06.10.2018, 12:01 6759

'Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir…! '

Bu yazımda “hüzünlenme hakkımı kullanmak”  istiyorum! 

Bundan tam on yıl önce “insanı hüznümüze dair” yazdığım yazıya böyle başlamış ve şu gerekçeyle bitirmiştim yazımı;

“Belki bu yazıyı bana yazdıran “bayramın hüznü” onlardan bir tanesidir!

Yıllar önce İstanbul’da yaşarken kendi kendime söz vermiştim; artık bayramları köyümde, Anamın dizinin dibinde geçireceğim diye!

Ama hayat dişlerini öyle geçirmiş ki, her bayramda hesabımız şaşıyor!

Hüzün dediğimiz o şeyi insanın benimsemesi ya da anlamlandırabilmesi için, bir meyve ısırır gibi kendi yalnızlığımızın izlerini ona kuvvetle geçirmemizle ancak mümkündür!”

Daha önce hüzne dair yazdığım yazıda; “köyden şehirlere akın akın gelen insan maalesef bu iletişim çağında “kendi yalnızlıklarının” içinde debelenip duruyor! “ demiştim.
Maalesef aynı apartmanda, yan yana oturanlardan aynı iş yerini ve aynı sokağı paylaşanına kadar her insan kendisini yalnız hissediyor!

Adet yerini bulsun diye verilen ve alınan selam bile bu yalnızlığı gitgide derinleştirmekten öteye bir işe yaramıyor!

Bu yalnızlaşma duygusunun bana çağrıştırdığı karşılığın adı “insanın hüznüdür!

Bu hüzün karinelerini yaşadığım çevre de ve iletişimin beni ulaştırdığı en uzak mesafelerde dahi gözlemleme imkânım oluyor.

Genellikle aynı dertlerden muzdarip olan insan bir arayışın içinde ama giderek kalabalıklaşan ve çözülen cemiyette derdine derman olacak çıkış noktaları bulmakta da zorlanıyor!

İnsanı kalabalıklar içinde yalnızlığa iten ve onu hüzünlendiren şey ne ola ki?

Sorulması ve cevap alınması gereken asıl meselemiz budur.

Kendi hayatıma dönüp baktığımda geçen zamanın ruhu şu kısacık cümlededir!

Yedi yaşıma kadar köyümdeydim.

Daha sonra lise bitene kadar Çayeli’nde yaşadım.

Ve inanır mısınız, şu anda dillendirmeye çalıştığım insanı hüznün çok sevdiğim bir Türk sanat müziğini eserin de geçen “ hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir, gönlümün kıyısına vurur” sözlerinin ancak karşılığıdır!

Şimdi durum nasıl?

Sanıyorum, dün; gelenekçi cemiyetlerde bugün yaşadığımız olumsuz duyguları; akrabalarımız, dostlarımız, komşularımız ve yakın-uzak arkadaşlarımız sayesinde bertaraf edebiliyorduk.

Farkındayım yaşadığım bu hüznü kelimelere dökmekten aciz kalıyorum!

İçimde ki duygu ve düşüncelerimi hakkıyla resmedemiyorum.

Bunun için duygularıma tercüman olur ümidiyle  Yunus Emre’mizin dizelerine  müracaat ediyorum; 

        “ Bir garip ölmüş diyeler,

         Üç günden sonra duyalar,

         Soğuk su ile yuyalar,

         Şöyle garip, bencileyin. “

Bugün ki cemiyette insanın hüznünü tetikleyen o kadar çok şey yaşıyoruz ki!

Şu satırları kaleme alırken dünyanın dört bir tarafından bombardımana tutulmuş gibi, insanı hüznümüzü derinleştiren “bu da olmaz” dediğimiz hadiseler karşısında suskun, umutsuz bir ruh haliyle başımızı öne eğiyoruz!

Her gün en yakın tanıdıklarımızdan sevdiğimiz insanları kaybediyor onların yasını tutuyor hüznümüze hüzün katıyoruz. Etrafımızda bizim dışımızda gelişen “kabul edemediğimiz” bir sürü olay cereyan ediyor onun hüznünü yaşıyoruz. Hele son zamanlarda sosyal medya marifetiyle çok kolay haberdar olduğumuz; insana ve hayvanlara karşı yapılan acımasız işkenceleri görünce çileden çıkıyor, bir şey yapamamanın ezikliği içinde yine hüzne sarılıyoruz! Sevda acısı çekenlerin hüznünü anlatmak ise benim boyumun ölçüsünü aşar, onun için bu durumu o acıyı çekenlerin hayal dünyasına havale ediyorum!

İnsanın hüznünü anlatma gayretin de olan birisi olarak elbette insana sadece maddi bir varlık olarak bakmamak da imanımızın gereğidir.

İnsana öyle bakanlara inat, biz, yaratılanların en şereflisi olan insanın bugün ki yalnızlığının sonucu olan “hüznünü” anlatma gayretindeyiz. 

Gönül üzgünlüğünün belli bir saatinin olmaması aslında insanın unutkan bir varlık olmasıyla alakalı bir durum. Bence bu unutkanlık iyide bir şey! Yoksa insan çileden çıkar bu duygularla sürekli yaşamaya başlarsa!

Ağlamakla gülmenin kardeş olduğuna bende yürekten inananlardanım. Onun içindir ki; insan hem gülerken hem de ağlarken yanında sevdiklerinin olmasını, hüznünün dağılmasını istiyor.

Fakat üzülerek ifade etmeliyim ki; insanın yalnızlığını tetikleyen maddi-manevi ihtirasları bugün ki cemiyette tavan yaptığı için yanında olması gerekenleri bir türlü göremiyor!

Meramımı tam olarak ifade edememenin burukluğuyla yazıma son verirken, fikir dünyamızın önemli simalarından olan merhum Fethi Gemuhluoğlu’na müracaat ediyorum bir kez daha!

Demişti ki; ”Nedensiz yere çok hüzünlenmişseniz, bilin ki Allah’a çok yaklaşmışsınız!” 

Görüşmek üzere, Allah’a emanet olunuz…

 

Yorumlar (3)
Kürşad Yılmaz 2 yıl önce
Zalim dünya, zalim insan, mazlumları,yetimleri ağlatan dünyada insan hüzünlü olmasında ne olsun Abdurrahman Akın abi.
Yahya Efendi 2 yıl önce
Sizin bu tür kaleme aldığınız yazılarınız bir başka güzel sn Akın. Millet sabah akşam siyaset konuşuyor bu koroya dahil olmayan yazılarınız daha hoş. Hüzünden kaçış yok. Dert gibidir hüzünde . Bitti dediğin an yeniden başlar hüzünde dert gibi.
Aysel Güneş 2 yıl önce
Bütün eski plaklar insanı hüzünlendirir der Atılla İlhan. Şimdilerde sadece eski plaklar değil her şey insana hüzün vermeye başladı Abdurrahman bey. Neden böyle olduk onun cevabınıda biri verse bari.
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
27°
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Konyaspor 30 30
15. Malatyaspor 30 29
16. Çaykur Rizespor 30 29
17. Kayserispor 29 28
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Altay 32 51
6. Akhisar Bld.Spor 31 51
7. Fatih Karagümrük 31 50
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 31 35
13. İstanbulspor 31 34
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 31 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 31 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 33 50
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 33 42
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
Namaz Vakti 06 Temmuz 2020
İmsak 02:48
Güneş 04:45
Öğle 12:28
İkindi 16:27
Akşam 20:00
Yatsı 21:49