Albert Einstein, atom bombasının yapımında doğrudan yer almadı, aldı diyenler bu konuyu bilmiyor yada spekülasyon yapıyor. Albert, aslında bu felaketin ilk kıvılcımını ateşleyen mektubun yazarıydı. 1939 yılında, Nazi Almanyası'nın uranyum araştırmalarına hız verdiğini öğrenen fizikçi Leo Szilard, Einstein'ı ziyaret etti.

Giresun'da yöreye özgü lezzetler festivalle tanıtıldı
Giresun'da yöreye özgü lezzetler festivalle tanıtıldı
İçeriği Görüntüle

Szilard, uranyumun zincirleme reaksiyonla enerji üretebileceğini ve bu teknolojinin Hitler'in eline geçmesinin felakete yol açabileceğini anlattı. Einstein, bu yeni bilgiyi öğrendiğinde şaşkınlıkla, "Bunu hiç düşünmemiştim," dedi. Ancak kısa süre sonra, Nazi Almanyası'nın uranyum kaynaklarına ulaşma çabalarını öğrendiğinde, bu gelişmeleri Amerikan hükümetine bildirmeleri gerektiğini fark etti.

Szilard ve Einstein Mektup Yazdılar Hem de Başkana Hitaben

Sonraki üç hafta içinde, Szilard ve Einstein, ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt'e hitaben bir mektup kaleme aldılar. Bu mektupta, uranyumun potansiyel tehlikeleri ve Nazi Almanyası'nın bu alandaki ilerlemeleri vurgulandı. Mektup, Roosevelt'in dikkatini çekti ve ABD'de uranyum araştırmalarına başlanmasına önayak oldu. Bu adım, Manhattan Projesi'nin temelini oluşturdu.

Einstein, bu mektubu yazdığı için büyük bir pişmanlık duydu. 1954 yılında, kimyager Linus Pauling'e yazdığı bir mektupta, "Hayatımda yaptığım tek büyük hata," ifadesini kullandı. Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan bombaların ardından, bu felaketi önlemek için daha fazla çaba sarf etmediği için derin bir üzüntü içindeydi.

Sözün özü Einstein'ın atom bombasıyla doğrudan bir ilişkisi olmasa da, Nazi tehdidine karşı duyduğu korku ve bilimsel sorumluluk duygusu, onu bu felaketi başlatan mektubu yazmaya itti. Bu olay, insanlık tarihinin en büyük bilimsel ve etik hatalarından birinin başlangıcı oldu.

 

Kaynak: HABER MERKEZİ