27.12.2017, 08:20 11379

'İnsanlık buz çölünde yol alıyor!'

Üzerimde hakkı olmayan tek insan göremiyorum bu dünyada!

Dünyada en sert ve en yumuşak madeni, kalp… Ateşini bulsun; hemen değişir.

Muradım akreplerle halleşmek, onları okşamak!

Can taşıyan, yüreği atan her yaratığa acıyın! Ağzından kemiğini çaldıran köpeğe, her parçası ayrı ayrı kıvranan solucana, tabanı yanan çakala… Hepsinin üstünde insana; buruş buruş beyni, alnı ve çenesiyle gözyaşı döken insana acıyın!

Ona göre aile ve cemiyet terbiyesi… Masallarda, karıncaları ezmemek için, ayağına çıngıraklı nalın giyen adam yerine, incecik manaları ezmeyeyim diye, toprakta basacak yer bulamayan çilekeş insanların topluluğu… İçtiği suyu, olduğu gibi gözyaşına çeviren insanların cemiyeti…

Evet, Amerika da bir cinayet işlense dünya çapında bir ses bütün insanlığa sorsa; Katil kim?... Benim diye bağırabilirim…Soğuk kış geceleri, köprü altında yatan çıplakların vebalı benim boynumda, gömleğimin yakasında…İstersem çareme adli tıp baksın; fakat bir hastaneye girsem de, kan kanseri çeken sapsarı hastalar görsem, onları bu hale ben mi getirdim, diye düşünüyorum…

Merhamet, harikulade bir şey; içinde hayat kaynayan kazan…

Eğer ona uzanan eller arasında benim kan dolu avuçlarım olsaydı… Ben suçluyum! Bana acımak, merhamete mevzuunu kaybettirmek olur. Bana acımayınız ki, bundan böyle acıyabilesiniz…

Göklerim merhamet dolu olduğuna inanıyorum. Bizse, umacı korkusuyla yorgan altına kaçan çocuk gibi, nefsimizin beton çatısını tepemize çekmiş, yaşamayı öldürüyoruz! Yağmurun yalnız suyunu toplayabiliyoruz; ruhundan uzağız!

Hâlbuki ne güzel isim koymuşlar ona; Rahmet...

Ne duruyorsunuz? Sökün sahte su borularını, ev ev merhamet şebekesini kurun! Tepelerinizde ki çatıları da yıkın, göklerle temasa geçin!

O zaman göreceksiniz ki, acı su borularından kendi kendisine tatlı su akacak ve başlar üstünde güneşe yol veren kubbeler yükselecek!

Merhametin ukalası olmak ,merhametsiz olmaktan beter…Papazın yaptığı gibi, sadece edebiyatçı olmak da onu harcamak…Yalnız duyalım, duygusunu arayalım, hayatını yaşayalım!...

Kalbim bütün dikişlerinden yırtıldı; yine mühürü istediğim gibi açılmıyor. Beş dakika uyusam merhametsiz uyanıyorum. Yediğim yemeğin ilk lokmasında merhametli, son noktasında zalimim!...

Ne yapayım ki, kin ve garez duygumu, kendime, bütün af ve merhamet hissimi dünyaya çevirebileyim?...

Ne etsem, nefsim arkamdan onu salyasıyla kendisine göre mayalandırıp yutuyor, besleniyor. Hem benim nefsimi kıracak, hem de rahmetinden hiçbir şey kaybetmeyecek sistem!...

Onu arıyorum! Büyük meydana heykelimi dikmek yerine, leşimi katır iskeletlerinin yanına atacakları merhamet cumhuriyeti nerededir? Bütün sınıflara paydos! Dünyayı, hasta ve hastabakıcılarından iki sınıfa bölecek ve bir numaralı odaya, atom âlimlerini ve politikacıları yan yana yatıracak anlayışa yol var mıdır?

Yalnız acıyanlar ve acınanlar sınıfı…İki, yahut iç içe tek sınıf…

Gerisine paydos!...

Acımıyorsun! Acımak annelerin ilmi… Birbirinize acımanız veya acımayı öğretmeniz için anne olmaya bakın. Size anne olmaya bakın diyorum, beni anlıyor musunuz?

Nasıl anlayacaksınız? Merhamet nedir, bilmeden anlamak olur mu? İşi gücü zorla suç aramak olan insan, neden anlar?

Siz merhametten, acıma duygusundan yalnız kötülük doğacağına inanmışsınız. Yerinde haklısınız. Fakat ondan ne büyük iyilik doğacağını unuttuğunuz için, en büyük hakkı kaybediyorsunuz.

Rahmet kaldırılmış sizin kalbinizden…

Buz çölünde yol alıyorsunuz!

Siz ağlayamazsınız! Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz!

Haydi, merhamet isteyenleri susturmaya gidelim! Sonra bir kenara çekilip, biz de susar…

Yalnız ağlarız!

Merhum Nurettin Topçu’nun hayat çapında ki “merhametin olmadığı yerde insan yoktur!” sözüne nazire yaparcasına kitaplik çapında bir tiyatro eser kaleme alan Üstad Necip Fazıl’ın “Reis Bey”inden “merhamete” dair altını çizdiğim cümlelerden derlediğim  yazım,yeni bir yıla girmeye sayılı günler kala, insanlığın aslında neye muhtaç olduğunu vicdanımıza nakşeden  satırlarla doludur!

