12.05.2017, 17:00 5578

'Dünyada ki Cennetimizdeydim… '

Geçen yaz gidemediğim memleketime gitmek için bahaneler arıyordum…

Nihayet İstanbul’da yaşayan Halaoğlu “Gazı Hakan Yılmaztürk” kardeşim,“abi birlikte bir haftada olsa Rize’ye gidebiliriz” deyince memlekete gitmek için İzmir’den yola koyuldum…

On iki gün kaldığım memleketimde zaman geçirmek tadına doyulmaz bir serüvene dönüştü benim için…

Daha köye ayak basar basmaz harika bir sürprizle karşılaştım. İlk gecenin sabahı yıllardır kışın kar yağdığında köyde olmak arzum hayat buldu! Yemyeşil örtünün üstüne kar yağıyordu, o anı heyecanla kameraya çektim ve dakikalarca karın yağışını izleme imkânım oldu.

Uzun uzun memlekette yaşadıklarımı elbette en ince detayına kadar anlatmayacağım ama özellikle o kar yağışından sonra Başköy’de yaşadığım rüzgâr felaketini bir iki cümleyle anlatmak isterim…

Bizim memleketimiz bir günde dört mevsimin yaşandığı büyüleyici güzelliğin adıdır; sabah uyandığımızdan akşama kadar geçen süre zarfında yağmuru, kar’ı, rüzgârı ve güneşi görmemiz mümkündür…

O ilk sabah, güneşin açmasıyla birlikte Hakan ve ben, bizim meşhur Ediyapımıza gidip “Senoz Vadisini “seyredelim istedik. Fakat geceden başlayan bir rüzgâr git gide şiddetini artırmıştı. Bizim orta mahalleden Ediyap arası yaklaşık üç yüz metredir. Yol boyunca rüzgârın şiddetini hissedemedik. Ne zaman ki Ediyap’a geldik çardakta oturduk rüzgârın şiddetini işte o zaman anladık…

Bir iki kare resim çekebildik ancak. Sanki bir tufan kopmuştu. Gözümüzün önünde ağaçları kökünden söken rüzgârı görünce hemen eve doğru koşmaya başladık. Eve geldiğimizde rüzgâr şiddetini daha artırmıştı.  Meyve ağaçları rüzgârdan nasibini almış bir bir yıkılıyordu. En kötüsü de birçok komşumuzun evinin çatısını açmış bayağı bir zarar vermişti. Tek tesellimiz mala gelen zarar cana gelmemiş olmasıydı.

O rüzgârdan sonra bir daha hava bozmadı güneşli havanın tadını çıkarmaya başladık. Kar çiçeklerinin yerini yavaş yavaş komar, kestane ve meyvelerin çiçekleri almıştı. Seyrine doyulmayan bir tabiatın kucağından ayrılamıyor ve tüm günümüzü köyde geçiriyorduk…

Sağ olsun, Çayeli’nde ki dostlarımız zaman zaman bizi arıyor akşamları da olsa birlikte olmamız için davet ediyorlardı. O davetleri düzenleyen Ömer Küçükislamoğlu, Dursun Esmer, Nacettin Hatipoğlu, Zeki Karaoğlu, Metin Saklı, İbrahim Öztürk ve İstanbul’dan gelen Mehmet Hüsrev dostuma ayrı ayrı teşekkürü bir borç bilirim…Tabi sohbetleriyle tatilimizi renklendiren; Ali Küçükislamoğlu, Hayatı Kork, Ahmet Özen, Yusuf Karslıoğlu, Selahattin Haberal abilerimi de buradan yâd ediyorum…

Rize’nin turizmine katkı sağlayan “Ağaran Şelalesi”, Metin Saklı dostumun uğraşları sonucu tanınır hale gelmiş tüm Türkiye tarafından bu durumda bizi çok mutlu etti tabii.

