Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Suiistimalin Diğer Adı “Eski Ülkücü” Yaftası

20-03-2009
2951 kez görüntülendi

Siyasetle yatıp siyasetle kalktığımız günlerin içindeyiz… Her yerde her platformda bu böyle ister istemez. Normal bir sohbet ortamı bile siyasi değerlendirmelere gebe kalıyor!

Benim yıllardır bir takıntım var! Her seçim döneminde bu takıntım biraz daha depreşir ve düşüncelerime gem vuramaz etrafımda ki insanlarla bu durumumu paylaşırım… Bu sefer de okuyucularımla paylaşmayı onların bu konuda ki düşüncelerini bire bir gözlemlemeyi düşündüm…

Efendim, biliyorsunuz her metanın ya da her mesleğin eskileri vardır yaşadığımız Dünyamızda… Bir fikir jimnastiği yapalım eskiler konusunda ne demek istediğim daha iyi anlaşılsın diye…

Eski derken biraz daha eski olması hasebiyle eski deyimine anlam katacak mesleklerden başlamaya ne dersiniz! Eski nalbur..eski aktar..eski muhtar..eski belediye başkanı..eski müsteşar..eski başbakan…eski diplomat…eski artist…eski devrimci…bir de eski ülkücü! Bu listeyi sayfalar dolusu uzatabiliriz elbette ama meramı mı ifade edeceğini düşündüğümden listeyi burada nihayetlendiriyorum.

Bütün bu saydığımız eskiler için de bir eski var ki, her gündeme gelişinde ben de tebessümle beraber şiddetli bir fikir sancısına-çilesine ve en nihayetin de öfkesine kapı aralaması nedeniyle sizlerle paylaşmayı uygun gördüm!

“Eski Ülkücü” tabirini yıllardır duyarız. Özellikle ister yerel isterse genel seçimler oldu mu bu tanımlamayı daha sık bir şekilde duymamız kaçınılmazdır bu ülkede… Ben her şeyin bir eskime sürecinin olduğuna inanan bir arkadaşınızım. Bu çok doğal bir şey  çünkü, meslekler gibi insanların yaptığı görevler de geçicidir ve zamanı geldiğin de nihayetlenmesi kaçınılmazdır… Fakat bir düşüncenin adamı olup da, hayatını o düşünce etrafında idealize eden birisinin gün gelip de çeşitli bahanelerle ya da çıkar ilişkisi içerisinde “inandıklarını” inkar ederek fikir değiştirmesi sorgulanacağı yerde, maalesef inkar ettiği o unvanla anılması benim dikkatimi çeken bir durum olmuştur yıllardır!

Ülkücü dünya görüşü için aynı şeylerimi söylemeliyiz yani! Her hangi bir meslek gibi ya da kullandığımız bir eşya muamelesi yaparak eskidiğini mi iddia edeceğiz. Bir insan pekala diyebilir ki; ben bu düşünceye inanmıştım ama bugün inanmıyorum, bu gayet normal bir durum. Bugün yapılanlar böyle mi? Hem dava adamı değilsin hem de ben bir zamanlar ülkücüydüm diyerek “eski ülkücü” yaftasını da üzerinde taşıyarak alemi kandırmaya çalışacaksın! Sen bilmiyor musun sırf o dergahtan geçtiğin için ve “eski ülkücü olmayı kendine yedirebildiğin için hüsnü kabul görerek bürokrat, milletvekili ya da belediye başkanı oluyorsun! 

Ben bu yazımda dikkat ederseniz  “ülkücü fikriyat” üzerine düşüncelerimi sizlerle paylaşmıyorum. Yaptığım sadece zamanında bir vesile ile has bel kader ülkücü camianın için de bulunmuş o fikir hamuruyla yoğrulmuş ama gün gelmiş inandığı davadan uzaklaşmış insanların bugün düştüğü trajik komik durumu irdelemeye çalışıyorum!

Bu arada bu dava ve bu davanın fikir kodlarıyla ilgili düşüncelerimi yine Çay Haber sayfalarında yazdığım “Adımız; Davamız ve Manamız” başlıklı yazımda dile getirmiştim merak edenler bakabilirler bir kez daha…

Yıllar önce bu konuda ki hassasiyetlerimi bilen Çayeli’nde ki, Ülkücülüğü hayat felsefesi halinde yaşayan bir abım bana demişti ki; üzülme onlar hiçbir zaman ülkücü olmamışlardı, onlar olsa olsa türkücü olmuşlardı! Onun için üzülmeyelim, yazık ülkücülük idealine bağlı olduğunu söyleyip de bu özelliğini daha sonra maddi ve manevi çıkarlarına heba edenlere… diye.

