20.07.2020, 17:30 4766

Ajan Okulları!

“Bünyesinde kendine düşman kuruluşların varlığına izin veren ve hatta bu kuruluşları Türk Milliyetçilerinin hücumlarına karşı korumak gereğini duyan bir devlet anlayışı, Osmanlı Türk İmparatorluğu’nu nasıl Serv Anlaşmasını imzalamaya mecbur etti ve bu anlaşma nasıl o koca imparatorluğun yağmalanmasına yol açtıysa, yeryüzündeki tek siyasi Türk varlığı olan Türkiye Cumhuriyeti de saçma bir hukuk, ya da eşitlik ilkesinin cazibesine kapılıp, kendine düşman unsurları savunmaya devam ettiği takdirde, bugün veya yarın, ama mutlaka bir ikinci Serv Anlaşmasını imzalamak zorunda kalacaktır…

Asla ve kattiyyen temenni edilecek bir sonuç değildir bu!

Bu eser, Osmanlı Türk İmparatorluğu’nun içindeki, Rum, Ermeni, Yahudi gibi azınlıkların kendi kültürlerini korumak ve sıra gelince başlatılacak olan isyanlara militan yetiştirmek için açtıkları okulları inceleyecek, azınlık okullarıyla emperyalizmin üssü durumunda ki yabancı okulların irtibatını tespit etmeye çalışarak eğitim ve sağlık kuruluşlarında yürütülen misyoner faaliyetlerine işaret edecek misyonerlik-emperyalizm ilişkilerini ortaya çıkaracaktır…”

Kitabın girişinde özet olarak aldığım bölümlerde görüldüğü gibi uzun uzun bu kitabı neden yazdığını anlatmıştı Türk Milliyetçilerinin yüz akı kalemlerinden olan merhum Necdet Sevinç. Okuma maceramın ilk yıllarında beni en fazla etkileyen kitaplardandır “Ajan Okulları” isimli kitap.

Osmanlı İmparatorluğunun coğrafyasında; “Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya ve diğer ülkelerin “Türk Eğitimine katkı yapmak maksadıyla kendi öğretmen kadrosuyla “misyoner faaliyetlerde” bulunarak, devletin adım adım nasıl “Haçlı Dünyanın” verdiği eğitim yoluyla çöküşe götürüldüğünü ortaya koyan muhteşem bir kitaptır.

1071 yılında Malazgirt’te kazandığımız meydan savaşıyla başlayan Anadolu’da ki Türk’ün egemenliği 1918’de “misyoner okulları” vasıtasıyla yağma edilmiş bir Türk İmparatorluğu geride bırakmıştır!

Daha Türkçesi; beynelmilel Hristiyanlık 1095’ylında başlattığı “Türklere karşı Haçlı seferlerini” ancak 823 sene sonra zaferle bitirmiştir. Bu tarihi serüven içinde tek başına “İslam Dünyasını” Haçlı seferlerine karşı koruyan Türk Milleti, sadece İmparatorluk coğrafyasında değil İslam coğrafyasında da faaliyetlerde bulunan misyoner düşüncenin maharetiyle savunma barajı yıkılmış ve Ortadoğu, Kuzey Afrika,  Güneydoğu Asya’da bugün bile devam eden sorunların başlamasına yol açmıştır.

Osmanlı İmparatorluğunun hüküm sürdüğü coğrafyada kurulan “misyoner okulları” kitapta çok boyutlu ele alınmış ve hangi vilayette ne kadar bu okullardan açılmış ve öğrenci sayısı ne kadardır; bu okullar açılırken İmparatorluğun açtığı okullar karşılaştırılmalı verilmiş ve ortaya korkunç rakamlar çıkmıştır!

“Ermeniler Türkiye’ye girmek için açık kapıdır” cümlesini Amerikalı bir misyoner söylemiş! Ortadoğu’da çıkar aramak için bu açık kapıdan giren Amerikan hariciyesi siyasi hedeflerine ulaşmak amacıyla Ermenileri kullanmış, Balkanlar, Anadolu ve Suriye’de yoğun bir Türk aleyhtarı propaganda yürüten Amerikan misyoner örgütü kısa zamanda bu bölgelerde 7 üniversite, 43 yüksekokul, 417 okul ve 5 ruhban okulunu açıp yönetmeye başlamıştır!

