08.07.2009, 13:08 3319

Neyi Kaybettik? Neyin Eksikliğini Hissediyoruz?

Zamanı  vahyin ilk geldiği noktada durduralım. Peygamberimize vahiy gelmiş, Allah insanlara son sözünü söylemiş ve uygulamaların en muhteşemi Asr-i Saadet boyunca hayata geçmiş…Bizim hikayemiz de o günden sonra başlasın,1400 kusur yıllık birikimleri göz ardı ederek,söylenenlere kulak asmadan, ,bugünü, dünün penceresinden bakmadan hayat  sürdürdüğümüzü varsayalım!...

 

İddialı  bir giriş oldu farkındayım! İsterseniz meramımı biraz daha açarak ifade edeyim…Bugün insanların her yanlışına dayanak aradıkları koca bir tarihi hakikatleri unutalım diyorum. Sadece ve sadece unutmayacağımız veya referans alacağımız tarih kesiti Asr-i Saadet olsun…

 

Hayır gene meramını ifade edemedin diyorsanız…ben diyorum ki; ey siyaset yapanlar, yazarlar, çizerler, evliler ,bekarlar, babalar, analar, köylüler, şehirliler, laikler, dinciler, dinsizler nihayetinde, ey insanoğlu ,özelde de bu ülkenin insanı!...

 

Bütün dikkatimiz ve ölçümüzü Asr-i Saadete odaklayarak hayatımızı idame ettirmenin yollarını arıyoruz…

 

Bu yazıyı bana yazdıran gerçeğimi mi de söyleyeyim yeri gelmişken. Mübarek üç ayları idrak ediyoruz. İnsan olma erdemlerinin tavan yapması gereken bu özel günlerde ki,sıradanlıklar kanıma dokunuyor ve içimde ki burukluğu sizlerle paylaşmak için böyle bir yazı denemesine gerek duydum…

 

Mezhep yok,tarikat yok,cemaat yok,parti yok,vahşi kapitalizmi yok, velhasıl bugün üzerine kafa yorduğumuz ve kavga sebebi olan hiçbir beşeri düşüncelerimiz yok! Biliyoruz ki,yukarda saydığım ve saymadığım bütün bu örnekler insanları fırkalara bölen ve onların karakterlerini tasvir eden gerçeklerdir…

 

Ne demiştik? Hepimiz vahye direk muhatabız! Üstelik,en güzel nimetler elimizin altında. Yolculuğumuz en gelişmiş vasıtalarla yapılıyor. Elektriğimiz,suyumuz,yiyeceğimiz,içeceğimiz,giyeceğimiz her ne aklımıza gelirse gelsin yanı başımızda, insanların hizmetinde…Vahye direk muhatap olan ve bu kadar nimetle donatılan insanımıza,daha doğrusu kendimize bakalım ,muhasebemizi yapalım…

 

İnsanın bu dünyada ki gayesi,yaşamaya değer hayat bulmak ve bunun etrafında oluşan güzellikleri bir başkasıyla paylaşabilmek değil mi? Dünyanın Ahretin tarlası olduğuna iman eden vahye muhatap insan bu hakikatin neresin de?

Bunca nimetin içinde,tabiri caizse,yüzen insan…doymak bilmeyen iştahı,şüphe ve güvensizliği, nefis muhasebesinden yoksunluğu,riyakar ilişkileri,makam ve mevki ye olan düşkünlüğü,merhametsizliği, zarafetten uzak kabalığı…daha nesi ve nesi!...

 

Etrafımızda olup bitenleri anlamlandırmadan yoksun,nerde akşam orda sabah ,mantığına yenilmiş insanın yanında, ideal olanı ifade ederek cemiyete çeki-düzen vermeye çalışan kaba softadan,ilericilik bayrağını elinden düşürmeyen bir sürü  insanın at oynattığı bu ülkede,her gün onlarca hatta yüzlerce, insanın yüreğini yaralayan olaylar yaşanmakta…bu mudur vahye iman etmiş insanın durumu,sorarım size?

