Türkiye’de çalışan milyonlarca kişinin en büyük sorunu olan düşük gelir konusu, Eurostat’ın paylaştığı son verilerle yeniden gündeme oturdu. Avrupa ülkeleri arasında yapılan karşılaştırmaya göre Türkiye, 11,2 milyon asgari ücretli çalışan ile kıtanın zirvesine yerleşti. Bu sayı, birçok Avrupa Birliği ülkesinin toplam asgari ücretli çalışan sayısını tek başına geride bırakıyor.
Eurostat’ın hazırladığı tabloda Türkiye, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya gibi ekonomik büyüklüğü yüksek ülkeleri bile geride bırakarak “Avrupa’nın en fazla asgari ücretli çalıştıran ülkesi” unvanına sahip oldu. AB ülkelerinde toplam asgari ücretli sayısı 12,8 milyon civarında bulunurken, tek başına Türkiye’de bu rakamın 11,2 milyona ulaşması dikkat çekiyor.
Fransa’da 3,5 milyon, Almanya’da ise yaklaşık 3,2 milyon kişi asgari ücretli olarak çalışıyor. İngiltere’nin asgari ücretli sayısı ise 1,9 milyon civarında. Bu veriler, Türkiye’de asgari ücretin iş gücü piyasası içindeki ağırlığının ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Asgari ücret açlık sınırını bile zor yakalıyor
BirGün’den Melisa Ay’ın derlediği verilere göre, asgari ücretlilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar her geçen ay derinleşiyor. Türk-İş’in Ocak 2025 raporunda, dört kişilik bir ailenin sadece temel gıda ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken tutar yani açlık sınırı 22.104 TL olarak hesaplandı.
Bu rakam, belirlenen 2025 asgari ücretinin sadece 27 TL üzerinde kalsa da, yıllık genel giderler, kira, ulaşım ve faturalar hesaba katıldığında asgari ücretin alım gücünün ciddi şekilde zayıfladığı görülüyor.
Yoksulluk sınırı ile asgari ücret arasındaki fark uçuruma dönüştü
Türkiye’de ekonomik gerçekleri gözler önüne seren bir diğer önemli veri ise yoksulluk sınırı. Türk-İş’in hesaplamasına göre, dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı Ocak 2025’te 72.088 TL seviyesinde bulunuyor.
Bu rakam, yeni asgari ücretin yalnızca %30’unu karşılıyor. Yani asgari ücretli bir ailenin yaşam koşulları, yoksulluk sınırının çok altında kalıyor.
Ekim ayında yoksulluk sınırı 92.547 TL’ye kadar yükselmişti. Bu noktada asgari ücret, devasa bir uçurum oluşturarak yalnızca yüzde 23,88’lik bir kısmını karşılayabildi.
Avrupa’da birinci olmak başarı değil, ekonomik tabloyu gösteriyor
Türkiye’nin Avrupa’nın en çok asgari ücretli çalışanına sahip olması, yüzeyde bir büyüklük göstergesi gibi görünse de uzmanlara göre tablo oldukça kaygı verici. Çünkü gelişmiş ülkelerde asgari ücret, maaş skalasının en alt basamağı olarak kabul edilirken, Türkiye’de çalışanların çok büyük kısmı bu tabana sıkışmış durumda.
Bu durum hem alım gücünün düşüklüğünü hem de gelir eşitsizliğinin derinleştiğini gösteriyor. Ekonomistler, sürdürülebilir bir kalkınma için ücret politikasının iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyor.



