08.07.2013, 18:20 3127

Neyi Kaybettik?

Son yıllarda Millet olarak yaşadıklarımızdan başımız döndü. Sanki iki arada bir derede kalmış gibi hissediyoruz kendimizi… Zaman zaman olup bitenlerden ürperiyoruz. Sadece ülkemizde yaşadıklarımız değil, çevremiz de ateş topu!…

Bütün bu olup bitenleri bir an unutmaya çalışalım istiyorum…

Zamanı  vahyin ilk geldiği noktada durduralım… Peygamberimize vahiy gelmiş, Allah insanlara son sözünü söylemiş ve uygulamaların en muhteşemi Asrı Saadet  hayata geçmiş olsun!...

Bizim hikayemiz de o günden sonra başlasın…

1400 kusur yıllık birikimleri göz ardı ederek, söylenenlere kulak asmadan, bugünü, dünün penceresinden bakmadan hayat sürdürdüğümüzü varsayalım!...

İddialı  bir giriş oldu farkındayım!

İsterseniz meramımı biraz daha açarak ifade edeyim… Bugün insanların her yanlışına dayanak aradıkları koca bir tarihi hakikatleri unutalım diyorum. Sadece ve sadece unutmayacağımız ve referans alacağımız tarih kesiti Asrı Saadet olsun…

Hayır, yine meramını ifade edemedin diyorsanız…

Ben diyorum ki, ey siyaset yapanlar! Yazarlar-çizerler,evliler-bekarlar,babalar-analar,köylüler-şehirliler,laikler-dinciler-dinsizler,nihayetin de, ey insan insanoğlu ve özelde bu ülkenin insanları!

Bütün dikkatimiz ve ölçümüzü Asrı Saadete odaklayarak hayatımızı idame ettirmenin yollarını arıyoruz…

Bu yazıyı bana yazdıran gerçeğimi mi de söyleyeyim yeri gelmişken. Mübarek üç ayları idrak ediyoruz. Ve önümüz Ramazan… İnsan olma erdemlerinin tavan yapması gereken bu özel günlerde ki, sıradanlıklar kanıma dokunuyor ve içimde ki burukluğu sizlerle paylaşmak için böyle bir yazı denemesine gerek duydum…

Mezhep yok, tarikat yok, cemaat yok, parti yok, vahşi kapitalizm yok, velhasıl bugün üzerine kafa yorduğumuz ve kavga sebebi olan hiçbir beşeri düşüncelerimiz yok! Biliyoruz ki, yukarda saydığım ve saymadığım bütün bu örnekler insanları fırkalara bölen ve onların karakterlerini tasvir eden gerçeklerdir…

Ne demiştik? Hepimiz vahye direk muhatabız!

Üstelik, en güzel nimetler elimizin altında...Yolculuğumuz en gelişmiş vasıtalarla yapılıyor.Elektriğimiz,suyumuz,yiyeceğimiz,içeceğimiz,giyeceğimiz her ne aklımıza gelirse gelsin yanı başımızda, her nimet insanların hizmetinde…Vahye direk muhatap olan ve bu kadar nimetle donatılan insanımıza, daha doğrusu kendimize bakalım ,muhasebemizi öyle yapalım…

İnsanın bu dünyada ki gayesi, yaşamaya değer hayat bulmak ve bunun etrafında oluşan güzellikleri bir başkasıyla paylaşabilmek değil mi? Dünyanın Ahiretin tarlası olduğuna iman eden vahye muhatap insan bu hakikatin neresin de?

Bunca nimetin içinde tabiri caizse yüzen insan…Doymak bilmeyen iştahı, şüphe ve güvensizliği, nefis muhasebesinden yoksunluğu, riyakar ilişkileri, makam ve mevkie olan düşkünlüğü, merhametsizliği, zarafetten uzak kabalığı…daha nesi ve nesi!...

Etrafımızda olup bitenleri anlamlandırmadan yoksun, nerde akşam orda sabah mantığına yenilmiş insanın yanında, ideal olanı ifade ederek cemiyete çeki-düzen vermeye çalışan kaba softadan, ilericilik bayrağını elinden düşürmeyen bir sürü  insanın at oynattığı bu ülkede her gün onlarca hatta yüzlerce, insanın yüreğini yaralayan olaylar yaşanmakta… Bu mudur vahye iman etmiş insanın-cemiyetin durumu, sorarım size?

