Galile Denizi yakınlarında yapılan bir arkeolojik kazıda, neredeyse 1.400 yıl öncesine ait nadir bir Bizans koleksiyonu ortaya çıkarıldı. Altın sikkeler, takılar ve değerli taşlarla süslenmiş mücevher parçalarından oluşan bu koleksiyon, bölgedeki tarihsel önemi artıran önemli bir keşif olarak kayda geçti.

Bizans Dönemine Ait Nadir Buluntular

Arkeologlar, Galile Denizi'ne oldukça yakın bir bölgede yer alan antik Hippos (ya da Sussita) kentinin kazılarında 7. yüzyıldan kalma altın ve mücevher koleksiyonunu buldu. Hippos’un Golan Tepeleri yamaçlarında yapılan kazılar sırasında 97 saf altın sikke, inciler, yarı değerli taşlar ve cam kakmalı küpeler dahil olmak üzere pek çok nadir eser ortaya çıktı.

Haifa Üniversitesi’nden arkeolog ve kazı direktörü Michael Eisenberg, bu keşfin bölgedeki en büyük beş altın koleksiyonundan biri olduğunu belirtti. Ayrıca, takıların ve sikkelerin bulunmasının koleksiyonu yalnızca estetik olarak değil, aynı zamanda nümizmatik (sikke bilimleri) açısından da önemli kıldığını söyledi.

Rusya ticaret heyeti Trabzon'da iş dünyasıyla buluştu
Rusya ticaret heyeti Trabzon'da iş dünyasıyla buluştu
İçeriği Görüntüle

Altın Sikkeler ve Tarihsel Bağlam

Kazı ekibi, altın takıların ve sikkelerin Bizans İmparatoru I. Justinus’un saltanatından (518-527) İmparator Herakleios’un (610-641) yönetiminin ilk yıllarına kadar uzandığını keşfetti. Bu sikkeler, Bizans İmparatorluğu’nun ekonomik yapısına ışık tutuyor. Özellikle bazı sikkeler, kumaş kalıntıları taşıyor ve bu da koleksiyonun bir zamanlar kumaşa sarılı olduğuna dair güçlü bir ipucu sunuyor.

Koleksiyon, yüksek ayar altından yapılmış büyük solidus sikkeleri, yarım değerindeki semissis ve üçte biri değerindeki tremissis’lerden oluşuyor. Bu nadir koleksiyon, Bizans tarihinin önemli bir dönemine tanıklık ediyor.

Kazı Süreci ve Buluntu Anı

Yarı değerli taşlar ve incilerle süslenmiş altın takıların bulunma anı, arkeologlar için oldukça heyecan vericiydi. Metal dedektörüyle yapılan bir keşif sırasında, Edie Lipsman adlı bir dedektör uzmanı, temmuz ayında büyük bir taş ve antik duvarların yakınında altın sikkeleri buldu. Lipsman, “Dedektör çılgına döndü ve birbiri ardına altın sikkeler ortaya çıkmaya başladı” dedi.

Siyasi ve Ekonomik Bağlam

En dikkat çekici parçalardan biri, 610 yılı civarında İmparator Phocas’a karşı isyan başlatan General Herakleios ve oğlu tarafından Kıbrıs’ta basılmış bir tremissis. Genç Herakleios, zaferini kazandıktan sonra Bizans Herakleios Hanedanı’nı kurarak 610-711 yılları arasında hükümetin başında kaldı. Bu nadir sikkeler, sadece dönemin siyasi yapısını anlamak için değil, aynı zamanda Bizans İmparatorluğu’nun ekonomik gelişimi hakkında da önemli bilgiler sunuyor.

Koleksiyonun Gömülmesinin Nedeni

Koleksiyonun neden gömüldüğü henüz net bir şekilde bilinmese de, bölgedeki tarihsel kayıtlar, Hippos’un 7. yüzyılda çalkantılı bir dönemde olduğunu gösteriyor. 614 yılında Sasani İmparatorluğu’nun Bizans Filistin’ini işgal etmesiyle, bölgedeki Hıristiyan şehirlerinin halkı servetlerini gizlemek için Hippos’a gizlendi. Bu tarihi olay, koleksiyonun gömülme ihtimalini açıklıyor.

Bölge uzun yıllar boyunca savaşlarla sarsıldı. 636 yılında, Müslüman orduları bölgeyi ele geçirene kadar, Bizanslılar 614’te Sasani İmparatorluğu’na karşı zafer kazanmışlardı. Ancak bu süreç, Hippos’un gerilemesine yol açtı. 749 yılında büyük bir deprem nedeniyle kent tamamen terk edildi. Arkeologlar, bu eşsiz koleksiyonu daha ayrıntılı şekilde incelemeyi planlıyor. Sikkelerin tarihsel bağlamda okunması, takıların belgelemeleri ve buluntuların bölgesel bağlam içinde analiz edilmesi amaçlanıyor. Henüz ne zaman sergileneceği hakkında bir açıklama yapılmasa da, Eisenberg, "Bence yakın bir zamanda müzeler bu eşsiz buluntuyu sergilemek isteyecek" dedi. Galile Denizi yakınlarındaki Hippos antik kentinde bulunan bu altın sikkeler ve takılar, Bizans İmparatorluğu’na ait önemli bir tarihi ve kültürel hazineyi gözler önüne seriyor. Kazı, sadece arkeolojik açıdan büyük bir önem taşımakla kalmayıp, aynı zamanda dönemin siyasi, ekonomik ve sosyal yapısı hakkında da eşsiz bilgiler sunuyor. Bu buluntular, hem bölge tarihini daha iyi anlamamıza hem de antik Bizans uygarlığının zenginliğini gözler önüne sermemize olanak sağlıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