31.05.2020, 22:59 180

Pandeminin gölgesinde çay hasadı

Bugün 1 Haziran 2020. Koronavirüs sürecinde artık yeni bir aşamaya geçildi. Salgını kontrol altına alan devletimiz, sosyal yaşamı etkileyecek birçok düzenlemeye gitti. Yeni normalimiz resmen başladı. Artık normal hayatımıza dönmeye başlıyoruz. Maskelerimizle, sosyal mesafe kurallarına uyarak hijyene dikkat ederek hayatımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Yeni normal tüm Türkiye'de 1 Haziran tarihinde başlamış olsa da bizim yeni normalimiz biraz daha erken başladı. Komşularımızın, ata yadigarı çaylarını toplamak için şehir dışından gelmeye başlamasıyla Rizemiz hareketlenmeye başladı. Tabi bu geliş önceki senelerdekinden biraz daha farklı oldu. E-devlet üzerinden alınan özel izinler. Kısa bir süre içerisinde yapılan testler. Bu yıla has koyulan kurallar...

Kısacası "Pandeminin gölgesinde çay hasadı" hepimiz için oldukça farklı bir tecrübe oluyor. Müsadenizle bu noktada birkaç konuya değinmek istiyorum. Birebir yaşadığım olaylar olduğu için birkaç kelam etmek isterim. Yılın 12 ayı Rize'de ikamet eden hemşerilerimizin, yazın memlekete gelen komşularına yaptığı virüslü muamelesi nahoş bir görüntü oluşturdu. (Herkese aynı muameleyi yapan ve önlem alma noktasında titiz davranan komşularımı tenzih ederim.) Oysa virüs herkeste olabilirdi. Rize'de yaşayan bizler de farklı kişilerden virüs kapmış olabilirdik.. Tabi bir de madalyonun öteki yüzü var. İstanbul ve diğer şehirlerden gelen hemşerilerimizin de söz verdikleri tutmaması kişisel karantina sürecini doldurmadan çay satım yerlerine gitmeleri doğru olmadı. Nihayetinde sorsanız "Ben de virüs falan yok. Temizim ben." diyecek olan 23 kişide virüs tespit edildi ve tedavilerine başlandı. Şükür ki korkulan olmadı ve pozitif vakaların filyasyon takibinde olumsuz bir durumla karşılaşılmadı. Bir pozitif vaka çıkınca yakın temas halınde olduğu 10-15 kişiye daha test yapılıyor. Allah göstermesin bu pozitif vakalar virüsü bulaştırsa Rizemiz şuan 200-300 aktif vakaya sahip olacaktı ve ülke gündemine oturacaktı. Sadece bu bile aslında kuralların bizim sağlığımız için koyulduğunu ve mutlaka uyulması gerektiğini bize gösteriyor. Bu yüzden lütfen başta Çaykur'umuzun belirlemiş olduğu kurallara daha sonra İl Hifzısıhha Kurulunun koymuş olduğu kurallara uyalım. Alımyerlerine maskesiz gitmeyelim. Sosyal mesafeye dikkat edelim. Bu zor günlerden beraberce, dayanışarak kurtulalım..

