Bir Futbol Sevdalısı

Rize’de keşfettiği genç yetenekleri Türk futbolunda yıldızlaşan bir futbol sevdalısı : Cevat Öztürk

RÖPORTAJ 26.12.2008, 20:01 29.04.2020, 00:04
3170
Bir Futbol Sevdalısı

Fatih Sultan KAR

Cevat Öztürk adı, Rizespor tarihinde özel bir yere sahiptir.
Takım ne zaman teknik direktörsüz kalsa bir nefer gibi imdada yetişirdi.
Türk futboluna yıldızlar kazandıran, aynı zamanda Rize'de sporun gelişmesine büyük katkıları olan Cevat Öztürk'le hatıralarını ve Rizespor'u konuştuk.

*Her antrenör gidişinde 'Cevat gel takımın başına' derlerdi. Ben de memleketime hizmetten geri kalmazdım.

*Çok kaleci aradım. Bir türlü bulamıyordum. Bir gün baktım kalenin arkasında bir çocuk duruyor. Dedim, 'sen kalecilik yapar mısın? 'Yaparım' deyince bir iki şut çektim. Farklıydı. 'Aradığım kaleciyi buldum!' diye bağırdım. O çocuk Sinan Yenigün'dü. 

Evinde ziyaret ettiğimiz Cevat Öztürk sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

Söze başlarken biraz ailenizden ve çocukluğunuzdan bahsedelim, ne dersiniz?
Babam Hadi, annem Hatice'dir. Rize'nin en eski ve köklü esnaflarından birinin oğluyum. Babamın Rize'de bakkaliyesi vardı.1939 yılında mayısını birinde doğdum. Kökenimiz olarak Rize merkez Kavaklı mahallesidir. Çocukluğumun bir bölümü babamın işi dolayısıyla Borçka'da geçti. Fırsat buldukça Rize'ye gidip gelerek tabii.

Futbolla nasıl başladınız?
Her çocuk gibi mahallede top oynayarak başladım Bizim zamanımızda
top oynayacak alan boldu. Düşünün mesela Tevfik İleri sahası (Buhti'nin duzi), eski sanat okulunun sahası, Kurtuluş okulunun bulunduğu yerde futbol sahası vardı. Nüfus yoktu, araba yoktu. Yollarda bile top oynardık. 1954 yılında mahalleden arkadaşlar top oynarken Güneşspor'dan Burak Kumbasar bizi gördü. Gel dedi, sana Güneşspor'dan lisans çıkartalım. Biz de gittik işte. Lisansı çıkarttılar. Antrenmana başladık. 1954-55 senesinden beri lisanslı olarak topa başladık, ama ilk zamanlar oynamadım. 1956'dan sonra başladım top oynamaya. Zaten o zamanlar usul öyleydi. bir süre pişmen gerekiyordu. 

 
Cevat Öztürk ve Güneşspor. Ayaktakiler :Tuncay Mataracı, Ali, Güngör, Aynur, Süreyya, Yaşar. Oturanlar : Recep Ayvaz ( Ayvazaga ), Osman, Ekrem, Cevat Öztürk , Musa Ayvaz.

Güneşspor'da sizi kim çalıştırıyordu?
Biz ortaokulda okuyorduk. O yıllarda ortaokulu bitirmeyenlere top lisansı çıkmazdı. Bu yüzden önce ortaokulu bitirmek gerekiyordu. Bense top peşinde koşmaktan ortaokulu daha bitirmiş değildim. Güneşspor'da top oynayayım diye okulu bıraktım. O zamanlarda bizi rahmetli avukat Murat Kumbasar'ın, kendisi gibi avukat olan ağabeyi Osman Kumbasar çalıştırırdı.

Maçlar nasıl geçerdi ?
Fener Gençlik ilğ Güneşspor arasında müthiş rekabet vardı. Bir nevi Galatarasay - Fenerbahçe gibi. Maçlara üç ay kala iddiaya girerdik, kim yenecek diye. Fener de güçlüydü biz de güçlüydük.

Güneşspor'un tartışılmaz bir üstünlüğü vardı...
Zaman gelir biz kazanır, zaman gelir onlar kazanırdı. Fakat çoğunlukla Güneşspor şampiyon olmuştur. Fener Gençlik'te Recep Kulak hoca, Sedat Hüseyinoğlu gibi iyi topçular vardı. Fakat bizde de iyi topçular vardı. Bizde Şenol vardı, Tuncay Mataracı vardı. Güngör Ketenci vardı, ben vardım, Recep Ayvaz vardı.

