Kuru, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Karadeniz'in temel geçim kaynaklarından biri olan çay tarımının bu yıl da adaletsiz bir piyasa düzeniyle karşı karşıya kaldığını belirtti.
“Peşin Alım Oyunu Üreticiyi Sıkıştırıyor”
Kuru, önceki yıllarda özel sektör çay fabrikalarının devlet destekli peşin alım yaptığını ve bu sistemin kamu bankaları aracılığıyla sağlanan düşük faizli kredilerle desteklendiğini hatırlattı. Ancak bu yıl bu desteğin ortadan kaldırıldığını, buna rağmen peşin alım sisteminin devam ettiğini vurguladı.
“Bu durumun sonucu olarak, özel sektör peşin alım bahanesiyle üreticiyi baskı altına almış; serbest piyasada çay fiyatları 19 TL’ye kadar düşmüştür. Vadeli alım fiyatları ise daha da düşük kalmakta ve ödemeler gecikmektedir,” diyen Kuru, bu sistemin üreticiyi çaresiz bıraktığını söyledi.
“Devlet Neden Müdahale Etmiyor?”
Açıklamasında hükümete de tepki gösteren Kuru, “En temel soru şudur: Hükümet bu gidişata neden müdahale etmiyor? Yıllardır çıkması gereken ve defalarca söz verilen Çay Kanunu hâlâ Meclis’e getirilmemiştir,” ifadelerini kullandı.
Tarım politikalarının üretici yerine belirli lobi gruplarının etkisinde şekillendiğini ileri süren Kuru, Çay Kanunu’nun üreticiye güvence sağlayacağını, fiyat istikrarını getireceğini ve özel sektörün keyfi uygulamalarını sınırlayacağını belirtti.
“Devlet Serbest Piyasa Bahanesiyle Geri Çekilemez”
Anahtar Parti olarak devlete çağrıda bulunan Kuru, “Devlet destekli kredi mekanizması kaldırıldıysa, peşin alım sistemi yeniden düzenlenmelidir. Vadeli alım fiyatlarının üretici aleyhine olmaması için taban fiyat uygulaması şarttır. Çay Kanunu ivedilikle Meclis’e getirilmeli ve üretici lehine hazırlanmalıdır,” dedi.
Rize ve Doğu Karadeniz’de çay tarımının bir geçim meselesi olduğunu vurgulayan Kuru, devletin bu alandan “serbest piyasa” gerekçesiyle çekilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.
“Üretici Artık Beklememeli, Birleşmeli”
Üreticiye de çağrıda bulunan Mevlüt Kuru, “Artık çözüm beklemek yerine çözüm olmak zamanıdır. Kooperatifleşme, doğrudan satış ve bölgesel birlikler üzerinden örgütlü hareket etmek bir zorunluluk hâline gelmiştir,” dedi.
Kuru, hükümetin sessizliğine karşı üreticinin sesini birleştirmesi ve taleplerini güçlü şekilde dile getirmesi gerektiğini belirterek, Anahtar Parti Çayeli İlçeBaşkanlığı olarak üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.
“Bu topraklar emeğiyle ayakta durur. Emeğin karşılığı ancak adil ve şeffaf bir sistemle korunabilir,” sözleriyle açıklamasını sonlandırdı.




