Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yusuf Altınkaynak, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, stres ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının gençlerde kalp krizine zemin hazırladığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Gençlerde kalp krizi vakaları artıyor
Dr. Altınkaynak’a göre, özellikle ailede kalp hastalığı öyküsü olan, sigara kullanan, obezite veya diyabet sorunu yaşayan gençler, kalp krizi riskini artırıyor. Bu gruptaki gençler, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi belirtileri daha erken yaşta yaşayabilir. Uzman, bu semptomların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Kalp krizi her zaman göğüs ağrısıyla başlamaz
Kardiyoloji Uzmanı, gençlerde kalp krizinin bazen göğüs ağrısı olmadan da meydana gelebileceğini belirtti:
“Halsizlik, mide bulantısı veya ani çarpıntı gibi belirtiler de kalp krizinin habercisi olabilir. Bu nedenle gençler belirtileri önemseyip zaman kaybetmeden doktora başvurmalı.”
Hareketsiz yaşam, uzun ekran süreleri, fast-food ağırlıklı beslenme ve düzensiz uyku, gençlerin damar sağlığını olumsuz etkileyerek erken yaşta damar sertliği ve kalp krizi riskini artırıyor.
Kalp sağlığını korumanın yolları
Dr. Altınkaynak, kalp damar sağlığını korumak için şunları öneriyor:
-
Düzenli egzersiz yapın.
-
Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durun.
-
Beslenmede sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağlar ağırlıkta olsun.
-
Fast-food ve şekerli gıdalardan uzak durun.
-
Yeterli uyku ve stres yönetimi ile kalp ritmini koruyun.
“Erken önlem almak, ileride yaşanabilecek kalp krizlerini büyük ölçüde engeller,” diyor uzman.
Kimler daha dikkatli olmalı?
Ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan veya metabolik risk faktörleri olan gençler, 20’li yaşlardan itibaren kalp kontrollerini başlatmalı. Risk faktörü olmayan gençlerde ise 30 yaş sonrası düzenli kalp taramaları öneriliyor.
Kontrollerde tansiyon, kolesterol ve kan şekeri ölçümleri, gerektiğinde EKG ve efor testi ile kalp fonksiyonları değerlendirilebilir.
Dr. Altınkaynak sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Kendinizi sağlıklı hissetmeniz kontrolleri ertelemek için gerekçe olmamalı. Düzenli takip ve bilinçli yaşam tarzı, ciddi kalp sorunlarının önüne geçebilir.”





