Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Tohum Kardeşliği

19-10-2012
2556 kez görüntülendi

          Geçmişten bugüne ulaşan ve yarına ulaşacak olan en önemli şeylerden birisidir tohum… Organik, doğal ve kendi yöresine has. Bugüne yediğimiz, içtiğimiz ve beklide başka amaçlı kullandığımız hemen hemen her şeyin kökü “Tohum” dan geçer.

         Kara toprağa attığımız “küçük bir tane” onlara, yüzlere beklide binlere bölünerek hayatımızın sadece bugününü değil yarınını da şenlendirir. Ve “insansı sorumluluğumuzu” da bize hatırlatır, yaşamın döngüsü içerisinde.

          Bu güzel düşüncelere sahipken; geçenlerde bir arkadaşımla “Tohum ve geleceğe taşınması” üzerine bir sohbet ediyorduk. İlk defa duyduğum bir düşünce o kadar hoşuma gitti ki bende katılmaya karar verdim bu güzel çalışmaya.

          Çalışma şuydu; herkes, kendi gücü yettiğince “organik tohum” toplayacak. Bulabildiği uygun yerlerde mevsimine göre ekecek ve gene elde ettiği tohumları paylaşarak geleceğe “organik tohum genlerinin” taşınmasını sağlayacaktı.

            Önce pek ciddiye almasam ve anlamasam da sonra düşününce anlamlı gelmeye başladı. Hem de öyle yüreğim pır pır etti ve anlamsallığı arttı ki hemen çalışmalarıma başladım.

          Arkadaşımın dediğine göre İstanbul merkezli bir dernekte başlatılan bu çalışma oldukça ciddi boyuttaymış. Kendiside bir doğa sevdalısı ve bu çalışmanın içindeymiş uzum zamandır. Güzel olan şeylerden biri de; toplanan tohumlar kesinlikle tüketim amaçlı kullanılmıyor çünkü burada amaç açıkça belli…

       Sunilikten, gdo dan vb.. diğer zararlı şeylerden arı olan, doğada ham haliyle yetişen bitkilerin tohumlanma zamanında alınan tohumlar kullanılıyor. Kesinlikle suni gübre vb.. hiçbir şey yok.

          Ben, şimdi Ayder’deyim… Tohumlarımı toplamaya başladım bile. Şimdiden elimde biraz kabak, birazda şalgam tohumu var ve gerçek, organik. Karadeniz’in yöresel bitki tohumlarını toplamaya devam ediyorum. Köyde organik ekip biçen ablalarım, teyzelerim, anlarım, arkadaşlarım var… Sağ olsunlar, beni kırmıyor ve veriyorlar. Amacımı anladılar.

          Bana katılacaklarına da eminim yavaş yavaş… Yani İsrail dağlarımızı topluyor ve kendine organik küçük Kaçkarlar yapabiliyor da bizim ne eksiğimiz var onlardan.

        Sizden de ricam bu çalışmaya katılmanız. Çok fazla masrafı olmayan bu işler hem geleceğe anlamlı bir şeyler katacak hem de torunlarımıza hediyemiz ve hatıramız olacak hem de boş zamanlarımızı değerlendirmiş olacağız…

          Bizler, kendi değerlerimize sahip çıkmazsak daha çok başka ülkeler gelir bizim tohumlarımızı gene toplar ve başka bir “Küçük Kaçkarlar” yaparlar geleceğe.

          Biz, belki böyle bir hareketle hem suni ve hastalıklı genlerin geleceğe taşınmasının önüne geçebilir hem de gelecekte sağlıklı nesiller yetişmesine yardımcı olabiliriz. Çünkü bugünden, yarına görünen köy kılavuz istemez.

         Hadi hep beraber, “Tohum Kardeşliği”nde buluşalım… Sağlıcakla kalın, Allah’ın “Bismili” üzerinize olsun.

 

Yorumlar

  1. Yazı ve içerik üzerine
    Sayın Subay, öncelikle belirteyim ki; yazılarınızı büyük bir titizlikle takip ediyorum. Konuları seçmeniz ve geçmişe yönelik paylaşımlarda bulunmanız çok güzel. Tohum üzerine bu yazınız da geleceğe dair olması açısından farklı olmuş. Size bir sorum var: Topladığımız bu tohumları uzun yıllar nasıl muhafaza edebiliriz? Cevabını ve sonraki yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.

    Not: Diğer yazılarınızda da farkettim. Belki de yazmanız gerekirken sürekli beklide yazıyorsunuz :) Sanırım klavye hatası :) Dikkatli olmanız temennisiyle :)

  1. yazı ve içerik üzerine; cevap...
    Merhabalar Kadir bey,
    öncelikle güzel yorumunuz ve eleştirileriniz için teşekkür ederim. Araştırdığım kadarıyla; serin ve kuru yerde muhafaza etmek koşuluyla bu tohumlar en az iki sene dayanıyor. Tabi siz genede bir uzmanına sorun.

    Herkes gibi benimde kullandığım kelimeler konusunda bazen takıldığım oluyor. Hiç dikkat etmemiştim ama bundan sonra "belki" kelimesini, yazdıktan sonra bir daha gözden geçireceğim. Ayrıca bu güzel uyarı için teşekkür ederim...

    Yazılarımı; geçmiş veya bugün üzerine özellikle yapılandırmıyorum. Kendiliğinden gelişen bir durum. Sadece özellikle "geçmişi" vurgulamaktaki amacım; bugün ne durumda olduğumuzun farkına varmamızı sağlamaya çalışmak.

    Sayglar...



Yorum Yaz



Yazarın Son Yazıları