09.06.2020, 00:02 580

Malum mevzu

Çok uzun bir aradan sonra okuyucumla buluşmanın mutluluğu içerisindeyim. Görüşmediğimiz bu zaman aralığında umarım paslanmamışızdır. Okumaya, gelişmeye sakın ha ara vermeyelim olur mu?

Sevgili okur, Dünya’nın bir ucundan diğer ucuna etkileşim içerisindeyiz. Artık bize kilometrelerce mesafe uzaklıktaki herhangi bir ülkede çıkan icadın, yeniliğin ya da teknolojinin ülkemize gelmesi için 30-40 yıl beklememize gerek yok.1  Protestolardan, darbe girişimlerinden, siyasilerin tutumlarından, yapılan anlaşmalardan, çekilen belgesel, dizi ve filmlerden, Dünya’ya mal olmuş yıldızlarının çarpıcı yaşantılarından dahi haftalar sonra haberimizin olduğu, belki de olmadığı, yıllar çok eskide kaldı.  Televizyonun hayatımıza girmesiyle birlikte gözümüzle göremediğimiz çok büyük bir dünyanın olduğunu keşfettik. Yıllar sonra bilgisayar ve internet de hayatımıza girdi. Böylelikle anladık ki aslında televizyon sayesinde keşfettiğimiz dünya internet sayesinde keşfettiğimiz dünyanın yanında toplu iğne başı kadar kalıyor. Çünkü tüm insanlık olarak bizler internet sayesinde dünyadaki gelişmelere bir tık uzaklıktayız. Yani diyebiliriz ki dünya genelindeki tüm bilgiler küresel bir dolaşımda ve biz buna sosyal medya diyoruz.

Gelin bu dolaşıma elle tutulur bir açıdan da bakalım. Turizmde çalışanlar ve seyyahlar, küresel şirket çalışanları, seminer veren bilim insanları, diyar diyar gezen gurmeler, barış kuvvetleri, teröristler, kaçakçılar, mülteciler, sığınmacılar, vatansızlar ve saire derken havada, karada ve denizde sürekli bir dolaşımın olduğunu görmekteyiz. Bu dolaşım insanların yolculuğuyla sınırlı da kalmıyor. Bu kişiler yurtiçi ya da yurtdışı fark etmeksizin gittikleri yere maddi gelir sağlıyorlar. Zaman içerisinde dolaşım içindeki insanların beraberlerinde getirdikleri manevi yükler de yerleşik halkla tümleşik hale geliyor. Manevi yükler mesela bir giyim tarzı ya da bir gelenek olabiliyor. Bu güzel etkileşimlerin yanı sıra kötü etkileşimler da oluyor tabi ki. Mesela mültecilerin bazıları gittikleri yere huzursuzluk getirebiliyorlar hatta bazı adli olayların yaşanmasına sebep olabiliyorlar. Gezginler gittikleri yere kendi ülkelerindeki bir salgın hastalığı taşıyabiliyor ya da tam tersi şekilde ülkelerine yurtdışından salgın hastalık getirebiliyorlar. Bu son cümlede söylediklerimin size çok tanıdık geleceğinden emin olduğum için örnek vermek istemiyorum. Ondan malum hastalık diye bahsedeceğim.

Aylardır malum hastalığın pençesinde dünya. Ülkemize Avrupa’dan geldiği söylenen malum hastalık o gün bugündür yakamızı bırakmıyor. Her gün ölüm, her gün yas. Sayın Sağlık Bakanımızın ilk hastamı kaybettim derken sesinin titreyişini hatırlıyor musunuz? Ben hiç unutmadım…

Çok can kaybettik. En yakınımızın cenazesine gidemediğimiz günler oldu. Herkese kuşkuyla baktığımız ya da sevdiklerimize sarılamadığımız günler oldu. Ben yaklaşık dört aydır halama, ablama sarılamadım. İnanın onların iki üç adım mesafesinde durup gözünün içine bakmak ve sarılamamak dayanması çok güç bir tecrübe. Malum hastalığa yakalanmayıp da vefat eden vatandaşların cenazesi de erkenden, çabucak kaldırılıyor ki sosyal mesafe kuralına uymamak gibi bir durum söz konusu olmasın. Bu gibi durumlar bizim gibi sevgisini öperek, sarılarak, koklayarak gösteren; bir yakını üzüldüğünde yanında olmak isteyen hisli bir milleti fazlasıyla derinden sarstı.

