Karadeniz`in Güzel Ninnileriyle Büyüdüm

Başbakan Erdoğan, bir dergiye verdiği roportajda, annesinin kendisini ve kardeşlerini Anadolu`nun, özellikle de Karadeniz Bölgesi`nin en güzel ninnileriyle büyüttüğünü söyledi.

RÖPORTAJ 24.07.2012, 11:15 29.04.2020, 23:19
4485
Karadeniz`in Güzel Ninnileriyle Büyüdüm

Genel Yayın Yönetmenliği`ni Hande Zapsu Watt`ın yaptığı, ``The Istanbul Review`` adlı edebiyat dergisinin yayın hayatına başladığı ilk sayısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`la yapılmış bir söyleşi yayımlandı. İngilizce olan dergide, Erdoğan`la yapılan söyleşiye İngilizce`nin yanı sıra Türkçe olarak da yer verildi. Dergide, Erdoğan`ın yanı sıra Eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ile edebiyat eksenli bir mülakat da yer alıyor. Kuşe kağıda 214 sayfa olarak basılan ``The Istanbul Review``in ilk sayısı, Brezilyalı ünlü romancısı Paolo Coelho ve Elif Şafak gibi tanınmış edebiyatçılarla yapılan söyleşilere ilaveten, yabancı edebiyatçıların öykü, şiir ve deneme yazılarını da okurlarla buluşturuyor.
 
"OKUMAYA ÖZEN GÖSTERDİK"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ``Fikri temeli olmayan, düşünceyle zenginleştirilmeyen hiçbir hareketin başarılı olamayacağını biliyorduk. Fikir alışverişinin ve münazaraların ancak okumakla, çok okumakla verimli hale getirilebileceğinin bilincindeydik. İşte onun için, hem çok okumaya, hem de geniş bir yelpazede okumaya özen gösterdik`` ifadelerini kullandı.
 
Başbakan Erdoğan, verdiği röportajda, ``Çocukluk ve gençlik döneminizde en sevdiğiniz roman veya şiir neydi? Bu şiir veya romanı ilk ne zaman okudunuz ve sizi nasıl etkiledi?`` sorusuna verdiği yanıtta, dünya genelinde hemen her çocuğun edebiyatla ilk tanışmasının hiç şüphesiz ninniler ve masallar yoluyla olduğunu ifade etti. Bu noktada, annesi merhume Tenzile Erdoğan`ı rahmetle anan Erdoğan, annesinin kendisini ve kardeşlerini Anadolu`nun, özellikle de Karadeniz Bölgesi`nin en güzel ninnileriyle büyüttüğünü dile getirdi.
 
"SİMİT SATAR KİTAP ALIRDIM"

Aynı şekilde merhum babası Ahmet Erdoğan`dan Anadolu`nun oldukça zengin hikaye ve masal hazinesini hafızalarına miras devraldıklarını belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ``Çocukluğumda simit ve su satar, kazandığım parayla hemen gider kitap alırdım. Benim neslimin gençlik yılları ne yazık ki Türkiye`de ve dünyada oldukça çetrefilli meselelerin tartışıldığı, tatsız hadiselerin yaşandığı bir döneme rastladı. Sembollerin, sloganların ve eylemin, fikirlerin önüne geçtiği, zihinlerin ipotek altına alındığı, gençlerin başkalarının fikirlerine tahammülde zorluk yaşadığı bir dönemdi o dönem. Kitaplara, dergilere, gazetelere, yazarlara, şiire, romana, öyküye farklı anlamlar, farklı misyonlar yüklenmişti. Gençler, öğrenmek için okumak yerine, ideolojilerini desteklemek için okumayı tercih ediyorlardı.
 
Böyle zor bir süreçte, ben de, arkadaşlarım da gençlerin maruz kaldığı, ya da maruz bırakıldığı bu puslu ortamdan kendimizi muhafaza etmek için yoğun gayret gösterdik. Dar ideolojik kalıplara sıkışıp kalmak, başkalarına kulaklarını tamamen kapatmak, yeniliklere, farklı ve aykırı düşüncelere tehdit gözüyle bakmak gibi dönemin arızi durumlarına kendimizi kaptırmadık. Fikri temeli olmayan, düşünceyle zenginleştirilmeyen hiçbir hareketin başarılı olamayacağını biliyorduk. Fikir alışverişinin ve münazaraların ancak okumakla, çok okumakla verimli hale getirilebileceğinin bilincindeydik. İşte onun için, hem çok okumaya, hem de geniş bir yelpazede okumaya özen gösterdik. Dönemin yazarları, muharrirleri kadar, Türk ve dünya edebiyatına yön vermiş, kalıcı eserler bırakmış yazarları ulaşabildiğimiz ölçüde takip ettik.
 
