddi etkilere yol açıyor.”