Tıpkı evde kalmak zorunda olan insanlarımız gibi para kazanmak için hayatlarını riske atıp dışarı çıkmak zorunda olan insanlarımız oldu. Öğrencilerimiz için evden eğitim imkânı sağlanmasıyla öğrenciler, öğretmenler, okul hizmetlileri, servis görevlileri hayatlarını riske atamış oldu. Ancak eğitimlerinin büyük bir kısmı uygulamalı olan öğrenciler oldukça zorlandı.

Talep artacağı için maskelerin, kolonyaların ve saire fiyatını artıran onursuz esnafın kendisi gibi bencil olan ihtiyaca bakmadan market sepetine aynı üründen üçer beşer dolduran müşteriden bir farkı olmadığını gördük.

Maske bulamadığı için takamayanları anladık. Anladık da kolayca maske bulabilmeye başladıktan sonra insanların neden maske takmadığını anlayamadık. Her gün maske takmayan, yanlış takan hatta bilerek yanlış takan insanların videolarını haberlerde izledik. İnternete defalarca videolar düştü. Benim için en üzücü olanıysa mesafeli oturulan bir otobüste maske takmadığı için uyarılan bir kadının “Bak takmıyorum. Kimi çağırırsan çağır, takmıyorum” diyerek maskesini elinde sallamasıydı.

Hayatları pahasına canla başla çalışan sağlık çalışanlarımızın hakkını asla ödeyemeyiz. Şüphesiz ki ailelerini göremeden onca gün, onca hafta hastanede yatıp kalkan sağlık çalışanlarımız bu süreçte en fazla övgüyü hak edenlerden oldu. Sağlık çalışanlarına minnet borçluyuz!

Polislerin yükü bir nebze daha arttı. Polisler bu dönemde yasağa uymayan gençleri sokaktan topladı. Her ne kadar polise hasta olmasını isteyerek tüküren bir insan olmuşsa da güzel şeyler yaşamadık diyemeyiz. Polisler ihtiyaçlarını karşılayamayan yaşlıların eli ayağı oldu. Bazı zamanlarda da polislerin evde canı sıkılan vatandaşı eğlendirmek için dans ettiği neşeli dakikalar yaşadık. Polislere minnet borçluyuz!

Bu süreçte en çok yorulanlardan biri de annelerimiz oldu. Ev işlerinden yorulsalar da sokağa çıkıp enerjisini atamayan, sosyalleşemeyen çocukları için neler yapmadı ki annelerimiz. Annelerimize minnet borçluyuz!

Yurtiçinde bu dertten ve etkilerinden mağdur olan kim varsa devletimiz onlara yardım etti. Türkiye yurtiçiyle sınırlı kalmayıp yurtdışındaki vatandaşlarına da kol kanat gerdi. Nice nice devletlerin elinin tersiyle ittiği hastalar Türk doktorlarına emanet edildi.  Malum hastalık bahane edilerek işinden edilen insanlara devlet arka çıktı, yardım paketleri oluşturdu. Devletimize minnet borçluyuz!

Vefa Destek Grupları oluşturularak 65 yaş üstü insanlara maaşı ayağına kadar getirildi, tüm ihtiyaçları karşılandı. Askıda ekmek, çorba uygulamasını biliyorduk. Bunlara ek olarak askıda fatura ile tanıştık ve bu sayede binlerce insanın yüzü güldü. Bu fikirlerin sahiplerine minnet borçluyuz!

Kirasını ödeyemeyenlere ev sahiplerinin kolaylık sağladığını gördük. Gamze Özçelik’in kurduğu Umuda Koşanlar Derneği’nin, Haluk Levent’in kurduğu AHBAP’ın, adlarını saysak bitmeyecek nice ünlü isimlerin neler başardığına ve isimsiz kahramanlara şahit olduk. Bu kahramanlara minnet borçluyuz!