Çayspor'da da oynadınız?
1963-64 sezonunda temmuz ayında Çayspor'a transfer oldum. Askerden yeni gelmiştim. Güneşspor, kaleci olarak daha sonra Fenerbehçe'de devleşerek 'Manchester fatihi' olarak anılacak Yavuz Şimşek'i almıştı. Onunla karşılıklı oynadık. Güneşspor'dan sonra Balıkesir'de asker iken Kara Gücü'nde oynadım. O zamanlar profesyonellik yoktu. Mahalli profesyonellik vardı. İstanbul, Ankara ve İzmir'de. Bize o zamanlar çok teklifler geldi İzmir'den, fakat fazla da para vermiyorlardı. Biz yine de memleketimize dönmeye karar verdik. Güneşspor'a geldim. O sezon oynadıktan sonra 1963-64 sezonunda Çayspor'a transfer oldum. O sene Çayspor şampiyon oldu, iyi bir kadromuz vardı.


Futbolculuk yıllarında da hırsı ve kişiliğiyle göz dolduran Cevat Öztürk. Antrenör olarakta Rize'den yıldız futbolcular yetişmesine büyük katkı sağladı
Çayspor, devlet iktisadi teşekkülü takımı olmanın avantajlarını kullanırdı...
Çayspor bir devlet iktisadi teşekkülüdür. Bu nedenle müdürler gider, yerine başkaları gelir, hevesli olanın zamanında iyi transferler olur iyi de oyun çıkardı. Bizde Sami vardı, Süreyya vardı, Sedat Hüseyinoğlu vardı bunlar hepsi gitti mesela. Takım zayıf duruma düştü, para da yoktu o zaman.

1965-66'larda Çayspor antrenörsüz kaldı, ben başladım çalıştırmaya. Ondan sonra öyle devam ettik. Hem futbol oynadım, hem antrenörlük yaptım. Bu 1972'ye kadar sürdü.

Rizepor maceranız bundan sonra mı başlıyor?
Rizespor'un üçüncü ligde ikinci senesi olacaktı. O sene puanımız silindi, şampiyonluğumuz sayılmadı. Ertesi sene şampiyon olduk. 1973-74 sezonunda Abdullah Baliç vardı, Faruk Özak... Onlar sonradan geldiler. Abdullah Baliç'i yola koyduktan sonra 'Cevat gel takımı çalıştır' dediler. Biz de gittik, işte ne biliyorsak onu ortaya koyduk. O yıl takımda Hüseyin, Mehmet Cemil, Cengiz gibi çok başarılı isimler vardı.

Cevat Öztürk'ün görev yaptığı dönemde bir yanda komutan disiplini bir yanda büyük bir sevgi vardı. Bu otoriteyi nasıl sağladınız?

Her antrenör gidişinde 'Cevat gel takımın başına' derlerdi
Disiplinin olmadığı yerde ne huzur olur ne başarı. Bu disiplini sevgiyle beraber kardeşlik büyüklük yaparak sağlayacaksın. Antrenörlüğe başladığım yıllarda Rizespor'da bir alt yapı oluşturdum. Her antrenör gidişinde, 'Cevat gel takımın başına' derlerdi. Ben de memleketime hizmetten geri kalamazdım. Benim için şanslı derlerdi. Tabii şans olur, lazımdır ama bir yere kadar. Ne olurdu mesala Rizespor, İstanbul'a bir maça gider, (o zaman 3. ligdeyiz) mağlup olur gelir. Ben geldiğim zaman takımı motive etmek için futbolcunun yanına oturur anlatırdım: 'Hüseyin bak, bir evvelki maçta takım mağlup oldu. İstanbul'da bu kadar seyircimiz var. Bu seyirciyi hüsrana uğrattınız. Bu kadar prim var, siz bununla geçiniyorsunuz. Oradaki seyirciyi de memnun etmemiz lazım. Sen aynı odayı paylaştığın futbolcu arkadaşını devamlı işleyeceksin, bu maçı alacağız diye.' derdim.

