Antik çağlardan bu yana kullanılan bir bitki olarak “kenevir”, bir süredir farklı gündemlerin içinde yer alıyor. Şimdi ise kenevir, AKP’nin 25 Haziran 2025’te yaptığı kanun teklifi ile tekrar gündemde. Sağlıkla ilgili birçok maddenin yer aldığı teklife göre kenevirden elde edilen çeşitli ürünlerin eczanelerde satışının önünün açılması bekleniyor.
Peki kenevir gerçekten mucizevi mi? Kenevirin tıbbi faydalarına dair bilim dünyası ne söylüyor? Kimi zaman mucizevi bir bitki, kimi zaman ise esrarın hammaddesi olarak tanınan kenevir hakkında bilinenleri derledik.
Kenevir bitkisinin birçok işlevi var
Türkiye’de kenevir olarak adlandırılan, bilimsel adıyla “cannabis sativa” bitkisinin kullanımı eski tarihlere dayanıyor.
Kültürü yapılan ilk bitki olduğu düşünülen kenevirin, binlerce yıl önce Hindistan ve Tibet’te meditasyon ve dinsel ritüellerde; M.Ö. 3000’li yıllarda Çin’de yorgunluk, romatizma ve sıtma tedavilerinde kullanıldığı biliniyor. Günümüzde ise kenevirin özellikle sağlık alanındaki potansiyel etkileri konuşuluyor.
Türkiye’de aktif bir şekilde kenevir üretiminin ve kullanımının serbestleşmesini talep eden bir kesim var. Bu kesimin adeta sözcüsü konumunda ise yazar Abdurrahman Dilipak. Dilipak’ın konu hakkındaki sözleri ve paylaşımları zaman zaman gündem olmayı başardı.
Dilipak’a göre her şeyine muhtaç olduğumuz kenevir bitkisi, “tüm canlıların kurtuluşu için en önemli çözümlerden biri”.
Kenevir ve esrar aynı şeyi ifade etmiyor
Kenevir gündemi söz konusu olduğunda konu sık sık “esrar” yasaklı maddesi geliyor. Büyük bir kesim, esrar ve kenevirin aynı şeyi ifade ettiğini düşünüyor. Ancak bu iki kavram aynı anlama gelmiyor.
Kenevir bitkisinde yaklaşık 540 farklı kimyasal madde bulunuyor. “Kannabinoidler” de kenevirde bulunan bir grup madde. Ana kannabinoidlerden olan “tetrahidrokanabinol (THC)” ve “kannabidiol (CBD)” ise kenevir tartışmalarında öne çıkan iki temel madde.
THC, kenevirin içindeki ana psikoaktif madde. “Psikoaktif maddeler”, merkezi sinir sistemini etkileyerek beyin fonksiyonlarında, duyularda, bilinçte, davranışta ve psikolojik durumda değişikliklere neden olan maddeleri ifade ediyor.
Esrar da kenevirin THC bakımından yoğun yapraklarının ve bitki tozlarının farklı işlemlerden geçirilmesiyle üretiliyor. Endüstriyel amaçlarla kullanılan kenevirde THC ya çok az bulunuyor ya da hiç bulunmuyor.
CBD ise tıbbi kenevirin ana bileşenlerinden biri. THC’nin aksine CBD, psikoaktif bir madde değil. CBD birçok ülkede stres, depresyon, eklem ağrısı, iltihaplanma ve çeşitli nöbetlerin etkisini azaltmak üzere hap, yağ, losyon, şeker gibi çeşiti ürünler olarak satılıyor.

Kanun teklifi neleri içeriyor?
24 Haziran 2025’te AKP’li milletvekillerinin meclise sunduğu kanun teklifi, kenevirin tıbbi kullanımını içeriyor. Teklife dair açıklamada bulunan AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, dünyada kenevirin sağlık alanında yaygın olarak kullanıldığını belirterek, Türkiye'nin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.
Düzenleme, kenevirin esrar olarak satın alınabileceği anlamına gelmiyor. Usta, kenevirden yalnızca ilaç etkin maddesi, destek ürünleri ve kişisel bakım ürünleri üretilmesine yönelik yetiştiriciliğin teklif kapsamında olduğunu aktarmış.

Teklifin geçmesi durumunda sadece eczanelerde satılması planlanan ürünlerin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılması bekleniyor. Kenevirin yetiştirilmesi ve hasadından ise Tarım ve Orman Bakanlığı sorumlu olacak. Elektronik takip sistemi üzerinden takibi yapılacak olan ürünlerin, bu sistemle tedarik zincirinin de korunması amaçlanmış.
Peki kenevirin iddia edilen faydalarına dair bilim bize neler söylüyor?
Sağlık alanındaki olumlu etkileri aktaran birçok çalışma var
Kenevirin mucize bitki olarak sunulmasının başında hastalıklara karşı kullanımı ön plana çıkıyor. Bir bitki olarak kenevirin faydasını savunan kesimler, genellikle AIDS, kanser, astım gibi pek çok hastalıkla mücadele için kenevire dikkat çekiyor.
Kenevirin içerisinde bulunan kannabinoidler gerçekten de tıbbi amaçla kullanılıyor. Özellikle bazı nadir epilepsi türlerinin, kemoterapiye bağlı bulantı ve kusmanın ve HIV/AIDS’e bağlı iştahsızlık ve kilo kaybının tedavisinde kannabinoid içeren ilaçlar yardımcı olabiliyor.
