Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Temiz Bir Çevrede Yaşamak

26-10-2008
13112 kez görüntülendi

İnsan temiz bir şehirde yaşamak ister. Düzenli ve temiz sokaklar hepimizin ortak arzusudur.

Temiz bir şehir, insanın psikolojisini rahatlatır. Ruh ve beden sağlığı açısından da bir gerekliliktir.

Maalesef sokaklarımız pislikten geçilmiyor. “Arslan yattığı yerden belli olur” atalar sözünün doğruluğunu hepimiz kabul ederiz ama yaşadığımız yeri kirletmekten de geri kalmayız. “Temizlik imandandır” Hadis-i Şerif’ine gönülden bağlıyız; ama bunu davranışa dönüştürmeyiz.

Evlerimizin içerisi tertemizdir; kadınlarımız evin içerisinde tek bir toz bırakmazlar, evin tertibi ve düzeni konusunda çok titizdirler; fakat sokağa adımımızı attığımızda çöp yığınlarıyla karşılaşmamız mukadder bir durumdur.

Bu davranış evi sahiplenip, sokağı sahiplenmeme duygusundan kaynaklanıyor. Evler bizimdir de sokaklar başkalarının mıdır? Hakikaten bu durum büyük bir tezat teşkil etmektedir.

Aynı şekilde dükkânlarımız da çok temizdir. Dükkân sahipleri her gün dükkânlarını itina ile temizlerler; fakat bir adım dışarısı sanki farklı bir dünya! Öyle dükkân sahipleri gördüm ki, çöp vergisi veriyoruz diye çöplerini sokağa dökmeyi adeta kendilerine bir görev addetmişler.

Sokaklarımızda gördüğüm bu manzaralar karşısında şaşırıyorum. Çok ilginçtir; belediyenin ‘Çöp atmayınız’ yazılı levhalarının dibinde özellikle çöp yığınları oluşmuş. Anlayan varsa beri gelsin!

Sokaklar medeniyetlerin birer yansımasıdır. Sokağa bakıp da burada ne tür insanların yaşadığına dair bir hükme varmak mümkündür. Nasıl bir medeniyete sahip olduğu tespitini yapmak da mümkündür.

Hele yere tükürenler yok mu? Pes doğrusu. İğrenç bir davranış. Bir mana veremiyorum. Bakıyorsunuz yere tüküren adam birkaç adım sonra camiye giriyor. Hani temizlik imandandı? İnanın bu davranışları izah etmekte zorlanıyorum.

Merhum Âkif bu durumu “Mahalle Kahvesi” şiirinde ne güzel tasvir ediyor:

                                                      ………..

Al işte: "Beyne burundan gerek" demiş de "hulûl"

Tahharriyat-i amîkayla muttasıl meşgul!

Mühendis olmalı mutlak şu ak sakallı adam!

Zemine, daire şeklinde yaydı bir balgam:

Abanmış olduğu bir yumru yumru değnekle,

Mümâslar çizerek soktu belki yüz şekle!

 

(Al işte: Demiş “Beyne burundan girmek gerekli”; / Derin araştırmalarla uğraşıyor sürekli! / Mühendis olmalı şu ak sakallı adam: / Yere daire şeklinde yaydı bir balgam; / Abanmış olduğu bir yamrı yumru değnekle, / Orasından burasından çekerek soktu belki yüz şekle!)

Aslında biz böyle değildik. Bütün bu davranışlar sosyal bir hastalığın tezahürüdür. Medeni olduğumuz ve dünyaya medeniyet dersi verdiğimiz yıllarda sokaklarımız tertemizdi. Bir yabancı Türklerin yere katıyyen tükürmemeleri karşısında şaşkınlığını ifade etmektedir. Fatih ve Kanuni’nin ferman ve nişan-ı hümayunlarında çevrenin temizliği ve yere tükürülmemesine dair kesin hükümler bulunmaktaydı. Atalarımız İslam medeniyetinin müşahhas örneklerini ortaya koymuşlar.