Çayla alakalı bir konu daha var. Aslında yıllardır konuşulan ve öyle gözüküyor ki konuşulmaya da davam edilecek olan kontenjan ve kota meselesi.. Kısaca hatırlamak gerekirse; Kota: Çaykur'un sezon başında belirlediği, üreticinin dekar başına satabileceği maksimum çay miktadırır. Çaykur bu sezon 1. yaş çay sezonu için kotayı dekar başına 600 kg olarak belirlemiş ve rekor kırmıştı. Çaykur kotayı sezonluk olarak açıklar ve müstahsiline kotası kadar çayını alacağını taahhüt eder.  Kontenjan ise, müstahsillerin dekar başına satabileceği günlük yaş çay miktarıdır. Çaykur kontenjanı sürekli yenileyerek ihtiyacı kadar çayı üreticiden almayı hedefler. Yani kontenjanı yoğunluk belirler. Çaykur fabrikaları kapasitesi kadar çay almak zorundadır çünkü kapasitesinin üstüne çıktığı durumda çay daha işlenemeden yanar, yani kullanılamaz hale gelir. Bu da milli servetimizin heba olmasına göz bebeğimiz Çaykur'umuzun zarar etmesi anlamına gelir. O yüzden Çaykur kontenjanını iyi ayarlamak durumundadir. Örneğin Çaykur'un 10bin ton yaş çay işleme kapasitesinin olduğunu düşünelim. Çaykur'un kontenjanı kaldırması durumunda günde 20bin ton çay satılır. Peki bu fazla çay ne olacak? Denize mi dökülecek? Bu hususta medyanın, stkların ve siyasetçilerin de sorumlu davranması gerekiyor. Kamuoyunun çoğunluğu kaldırılmasını isteyebilir. Ama pratikte bunun karşılığı yok maalesef.. Yıllardır tekrarları oynayan diziler gibi hep aynı söylemlere şahit oluyoruz. Kontenjanın kaldırılmasının mümkün olmadığı aşikar. İnsanlara hayat satmanın, olmayacak duala amin demenin bir anlamı yok.

Önceki yıllarda özel çay fabrikasında çalışmış halen Çaykur'da vatandaşlara hizmet etmeye çalışan aynı zamanda da cüzdan sahibi bir müstahsil olarak olaya tarafsız gözle bakıyorum ve Çaykur'un haksız yere fazlaca eleştirildiğini düşünüyorum.  Olay tamamen biz müstahsillerde bitiyor. Bizler Çaya kurtulunması gereken bir yük değilde ekmek kapısı olarak bakarsak. Hayatın bir parçası olarak görüp hızla bitirmeye çalışmazsak. Kontenjan sorunu da yaşamayız, yevmiye ücretlerini de tırmandırtmayız, özel sektörün insafına da kalmayız. Özel sektör demişken kısaca bu konuya da değinmek isterim. Özel sektörün fiyat politikası tamamen arz talep dengesiyle belirlenir. Özel sektör fabrikaları çayın bol olduğu günlerde fiyatı düşürür, çay bulamadığı zaman ise Çaykur fiyatının da üstüne çıkarak yaş çay bulmaya çalışır. Bu da onun günlük yaş çay işleme kapasitesi ve yıllık kuru çay satış hedefiyle alakalıdır. Özel sektör fiyatını açıklar çayını oraya satıp satmamak müstahsile kalmıştır. Eğer özel sektörün yüksek fiyatlara çıkması isteniyorsa çayımızı hemen bitirmeye çalışmayıp daha uzun zamana yaymalıyız. Böylece özel sektör de çay alabilmek için fiyatını yukarıya çeker.

Özetle iki durumda da kapı aynı yere çıkıyor. Bizim çayımızı hızlıca bitirmeye çalışmamız yine bizim aleyhimize sonuçlar doğuruyor...

Değerli çay müstahsili komşularım,
Çayımıza sahip çıkalım. Mümkün olduğunca kendimiz güncel satma hakkımız kadar toplayalım. Eğer mümkün değilse sadece kendimizi değil herkesi düşünelim ve ona göre bir çay hasadı stratejisi belirleyelim. Çay ve Çaykur bizimdir! Onu karalamak yerine nasıl daha iyi konuma getirebilirizi düşünelim. Rize'yi Rize yapan bu nimeti verene şükür, onu ülkemize ve bölgemize getirenlere de dua edelim.
Kalın sağlıcakla...

Yorumlar (0)
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
27°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 30 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
Namaz Vakti 07 Temmuz 2020
İmsak 02:48
Güneş 04:45
Öğle 12:28
İkindi 16:27
Akşam 20:00
Yatsı 21:49