24.05.2016, 08:01 5420

'Benim başkan adayım sensin!'

Senoz Başköy’den gelip Çayeli 9 Mart İlkokuluna başladığım zaman, merakla birlikte bayağı çekindiğimi hatta zaman zaman korktuğumu hatırlıyorum…

Köyde biraz okula gitmiş, sonra Ahmet amcamın isteği üzerine amca çocukları Ali, Mustafa ve Osman’la birlikte Çayeli’nde 9 Mart İlkokulunda okula gitmeye başlamıştık…

İlk haftalar, benim gibi amcaoğullarının da kâbusla geçmişti okulda. O günlerde köye araba yolu bile olmadığından Çayeli Merkeze hiç inmemiştik. Sadece ben çok ısrar ettiğimden birkaç günlüğüne Çayeli’ne götürülmüş sonra köye geri döndüğümde köyde ki tüm çocuklara bir yıl boyunca Çayeli’ni anlatmıştım!

Böyle bir ortamda sınıfta ki pasifliğimi düşünün artık! Derslere katılmıyorum, sevgili öğretmenim “Cavit Bodur’un” samimi yaklaşımına bile karşılık veremiyordum... Sınıf arkadaşlarımla zaten tek kelam edemiyorum, ancak teneffüs zili çaldığında koşarak bahçeye çıkıyor okulda ki diğer amcaoğullarıyla bir araya gelip  “biz nereye geldik böyle” diye birbirimize dert yanıyorduk!

Öğretmenimizin tahtaya yazdığı ya da duvarda gösterdiği fişleri okuyabilmeme rağmen “kim cevap verecek” diye sorduğunda parmağımı kaldırmaktan çekiniyordum. Bu durum yaklaşık bir ya da bir buçuk ay sürdü…

Tabiri caizse o çocuk kalbimde fırtınalar kopuyordu. Bir şekilde bende derslere katılmak, bildiğim şeylerin cevabını vermek istiyordum. Ama ben de parmak kaldıracak özgüven diye bir şey yoktu! Bir gün müzik dersimiz vardı. Öğretmenim en arka sırada oturan benim yanıma gelerek “evladım sen Senozlusun, sizin orda güzel türkü söylerler sende bir tane söylemek ister misin?” dedi. Bana san ki gün doğmuştu. Hiç unutmuyorum, hemen heyecanla ayağa kalkmış “söylerim öğretmenim” demiştim…

O gün o türküyü söylemem sınıfta ki arkadaşlarım arasında da hoş karşılanmış, birkaç kişi dersten sonra bana ilgi göstermişlerdi. Peşinde ki derste öğretmenim tekrar yanıma gelerek “sen derslere hiç katılmıyorsun, öğrenemedin mi hiçbir şey? “ diye sormuş, ben de mahcup bir ifadeyle “öğretmenim ben bunların hepsini biliyorum “ diyebilmiştim!

Ve öğretmenim beni ayağa kaldırmış duvar boyu asılan fişleri tek tek okutmuştu. Ben her fişi okuyuşta biraz daha kendime güvenmeye başlamış ve nihayetinde Cavit Öğretmenimin kolumdan tutarak ön sıraya beni oturtmasıyla özgüven patlaması yaşamıştım…

Aradan biraz süre geçmişti. Ben artık sınıfta diğer arkadaşlarımla koşup oynamaya başlamıştım. Her geçen gün arkadaşlığımız daha pekişiyor ve öğretmenimin bana yaklaşımının meyvelerini ilk önce sınıf arkadaşlarımın bana karşı olan ilgisi vasıtasıyla almaya başlamıştım…

Bir gün Cavit Öğretmenimiz “çocuklar her sınıfta bir sınıf başkanı olur, bugün bizde sınıf başkanımızı seçeceğiz, içinizde aday olanlar parmaklarını kaldırsın, onların numaralarını tahtaya yazacağım” dedi…

Yanlış hatırlamıyorsam sınıfta ki arkadaşlardan beş altısı parmak kaldırarak sınıf başkanlığı için aday olmuşlardı…

Cavit Öğretmenim parmak kaldıran çocukların numaralarını karatahtaya yazdıktan sonra, bir numara daha yazdı tahtaya. O numara 894’dü. Son numarayı da tahtaya yazarak sınıfa döndü ve dedi ki “ bu numaranın sahibi Abdurrahman Akın arkadaşınız, o da benim sınıf başkanı adayım” dedi!

İnanılmaz derecede heyecanlanmıştım. Bugün bile bu yaşadığım sevinci ve heyecanı düşününce içimi tarifsiz bir huzurun kapladığını hissediyorum…

Ben, öğretmenimiz tarafından aday gösterildiğim için bir iki arkadaşımız adaylıktan çekildi. Öğretmenin talebelerinin her şeyi olduğundan dolayı aday adayı olan arkadaşlarımın dahi bana oy vermeleri tarafınızdan yadırganmadı sanıyorum!  Diğer aday olarak kalanlarda oy alamadı, doğal olarak bendeniz köyden geldikten iki ay sonra “sınıf başkanı” olmuştum. Kısa bir süre yaptığım sınıf başkanlığımı, iyi top oynuyorum diye önce “spor kolu başkanlığı” sonrada okumaya olan düşkünlüğümden dolayı da  “kitaplık kolu” başkanlığına yine Cavit Öğretmenimin isteği üzerine seçilince, sınıf başkanlığını başka bir arkadaşım seçilerek bırakmıştım…

Benim hikâyemin karşılığı şu; insan hayatının hangi saniyesinde ne olacağının bir garantisi yok ama hala yaşanmamış anları elimizden geldiğince değerlendirip daha güzel bir dünyaya yelken açmamız pekâlâ mümkün olduğudur…

Ben aslında bu hikâyeyi bir şekilde Ak Partinin kongresine bağlayacak yeni Başbakanın seçiliş şekli üzerine kalem oynatacaktım! Ama gördüğünüz gibi benim hikâyem daha gerçekçi olduğu için bu meseleye değinemedim bile!