KİTABA ULAŞMAK ZORDU 
Bu noktada şunu da hatırlatmak zorundayım; kitaba ulaşmanın ve kitap okumanın zor olduğu dönemlerdi o dönemler. Bugünkü kadar kitap ve kütüphane yoktu. Ailelerin bütçelerinde kitap bugünkü kadar yer tutmuyordu. Kitapları koltuğunuzun altına alıp, otobüste, dolmuşta, parklarda, üniversite kampüslerinde serbestçe okuyabilmeniz de kimi zamanlar mümkün olamayabiliyordu. Yine de kitaba ulaşıyorduk ve bir kitap onlarca kişi tarafından okunabiliyordu. İnternetin olmadığı, fotokopinin yaygınlaşmadığı bir dönemde bile, güzel bir makale, güzel bir şiir elden ele dolaşıyor, Anadolu`nun her köşesine ulaşabiliyordu. Bugün, ders kitaplarını eğitim öğretim dönemi başlangıcında sıralarının üzerinde hazır halde bulan bir nesil için bu söylediklerim ilginç gelebilir. Ama biz, kitabın kıt, erişilemez, ama bir o kadar da değerli olduğu dönemleri yaşayan bir nesil olarak, bugün çocuklarımızın hiçbir güçlük çekmeden kitaplara ulaşabilmesini temin için mücadele veriyoruz. Çocukluk ve gençlik yıllarıma ait onca şiir ve roman arasında birini öne çıkarmak zor. Ama yine de, burada, Üstad Necip Fazıl Kısakürek ve Sakarya şiirini anmadan geçemem. Tarihi ve o günü anlayabilmek, anlamlandırabilmek adına, Üstad ve Çile`si bizim için gerçekten mümtaz bir yerde olmuştu.``

"Safahat, İstiklal Marşı`yla aynı ruhu taşıyan bir başvuru eseridir``
Başbakan Erdoğan, ``Sizden Türk eğitim müfredatına bir kitap eklemeniz istense, hangi kitabı seçerdiniz ve hangi yaş grubunun bu kitabı okuması gerektiğini belirtirdiniz?`` sorusu üzerine, bu soruya hiç tereddüt etmeden ``Safahat`` ve ``Mehmet Akif Ersoy`` cevabını vereceğini ifade etti. Her yaş grubunun bu kitabı mutlaka tanımasını ve okumasını istediğini kaydeden Erdoğan, Safahat`ın, sadece bir edebi eser ve bir şiir kitabı değil; ``yakın tarihimize ışık tutan bir tarih kitabı, bir milletin ve medeniyetin temellerini çerçeveleyen bir felsefe kitabı, geçmişin ruhuyla geleceği şekillendiren bir fikir kitabı`` olduğunu anlattı.
 
Başbakan Erdoğan, ``Nasıl ki İstiklal Marşı bu millet ve bu topraklar için bir manifesto niteliğinde ise, aynı şekilde Safahat da İstiklal Marşı`yla aynı ruhu taşıyan bir başvuru eseridir. Safahat`taki kelimeler, dizeler okuyanlar için belki ağır gelebilir; ama küçük yaştan itibaren böyle bir eserle tanışmak, böyle bir eserle haşir neşir olmak, inanıyorum ki gençlerimizin kelime hazinesini zenginleştirecektir. Kelime hazinesi zengin bir toplum, muhayyilesi zengin bir toplumdur. Ayrıca Safahat`taki kelimeler, dizeler, bizim tarihle olan bağımızı daha da güçlü hale getirecek, geleceği daha özverili şekilde inşa etmemizi sağlayacaktır`` ifadelerini kullandı.
 
MUTLAKA OKUMANIZ GEREKEN 2 KİTAP

Başbakan Erdoğan, siyasete atılmak isteyenlerin mutlaka okumasını tavsiye edeceği kitap ya da şiir olup olmadığına ilişkin soru üzerine, kendisinin Hazreti Mevlana ve Yunus Emre`den çok istifade etmiş, Ak Parti siyasetinin ve hareketinin ilham kaynaklarından ikisi olarak bu ulu insanları her zaman hatırlamış ve hatırlatmış bir siyasetçi olduğunu dile getirdi. Siyasi anlayışlarının temeline bu eserleri koyanların, Türk Milleti`nin diliyle ve ruhuyla konuşuyor pozisyonda olacaklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Hedefiniz millete hizmet üretmekse, bu milletin diliyle konuşmanız gerekir. İşte bu milletin dili ve gönül dünyası, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli ve onlar gibi nice ulu zatın eserleriyle şekillenmiş ve zenginleşmiştir. Yunus;un o arı duru, saf, süt gibi temiz Türkçesiyle, gönülden konuşan bir siyasetçi profilinin Türkiye;ye ve siyasetimize çok değer katacağına her zaman inanmışımdır. Daha önce farklı platformlardaki konuşmalarda isimlerini zikrettiğim için, burada da tekrarlamakta beis görmüyorum: Falih Rıfkı Atay`ın Zeytindağı adlı eseri ve Fahrettin Paşa`nın Medine Müdafaası`nı anlatan eserler, bence her siyasetçinin, sadece siyasetçi değil, her çocuğumuzun, her gencimizin mutlaka okuması gereken eserler. Bu toprakları anlamak ve anlamlandırmak, bugünlere nasıl ulaştığımızı görebilmek adına bu ve benzeri eserler mutlaka okunmalı ve okutulmalı.”
 
