Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Tomurcuk Derdinde Olmayan Ağaç, Odundur…

15-05-2008
3869 kez görüntülendi

Senozu Gurbet olmaktan çıkaralım yazımın üzerinden yaklaşık iki hafta geçti. Bu süre içerisinde gerek yorumlar gerekse bire bir telefon görüşmelerimden edindiğim izlenimler bir Senozlu olarak beni çok memnun etti…

Bizim en büyük sorunumuz olan toplumsal birlikteliğimiz ve buna bağlı olarak ortaya konulacak çözümlerimizin artık eskisi gibi yetim olmadığını gözlemleme imkanım oldu.Hepimiz çocukluğumuzda ki köylerde  olup bitenleri biliriz, akşam sıcak sobanın karşısında büyüklerimiz yarın yapılacak işleri konuşurlardı ama sabah ara ki bulasın akşam konuşan büyüklerimizi!…

Hatta bu konularda çok menkıbelerimiz olduğunu hepimizde biliyoruz! 

Ama ilk defa olarak Senoz da sadece bir köyün değil bütün köylülerimizin oluşturduğu dernek vasıtasıyla toplumsal meselelerimize sahip çıkan şuurlu bir topluluğun  var olduğunu görüyoruz.Bu sevindirici gelişmenin öncülüğünü yapan dernek yöneticilerine buradan şükranlarımı arz ediyorum…evet meselelerimiz var köylerimizle ilgili derdimiz büyük.Bugün bu meselemizin mihenk noktası HES ‘lerdir...Ben bu konuda ki görüşlerimi sizlerle paylaşırken yapıcı olmaya çalışarak alternatifimiz var mı diye sormuştum.Fakat yanlış anlaşıldığımı düşündüm Senozlu Hemşerilerim tarafından…Benim derdim üzüm yemek bağcıyı dövmek değil derken ki ,ifade ettiğim samimiyetim bile bazı gözlerden kaçtığını hissettim…

Meseleyi sadece HES lerle ifade edemeyeceğimizi aksine toplumsal şuurun tavan yaptığı bu ortamda Senoz sevdalılarının alternatifler üreterek ,doğduğumuz Baba ocağına ayağı yere basan projelerle avdet etmesi gerektiğini ifade etmeye çalışmıştım…Bu basit bir olay değildir bunun farkındayım ama beni bu düşünceye yönlendiren en önemli neden,yukarda bahsettiğim Senozlu Hemşehrilerimin artık yönlendirilen değil bilakis yönlendiren olarak meydan yerine çıkmış olmalarıdır.

Bu konuda ki ümidimin kaynağını oluşturan köylülerime buradan en kalbi şükranlarımı bir kez daha ifade ediyorum…Senoz derneğine üye olan olmayan her bir köylüme ellerini taşın altına koydukları için ne kadar teşekkür etsek azdır.Bu işin öncülüğünü yapan başta dernek Başkanı değerli Doktor Mahmut AKYILDIZ Beye ve onun şahsında tüm yöneticilere mücadelelerinde başarılar diliyorum…

Sizler kişiliğinizi oluşturan o topraklara sahip çıkarak ümidimize yorgan oluyorsunuz…Nihayetinde talip olduğunuz zor,  meşakkatli ve bir o kadarda onurlu yol size ve sizden sonra gelecek nesillere ufuk açacaktır…Bizim Senozumuz da kesilen her ağaç tomurcuklarından mahrum ve mahsun kaderine terk edilirken, bu yolda onur ve hayat mücadelesi veren sizler her dem tomurcuk açmaya devam ediyorsunuz….

Allaha emanet olun,görüşmek üzere…

Yorumlar

  1. HESLERE EVET MI HAYIRMI?
    sayın yazar hala HESlere karşımı değil mi anlayamadım.bu kadar zormu yanı karşı olduğunu söylemek.sayın akın gıne süslemış yazısını ama asıl meseleyı es geçmış.

  1. babıklı
    senozlu senınle ne kadar gurur duysa azdır kardeşim,elıne yüreğine sağlık bizi bahtıyar ettın.

