19.07.2020, 14:09 241

Geçmiş olsun Çayeli’m

Su hayat verirken doğaya bazen gözyaşı olur sanki, insanlara da acı yaşatır. Çayeli’m öyle acı günlerini yaşadı yine. Kaybettiğimiz canlara Allah’tan rahmet diliyorum, yaralanan maddi ve manevi zarar gören herkese geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Geçmiş olsun hepimize… Geçmiş olsun demekle de geçmiyor ne acısı ne de daha sonra yaşanacaklar. Yeterince çabalıyor muyuz engellemek için?

İnsanoğlu ilk çağlardan beri doğal afetlerle mücadele etmekte, çözümler geliştirmekte. Yaşanan afetlere, coğrafi şartlara göre de çözümler değişmekte. Dağlık ve yağmurlu bir iklime sahip olan yöremiz de en çok toprak kayması, sel, dere, deniz taşması sorunlarıyla mücadele etmekte. 

Bizden önce yaşayanların afetlerle nasıl mücadele ettiğini biraz düşünelim. Bunu anlamak için çevremizdeki tarihi yapılara, yerleşim alanlarına, kayıtlara ve anlatılanlara bakabiliriz. Bölgemizde ilk yerleşimlerin iç bölgelerde olduğunu, sahilden deniz ulaşımı ve balıkçılık yapıldığını kayıtlardan öğreniyoruz. Çayeli için sahil alanının yerleşime uygun olmayışının bataklık olmasından dolayı olduğunu da biliyoruz. Genel olarak dağlık yerleşimlerin tarih boyunca savunma amaçlı olduğunu da biliyoruz. Bunun dışında bizim bölgemizde olmasa da dünyada zengin tarım alanı olan ovalar da yerleşime açılmamış tarım amaçlı kullanılmıştır. Çayeli sahilinin dar olduğu ve dolguyla genişletildiğini de biliyoruz. Denizin zaman zaman yükseldiğini uzun süre Çayeli’nde yaşayanlar bilir. Eski köylere baktığımızda dere kenarlarında yerleşim olan köyler yoktur. Olanlar da belirli mesafe uzaklardadır. Yaşanan afet tecrübeleriyle nasıl çözülebileceğine ilişkin uygulamalara geçilmiş. Taşkını önleyecek bentler yapılsa da eski dönemlerden kalan yüksek duvarlar görmedim bugünkü gibi. Zamanla duvarlar, bentler, dalgakıranlar yapıldı.

Sellerde ve toprak kaymalarında en çok korktuğumuz evlerimizin zarar görmesi. Eskiler evlerinin yerlerini neye göre seçerlerdi? Eskilerden dinlediğime göre; öncelikle kayacak toprak, taşacak dere, ırmaklar düşünülürdü. Bunun için de arşive değil, köyün, mahallenin yaşlılarına danışılırmış. Daha önceki sellerde neler olmuş, nerelerden toprak kaymış tespit edilirmiş. Olası toprak kaymaları da onlara kıyasla öngörülürdü. Evin yerinin sağlam olmasına öncelikti. Seçilen ocağın aileyi geleceği taşıyacağı düşünülürdü çünkü. Kısa süreliğine yaşanılacak bir ev değildi, ailenin adını yaşatacak evdi. Bazı evlerin yerleri çok eskidir. Sonraları arazilerin bölünmesiyle yeni evler inşa edilerek yeni ocaklar oluşturulmuş. Şimdilerde köylerde apartmanlarımız var. Arazi darlığı biraz da buna sebep. Yamaçtaki evlerin ağırlığını toprağın taşıyabileceğini, temelinin ona göre atıldığını düşünüyorum, düşünmek istiyorum. 

Tarihi eserlerimizden biri ve adeta derelerin simgesi taş köprülerimizdir. Uzun yıllardır işlevsel olmalarının sebebi dere taşkınlarına dayanacak şekilde inşa edilmiş olmaları. Düşünün her taşkında yıkılmış olsalardı hiç köprümüz olmazdı. O dönem yayalar için en uygun olan köprü şekliydi. Şimdi neden hem yayalar hem de araçlar için yöremize özgü köprüler geliştiremiyoruz acaba? Köprüler yapılırken ilk amacımız ihtiyaca hemen cevap vermesi. Çoğunlukla da ihtiyacı olanlar uğraşır, çabalar, hatta kendileri de harcayıp yaparlar ki evlerine, gidip gelebilsinler. Öncelik günlük hayatı idame etmek olduğu için bunu anlayabilirim de her seferinde yapılan harcamalar da cebimizden çıkıyor. Bize özgü, ihtiyaca cevap verebilecek günün koşullarında inşa edilmiş köprülerimiz olsa gelecek kuşaklar da kullanabilse iyi olmaz mı? Yıkılan köprüler, ayaklı yapılan köprülerin suyu biriktirmesi de taşkınların bir sebebi çünkü.

Hark kelimesini duydunuz mu? Çocukluğumda hava karardığında en çok duyduğum kelimeydi. Babaannem hemen “Harklar açık mı?” diye sorardı. Kendi yapabildiği dönem de sürekli kontrol ederdi. Şimdi çaylıklardaki otların bile edilmesinde sorun yaşanan bir dönemdeyiz. Harklar temizleniyor mu diye sormak ne kadar doğru olur bilemiyorum. Harklar su yolu olduğu için yağmur akarken suyu yönlendirip birikmesini engellerdi. Bazen harklar küçük derelere dönüşürdü. Buna rağmen toprak kaymaları da yine olurdu. Yapılmıyorsa şimdi riskler çok daha fazla. Herkesin kendi arazisinde su yollarının tespit edilmesi ve kalıcı çözümlerin yapılabilmesi olanaksız mı?

Dereler konu olunca hep aklıma gelen “Dere geliyor!” diye haykırmalar olur. Erken uyarı sistemi gibi çalışırdı herkes. Derenin başından, derenin denize döküldüğü yere kadar bütün köylerde ve mahallelerde yaşayanlar kendinden sonrakilere haber verirdi. Adeta kendinden sonrakilerin hayatı kendi ellerinde gibi çabalardı. Onların seslerinin ardından gelen dereler derin bir ferahlama yapardı bende. Hatta depremde de olsa ne güzel olurdu diye düşünmeden edemem. Cami hoparlörlerinden merkezi sistemle uyarı yapıldığını düşünüyorum, umuyorum. Yeni dönemde yeni medya araçlarıyla uyarı sistemleri de oluşturulabilir. Dereler eskiye göre daha az su taşıyor, bu nedenle yatakları da daraltıldı. Zaman zamansa eski görkemli günlerine dönüyorlar. O günlerini unutmadan ona göre çözümler bulmamız gerekiyor.

Dere yataklarına inşa edilen binaları hepimiz biliyoruz, toprak kaymasının önüne geçecek ağaçlandırmaya çok dikkat ederiz ama atladığımız oluyor mu? Bunun gibi pek çok çözümü elele verirsek geliştirebiliriz. 

Son olarak da selden etkilenip koronayı unutmayalım diyorum. Canlarımız ne sele, ne koronaya kurban olmasın. 
Sevgi ve selamlarımla…
 

Yorumlar (0)
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
26°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 03:41
Güneş 05:19
Öğle 12:28
İkindi 16:18
Akşam 19:27
Yatsı 20:58