Görüşmek üzere, Allah’a emanet olunuz…

 

 

Yorumlar (7)
Osman Aygün 4 yıl önce
Senin hikayenin bir benzerini başköyde okurken İsmail hocadan bende yaşamıştım. Yazinin ana temasını işlediğin öğretmeninle olan ilişkilerin,aslinda ülkemizin başında bir baş öğretmen olduğu bu şüür içerisinde ülkemizi aydınlık limanlara doğru yol aldırıyor olmasıdır. Yıldırım'lar ,şimşekler,yağan bereket yağmurları binyıllık mazimize yakışan güzelliklerde en hızlı şekilde yol almak demektir. Rabbim bu kutlu yürüyüşümüzü Milletimiz Hakkı'nda hayırlarla sürdürsün.
özlem 4 yıl önce
evet gerçekten bu yaşanmış gerçek hikayedir ve sonuçta da öğrencilerin oylarıyla(öğretmenlerinden dolayı) yazarımız sınıf başkanlığı seçimini kazanmıştır. öncelikle kendisine tebriklerimi geriye dönük olarak sunmak isterim. Ancak bizler ne ilkokul öğrencileriyiz, ne de olanaklar bakımından 35 sene öncesi duruma sahip değiliz. şu gün itibariyle 21 yy. da her birimiz 30, 40, 50, 60, 70, 80, 90'lı yaşlardayız belki. ve hepimiz biliyoruz ki yaşantımız da ki her şey gibi siyasette belli kurallar çerçevesinde yapılır! yapılmalıdır aslında.... günümüzde maalesef Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının yüzde elli oyunu alan bir Başbakanın türlü nedenlerle görevinden istifa ettirilmesi istenerek, çeşitli kurgularla Başbakanlık seçimi, tamamen çocuk saflığında tıpkı hikayemizde olduğu gibi 2. vaka daha karşımıza çıkmıştır ne yazık ki!..... gerçekten çok saf, güzel ve tamamen zamanlaması manidar(meşhur olan söz) bir yazıdır. kaleminize sağlık.
İsmail AKIN 4 yıl önce
Yazınızı okudum ve o günleri sanki yaşar gibi oldum. Öğrencilik yılların başarılı geçmiş ve bir o kadar da yaramazlıklarının olduğunu bilen birisi olarak tabi iki takdir ettim. Sizi başarılı bulan öğretmeninizin size gösterdiği ilgiyi hoş karşılıyorum. Fakat ne yazık ki memleket için son derece başarılı hizmetler etmiş çok değerli başbakanımız a gösterilen bu teveccühü neden çok gördünüz anlayamadım. Son derece duyarlı ve memleket sevdalısı olan başbakanımıza haksızlık ettiğinizi düşünüyorum. selam ve sevgi ile
Alper Yılmaz 4 yıl önce
Yazıyı bir solukta okudum,sonunu merak ediyordum ki imdada son paragraf yetişti :)
Aydoğan 4 yıl önce
Ismail Akın bey Ahmet Davutoğlu gibi bir değer varken harcaması sizi rahatsız etmedi mi? Objektif olmak bu kadar zor bir şey mi?
Osman Erten. 4 yıl önce
Duygulanarak okudum. Nasıl bir bitkinin verimini, canlılığını ve doğada kalıcılığını ekili olduğu toprak belirler ise bizlerin de hayata ve olaylara bakışımızı, hangi yönetimlere neden destek verdiğimizi, adaletten ne anladığımızı, inanç ve gelenek gibi sosyolojik olguları, aileden başlayarak, okul, çevre, arkadaş ilişkileri, bilgi ile kurulan organik bağ (kitap-gezmek-deneyim-örgütlü davranış) ve genetik özelliklerimiz belirler. Bir kompartımana girip ülkenizde ve dünyada olup bitene gözlerinizi kapatarak her olumsuzluğa savunma yapabilir, güçlü de olabilirsiniz. Zaman her birimizin davranışını test edecektir .Bilgiye ulaşmak için hiçbir çaba göstermeden, başka pencerelerden dünyaya bakmadan, sebep-sonuç ilişkisi kurmadan yaşanılır bir dünya kuramayız. Yeğenim seni kutlar sayfanda ki konuklarına iyi günler dilerim..
Aktaş 4 yıl önce
Sizin hikayenizde olduğu gibi dünyanın heryerinde birileri birilerinin yönlendirmesi ile bir yerlere geliyor. İktidara vurmak için hikayenizi yazmış olmanız bu gerçeği değiştirmiyor.
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
27°
sağanak
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 30 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
Namaz Vakti 08 Temmuz 2020
İmsak 02:50
Güneş 04:47
Öğle 12:28
İkindi 16:27
Akşam 19:59
Yatsı 21:48