 

Evet zamanı durduralım ve vahye direk muhatap olduğumuz gerçeğinden hareket ederek bugün ki cemiyete ayna tutalım istedik…

 

Sizi fazla zorlamak istemiyorum doğrusu! Bilmiyorum meramımı ifade edebildim mi?! Zaten vahiy 1400 sene önce gelmiş ve en güzel şekilde yaşanmış. Ben bir hayal kurmak istedim sadece! Vahye göre hayatımızı dizayn etmemiz, bize ve ülkemize hatta dünyaya nasıl bir güzellik getirecek diye…

Sözümü ve iddiamı geri alıyorum! Reel gerçekler var ve bu gerçeklerden kaçamayız elbette!  Onun için,vahiyle hakiki anlamda  muhatap olan her bir insana  şükran duygularımı ifade ediyorum.

Vahye muhatap gibi görünen ama her türlü kirliliğin de baş aktörü olanlara da “sizi kim kurtaracak” sorusunu soruyorum!

 

Zamanı 21. asra getiriyor, reel gerçekler diye yutturulmaya ,unutulmaya çalışılan hakikatlerimize sahip çıkabilme şuuru ve ferasetimiz olsun istiyorum…

 

Halbu ki; vahye direk muhatap olduğunu ifade etmeye çalıştığım bugün bu ülkede yaşayan insanımız,bir Velinin ; “Siz onları görseydiniz deli derdiniz,onlar da sizi görselerdi Müslüman kabul etmezlerdi” diye ifade ettiği Sahabeyi örnek almak yerine, 1400 kusur yıldır,özellikle son birkaç asırdır, izmlerin, partilerin ve ya kişilerin peşine düşerek, hem bu dünyalarını hem de ahretlerinin istikametini çıkmaz sokaklara götürmektedir!...

 

Yazıma ,Vahye ,zaman ve mekan gözetmeksizin direk muhatap olduğumuz gerçeğini bir kez daha  hatırlatarak ve yeniden dirilişimizin,  insan olma erdemlerimizin nasıl olacağı noktasında ki, şu soruları sorarak bitiriyorum…ve elbette cevaplarınızı beklerim de!...

 

Neyi kaybettik?

Neyin eksikliğini hissediyoruz?

Kaybettiklerimizi yerine koymak için çırpınışlarımız var mı?

 

Görüşmek üzere,Allaha emanet olun….

 

 

 

Yorumlar (8)
talip 11 yıl önce
çok şeyimizi kaybettik üstelik arama telaşımız ve duyarlılığımız da yok.hangi birisini sayalım ki,sadece ülkemizde değil dünya genelınde ınsanlık yerlerde sürünüyor,işte çinin soydaşlarımıza yaptıkları dünyanın gözü önünde cereyan edıyor ses seda yok!
hüseyin yılmaz 11 yıl önce
Bunca nimetin içinde,tabiri caizse,yüzen insan…doymak bilmeyen iştahı,şüphe ve güvensizliği, nefis muhasebesinden yoksunluğu,riyakar ilişkileri,makam ve mevki ye olan düşkünlüğü,merhametsizliği, zarafetten uzak kabalığı…daha nesi ve nesi!...Bu tespitler günümüz insanı için bunun tam tersi sahabe için ve hasan isimli yazan arkadaş,kuranda sahabı nasıl anlatılmış bir zahmet incelerseniz sayın yazara hak vereceksınız.zaten zamanı 1400 önceye götürmesındekı espırıde bu zannedersem.



