Venezuela’da tansiyon yeniden yükseldi. Devlet Başkanı Nicolás Maduro, ABD’nin Karayip Denizi’ne savaş gemileri göndermesinin ardından ülkesinde büyük bir seferberlik ilan etti. Maduro, “Ulusal Egemenlik ve Barış Planı” kapsamında tüm gönüllüleri, milisleri ve yedek askerleri silah altına davet etti. Hedef: 4,5 milyon milisi harekete geçirmek.
ABD’nin Karayip Hamlesi Krizi Tırmandırdı
Washington yönetimi, uyuşturucu kartelleriyle mücadele gerekçesiyle üç Aegis sınıfı füze destroyerini Karayip Denizi’ne gönderdi. USS Gravely, USS Jason Dunham ve USS Sampson isimli gemiler yaklaşık 4.000 askerle bölgeye ilerlerken, operasyon kapsamında devriye uçakları ve bir nükleer denizaltı da konuşlandırıldı. ABD, bu hamleyi “narko-terör gruplarına karşı operasyon” olarak tanımlasa da, Caracas yönetimi bunu doğrudan bir işgal tehdidi olarak görüyor.
Maduro’nun Cevabı: “Kutsal Topraklarımıza Dokunamazlar”
Maduro, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada ABD’nin askeri yığınağını “sömürgeci bir tehdit” olarak nitelendirdi. Ülke genelinde 15.751 Halk Savunma Üssü’nün aktive edildiğini duyuran lider, fabrikalardan kırsal bölgelere kadar milyonlarca gönüllünün silahlandırılacağını söyledi. “Kırsal güçler için tüfekler ve füzeler! Hiçbir imparatorluk Venezuela’nın kutsal topraklarına dokunamayacak” sözleriyle kalabalıkları ateşledi.
Caracas’ta Milis Kaydı Kuyrukları
Başkent Caracas’ta kurulan kayıt merkezleri, Maduro’nun çağrısının ardından dolup taştı. Kamu çalışanlarından ev hanımlarına, emeklilerden polis memurlarına kadar yüzlerce kişi gönüllü olarak Bolivarcı Ulusal Milis Gücü’ne katılmak için başvurdu. Gönüllülere, Venezuela’nın geçmişteki abluka dönemlerini anlatan belgeseller izletildi; ardından ABD yapımı makineli tüfekler ve İsveç yapımı el bombası fırlatıcıları sergilendi. Katılanlar “Vatan için kaydoldum, yaşasın anavatan!” sloganlarıyla coşkulu anlar yaşadı.
Bolivarcı Ulusal Milis Gücü: Halkın Silahlı Kolu
2005’te Hugo Chávez tarafından kurulan milis gücü, 2010’dan beri Venezuela Silahlı Kuvvetleri’nin beşinci kolu olarak kabul ediliyor. Hükümet, resmi olarak milislerin sayısının 5 milyona yaklaştığını iddia ediyor. Ancak uluslararası raporlar bu rakamın çok daha düşük, yaklaşık 343 bin civarında olduğunu belirtiyor. Maduro’nun 4,5 milyon gönüllü hedefi, bazı uzmanlara göre gerçeklikten çok propaganda değeri taşıyor.
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Yankı
ABD, Maduro üzerindeki baskıyı artırarak Venezuela merkezli “Cartel de los Soles” adlı grubu küresel terör örgütü ilan etti. Ayrıca Maduro’nun başına biçilen 50 milyon dolarlık ödül iki katına çıkarıldı. Venezuela Dışişleri Bakanlığı ise bu suçlamaları reddederek, Washington’u “başarısız politikalarını örtbas etmekle” suçladı. Çin yönetimi, Maduro’ya destek vererek ABD’nin askeri varlığını kınadı.
Halkın Tepkisi: Korku ve Mizah Bir Arada
Venezuela halkı arasında farklı tepkiler yükseliyor. Kimi endişeli, kimi ise alaycı. Ünlü hiciv sitesi El Chigüire Bipolar, yıllardır ABD’nin “gelecek” söylentileriyle dalga geçen haberler yayınladı. Bazı vatandaşlar ise geçmişteki başarısız darbe girişimlerinden sonra dış müdahalelere şüpheyle yaklaşıyor. Bir Caracas sakini, “Bize yıllardır gringoların geleceğini söylüyorlar. Sonuç? Hiçbir şey olmadı,” diyerek bu şüpheyi dile getirdi.
Netice Ne? Strateji mi, Siyasi Gösteri mi?
Maduro’nun seferberlik çağrısı, bir yandan ABD’nin baskısına karşı “egemenlik” söylemini güçlendiriyor, diğer yandan içeride toplumsal desteği konsolide etme hamlesi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, ABD’nin doğrudan bir işgal ihtimalini düşük görse de, iki tarafın adımlarının bölgesel gerilimi tırmandırdığı konusunda hemfikir.