Ya bizler! Dünyanın kaydettiği en büyük medeniyetinin mirasçıları olarak çevreye niye bu kadar duyarsızız. Neden acaba elimizde bulduğumuz her şeyi sokağa atıyoruz. Niçin sağlık açısından ve estetik açıdan çirkin bir davranış olan yere tükürmeyi ve yere sigara izmariti atmayı alışkanlık haline getirmişiz. Neden acaba Hz. Peygamberin; “avlularınızı ve meydanlarınızı temiz tutun". Hadis-i Şerifine bu kadar kayıtsızız. Gerçekten sorgulanması gereken bir durum.

Yere tükürmek, çöp ve sigara izmariti atmak kanunlarımıza göre de suç teşkil ediyor. Ama uygulayan yok. Bu kanun neden uygulanmaz bu da ayrı bir soru işareti. Unutulmamalı ki, Avrupa kentlerindeki temizliğin birinci sebebi, toplumun bu yönde aldığı eğitimin yanında, ikinci önemli sebep de uygulanan yüksek para cezalarıdır.

İlköğretim okullarımızda bu konunun üzerinde özellikle durulması gerektiğine inanıyorum. Ailelerimiz de başta kendilerini düzeltmeli sonra da çocuklarını bu konuda uyarmalılar.

Belediyelerimiz de bu konuda daha hassas olmalılar. Çayeli’nde Kaldırım kenarlarında ağaçlandırma için bırakılan yerlerin büyük bir bölümü bataklık içinde. İlçemiz adına çok çirkin bir görünüm oluşturuyor. Çevre temizliği konusunda duyarlı olduğunu düşündüğüm Belediye Başkanımız Sayın Rıza Çakır’ın buna vakit geçirmeden el atmasını diliyorum.

Bir söz de Gökmen Demir’le Mehmet Taş kardeşime. Gördüğüm kadarıyla çevre kulübümüz ‘Valçevk’ işlerliğini yitirmiş durumda. Bu güzel kulübü tekrar hayata geçirmenizi bekliyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Sevgili gönüldaşlarım, bu yazımda temiz bir şehirde yaşamak gibi en tabii bir özlemimi sizinle paylaşmak istedim.

Sevgi ve muhabbetle kalınız…

Yorumlar


  1. Sağol, ALLAH kirden ve kirlenmişlerden uzak eylesin hepimizi.

  1. A.

    AKLIMA SÜPÜRGE GEREK
    Temizlik yapasım geldi bugün
    Aradım, süpürgem nerede.

    Buldum, süpürgemi.
    Önce aklımı süpürdüm.

    Sonra ayakkabılarımı.
    Sonra ciğerci kediyi.

    Sakladım süpürgeyi arkama.
    Aniden çıkarıp,
    En sevdiğimi süpürdüm.

    Gittim, sararmış aynasına kahvehanenin
    Geçmişimi süpürdüm.

    Sonra ne yaptın diye soramadım kendime,
    Çünkü şiirin başında aklımı süpürmüştüm


  1. Cihat Bey kardeşime çevre konusundaki hassasiyeti için teşekkür ediyoruum.Bu konuların gündemde tutulması gerekiyor.
    Fazla söze hacet yok,çevrenin durumu aslında birçok şeyi anlatıyor.Bu konuda toplumsal hassasiyet oluşturamazsak elimizdekini dahi koruyamayıp yarınlara bir çöplük bırakmak zorunda kalacağız.
    Çayelinde ve heryerde iyi bilinmesi gerekir ki sağlıklı bir çevrede yaşamak bir lüks değil bir haktır.Bunu sağlamak için yapılan herşey de bir hamallık veya entel işi olmayıp saygıyı hak eden onurlu bir davranıştır.
    Valçevkin yerini şimdilerde Ahi Gençlik ve onu da içine alan Yeşil Dünya Genç Çevreciler Çocuk Derneği aldı ama bu dernek yaşamak için ne imkan ne de ayakta durabilmek için taraftar bulabildi.

  1. hh0wknjıjnnnşğrğeüewtphhhhhhhğwwüüüüüüüüühkknhh
    daha bilgili olmalı



Yorum Yaz



Kapat
Sosyal Medya'da bizi takip edin!

Sosyal Medya'da bizi takip edin!