büşra 11 yıl önce
Abdurrahman bey,
Çok güzel noktalara değinmişsiniz, insanı kendini sorgulamaya yöndiriyorsunuz teşekkürler...
Benimde belirtmek istediğim bir iki ufak nokta var: Asrı saadette müşrikler bile üç aylara saygılıydı bilirsiniz, ne zaman üç aylar girse geleneklerine göre Haram aylar olan bu döneme hürmeten, maddi manevi şiddeti bırakırlardı ve herkes nefes alırdı ama artık günümüzün ne yazıkki müslümanları bile bu zihniyetten uzak, hagi durumda olduğumuz malum...
Diğer yönden, bakılması gereken noktanın bireysel olması gerektiğini düşünüyorum çünkü cemiyetleri fertler oluşturur,islami bakış açımızı uygulamalrımızı iyi bir sorgudan geçrirsek belirttiğiniz izim, cizim, ist mistlere takılmaz ve öz benliğimizle yüzleşirsek hatalarımızı düzletme şansımız olur diyorum...
Birde bizler hep sorun noktasında takılıyoruz gibime gelir hep ama aslında mesele bu değil, sorunun zaten farkındayız ve çözüm noktasında hareket etmeliyiz...
Yani, Kuranda gerçek anlamda müslüman olmayanların ibadetlerinin şekilsel olduğu özsel olmadığı öncelikle özü halletmemmiz gerketiği vurgulanır ( tutukları oruçlarında açıkları yanarına kar kalır, namazlarında eğilip kalkmaları...) gibi ifadeli ayetlerle bunu anlıyoruz; yani hep özü düzeltmekle mümkün, buda bireyin iç dengesini, öz islam kültürünü algılamasını ve bunun üzerine yaşamını bina etmesini ima eder hep...
eğer toplum ve diğerlerini hep vurgularsak( oda önemli ama öncelikli değil)önceliğimizi toplumsal sorunlarla boğar kendimizden uzaklaşırız...
Önce öz, iç namaz kılmak, iç oruç tutumak, iç terbiye edecilecek ki sonra içsel sağlıklı bilince kavuşmuş bireyler bunu dışına yansıtsın ve sağlıklı toplum olalım...
ben özet geçmeye çalıştım bu konu uzar, her zaman savunduğum ve kendimdede uygulamya çalıştığım bir sistemdir...
Sözün özü: kalbi, aklı, egosu islama içsel olarak teslim olmayan insanların şekilse veya dışsal herhangibir şekilde islam'a katkısı olacağını ve bu toplumun düzeleceğine inanmıyorum.
Çok basit bir örnek vereyim, malı mülkü olsun veya olmasın günümüzde ben müslümanım diyen çoğu erkek bayanları kendi tekellerinde görerek evli bile olsa utanmadan çok rahat bir bayanı islam adına rahatlıkla ikinci eş altında metres tutma çabasına girmektedir ve reddeildiğinde de, mertçe değilde gene saygısızca hatasını ortmek için çamur at iz kalsın tavrını uygulamaktadır bir bayana karşı...
peki hani peygamberimizin 'Allah dört taneye izin vermiştir ama sizin için birtanesi hayırlıdır' sözü, yani şimdi. Adam beş vakit amaz kılmaz, oruç tutmaz, kendi eşini, kızını gözü gibi korur, yapacak onca güzel şey varken nasıl bir başka anne babanın evladına bu tarz bir mumamelyi uygun görürde ben müslümanım ve ümmettenim der... Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu...
onun için önce özde müslüman, sonra topluma yansıtmalı, bireysel iç gelişimin ve kuran sünnet tutarlılığının hayatımızda olmadığı noktada kendimize ve çevremize bu ve benzeri örneklerle zarar veriyoruz...
Umarım yazzılarınızdan birileri ibret alır ve sizi doğru anlayıp içsel sorgusunu sağlam yapar...
KEMAL KARAKULAK 11 yıl önce
Arapça 'asr' (devir, zaman, çağ) ve 'saadet' (mutluluk, bahtiyarlık) kelimelerinden meydana gelen 'asr-ı saadet' terimi; 'mutluluk dönemi, insanların en bahtiyar oldukları çağ' manasını taşımaktadır.

Asr-ı saadet tabiri, insanlık için hidayet kaynağı olan Kur'an-ı Kerim'in nazil olduğu, bütün insanlığa rahmet ve örnek olarak gönderilen Hz. Peygamber'in yaşadığı, ashabını eğitip yetiştirdiği, İslamiyet'in tebliğ edildiği ve tam anlamıyla uygulandığı zaman dilimini ifade etmektedir.

Müslümanlar, bu devri en ideal zaman olarak kabul ederek, özlem duyup saygıyla anmaktadırlar. Nitekim Hz. Peygamber (sav) Efendimiz de bir hadislerinde: 'insanların en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır.' buyurmuştur.

be devirde yaşayanalrın en belirgin özellikleri:Kuvvetli imana sahip olmaları
Allah ve Resulüne olan bağlılık ve güvenlerinin tam olması
Yaptıkları işlerde birinci gayelerinin Allah rızası olması
Dünya mal ve mülküne fazla önem vermeyip dünyaya ihtirasla sarılmamaları.Birbirlerini çok sevmeleri, iyilik ve güzellikler hususunda mümin kardeşlerini kendi nefislerine tercih etmeleri.Kanaatkâr oluşları.Cömert olmaları.Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına harfiyen uymaları.Dini konulara önem verme ve doğru bilgi sahibi olma, bildiklerini hayatlarında uygulamaları.neyi kaybettik neyin eksikliğini hissediyoruz sorusunun cevabını buradan çok iyi anlayacağımız gerçektir. bu konular tamamen dini konular olup öyle kafadan salma yorum yapmak doğru değildir o bakımdan önce asrı saadetin ne olduğunu bilmemiz lazım diye düşündüm ve bunu aynen yazdım. diğer arkadaşlarımında dikkatlerine sunmak istedim. kalın sağlıcakla...