Savaşlar… Ekonomik krizler… İnsan hakları ihlalleri… Çevreyi tahrip eden siyasi kararlar… Doğal afetler… Dünyanın dört bir tarafına vatanlarını terk ederek gitmek zorunda kalan mültecilerin dramı dünyamızın merhamete ne kadar muhtaç olduğunu bize bir kez daha göstermiştir.

Maalesef; zenginin daha zengin fakirin daha da fakirleştiği, düşene bir tekmede en yakınından geldiği bir dünya ile karşı karşıyayız!

Onun için yaşadığımız bu dünyaya birde “Merhamet” penceresinden bakalım diye hepimizi düşünmeye davet ediyorum!

İhtirası hiç bitmeyen insanoğlu,“buz çölünde yol almaya” devam ederken, silkelenen ve “bu gidişe dur ” diyebilen her insan benim gözümde bu çağın kahramanıdır!

Görüşmek üzere, Allah’a emanet olunuz…

 

 

Yorumlar (4)
Aysel Güneş 3 yıl önce
Sizin bu yazılarınızı çok seviyorum.Siyaset yazmayın isterim. Bu yazıyı daha öncede okumuştum sizden bir kez daha okumak yine iyi geldi.Kaleminiz yüreğiniz var olsun.
Yahya Efendi 3 yıl önce
Kendi komşusu mahallesi köyü ve kentinde ki insanlara sahip çıkmayan onların acısıyla dertlenmeyen insanlar topluluğuna bu yazı masal gibi gelir benden söylemesi. Her an kazanmak daha fazla kazanmak üzere programlanmış insan çevresinde ki insanlar düşsün de bir tekmede ben vururum diye bekliyor. Merhamet bugün ki insandan çok uzak bir kavram.
Ferhan Aktürk 3 yıl önce
Rahman olan Allah, sonsuz merhametini görünen ve görünmeyen herşeyde tecelli ettirir. Yeterki insan yeryüzüne niye geldiğinin farkında olsun.Bugün merhametsizlik ılıklerimize kadar işlemişse insanın tamahındandır. Daha çok kazanmak önüne geleni yok etmek,çevreye duyarsız ,hayvanlara duyarsız insanoğlu kendi cinsine de merhametsiz.Taş kalplı olduk ,merhametsizlik de çağ atladık. Dediği gibi Nurettin Topçunun merhamet yoksa insanda yoktur.
Doğanay 3 yıl önce
Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz. Hadis-i Şerif . İnsanlar insanlara merhamet etmiyor,hayvanlara zaten kör gözle bakılıyor. Uzun uzun okunacak insanı kendisine getirecek bir yazı.Belki işin edebiyatı diyecekler olacak fakat edebiyat olmadığını ancak vicdanlı insanların anlayacağı yazı. Üzerimize çok büyük yük var insan olarak bunlardan biriside merhametli olabilmek.Kaleminiz var olsun.
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
27°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 29 60
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 29 46
7. Alanyaspor 29 45
8. Göztepe 29 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 29 37
11. Kasımpaşa 29 35
12. Denizlispor 30 32
13. Gençlerbirliği 29 31
14. Çaykur Rizespor 29 29
15. Malatyaspor 29 28
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 29 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 31 57
2. Adana Demirspor 31 54
3. Erzurum BB 31 53
4. Bursaspor 31 52
5. Akhisar Bld.Spor 31 51
6. Fatih Karagümrük 31 50
7. Altay 31 50
8. Ümraniye 31 44
9. Keçiörengücü 31 44
10. Giresunspor 31 44
11. Menemen Belediyespor 31 39
12. Balıkesirspor 31 35
13. İstanbulspor 31 34
14. Altınordu 31 33
15. Boluspor 31 30
16. Osmanlıspor 31 24
17. Adanaspor 31 21
18. Eskişehirspor 31 12
Takımlar O P
1. Liverpool 32 86
2. Man City 32 66
3. Leicester City 32 55
4. Chelsea 32 54
5. M. United 32 52
6. Wolverhampton 32 52
7. Sheffield United 32 47
8. Arsenal 32 46
9. Tottenham 32 45
10. Burnley 32 45
11. Everton 32 44
12. Crystal Palace 32 42
13. Newcastle 32 42
14. Southampton 32 40
15. Brighton 33 36
16. West Ham 32 30
17. Watford 32 28
18. Aston Villa 32 27
19. Bournemouth 32 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 33 74
2. Barcelona 33 70
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 33 54
6. Getafe 33 52
7. Real Sociedad 33 50
8. Athletic Bilbao 33 48
9. Granada 33 46
10. Valencia 33 46
11. Osasuna 33 44
12. Levante 33 42
13. Real Betis 33 37
14. Real Valladolid 33 36
15. Deportivo Alaves 33 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 33 34
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 33 25
20. Espanyol 33 24
Namaz Vakti 04 Temmuz 2020
İmsak 02:46
Güneş 04:44
Öğle 12:27
İkindi 16:27
Akşam 20:01
Yatsı 21:50