Lokal örnekler vererek kitapta ki bilgileri aktarmaya çalışıyorum. Ama takdir edersiniz ki bir köşe yazısında bütün bir olayları anlatmak çok zordur. Nokta atışı yaparak belki birçoğunuzu kitaba ulaşma noktasında da ikna edebilirim diye düşünmekteyim!

Mesela eski Mabeyn Başkâtibi Tahsin Paşa, hatıratında İzmir Valisinin hazır bulunduğu bir açılış töreninde şu ifadeyi kullandığını yazar; “…İstanbul’da, İzmir’de, Beyrut’ta Fransız mektepleri açılıyor. İtalyan lisanının Türkiye’de Fransız lisanı ile müsabaka tarzında neşir ve tamimi için ne yapılmak lazımsa bilaihmal yapılıyor…”

Merhum Necdet Sevinç diyor ki kitabında; Türkçü fikirler taşıyan, hatta mümkün olduğu ölçüde Turancılık yapan Sultan Abdülhamit, “Yıldız İstihbarat Örgütüyle” yabancı okulların ve misyoner teşkilatlarının Türk-İslam Dünyasında ki çalışmalarını yakından takip etmiş ve onlarcasını kapatmıştır. Abdülhamit Han, belki de Amerika’nın tahrik edeceği yeni bir Ermeni isyanıyla karşılaşmak istemediğinden sadece yeniden 10 müessesenin açılmasına izin vermiştir…

Abdülhamit devrinde sayıları 10’da dondurulan Amerikan okulları 1908 darbesinden sonra hızlı artmıştır. Kitapta; salname ve misyoner raporlarına dayanarak açılan İmparatorluk coğrafyasında ki okulların sayısı veriliyor. 

Bir iki örnek vermek istersem;

Erzurum, okul sayısı 1 öğrenci sayısı 120. Sivas,okul sayısı 20, öğrenci sayısı 6.000. Şebinkarahisar, okul sayısı 3, öğrenci sayısı 100. İzmir, okul sayısı 2, öğrenci sayısı 500. Harput, okul sayısı 9, öğrenci sayısı 1000. Mardin, okul sayısı 3, öğrenci sayısı 250. Beyrut, okul sayısı 40, öğrenci sayısı 5.500. Amman, okul sayısı 21, öğrenci sayısı 1.600. Hama, okul sayısı 15, öğrenci sayısı 1.900.

Türkiye’de Amerikan kültürünün en etkili propaganda karargâhlarından biri olan Robert Kolej, 1863 Eylül’ünde dört misyoner papaz tarafından kurulmuştur.  Dr. S. Hamlin Müslümanlık nereden İstanbul’a girmişse Hristiyanlığında oradan İstanbul’a girmesi için Rumeli Hisarının en yüksek kulesi üzerinde bir kolej açmak istemiş ve bunu başarmıştır. 1878 yılına kadar Amerikan Koleji adıyla anılan okulun ismi bu tarihten sonra Robert Kolejine çevrilmiştir.

1817’de Gaziantep’de bir tek misyoner yoktur. 1822 yılında bu ilimize Malta’dan sökülüp getirilen bir matbaa kurulmuş, burada basılan İncil’ler Ermeni vatandaşlara dağıtılmıştır. Daha sonra Ermenilerin Türkiye aleyhine teşkilatlandırmak için Dr. Azariah Smit’in teklifiyle 1848 yılında bu ilimizde Amerikan Hastanesi, tip fakültesi, Ermeni azınlık okulları kurulmuştur. Daha sonra sırasıyla Amerikan İlkokulu, kız okulu, erkek koleji, ortaokulu, yetimhane, öğretmen okulu adı altında eğitim kurumları açılmıştır…

İttihat ve Terakki Hükümeti zamanında Fransızlara ait; 7 kolej, 45 İlkokul daha açılıyor bu coğrafyada ve Fransız okullarının sayısı 102 adet oluyordu.