Evet zamanı durduralım ve vahye direk muhatap olduğumuz gerçeğinden hareket ederek bugün ki cemiyete ayna tutalım istedik!…

Sizi fazla zorlamak istemiyorum doğrusu! Bilmiyorum meramımı ifade edebildim mi?! Zaten vahiy 1400 sene önce gelmiş ve en güzel şekilde yaşanmış. Ben bir hayal kurmak istedim sadece! Vahye göre hayatımızı dizayn etmemiz bize ve ülkemize hatta dünyaya nasıl bir güzellik getirecek diye…

Sözümü ve iddiamı geri alıyorum! Reel gerçekler var ve bu gerçeklerden kaçamayız elbette!  Onun için, vahiyle hakiki anlamda muhatap olan her bir insana  şükran duygularımı ifade ediyorum.

Vahye muhatap gibi görünen ama her türlü kirliliğin de baş aktörü olanlara da “sizi kim kurtaracak” sorusunu sormak istiyorum!

Zamanı 21. asra getiriyor, reel gerçekler diye yutturulmaya-unutulmaya çalışılan hakikatlerimize sahip çıkabilme şuuru ve ferasetimiz olsun istiyorum…

Halbu ki; vahye direk muhatap olduğunu ifade etmeye çalıştığım bugün bu ülkede yaşayan insanımız, bir Velinin ; “Siz onları görseydiniz deli derdiniz, onlar da sizi görselerdi Müslüman kabul etmezlerdi” diye ifade ettiği Sahabeyi örnek almak yerine,1400 kusur yıldır, özellikle son birkaç asırdır, izmlerin, partilerin ve ya kişilerin peşine düşerek, hem bu dünyalarını hem de ahiretlerinin istikametini çıkmaz sokaklara götürmektedir!...Yazıma ,vahye ,zaman ve mekan gözetmeksizin direk muhatap olduğumuz gerçeğini bir kez daha  hatırlatarak ve yeniden dirilişimizin,  insan olma erdemlerimizin nasıl olacağı noktasında ki, şu soruları sorarak bitiriyorum…Ve elbette cevaplarınızı beklerim de!...

Neyi kaybettik?

Neyin eksikliğini hissediyoruz?

Kaybettiklerimizi yerine koymak için çırpınışlarımız var mı?

Tüm dost ve okuyucularımın Ramazan’ını kutluyorum… Ramazan’ı manevi fırsata çevirebilmemiz temennisiyle…

Görüşmek üzere, Allaha emanet olun…


Yorumlar (6)
Salih 7 yıl önce
Ramazan imdadımıza yetişti,kaybettiklerimizi yerine koymak için çok güzel bir fırsat.
Ahmet Yılmaz 7 yıl önce
Her türlü kötülüğün baş aktörü olan insan nelerini kaybetmedi ki,nasıl kazanacak,kazanacağız iyilikleri geriye işte ramazan bir fırsat bence de.
Hasan Aygün 7 yıl önce
Çok güzel olmuş, kalemine sağlık değerli abicim.
Ahmet Çakmak 7 yıl önce
Varlık içerisinde yokluğu biçareliği yaşamak bu olsa gerek.1400 yıllık tarıhımıze baktıgımızda ecdadımız yoklukta herşeye daha çok değer katan herşeyi daha çok anlamlandıran bir hayat yaşamışlar.varlık insaoğlunda' benliği' ön pilana çıkardıgından bu özelliklerimizi toplum olarak kaybettik..
Osman Aygün 7 yıl önce
Boyle guzel yazi yazdigin icin, bizleri asri saated ikliminde dolastirdigin icin Rabbim senden razi olsun sevgili abim. ..
F.Bilgin 7 yıl önce
Abicim yazin herseyi anlatiyot.Gönlüne ellerine saglik..Aslında bir cok sey var yazmak istedigim, Sen cok seyi ifade ettigin gibi insallah hersey iyi olur. Her sey gonlunce olsun.
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
26°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 31 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 34 92
2. Man City 34 69
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 34 52
7. Sheffield United 34 51
8. Arsenal 34 50
9. Tottenham 34 49
10. Burnley 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 34 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 34 36
16. West Ham 34 31
17. Watford 34 31
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 35 76
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Valencia 35 50
9. Athletic Bilbao 35 48
10. Granada 34 47
11. Osasuna 35 45
12. Levante 35 43
13. Real Betis 35 41
14. Real Valladolid 35 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 35 36
17. Deportivo Alaves 34 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24
Namaz Vakti 10 Temmuz 2020
İmsak 02:52
Güneş 04:48
Öğle 12:28
İkindi 16:27
Akşam 19:59
Yatsı 21:46