Her futbolcu ile tek tek konuşurdum. Futbolcular odalarına çekildikleri zaman devamlı birbirini işlerdi. Bu maçı alalım, bakın bu maçın da primi bu kadardır diye. Çıkardık sahaya, maçı da alırdık. Tabii bir yerde futbolcuyu böyle hazırlayacaksın. 

Gündoğdu şampiyon, omuzlarda Cevat Öztürk
1972-73 sezonunda Rize 2. Amatör küme şampiyonu Gündoğdusporlu futbolcular tenik direktörleri Cevat Öztürk'ü omuzlarında taşıdı.

Bu dönemlere ait çok hatıranız vardır kuşkusuz, birkaçından söz eder misiniz?
İkinci ligdeyiz. Ankaragücü ile maçımız var. Ankara'da çıkan yerel gazetelere bakıyorum. Rizespor'u keklik olarak adlandırıyorlar. Keklik geldi, keklik gibi avlayacağız diyorlar. Ben bu gazeteleri yığdım. Maç günü gittim soyunma odasına. Açtım, arkadaşlar dedim, bakın gazeteler ne yazıyor? Rizespor'u keklik olarak adlandırıyorlar. Rize'de keklik olmaz Ankara ovasında olur, biz kekliği avlayıp Rize'ye döneceğiz. Haydi bakalım göreyim sizi diyerek çocukları adam akıllı ateşledim. İlk golü biz attık, ondan sonra berabere kaldık. Bindik otobüse otele gidiyoruz. Teknik rirektörümüz Sebahattin Erman askerki, 'Bomba Sebahattin' derlerdi. Askeriyenin kara kuvvetleri takımında oynardı. 'Ya Cevat hoca, bu nasıl takımdır?' dedi. Bu takım hep aynıdır, değişmez dedim. Hakikaten kendisinin bıraktığı takımdı. Profesyonel futbolcuya fazla teknik taktik veremezsin zaten. Maksat onu psikolojik yönden maça hazırlamak, heyecan vermektir. Yoksa genç çocuğa tabii nasıl topa vurulur, pas nasıl verilir bu öğretilir.

Rizespor'da ne kadar süre görev yaptınız?
Hasan ve Muharrem Vezir kardeşleri, Mehmet Hacıömeroğlu'nu, Ergun Kolçak'ı, Mustafa Mataracı'yı ve daha bir çok ismi Rizespor'a kazandırdık.

Rizespor'un alt yapısına devamlı seçmelere giderdik. Çayspor'dan ayrıldığım dönemde Rizespor'da alt yapı diye bir şey yoktu. Belki futbolcular gençti ama bir yerde dejenere olmuşlardı. Gözümüze gelen sporcuyu aldık. Çayspor'dan da futbolcu aldım . Hasan Vezir, onun kardeşi Muharrem, Mehmet, Ergun Kolçak, çoklarını aldım. İlk seçmeyi yaptığımız zaman biz çalışmaya başladık. O sene amatör takımı kurduk. Rizespor'un amatör takımı yoktu. Çocuklar hep ufak genç çocuklar. Mesela Mustafa Mataracı vardı.


Dayanışma ve sabır eşittir şampiyonluk. Rizespor'u ilk kez birinci lige taşıyan teknik direktör, takım kaptanı Cesarettin Alptekin ve Antröner Cevat Öztürk.

Kaleci Sinan'i ilginç bir şekilde keşfetmişsiniz. Nasıl oldu bu?

Yaşasın! Buldum aradığım kaleciyi.
Çok kaleci aradım. Bir türlü de bulamıyorum. Son bir şans diyerek kaleci adaylarını çalıştırırken ne kadar kişiyi denediysek de bir sonuç alamadık. Tam ümidi kesmek üzereyken baktım kalenin arkasında 15-16 yaşlarında bir çocuk duruyor. Dedim, sen kalecilik yapar mısın? Yaparım dedi. Geç bakalım kaleye dedim. Bir iki şut çektim. Farklı biri olduğunu anladım. Yaşasın! Buldum aradığım kaleciyi diye bağırdım. O çocuk Sinan Yenigün'dü. Hemen ona lisans çıkarttım. Sonra Rizespor'a ve Türk futboluna büyük faydaları oldu. Hasan Vezir'i Rizespor'un genç takımına aldım. Onu ilk gördüğümde, geleceğin milli futbolcusu olacak dedim. Hakikaten büyük başarılara imza attı. O dönemlerde işete yirmiye yakın futbolcu profesyonel oldu.