Bu süreçte kitap okuma oranı hakkında net bir bilgi verilemese de kitap sipariş oranlarında %50 artış olmuş. Okuyanlara, gelişen ve geliştirenlere minnet borçluyuz!

23 Nisan'ımızı, 19 Mayıs'ımızı sokaklarda kutlayamadık ancak İstiklal Marşı'mızı balkonlardan sokaklara tek yürek taşırdık. Milletimize minnet borçluyuz!

Evet sevgili okur, malum hastalık süreci her ne kadar sancılı geçse de bulunduğumuz toprakların, medeniyetimizin ne kadar kıymetli olduğunu anladığımız, yukarıda yazdığım gibi minnet duyacağımız durumlara şahit olduk. Umarım bir nebze de olsa hasret giderebilmişizdir.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

Allah’a emanet.

1- 1440’ta Johann Gutenberg matbaayı icat etti. Osmanlı’ya matbaa 1470’lerde geldi. 1876'da Alexander Graham Bell telefonu icat etti. Türkiye'de ilk telefon 1908 senesinde kullanılmaya başlandı. 1926’da Johann Gutenberg televizyonu icat etti. Türkiye’de ilk televizyon yayını 1952’de yapıldı.

Yorumlar (2)
Hasan 3 hafta önce
Korona günlerini atlattık gibi devletin büyük ççabası var ancak insanımız hala çok geride kurallara uymak konusunda özelikle kendine aydın diyen kesim!
Zeki uzun 2 hafta önce
Cok güzel akıcı tebrik ederim
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
25°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 29 60
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 29 46
7. Alanyaspor 29 45
8. Göztepe 29 38
9. Antalyaspor 29 37
10. Gaziantep FK 29 35
11. Kasımpaşa 29 35
12. Denizlispor 29 32
13. Gençlerbirliği 29 31
14. Çaykur Rizespor 29 29
15. Malatyaspor 29 28
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 29 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 30 57
2. Erzurum BB 30 53
3. Adana Demirspor 30 51
4. Bursaspor 30 49
5. Akhisar Bld.Spor 30 48
6. Altay 30 47
7. Fatih Karagümrük 30 47
8. Giresunspor 30 44
9. Keçiörengücü 30 41
10. Ümraniye 30 41
11. Menemen Belediyespor 30 39
12. Balıkesirspor 30 35
13. İstanbulspor 30 34
14. Altınordu 30 32
15. Boluspor 30 27
16. Osmanlıspor 30 24
17. Adanaspor 30 20
18. Eskişehirspor 30 12
Takımlar O P
1. Liverpool 31 86
2. Man City 31 63
3. Leicester City 31 55
4. Chelsea 31 54
5. Wolverhampton 32 52
6. M. United 31 49
7. Tottenham 31 45
8. Burnley 32 45
9. Sheffield United 31 44
10. Arsenal 31 43
11. Crystal Palace 32 42
12. Everton 31 41
13. Southampton 32 40
14. Newcastle 31 39
15. Brighton 31 33
16. Watford 32 28
17. West Ham 31 27
18. Bournemouth 31 27
19. Aston Villa 32 27
20. Norwich City 31 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 32 71
2. Barcelona 32 69
3. Atletico Madrid 32 58
4. Sevilla 32 54
5. Villarreal 32 51
6. Getafe 31 49
7. Real Sociedad 31 47
8. Valencia 32 46
9. Athletic Bilbao 32 45
10. Granada 32 43
11. Osasuna 32 41
12. Levante 32 41
13. Real Betis 32 37
14. Real Valladolid 32 35
15. Eibar 32 35
16. Deportivo Alaves 32 35
17. Celta de Vigo 32 34
18. Mallorca 32 26
19. Leganés 32 25
20. Espanyol 32 24
Namaz Vakti 02 Temmuz 2020
İmsak 02:44
Güneş 04:43
Öğle 12:27
İkindi 16:27
Akşam 20:01
Yatsı 21:51