12.06.2012, 16:04 2603

Unutmayalım ki; mesuliyetimizi anlamak, uyanmamızdır!

Yaklaşık yirmi yıl önce bugün olduğu gibi, yine İzmir’i mekân tutmuştum…

Üniversite de dikiş tutturamamış ve soluğu İzmir de dayımların yanında almıştım... Hayatımızı devam ettirmek için çalışmamız gerekiyordu. İşte bu çalıştığım işyerlerinden birinde bugün bile hatırlayınca tebessüm ettiren bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum… 

Çalıştığım yer, lüks ev eşyası satan bir mağaza. Benim gibi 10’a yakın delikanlı çalışıyoruz.

İçlerinden bir tanesi ile özel sohbetler de yapıyoruz. Yaşça benden küçük, benim anlattıklarım merakını çekiyor!

Bu arkadaşla yine sohbete koyulduğumuz bir Cuma akşamıydı. Çalıştığımız iş yerinin önündeydik ve tam karşımızda ki sokakta, bir grup insan nevalelerini hazırlamış keyifli içki içiyorlardı. Ben sohbetin bir yerinde, gayri ihtiyari, “bunların gidecek yeri yok’’ dedim. Sohbet ettiğim arkadaşım münzevi münzevi gülerek bana söylediklerini bugün bile hala unutamıyorum!… 

Bana dedi ki “ Abi sen ne diyorsun! Bak şu kravatlı olan,  ilerdeki lokantanın sahibi, bir diğeri şu caddedeki kuyumcunun sahibi, öteki bilmem şu kadar dairenin sahibi, sen kendini düşün, bunların gideceği yeri düşüneceğine!…” 

Ben ona bu söylemiş olduğum cümlenin izahını yapınca, yüzüme acı acı bakarak şöyle cevap verdi; “Abi biz dinden-minden uzak yaşamışız, öğrenmemişiz, anlayamayız böyle şeylerden…” (gerçi bu günün anlayışına göre benim bu delikanlıya izah etmeye çalıştığım gerçekler “mahalle baskısı” kapsamına da girer ya, o da ayrı bir yazı konusu tabii!) 

Tabii şunu da ifade edeyim yeri gelmişken; ben elbette kimsenin hayat tarzıyla, yaşayışıyla alıp veremediğim bir şey yok. Sadece inandığımız gerçekleri anlatma gibi bir sorumluluğumuz olduğuna inanan ve bu inançla hayat sürme gayesinde olan birisiyim… Yoksa kendi günahlarımın ağırlığını taşımaktan bile aciz bir kulum, değil başkalarının günahlarını araştırmak ve dilime dolamak, aklıma getirmeyi bile zül sayarım!...

Yazılarım dolaysıyla bazı dostlar benim yazdıklarımı sert buluyor ve özellikle iktidarın icraatlarını eleştirdiğim noktada,”çok sert ve acımasızsın” diyebiliyorlar! Hal bu ki bendeniz, prensipler üzerine kalem oynatmayı kendime ilke edinmiş bir insanım.

Ve ben, aslında hiçbir kimsenin kötü olmasını istemiyor, inancımızdan, inandıklarımızdan dolayı “haksızlıklar karşısında susan değil, haykıran” olmaya çabalayan bir kardeşiniz oldum her yazımda… 

Bakın, inanıyoruz eyvallah… İnancımızın bize vaaz ettiği değerlere ne kadar sahibiz ve kendi kendimizi hesaba çekebiliyor muyuz?

Asıl sorgulamamız gereken konu budur! 

Bugün yaşadığımız cemiyetin insanları, maalesef reflekslerini kaybetmiş. Necip Fazıl’ın “bir hayata çattık ki hayata kurmuş pusu” dediği gibi, insanımız neden birbirlerine karşı hürmetini, sevgisini, merhametini azalttı?

Neden birbirimize düşman olduk? Hiç düşünmeyiz mi? 

Bugün geçmişimizden bihaber, geleceğimizden endişe eder hale geldik. Bu tespitleri ve soruları çoğaltabiliriz elbette… Ama her ne yazarsam yazıyım, asla ve kata hakaret kastım asla olmadı ve olması da mümkün değildir!

Birileri hangi konu olursa olsun ”elini taşın altına koyuyorsa” bize düşen ona el vermektir, köstek olmak değil! 