Sosyal medya vasıtasıyla tanıdığım, Rize Kültürü üzerine araştırmaları olan ve büyük bir Rize kültürü arşivine sahip olan değerli Recep Koyuncu’yu da ziyaret etme imkânım oldu. Bir insanın inandıktan ve gönül verdikten sonra neler yapabileceğine gözümle şahit oldum. Fakat üzüldüğüm bir nokta şu oldu. Recep Koyuncu’nun bu çabaları Rize’mizin bürokratı, iş adamı ve siyasetçisi tarafından hala yeterince anlaşılmamış ve değer verilmemiştir.  Recep Hocamızın bu duruma çok üzüldüğünü ve zaman zaman ümitsizliğe kapıldığını söylemeliyim!

Aynı şekilde Çayeli Kültürü üzerine araştırmalar yapan değerli Adem İmdat Kesici Beyle de sohbet etme imkanım oldu. Sağ olsun son çıkardığı kitabını da bana taktim etti.

Geriye dönüp baktığımda; bu son memleket ziyaretimde edindiğim izlenimlerimde ki nihai tespitim şunlar diyebilirim rahatlıkla…

Büyük şehirlere mecburi göç eden bizler; daha fazla eğitim, para ve kariyer peşine düşerken, daha açık ifadesiyle “dünyaperest” olduğumuzdan yaşadığımız şehirlerde duygudan uzak bunalımlara düşmekten kurtulamadık bir türlü! Belki zamanın bize dayattığı bir durum bu bilmiyorum ama gördüğüm şey, aklımızın daima doğup büyüdüğümüz baba ocağında olduğudur…

Biz memleketinden ayrı yaşayan Rizeliler bilmeliyiz ki; hesapsız kitapsız boşalttığımız köylerimizi kaderlerine terk edersek çocuklarımıza miras bırakacağımız ata topraklarımız daha şimdiden birilerinin iştahını kabartmıştır!

Rize gibi bir cennet köşesini sevmek her zaman ifade ettiğim gibi bize büyük sorumluluklar yüklemektedir. Bugün için benim yazıp çizdiklerimin pek bir anlamı olmayabilir ama yarın ki günde “biz nerede hata ettik” diyeceklerimizin sayısı hiç de az olmayacaktır!

Memlekette geçirdiğim günlerimde ki tüm sohbetlerimiz de bugüne dair konuştuğumuz tek şey siyaset ve onun getirdiği kırgınlıklardı! Geri kalan tüm zamanda ki sohbet konumuzu geçmişe dair anılarımız teşkil etti.

Bu da bize şunu gösteriyor ki; insanımız bugün yaşadığı iç karartan durumlardan kaçmanın bir çeşit kurtuluş olduğunu biliyor ama bir türlü de kendi kurtuluşuna gerçek anlamda kavuşamamanın sıkıntısını da çekiyor!

Her zaman olduğu gibi bir defa daha “dünyada ki cennetimiz Rize” bizi en cömert haliyle karşıladığından dönüşümüze kadar geçen sürede yeni anılar biriktirdik. Dost ve akrabalarla vedalaşırken, Ağustos ayından tekrar geleceğimin sözünü verdim.

Özellikle sevgili anacığımın; “yazın sakın gelmemiş etme evladım” sözü hala kulaklarımda yankılanırken memlekete gitmemek de olmaz zaten…

Görüşmek üzere, Allah’a emanet olunuz…

 

 

Yorumlar (3)
Aydoğan 3 yıl önce
Yazınız sitem dolu. Rizeli bunu hak ediyor. Cennet köşesi bir il göç vererek boşalttığı yerlere bir daha dönemeyeceğini hala anlayamadı. Tüm Rizeliler, Rizeye sahip çıkmalı bu saatten sonra.
Alper Yılmaz 3 yıl önce
Akın abi bir gün biz de gitmek isteriz dünyada ki cennetinize :)
Fuat Aktaş 3 yıl önce
Geç gördüm yazınızı. Hepimiz ama hepimiz aynı dertten çekiyoruz. Memleket diye diye ölücez ama gittiğimiz yok,orda olanlar oranın şükründe değil. Sanırım böyle dünya değiştireceğiz.
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
27°
sağanak
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 30 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
Namaz Vakti 08 Temmuz 2020
İmsak 02:50
Güneş 04:47
Öğle 12:28
İkindi 16:27
Akşam 19:59
Yatsı 21:48