banner228

banner225

26.05.2022, 11:08 4640

Koşmak!

Mayıs Ayı, “Senoz Vadisinde” öküzlerle tarlalarımızı ekmeye hazır hale getirdiğimiz ve adına “koşmak”(kara saban)dediğimiz güzel ve yoğun günlerin adıydı çocukluğumuzda.

Göçün boşaltmadığı daha doğrusu Senoz Vadisi köylerinin “yaz-kış” yalnızlığa mahkûm olmadığı zamanlarda “tarlalarımız” bölgenin ikliminin el verdiği ölçüde yetiştirilen sebze ve meyvelerle şenlenirdi.

Bahar ayı ile birlikte; meyve aşılanma günleri başlardı.

O kadar önemli ve o kadar hayatı bir meseleydi ki “aşloma/aşılamak yapmak”; bugün bile o günlerde yapılan aşılamaların meyvelerinin köylerde yiyoruz desem sanırım asla abartmış olmam.

Elma, armut, kiraz, erik, ceviz çeşitleri sadece köylerin kendi içinde değil, vadinin köyleri arasındaki alışveriş neticesinde çoğalır ve bahçelerimiz meyve çiçeklerinin açmasıyla birlikte muhteşem görünürdü.

Bahar aylarının öncelikli işlerinden biriside tarlaları sürmekti.

“Koşmak” adını verdiğimiz, tarlalarımızı “iki öküzün” eşliğinde sürdüğümüz, çocukluğumuzun unutulmazları arasına giren bu güzelliği dilimin döndüğünce anlatmak istiyordum.

Ne yalan söyleyeyim, ben de çocukluğumda yaşadığım ve gözlemlediğim “koşmak” (kara saban) işinin içeriğini olmasa da kullanılan araçların isimlerinin birçoğunu unutmuştum.

Önce sevgili Anacığımı telefonla aradım bilgilerimi tazeledim.

Daha sonra elli yıldır İzmir’de yaşayan sevgili Hamiyet Teyzemden çocukluğundaki “koşmak işini” anlatmasını istedim.

Hafızamda olan bilgilerimi yeni edindiklerimle birlikte kontrol ettim ve çocukluğumda hafızama kazınan unutulmaz sahnelerden birisi olan “iki öküz” marifetiyle tarlaları koştuğumuz “koşmak işini” öyle yazmaya başladım.

Hafızama kazınan “koşmak resimlerinin” başlangıcı Rahmetli Muhammet (Rojon) Amcamın; “Poğrozlarım (biz çocuklara hitap şekli amcamın);yarın koşmak yapacağız ahırdaki öküzümüzün bakımını, koşmak malzemelerimizi hazırlayalım bana yardım edin; yardım edin ki “koşmak” bittiği zaman sizi “çaçele” bindireyim yoksa havanızı alırsınız” cümlesiyle tarlayı “koşmak işi” başlamış olurdu.

“Koşmak” işini yapacak öküz en az dört yaylalık olmalıydı ve bizim evde çocukluğum boyunca mutlaka en güzel şekilde öküzler yetiştirilirdi.

Yetiştirilecek öküzün cinsinin çok iyi olması önemliydi.

Sadece “koşmak” için değil, aynı zamanda yeni nesil inekler için de cinsinin iyi olması gerekirdi. Birde yaylalara gittiğinde, yaşıtı diğer öküzlerle “dövüşebilecek” güçte olmalıydı.

Çünkü o yıllarda “yayla pehlivanlığı” çok büyük saygınlık kazandırırdı “öküz sahibine.”

Bu yüzden birçok köylü öküzlerini “Cimil Yaylasına” yakın bir bölge olan “pornak otlağı” denilen yere götürür ve orada aylarca kalarak güçlenmesini sağlardı.

Tarlaları sürme işi bir öküzle olmayacağı için her sene bir eş aramak zorunda kalırdı sevgili Muhammet Amcam.

İkinci öküz de bulununca, sıra öküzleri birbirine alıştırmak için dövüştürme yani bir nevi birbirlerine alışma ve tanımaları yoluna gidilirdi.

Daha sonraki aşamada, iki öküzün tarlada yan yana gidip gelmesini sağlayacak “luc” dediğimiz uzun kalastan yapılan bir düzenek öküzlerin boynuna bir “somun” marifetiyle takılırdı.

