09.06.2020, 00:02 944

Malum mevzu

Çok uzun bir aradan sonra okuyucumla buluşmanın mutluluğu içerisindeyim. Görüşmediğimiz bu zaman aralığında umarım paslanmamışızdır. Okumaya, gelişmeye sakın ha ara vermeyelim olur mu?

Sevgili okur, Dünya’nın bir ucundan diğer ucuna etkileşim içerisindeyiz. Artık bize kilometrelerce mesafe uzaklıktaki herhangi bir ülkede çıkan icadın, yeniliğin ya da teknolojinin ülkemize gelmesi için 30-40 yıl beklememize gerek yok.1  Protestolardan, darbe girişimlerinden, siyasilerin tutumlarından, yapılan anlaşmalardan, çekilen belgesel, dizi ve filmlerden, Dünya’ya mal olmuş yıldızlarının çarpıcı yaşantılarından dahi haftalar sonra haberimizin olduğu, belki de olmadığı, yıllar çok eskide kaldı.  Televizyonun hayatımıza girmesiyle birlikte gözümüzle göremediğimiz çok büyük bir dünyanın olduğunu keşfettik. Yıllar sonra bilgisayar ve internet de hayatımıza girdi. Böylelikle anladık ki aslında televizyon sayesinde keşfettiğimiz dünya internet sayesinde keşfettiğimiz dünyanın yanında toplu iğne başı kadar kalıyor. Çünkü tüm insanlık olarak bizler internet sayesinde dünyadaki gelişmelere bir tık uzaklıktayız. Yani diyebiliriz ki dünya genelindeki tüm bilgiler küresel bir dolaşımda ve biz buna sosyal medya diyoruz.

Gelin bu dolaşıma elle tutulur bir açıdan da bakalım. Turizmde çalışanlar ve seyyahlar, küresel şirket çalışanları, seminer veren bilim insanları, diyar diyar gezen gurmeler, barış kuvvetleri, teröristler, kaçakçılar, mülteciler, sığınmacılar, vatansızlar ve saire derken havada, karada ve denizde sürekli bir dolaşımın olduğunu görmekteyiz. Bu dolaşım insanların yolculuğuyla sınırlı da kalmıyor. Bu kişiler yurtiçi ya da yurtdışı fark etmeksizin gittikleri yere maddi gelir sağlıyorlar. Zaman içerisinde dolaşım içindeki insanların beraberlerinde getirdikleri manevi yükler de yerleşik halkla tümleşik hale geliyor. Manevi yükler mesela bir giyim tarzı ya da bir gelenek olabiliyor. Bu güzel etkileşimlerin yanı sıra kötü etkileşimler da oluyor tabi ki. Mesela mültecilerin bazıları gittikleri yere huzursuzluk getirebiliyorlar hatta bazı adli olayların yaşanmasına sebep olabiliyorlar. Gezginler gittikleri yere kendi ülkelerindeki bir salgın hastalığı taşıyabiliyor ya da tam tersi şekilde ülkelerine yurtdışından salgın hastalık getirebiliyorlar. Bu son cümlede söylediklerimin size çok tanıdık geleceğinden emin olduğum için örnek vermek istemiyorum. Ondan malum hastalık diye bahsedeceğim.

Aylardır malum hastalığın pençesinde dünya. Ülkemize Avrupa’dan geldiği söylenen malum hastalık o gün bugündür yakamızı bırakmıyor. Her gün ölüm, her gün yas. Sayın Sağlık Bakanımızın ilk hastamı kaybettim derken sesinin titreyişini hatırlıyor musunuz? Ben hiç unutmadım…

Çok can kaybettik. En yakınımızın cenazesine gidemediğimiz günler oldu. Herkese kuşkuyla baktığımız ya da sevdiklerimize sarılamadığımız günler oldu. Ben yaklaşık dört aydır halama, ablama sarılamadım. İnanın onların iki üç adım mesafesinde durup gözünün içine bakmak ve sarılamamak dayanması çok güç bir tecrübe. Malum hastalığa yakalanmayıp da vefat eden vatandaşların cenazesi de erkenden, çabucak kaldırılıyor ki sosyal mesafe kuralına uymamak gibi bir durum söz konusu olmasın. Bu gibi durumlar bizim gibi sevgisini öperek, sarılarak, koklayarak gösteren; bir yakını üzüldüğünde yanında olmak isteyen hisli bir milleti fazlasıyla derinden sarstı.

Tıpkı evde kalmak zorunda olan insanlarımız gibi para kazanmak için hayatlarını riske atıp dışarı çıkmak zorunda olan insanlarımız oldu. Öğrencilerimiz için evden eğitim imkânı sağlanmasıyla öğrenciler, öğretmenler, okul hizmetlileri, servis görevlileri hayatlarını riske atamış oldu. Ancak eğitimlerinin büyük bir kısmı uygulamalı olan öğrenciler oldukça zorlandı.

Talep artacağı için maskelerin, kolonyaların ve saire fiyatını artıran onursuz esnafın kendisi gibi bencil olan ihtiyaca bakmadan market sepetine aynı üründen üçer beşer dolduran müşteriden bir farkı olmadığını gördük.