Merhum Seyyit Ahmet Arvası, “ şuuru idrakın idrakı olarak” tarif eder…

Eğer, basmakalıpta olsa, idrak ettiğimiz meseleleri “ şuurlandıramıyorsak”, bizim düşündüklerimizin hiçbir önemi de kalmıyor!

Allah (c.c) şöyle buyuruyor “ Ey iman edenler! Allahtan korkun ve sağlam (doğru) söz söyleyin” ( Ahzab 70) .. “ Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin gerçekten bize döndürülmeyeceğinizi mi zannettiniz” (Mü’minün 115) 

Hiç kimseye, mevki makam sahibi olana da, parası pulu olana da, hele hele siyasetçi titri olana da, sırf bu özelliklerinden dolayı değer vermeyeceğiz!

Eğer itibar edeceksek, bu “adamlığından dolayı” olmalıdır! Yoksa bugün ki perişanlığımıza kılıf bulmak için onlarca takla atmaktan başka çaremiz de kalmaz! 

Sonuç olarak şunu ifade ederek yazımı nihayetlendirmek istiyorum. Bu konudaki “şuur” noktamız,“ Orda O varken, bur da terk edilmez ne var ki” düsturu kulağımıza küpe, kalbimize de yol arkadaşı olsun!

Ben yirmi sene önce de, o kardeşimle bu sorumluluk şuuru içerisinde diyalog kurmuştum. Bugün sizlerle paylaştığım bu yazımı da lütfen bu bağlamda değerlendirin…

Unutmayalım ki; mesuliyetimizi anlamak, uyanmamızdır! 

Eski başbakanlarımızdan, Rizeli hemşerim,köylüm, Mesut Yılmaz’ın değerli anneleri Güzide Yılmaz, zatürre teşhisiyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti,merhuma Allah'dan Rahmet,Yılmaz ailesine de baş sağlığı diliyorum...

Görüşmek dileğiyle Allaha emanet olun…


Yorumlar (11)
Mehmet Ali SARI 8 yıl önce
doğruda ve mutlak doğru olan için birleşmek. Doğru olan için güç birliği yapmak en yüce vazifemiz. Kelmine sağlık.
Esin Engin 8 yıl önce
Kısa..öz ve yürekten..teşekkürler...
S.Çelik 8 yıl önce
Okudum ve beğendim Değerli Hocam...
M.Eylül 8 yıl önce
Okumadan olur mu? Çok güzel.. Kaleminize sağlık..
Sacettin Hatipoğlu 8 yıl önce
hem okudum hemde beğendim.'bir hayata çattık ki hayata kurmuş pusu'
Osman Aygün 8 yıl önce
Eyvallah sevgiliabimyazdıklarına katılmamak elde mi,dert aynısıkıntı aynı hep bu uğurda toplu attıkça sinelerimiz,ınanıyorum ki bügün sıkıntı olan dertlerimiz yarın huzur ve mutluğa ulaşaçak cemiyetimizde.20 sene önceki tesbitleriniz ve mahalle baskınıza diyeçeğimyokta,bügünle,20 sene öncesini nasılgörüyorsunuz gönüld ünyanızda,onu merakettim...
Mehmet Ali Baytar 8 yıl önce
Milli hassasiyetlerim ,Dini inançlarım ve sosyal konumum hiç bir partinin tekelinde değil. Bana işten ,aştan ,ekmekten ,dünya gerçeklerinden ve gelecekten bahsetmeyip bunları sömürerek oy isteyen siyaset cücesi politikacılardan artık tiksindim. eminim ki akıl ve sağduyu sahibi bir çok insan benim ve senin gibi düşünüyordur.Yazının altına imzamı atarım Yüreğine sağlık Abdurrahman kardeşim..
Mehmet Ali Sarı 8 yıl önce
Evet haklısın sitemine kardeşim. Şimdilerde beğenip beğenmemek de ayrı bir araştırma konusu oldu . İyi bir konuya temaseylemişiz yazımızda. Kuru inadımızdan vaz geçip halkın refahı ve mutluluğunu göz önüne alıp güç birliği yaparak hep beraber, değil taşın altına el koymak taşı yok etmeliyiz
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
26°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurum BB 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25
Namaz Vakti 05 Ağustos 2020
İmsak 03:29
Güneş 05:11
Öğle 12:29
İkindi 16:22
Akşam 19:37
Yatsı 21:12