"TÜZÜKLERLE ÇARPIŞARAK BÜYÜDÜK"

Başbakan Erdoğan, ``Sizce dünya tarihinde, insanlığa iyilikten çok zarar getirmiş olan bir edebi eser var mı?`` sorusuna, ``Bildiğiniz gibi edebiyat, ``Edeb`` kökünden gelir. Özellikle bizim edebiyat tarihimizde, edebiyatla edeb her zaman paralel olmuş, iç içe geçmiştir. Edebe ait hiçbir şeyin zararlı olacağına inanmıyorum. Şiraze, kitabın sayfalarını bir arada tutan kumaş parçasıdır. Şiraze dağılırsa, kitap dağılır. Şirazesi dağılmadığı sürece, her kitap yararlıdır`` yanıtını verdi.
 
``Edebiyatta sansür`` konusundaki görüşlerini açıklayan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ``Sansür, sadece edebiyatta değil, sanatta, medyada, siyasette ve diğer alanlarda da kabul edilmez bir engelleme yöntemidir. İfade özgürlüğü, bizim de üzerinde hassasiyetle durduğumuz ve standartlarını her geçen gün yükselttiğimiz bir alandır. Başkalarının özgürlük alanlarına müdahale etmemek, hakaret ederek kişisel hak ve özgürlükleri incitmemek kaydıyla, fikirlerin en özgür şekilde ifade edilmesini savunduk ve savunmaya da devam edeceğiz. Yasakların, kısıtlamaların, sınırlamaların ülkenin, gençliğin, fikir, edebiyat ve medya dünyasının üzerine çöktüğü dönemlerden bugünlere geldik. Sadece gençliğimizde değil, yakın siyasi tarihimizde de bu baskıları yakından hissettik. Ben, ders kitaplarında bile yer alan bir şiiri okuduğum için mahkum olmuş, hapis yatmış bir siyasetçiyim. İfade özgürlüğünün, fikir özgürlüğünün ne manaya geldiğini çok iyi bilen bir Başbakanım. Şair Ece Ayhan`ın şu dizesini ben geçmişte de birkaç kez alıntılamıştım; `Biz, tüzüklerle çarpışarak büyüdük`. Dolayısıyla, genç nesillerin, yeni nesillerin, tüzüklerle, yasaklarla, sansürle imtihan edilmesine tahammül de rıza da göstermeyiz.``
 
"GÜNLÜK TUTUYORUM VE GELİŞMELERİ NOT EDİYORUM"

Başbakan Erdoğan, röportajda, çok yoğun mesaisine rağmen, kitap ve edebiyat dünyasından kopmamaya, bigane kalmamaya gayret gösteriyorum. Baştan sona okuma fırsatı olmasa da, ``matbuat alemini`` mümkün olduğunca takip ettiğini ve bilgi aldığını ifade etti.
 
Erdoğan, "Kendiniz hiç yazıyor musunuz? Yazmıyorsanız `keşke bunu ben yazabilmiş olsaydım` dediğiniz bir kitap veya şiir var mı?`` sorusuna, ``Günlük ve hatırat bildiğiniz gibi edebiyat formları olarak değerlendirilirler. Bu anlamda, evet, yazıyorum. Her gün, fırsat bulabilirsem, günlük tutuyorum ve gelişmeleri not ediyorum. Belki ilerde, bu günlüklerden yola çıkarak hatıraları da yazma fırsatım olabilir” yanıtını verdi.

banner43
Yorumlar (0)
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
28°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Konyaspor 30 30
15. Malatyaspor 30 29
16. Çaykur Rizespor 30 29
17. Kayserispor 29 28
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Altay 32 51
6. Akhisar Bld.Spor 31 51
7. Fatih Karagümrük 31 50
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 31 35
13. İstanbulspor 31 34
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 31 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 31 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 33 50
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 33 42
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
Namaz Vakti 06 Temmuz 2020
İmsak 02:48
Güneş 04:45
Öğle 12:28
İkindi 16:27
Akşam 20:00
Yatsı 21:49