Maske bulamadığı için takamayanları anladık. Anladık da kolayca maske bulabilmeye başladıktan sonra insanların neden maske takmadığını anlayamadık. Her gün maske takmayan, yanlış takan hatta bilerek yanlış takan insanların videolarını haberlerde izledik. İnternete defalarca videolar düştü. Benim için en üzücü olanıysa mesafeli oturulan bir otobüste maske takmadığı için uyarılan bir kadının “Bak takmıyorum. Kimi çağırırsan çağır, takmıyorum” diyerek maskesini elinde sallamasıydı.

Hayatları pahasına canla başla çalışan sağlık çalışanlarımızın hakkını asla ödeyemeyiz. Şüphesiz ki ailelerini göremeden onca gün, onca hafta hastanede yatıp kalkan sağlık çalışanlarımız bu süreçte en fazla övgüyü hak edenlerden oldu. Sağlık çalışanlarına minnet borçluyuz!

Polislerin yükü bir nebze daha arttı. Polisler bu dönemde yasağa uymayan gençleri sokaktan topladı. Her ne kadar polise hasta olmasını isteyerek tüküren bir insan olmuşsa da güzel şeyler yaşamadık diyemeyiz. Polisler ihtiyaçlarını karşılayamayan yaşlıların eli ayağı oldu. Bazı zamanlarda da polislerin evde canı sıkılan vatandaşı eğlendirmek için dans ettiği neşeli dakikalar yaşadık. Polislere minnet borçluyuz!

Bu süreçte en çok yorulanlardan biri de annelerimiz oldu. Ev işlerinden yorulsalar da sokağa çıkıp enerjisini atamayan, sosyalleşemeyen çocukları için neler yapmadı ki annelerimiz. Annelerimize minnet borçluyuz!

Yurtiçinde bu dertten ve etkilerinden mağdur olan kim varsa devletimiz onlara yardım etti. Türkiye yurtiçiyle sınırlı kalmayıp yurtdışındaki vatandaşlarına da kol kanat gerdi. Nice nice devletlerin elinin tersiyle ittiği hastalar Türk doktorlarına emanet edildi.  Malum hastalık bahane edilerek işinden edilen insanlara devlet arka çıktı, yardım paketleri oluşturdu. Devletimize minnet borçluyuz!

Vefa Destek Grupları oluşturularak 65 yaş üstü insanlara maaşı ayağına kadar getirildi, tüm ihtiyaçları karşılandı. Askıda ekmek, çorba uygulamasını biliyorduk. Bunlara ek olarak askıda fatura ile tanıştık ve bu sayede binlerce insanın yüzü güldü. Bu fikirlerin sahiplerine minnet borçluyuz!

Kirasını ödeyemeyenlere ev sahiplerinin kolaylık sağladığını gördük. Gamze Özçelik’in kurduğu Umuda Koşanlar Derneği’nin, Haluk Levent’in kurduğu AHBAP’ın, adlarını saysak bitmeyecek nice ünlü isimlerin neler başardığına ve isimsiz kahramanlara şahit olduk. Bu kahramanlara minnet borçluyuz!

Bu süreçte kitap okuma oranı hakkında net bir bilgi verilemese de kitap sipariş oranlarında %50 artış olmuş. Okuyanlara, gelişen ve geliştirenlere minnet borçluyuz!

23 Nisan'ımızı, 19 Mayıs'ımızı sokaklarda kutlayamadık ancak İstiklal Marşı'mızı balkonlardan sokaklara tek yürek taşırdık. Milletimize minnet borçluyuz!

Evet sevgili okur, malum hastalık süreci her ne kadar sancılı geçse de bulunduğumuz toprakların, medeniyetimizin ne kadar kıymetli olduğunu anladığımız, yukarıda yazdığım gibi minnet duyacağımız durumlara şahit olduk. Umarım bir nebze de olsa hasret giderebilmişizdir.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

Allah’a emanet.

1- 1440’ta Johann Gutenberg matbaayı icat etti. Osmanlı’ya matbaa 1470’lerde geldi. 1876'da Alexander Graham Bell telefonu icat etti. Türkiye'de ilk telefon 1908 senesinde kullanılmaya başlandı. 1926’da Johann Gutenberg televizyonu icat etti. Türkiye’de ilk televizyon yayını 1952’de yapıldı.

Yorumlar (2)
Hasan 8 ay önce
Korona günlerini atlattık gibi devletin büyük ççabası var ancak insanımız hala çok geride kurallara uymak konusunda özelikle kendine aydın diyen kesim!
Zeki uzun 8 ay önce
Cok güzel akıcı tebrik ederim
banner49
Günün Anketi Tümü
Çayeli Belediyesi'nin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 19 34
5. Trabzonspor 20 33
6. Alanyaspor 19 31
7. Hatayspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 19 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 19 40
3. Sevilla 19 36
4. Barcelona 18 34
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Cádiz 20 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 17 17
20. Huesca 20 13
Namaz Vakti 24 Ocak 2021
İmsak 06:00
Güneş 07:29
Öğle 12:35
İkindi 15:08
Akşam 17:31
Yatsı 18:55