Kenevirin THC oranı yüzde 0,3’ün altında olan türleri, maddenin uyuşturucu etkisi göstermemesi anlamına geliyor. Bu oranın altında THC taşıyan türlerin, terapötik ve iyileştirici etkileri olduğu çeşitli sistematik bilimsel makale ile ortaya konmuş.
Örneğin, 2019’da yayınlanan bir makale tıbbi kenevirin kontrollü kullanımının kemoterapinin negatif etkilerini, kronik ağrıları ve inatçı epilepsi nöbetlerini azaltmada etkili olduğunu ortaya koyuyor.
Yine 2017’de yazılan bir kitap, tıbbi kenevir kullanımının yukarıda sayılanlara ek olarak, MS hastalarının karşılaştığı kas spastisitesinde de etkili olduğunu aktarıyor.
Kenevirin tıbbi kullanımının akıl sağlığı üzerindeki etkileri de konuşuluyor. 2020 tarihli bir makale, CBD içeren ürünlerin çeşitli rahatsızlıkları olan hastalarda psikotik semptomları ve bilişsel bozukluğu hafifletmede yardımcı olduğunu yazmış.
Ayrıca, şizofreni, sosyal anksiyete bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tedavisinde de CBD kullanımının etkili olma potansiyeli olduğunu aktaran makaleler de var.
Bunların yanında Alzheimer, ALS, Parkinson gibi hastalıklara karşı da kenevirin olumlu etkileri olabileceğine dair bilimsel çalışmalar var. Örneğin, Alzheimer’a yönelik bazı klinik çalışmalarda hastaların delüzyon, ajitasyon, apati ve uyku bozukluğu gibi semptomlarında iyileşme görülmüş.
Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti Üyesi Uzm. Ecz. Taner Ercanlı da BBC Türkçe’ye bu oranı taşıyan türlerin kanser ve MS gibi hastalıklar sebebiyle şiddetli ağrı çeken hastalara önerildiğini söyledi. Ercanlı, aynı zamanda kenevirin ağrı kesici ve antidepresan etkisi sebebiyle çok geniş bir yelpazede kullanıldığını da belirtti.
Yani kenevir belli başlı hastalıkların tedavi sürecinde etkili olma potansiyeline sahip. Ancak bu kullanımın hastalıkları tedavi etmek için değil; ağrı, spazm, kusma gibi çeşitli semptomların hafifletilmesinde kullanıldığını bilmek önemli.
Tıbbi faydalar üzerine çalışma sayısını yeterli bulmayan bir kesim var
Keneviri tıbbi kullanımı hakkında birçok yayın potansiyel olumlu etkileri aktarsa da, alanda yeterince çalışma yapılmadığını aktaran makaleler de bulunuyor.
Örneğin, 2018’de yayınlanan bir çalışma konuya dair farklı ülkelerdeki düzenlemeler olduğuna vurgu yapmış ve bunu tartışmalı bir konu olarak ele almış. Yine 2022’de yayınlanan bir makalede olumlu etkilerin yalnızca sınırlı kanıtlarla desteklendiği ve uzun süre kullanımdaki olumsuz etkilerin daha detaylı incelenmesi gerektiği yazıyor.
Kenevir kullanımının zihinsel aktivitelere etkisi, odaklanma ve düşünme üzerindeki olumsuz etkileri vurgulanan zararlardan biri. Ancak bunun tam tersini savunan ve CBD’nin yoğun THC içeren türlerin yarattığı olumsuz mental etkileri hafiflettiğini aktaran çalışmalar da var.
Kanun teklifinden kısa bir süre sonra iş insanı Murat Ülker yaptığı açıklama ile yasaya karşı olduğunu aktaranlar arasındaydı. Ülker’e göre bitkinin tarımı ve satışı, esrar üretimine geçit verecek ve bu üretimi denetlemek zor olacak. Açıklamasında tıbbi kenevir ve potansiyel etkilerine değil esrarın olumsuz etkilerine yer veren Ülker, gündemi uyuşturucu ticareti ile de ilişkilendirmiş.
Erdoğan’ın 2019’daki çıkışıyla kenevir meselesi gündeme geldi
31 Mart 2019’da gerçekleşen yerel seçimler öncesinde kenevir üretimi gündeme gelmişti. Konuşmasının devamında Erdoğan kenevir üretimini artırma konusunda çalışmalara başlanacağını belirtmişti.
12 Şubat 2019’daki bir konuşmasında da Erdoğan kenevir üretimini artıracaklarını, kenevir sanayisinin kurulmasına öncelik vereceklerini söylemişti.
Dönemin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de kenevir üretiminin artması için çalışmalar yapacaklarını açıklamıştı.
11 Ocak 2019’da hazırlanan “Türkiye’de Endüstriyel Kenevir Yetiştiriciliği Raporu ve Eylem Planı” ile kenevir üretiminin yerli ihtiyaçları karşılayacak şekilde üretilmesi ve yaygınlaştırılacağı belirtilmiş. Kenevir üretiminde araştırma ve geliştirme çalışmaları için 2019’da Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde ve 2020’de Yozgat Bozok Üniversitesi’nde Kenevir Araştırma Enstitüleri kurulmuştu.
Kısacası gündemdeki kanun teklifi, kenevir ürünlerinin bakanlık kontrollü şekilde eczanelerde satılabilmesini içeriyor. Bu kullanım türünün bağımlılık ile ilişkilendirilen “esrar” maddesi ile bir ilişkisi olmadığı bilimsel bir gerçek. Kenevirin sağlık alanındaki kontrollü kullanımını aktaran birçok bilimsel makale bulunuyor. Ancak konu hakkındaki çalışma sayısının azlığı, görüş birliği oluşmasının önünde engel teşkil ediyor.