Yabancı okulların etkisini göstermeye başladığı 1800’lerde Türk düşmanı olmayan hiristiyan ilim adamlarından Michaud, bu şuursuz Batılılaşma akımının Türkiye’yi yıkacağını şu satırlarla işaret etmiştir.

“Osmanlı İmparatorluğu’nun yeniden kuvvetlenmesini temin edip, bizim medeniyetimizin o bünyeye hulül edilebileceğine hükmedenleri müteessir edecek nokta, bu medeniyetin Türk seciye ve kabiliyetiyle imtizacına katiyen imkân olmadığını görmektedir. Müslümanların bizim anladığımız medeniyet seviyesine ermeleri için son derece tefessüh etmelerinden, kendi örf ve adetleriyle dini ananelerini kat’ı surette unutmalarından başka çare olmadığını söylemek gayet doğru olur.  Öyle bir fedakârlığa mal olmuş bir medeniyet barbarlıktan bin beter değil de nedir…”

1924 yılında yayınlanan istatistikte “Sen Jozef’e” devam eden Türk öğrencilerin ailelere göre dağılımı şöyledir; Prensler; 8, Mareşal ve Generaller; 22, Yüksek şahsiyetler; 90, Banka müdürleri; 30, Sivil memurlar; 80, Bankacılar; 80, Tip doktorları;90, Avukatlar;20, Mühendisler; 20, İrat sahipleri; 300. Görüldüğü gibi, ülkenin aydın, asker ve varlıklı kesiminin çocukları bu okula gitmektedir.Devletin ve silahlı kuvvetlerin yönetimine de bu okullardan çıkanlar genellikle hakim olmaktadır!

1.Dünya Savaşından önce yalnız Ermeni Gregoryan okullarının sayısı Anadolu Coğrafyasında tam tamına 1.145 adetti! Bu okullardan bir kaçının nerede kaç adet olduğunu yazmak istiyorum. Amasya; 301. Yozgat; 31. Zara; 15. Bitlis;17. Maraş; 19. Siirt; 26. Urfa; 8. Diyarbakır; 95. Hakkâri; 3. Bayburt; 8. Ankara;2. Divrik; 19. İzmir; 3. Malatya; 7. Adapazarı; 9. Bıga;2.

Ermeni ayaklanmalarına, Sultan Abdülhamit’e yapılan birçok suikastı, “Ermeni tecrit” olaylarını anlamak ve anlamlandırmak için Osmanlının 1800 yılların başından itibaren mantar gibi çoğalan “misyoner okullarını” çok iyi bilip analiz etmek lazımdır!

Gerçek şudur ki; 1900 yılların başıyla birlikte gerileme devrini bitirip çökmeye başlayan imparatorluktan bir Ermeni devleti çıkacağına tüm Ermeniler inanmıştı! 1894 yılında Ermeni komitecilerin lideri seçilen Patrik Matyos İzmirliyan; “bütün vasıtalara müracaat ederek savaşacaklarını, bundan bazı masum insanların zarar görebileceğini, fakat buna önem vermediklerini” açıklama cüretinde bulunuyordu!

Merhum Osman Ergin Hoca,  “Türkiye Maarif Tarihi” isimli eserinde “yabancı okullara“ dair şu tespiti yapmıştı;

“İstanbul’da ki her yabancı mektebi, kendi anavatanında ki mekteplerin programına ve orada okutulan kitapları aynen kabul eder, okutur ve buna Maarif Nezareti bir şey diyemezdi!”

2 Ekim 1914’de kapitülasyonların kaldırılmasından sonra bu karara bağlı olarak yüzlerce okul kapatılmış ama bir o kadarının da faaliyeti devam etmiştir bütün Osmanlı coğrafyasında.

İstiklal Savaşından sonra yapılan çeşitli anlaşmalarla yabancı okulların bir kısmı kapatılmış bir kısmı harp sırasında halk tarafından yıkılmış, bir kısmı da kaybettiğimiz topraklarda kalmıştır.

