Özçelik, çay tarımında yaşanan sorunlara dikkat çekerek, ikinci sürgün döneminde uygulanan kota nedeniyle çay fiyatlarının "serbest piyasa" bahanesiyle 17-18 TL'ye kadar düşmesinin üreticiyi mağdur ettiğini belirtti. Vadeli alımlarda ise ödemelerin 2026 Mart ayına bırakılmasının vicdansız ve gayri ahlaki bir sistemi ortaya koyduğunu söyledi.

“Hükümet üreticiyi tefecinin eline bırakıyor”
Açıklamasında, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını vurgulayan Özçelik, “Bu fiyatları verenler; adil olmayan, haksız kazanç sağlayan, alın terini çalmaktan çekinmeyen kimselerdir. Yıllardır hakları kanunlarla güvence altına alınmayan, emeği çalınan üretici kaybeden taraf olurken, kazanan bir takım lobi çevreleri olmuştur,” dedi.

“Çaykur rekabet gücünü kaybediyor”
Düşük alım fiyatları nedeniyle Çaykur'un özel sektörle rekabet edemez hale geldiğini ifade eden Özçelik, kurumun elindeki çayı yeterince satamadığını tahmin ettiklerini dile getirdi.
“Üreticinin sesi olacağız”
Her yıl aynı sorunlarla karşı karşıya kalan üreticinin çözüm beklediğini vurgulayan Özçelik, “Büyük Birlik Partisi olarak üreticimizin yanında yer almaya, taşın altına elimizi koymaya hazırız. Gelin, bu düzenlemeleri bütün sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini alarak birlikte oluşturalım,” çağrısında bulundu.