Rizespor 1. ligden, 2. lige düştüğü sene yönetim yine toplandı. Bana 'Rizespor'u amatörden oluştursak küme düşer miyiz? Diye sordular. En kötü ihtimalde altıncı ya da sekizinci oluruz, ama iyi organize olursak şampiyon da oluruz dedim. Takımı Cesarettin Alptekin çalıştırdı. Bütün futbolcular Rizeli idi. Bir de Trabzon'dan Turgut ve Erol'u kattılar. Her ikiside bizim kültürümüze uyuyor, bizim anlayışımızı taşıyordu zaten. Ha Trabzon, ha Rize çocuğu... Fark etmez. Rahmetli Mustafa Kosif de kaptanlık yaptı. Başkanı da Fehmi Ekşi idi. O sene şampiyon olduk. Mehmet sağ açık oynuyordu, Süleyman Kalafat, İsmail Barış vardı, Harun vardı solbekte, Mehmet Ali Karaca, Hasan, Hüsnü, Ergün Kolçak vardı. Kalede de Sinan. Hepsi bizim çocuklar, benim yetiştirdiğim değerlerdi.

O kadroda siz aktif görevde değilsiniz, fikrinizi mi alıyorlar?
Ben gene alt yapıya bakıyordum. En son 80 ihtilalinden sonra Rizespor küme düştü. O zaman da Yılmaz Telatar Başkan olmuştu. Beni yönetime aldılar, fakat Rizespor da el değiştirdi. Biz de Çayspor'a geçtik. İlk sene yöneticilik yaptım. Çayspor ikinci oldu. Çaykurspor'un umumi kaptanlığına getirildim. O sene İsmail Karali bizi çalıştırdı. İkinci sene (1982) Çaykur'dan emekli oldum. 1982-83 sezonunda ben çalıştırdım ve o sezon namağlup şampiyon olduk. Şampiyonluktan sonra ben bir dükkan açtım. Dondurma işine başladım. Futbolla ilgili kesmiştim, ama tekrar alt yapıya baktım. Turgut Yılmaz'ın zamanında yönetimde görev yaptım. 

 
Cevat Öztürk ve futbolcuları: Rizespor 1976-77 sezonu
Ayaktakiler : Cevat Öztürk, Hasan Fehmi, Ahmet, Nuraydin, Hüsnü, Yalçın, Rasim, Levent, Ali Rıza. Oturanlar : Musa, Yusuf, Sami, Ziya, Çoşkun, Burhan, Hüseyin


Genel bir değerlendirme yaparak Rizespor'un bugünkü heyecanı, yarını ne olur?
Heyecan olmayan yerde başarı olmaz. Hırs da olacak. Antrenör dediğin bir kere hırslı olmalı. Sende hırs olmazsa sporcuyu aşlayamazsın. Bir yandan da sen ne kadar hırslı olursan ol eğer futbolcuda maçı alma hırsı, arzusu yoksa maça yenik çıktın demektir. Koşacaksın, riske gireceksin ki başarı olacak. Yoksa ne kadar büyük topçu olsan koşmadıktan sonra neye yarar. Başta hırs gelir ama bu profesyonel ekiplere karşı. Bir de genç takımlara karşı biraz hırsa sokarsan, fazlası onları boğar. Futbolda o günden bugüne çok şey değişti. Benim Rizespor altyapısını aldığım zaman şeref tribününün altında soyunma odası değil kireçlik vardı, orada soyunurduk. Banyo bile edemezdik. Şimdi imkanlar arttı, yok yoktur. Şimdi Rizespor alt yapısında 4-5 tane antrenör vardır. Bugün Hasan'dan, Hakan'dan sonra yıldız gelmiyorsa sadece antrenörlerde kabahat bulmayalım. Gençlerde de artık eski heves yok. Ben yine de diyorum ki Rize'den topçu çıkar.

(Fotoğraf ve belgeler Fatih Sultan KAR ve Cevat ÖZTÜRK koleksiyonundan derlenmiştir...)

Yorumlar (0)
banner173
Günün Anketi Tümü
Çayeli Belediyesi'nin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
24°
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Namaz Vakti 24 Haziran 2021
İmsak 02:39
Güneş 04:40
Öğle 12:25
İkindi 16:25
Akşam 20:01
Yatsı 21:52