hasan kurt 11 yıl önce
yazar soruyor;neyi kaybettik?neyin eksıklığını hıssediyoruz?
bu sorulara cevap aramalıyız.yoksa yazı üzerine yapılacak her yorum hava da kalmaya mahkumdur.bu yazıyı okuyan her bir okuyucu,eğer kendi hayatındaki kaybettıklerını bulursa,neyin eksikliğini hissettiğimiz doğal olarak ortaya çıkacaktır.bir de gelişigüzel sahabı ve onun dönemini değerlendırmek hoş olmasa derek.kemal karakulak bey güzel ifade etmış o dönemi ve sahabeyı.
hasan yalçın 11 yıl önce
Neyi kaybettik:İNSANLIĞIMIZI
Neyin eksikliğini hissediyoruz.GERÇEK ÜMMET OLAMAMA EKSİKLİĞİNİ

Bırakalım Reel Gerçekleri 21. Yüzyıl yaşantısı safsatasını İnsanı insan yapan erdemlerimizi yitirdik.İnsan her gün etrafın da gördüğü davranışlar karşısın da ikilem için de kalıyor.Dün kötü olan,bugün iyi anılabiliyor.Şuursuz birtopluma doğru yönlendiriliyoruz.
Tepkivereceğimiz yerde vermiyor.Vermemmeiz gereken yerde insanlıktan çıkıyoruz.
Erdemlerimizi birbirine karıştırdılar.
Vahye muhatap olan insanı değerlerimizi bulma noktasında tevekkül eksikliğimiz olduğunu hissetmekteyim.Bu da peygamber sünnetin den ve ALLAH(C.C)a yakınlaşmakla olmakta olduğunu belirtmek isterim.
Ayrıca Akın Kardeşime de bu konuları tekrar düşündürdüğüiçin de teşekkür ederim
Osman AYGUN 11 yıl önce
Yazının ve yapılan yorumlar bizlerı bır çok knuda aydınlattı.Bizler neyımızı kaybettık sorusunu kendi kendimize soraçak olursak iyi bir KUL olamadık neticesindede her şeyimizi kaybettık.Kainatı onun yuzu suyu hürmetine yarattığı Güzeller güzelinin ümmeti olmayı kaybettık.Bizler insanların kul'u,paranın esiri ve zevk ve sevanın tutsağı olduk.Velhasılı sonunda bu durumlara düştük.
Çıkış noktamızda burda yatıyor,mübarek üç ayları fırsat bılerek yeniden başlaya bılırız.Asrı saadette insanlar ferc ferc müslüman oluyorlardı.Ya bizleri görenler müslüman olmayı bırakın,kendi dinlerine dahada çok sarılıyorlar.Acı amma gerçek budur.İslam'ı lafla değilde,hal ile yaşarsak yenıden asrı saadet yıllarına döne bliriz.Bugünleri fırsata çevirmek için daha ne beklıyoruz....
Naci 11 yıl önce
Sevgili kardeşim bütün insanlık bir şekilde cemaat olma özelliği arz etmektedir. Özellikle İslam âlemi şayet cemaatçi yönlerinden kurtulup ümmet olma bilincini gerçekten arzu ederse, ya da en azından o uğruda çaba sarf eder ise inancım odur ki asrısaadetin efendimiz haricideki kısmını bizler dünyada yaşayabiliriz.
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
24°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Fenerbahçe 31 50
6. Beşiktaş 30 50
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Denizlispor 31 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 34 50
8. Tottenham 33 48
9. Sheffield United 33 48
10. Burnley 33 46
11. Everton 33 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 34 31
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 34 60
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Valencia 35 50
9. Athletic Bilbao 34 48
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 35 39
14. Real Betis 34 38
15. Celta de Vigo 35 36
16. Deportivo Alaves 34 35
17. Eibar 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
Namaz Vakti 09 Temmuz 2020
İmsak 02:51
Güneş 04:47
Öğle 12:28
İkindi 16:27
Akşam 19:59
Yatsı 21:47