Luc’un tam ortasından yaklaşık üç metre boyunda bir “harul” takılır, onun da ucuna toprağı kazacak “ğop” yerleştirilirdi.

Ğop, demir ve ucu sivri olan bir aksamdı(parça.)

Bu aksam koşmak işi için çok önemliydi.

Önemi şundan geliyordu.

Toprak ne kadar derinden alt-üst edilirse, o kadar daha verim alınması mümkün olabiliyordu.

Bütün bu saydığım şeyler yerine geldikten sonra artık tarlaları  “koşmak işine” başlanırdı.

Bundan sonraki tüm koordinasyon rahmetli Muhammet Amcamın elinde olurdu.

Lunclara iki yanına bir somunla bağlanan iki öküzün önünden yürürken bir elini “harulun üstüne” atan amcam direksiyonun başına geçmiş bir şoför gibi öküzleri idare etmeye başlardı.

”Hedakçılık” dediğimiz bu iş öyle yabana atılacak türden bir iş değildi.

Tarlayı bir baştan bir başa yatay olarak ağır ağır yürüyerek geçen öküzler, tarlanın sınırına gelindiğinde amcamın verdiği; “oyiş komutuyla” kavis çizerek geriye döner ve yeni bir sırayı tamamlamak için var güçleriyle kalın toprağın içinde yürümeye çabalardılar.

Ğopun alt-üst ettiği toprağın içine atılan mısır ve fasulye tohumlarını atmak için koşu ekibinin arkasından mutlaka bir kişi de yürürdü.

Bu işi genellikle annem yâda yengelerimden bir tanesi yapardı.

Renkli Peştamalının yâda elinde bulundurduğu bir torbanın içindeki tohumları usulünce toprağa atmak da özel bir maharet gerektirirdi.

Bu zor ve meşakkatli “koşmak işi” biz köyün çocukları için tabiri caizse tam bir karnavaldı!

Öyle ki; koşmak mevsiminin her sene gelmesini dört gözle beklerdik.

İki nedenden dolayı biz çocuklar için karnavaldır ifadesini kullandım.

Öncelikle “koşma” işlemi devam ederken “ğopun” toprağa derinlemesine girerek alt-üst ettikten sonra ortaya çıkan patatesleri toplamak biz çocuklar için müthiş mutluluk veren bir duyguyu.

Ortaya çıkan toprakla karışık patateslerden çoğunu toplamak, kucaklayarak eve getirmek ve bunları “pilitanın(kuzine) közünde” pişirip yemek biz çocuklar için öyle keyifli bir olaydı ki bugün bile düşününce hüzünle karışık bir huzur veriyor insana.

İkinci yaşadığımız güzellik ise tarlayı sürme işi olan ”koşmak işi” bitince tüm köyün çocukları olarak “çaçele” binmemizdi.

Biz çocukları aslında daha çok ilgilendiren kısım işte tam da burasıydı.

Köyün çocuklarının hep birlikte “çaçele binme macerası” başlı başına bir yazı konusu olduğu için başka bir makalede uzun uzun anlatma gereği duydum.

Görüşmek üzere; Allah’a emanet olun…

Yorumlar (6)
Alparslan 1 ay önce
Ne güzel bir çocukluk sizinkisi dostum
Nurten 1 ay önce
Bugün maalesef değil sizin köy ülkemizin tarlalarının büyük bir kısmı ekilip biçilmiyor. Yazık ettik ülkemize.
Alper Kiraz 1 ay önce
Tek kelime ile muhteşem.
Zeki Kuru 1 ay önce
Geleneksel yöntemler bitmiş olabilir fakat artık modern yöntemlerle tarım yapılabiliyor, Doğu ve güneydoğu iç anadolu karadeniz nereye bakarsak bakalım tarım b,itme noktasında. Ülke bir an önce ekmeye biçmeye yetiştirmeye dönmelidir. Hikayeniz ilham olur umarım
Ayla Yağcı 4 hafta önce
o koşulan tarlalara yerli tohum atılır çocuklar sağlıklı büyürdü. şimdi gdo lu ve şuruplu yiyeceklerle nesillerde bozuldu. kaleminiz var oslun
İsmail Taş 4 hafta önce
biz görmeyiz ama torunlar toprağa dönecek yeniden hemde koşa koşa
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Namaz Vakti 26 Haziran 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Günün Anketi Tümü
Çayeli Belediyesi'nin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?