  1. SENOZLUYUZ BİRİZ BİZ...................
    Sevgili dostlar yazar bu yazısında ince eleyip sıkı dokumuş demekki bizim sesimizin daha gür ve daha diri çıkması için bazı şeyleri topluca yapamamız gerektiğinin altına iyice çizmiş.sayın abdurrahman bey SENOZ DERNEĞİNİN Yapmış olduğu çalışmaları duymuş olmalıki biz bütün senozluları buna kendiside dahil olmak üzere elimizi taşın altına sokmalıyız ama yarıda yeter deyip bırakıp kaçanlardan değil o eli sonuna kadar orada tutmamız gerektiğini bu işi sadece derneğimize ve orada olanlara bırakmamalı tek vücüt olmamızı ve özelliklede SENOZLUYUZ BİRİZ HEPİMİZ diyebilmeliyiz. HEPİMİZ O BAHSEDİLEN AĞACIN YANİ SENOZ VADİSİNİN BİRER TOMURCUĞU İSEK BİZDE VADİMİZE SAHİP ÇIKALIM SAYGILARIMLA

  1. hes hes
    sevgili arkadaşlar,halen aramızda heslere karşı cıkmayan varsa o kışiyi iyi analiz etmeklazim gelir.Ya olanlardan haberiyok veya da tıkabasa yedıği için konuşmaya mecaliyok......Sayın yazarin dediği alternatifide ben turizm ,hayvancilık ve meyve sektörü olduğunu düşünüyorum.özellikle bizim dağlarda altın gibi bir meyvemiz var haberimiz yok avrupalı bunada altın yemiş diyor.Evet MERAĞAUK tan bahsediyorum.Bİzler evlerımızın altındakı cayırların yarısını zıraattan alınıp dıkılen maviyamiş bahçesine çavirsek hem çok para kazanırız hemde doğayı katletmiş olmayız.ihraç ederekte ekonomıyede katkı bile sağlarız.herkese saygılar.

  1. tomurcuklar solmasın
    tomurcuk açan her ağacı kesmeye kimin vicdanı el verır dıyeceğim ama senozdaki katlıam hala devam edıyor biz bunları yazarken maalesef.Devamı yok karşı çıkmalarımızın her zaman olduğu gibi.

  1. göz görmeyınce ınanmaz
    senozlular için ıyı bir fırsat yaz geldı herkes tatılını köylerınde geçirsın ve görsün anlatılan şeylerı.Belkıde en hayırlısı bu olur dıyeceğim,ınsan gözüyle görmedımı ınanamıyor yapılan tahrıbatı.elımızdekı değerlere sahıp çıkalım dıyorum.


  1. Diğerlerine oranla bu yazınızı biraz harareti düşmüş buldum. Köy dernekleri bünyesinde bir araya gelememiş var olan sorunları çözme noktasında birlik olamayıp dernekleri ayakta tutamamışız, şimdi birlik olup hangi elimizi hangi taşın altına sokacağız. Temennim senozluların sorunları eskiden olduğu gibi sıcak sobaların arkasında menkibe olarak kalmaz. Selamlar... NOT: Kadir hocam eski toprak KAÇKAR'cı olarak değerli yorumlarınızı bekliyoruz.

  1. senozlu ankaradan istemelidir.
    değerli yorumcu kardeşim Osman(Filotilla).sayın akın'ın köşesinde yorum yazmak açıkçası hoşuma gidiyor.En azından aziz dostumun memleket ve vatan sevgisiyle yoğrulmuş yüreğinin bugün birşeyler yapamamanının izdirabını ben de kalbimde duyuyorum.Değil Türkiye ye dunya ya yayılmış senoz deresi insanı kişisel elde ettiği gücu kitlesel olarak kullanması gerekir.Fakat adım başı kurulan derneklerde bir iki çabalayan idealist insanın yanında horon oynamak ve okey taşı dizmeyi dernekçilik kabul eden insanımızla nereye kadar yol alabilirsin.Bizler atacak barutumuzu memleketin kalkınması için kullandık.Şimdi atacak barutumuz yok.Senozlu Ankarada varlığını projelerle hissettirmeli.Devletten istemeli va almalıdır.hep göç hep göç senozlunun Rizelinin kaderi olmaktan çıkmalı.Siyasette burokrasıde basında kim varsa yapışmalı sonuç almalıdır.Hükümetin kilit ismi senozlu devletin doğu illerine verdiği imkanların en azından rüzgarı olmasada nemi senoza rizeye gelmelidir.Bunun için Ankaraya gidilecekse başbakanlığın kapısına yatılacaksa ben varım.senozlu değilim ama gömülmeyi vasiyet ettiğim memleketimin topraklarının kalkınması için ben varım.Yöremiz yüzbinlerce göç etmiş insanı olan vatan toprağı olmaktan çıkmalı.kalkınmak ve gelişmek için aş için ne yapılabilirin düşünülmesi lazım.sayın akının dediği gibi toplumsal meselelere sahip çıkan şuurlu bir toplum alabilmemiz dileğiyle.www.kackargazetesi.com saygılar

  1. atıp tutmayın
    yayla zamanı geldı haberınız varmı senozlular kaçınız yaylalara çıkacaksınız ineklerınızle hiç düşündünüzmü bu acıklı tabloyu.Atıp tutmakla bu işler olmaz yazara kulak verın egolarınızı tatmın edeceğinize.



Yorum Yaz