Bugün ki azınlık okullarının tabi oldukları statü Lozan Antlaşmasının “40,41” inci maddeleri ile tanınmıştır. Özetle; Türk Milli Eğitiminin Türk çocuklarına uyguladığı eğitim yabancı okullarda ki azınlık çocukları içinde aynen uygulanacaktır.

Bu kitabı yıllar sonra tekrar okuyunca bir cemaatin tüm yurdu ağ gibi saran “özel okullarını” ve 1923 yılında kurulan İstiklal Savaşından yeni çıkmış ve bir sürü meseleyle birlikte Osmanlıdan kalma “misyoner okullar” meselesiyle de uğraşan Cumhuriyetin kurucularını ve Mustafa Kemal Atatürk’ü düşündüm!

Kanaatim şudur; 1800’lu yıllardan sonra, yani “Batının emperyalist ülkelerine ve azınlıklara okul kurma hakkı” verildikten sonra, Ermenileri ve Rumları Truva atı olarak kullanan “Emperyalist Batı” Osmanlı İmparatorluğunu yarı sömürge durumuna düşürmüşlerdir!

Aradan 100 yıl geçtikten sonra bu topraklarda ki son din misyonerleri olan “yerli haşhaşiler” de iktidara ortak olarak devleti kısa bir süreliğine de olsa yönetmişlerdi!

Bu sömürge durumu “İstiklal Savaşı” ile tarihin çöp sepetine atılmıştır!

Bize bugün düşen görev; bir daha asla ve kata bu tip tuzaklara düşmemektir!

Bu vesile ile “Ajan Okulları” isimli muhteşem kitabı dünden bugüne “Türk İnsanının” uyanmasına vesile olsun diye büyük bir emekle yazan merhum Necdet Sevinç’e Allah’tan rahmet dilerim.

Görüşmek üzere; Allah’a emanet olun.

Yorumlar (6)
Yahya Efendi 3 hafta önce
Eğitim konusu çok önemli. Osmanlıdan bu yana bence en az mesafe aldığımız konulardan biriside eğitim. Osmanlı devletinde bu kadar yabancı okulların açıldığını ilk defa duydum şok oldum. Osmanlının niye yıkıldığını daha iyi anlıyorum artık.
Dağkağan 3 hafta önce
Kaleminize yüreğinize sağlık. Çok önemli bilgiler içeriyor,yazıyı çok kişinin okumasını dilerim.
Yeşim 3 hafta önce
Aradan 100 yıl geçtikten sonra bu topraklarda ki son din misyonerleri olan “yerli haşhaşiler” de iktidara ortak olarak devleti kısa bir süreliğine de olsa yönetmişlerdi! Şimdide başka başka cemaatlerin haşhaşıleri yönetmeye başladı ülkeyi.
Mustafa Yılmaz 3 hafta önce
Milli eğitim bakanlığını yaz boz tahtasına çevirdiler. Çocukların aklı karışık,birde içeriği çok zayıf eğitim veriliyor. Ben bu misyoner okullarında hangi mufredat okutuluyordu onu merak ettim.
Kürşad Yılmaz 3 hafta önce
Bir kez daha Mustafa Kemal Atatürk'ün ileri görüşlülüğünü gördük. Cumhuriyetin temelleri sağlam atılmışsa bu okulların çoğunun kapatılmasıda bir ölçüdür. Türk milleti olarak uyanık olmalıyız.Bugünlerde konuşuluyor fetö gitti meto geldi diye çünkü.
Bodolli 2 hafta önce
Hemşehrim,böyle bir faşist ''düşünür''e en son başvurmamız gerekirdi.Seni çizdiğin bu kadar zikzaktan sonra anlamak mümkün değil.Gittikçe ortaçağa doğru inerken ,dinci ve milliyetçi dinamit oluysun.
banner49
Günün Anketi Tümü
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
Rize Şehir Hastanesinin deniz dolgusu üzerinde yapılmasını uygun buluyor musunuz?
26°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 03:41
Güneş 05:19
Öğle 12:28
İkindi 16:18
Akşam 19:27
Yatsı 20:58