Son günlerde demiştim beni yeniden düşündüren, bazı içimi acıtan meseleler diye başlamıştım yazıma dikkat ederseniz. Falan belediyenin adayı var ya “eski ülkücüymüş” diye başlayan cümlelere çok ca şahit olduğunuzu biliyorum bu seçim sürecinde… Hatta anlı şanlı belediye başkan adaylarımız eski ülkücüyüm etiketini milletin gözüne soka soka    dillendirerek   ülkücü düşünceye sahip insanlarımıza şirin görünerek oy avcılığı yapmaktadırlar!

Onlarda biliyorlar ki “eski ülkücü” yaftasını üzerinde çekip aldığınızda ortada hiçbir şeyi kalmayacak! Ülkücü düşüncenin her hangi bir düşünce gibi gömlek çıkartılarak yenilenmesi kabili mümkün olmadığından dolayıdır ki; ülkücülükten geçinenler kategorisinde ki yerini almakta bir beis görmemektedir!

Şimdi geldiğimiz bu noktada şunu ifade etme hakkımızın olduğunu düşünmekteyim; Türk-İslam Ülküsüne inanan ve o dava uğruna maddi ve manevi çileler çeken bu toprağın insanları neden “eski ülkücü” etiketiyle dolaşan bu insanlara tevessül ederler anlamak mümkün değildir…

Son söz şu olsun; Ülkücüler, bu davaya inananlar şunu bilmeliler ki; Ülkücüleri… Ülkücü geçinenleri…Ülkücüden geçinenleri …tanıyamadıkları ve ayırt edemedikleri müddetçe çok daha “eski ülkücü” etiketiyle ortalıkta siyaset yapan insanlar tarafından su istimal edileceklerdir….

Görüşmek dileğiyle, Allaha emanet olun…

Yorumlar

  1. budur işte
    budur işte.eline yüreğine kalemıne sağlık,ülkücünün kanmayanı kandırılmayanı olmak dileğiyle,arkadaşın olarak bu yazına on veriyorum.

  1. YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN YADA HİÇÇ GÖRÜNME
    BEN OLDUM OLASI BU İŞE BİR ANLAM VEREMEDİM KİME SORSAN ESKİ ÜLKÜÇÜ MADEM O SIFATI TAŞIMAYI KENDİNDE BİR GURUR VESİLESİ OLARAK GÖRÜYORSUN NEDEN ŞİMDİ O SAFTLARDA DEĞİLSİN.
    BU SIFATI TAŞIYIPTA BUGÜN MHP ÇATISI ALTINDA OLMAYANLARA BİR BAKIN BUNU DAHA İYİ ANLARSINIZ HEPSİ MEVKİÇE YÜKSEK YERLERDE ALTLARINDA ARABALARI RASALARI YATLARI KATLARI VAR BİR BAKIN ETRAFINIZA SİZDE GÖRECEKSİNİZ.
    BUNLAR ÜLKÜCÜYKEN BİRŞEYLERDEN NEMALANAMAYAN ŞİMDİ İSE MENFAATLERİ UĞRUNA FİKİRLERİNİDE SATAN İNSANLARDIR

  1. TAM ZAMANINDA ÇOK İSABETLİ BİR KONU,TEBRİKLER!


    Tam zamanında gerçekten çok isabetli bir konu yazısı ve şu anda saat gece 00,01'i gösterirken yazma gereği duydum,yarını aslında bugünün sabahını bekleyemedim. Bende o kadar çok duydum ki bu sözleri hakikaten nedir bu eski ülkücüler le yenileri diye hep merak ettim ve yaşım gereği de yeniyiz diyenleri bizzat izleme fırsatı da buldum.Ben burda daha çok eski değilde eski yeni nasıl meydana çıktı yeniler neden biz yeniyiz dedilerin üzerinde durmak istiyorum. Sayın yazarımız Abdurrahman Akın Bey'in söylediklerine aynen katılmakla beraber eksikleri olduğunu düşünüyorum. Eski ülkücü olmak başka eski ülkücülükten sapmak daha başka bir şey diye düşünüyorum. Öyle eski ülkücüler vardır ki dünyayı versen zerre kadar esnemez duruşundan. Bana göre eskileri kabullenmek istemeyen ülkücü kisvesine bürünmüş bir grup geldi bir dönem oturdular bazı koltuklara. Onlar eskileri tanımıyoruz biz yeniyiz dedikleri için zaten kendiliğinden eskiler ve de yeniler ortaya çıktı daha önce yoktu ki eski yeni meselesi. Sen bilmiyor musun kardeşim ki gerçek ülkücülük zaten bu olamaz. Bir ülkücü doğuştan ülkücüdür ve öylede ölür ne demek değişmek ne demek değişemez miyim,ne demek yeni ve eski ülkücü olmak? Menfaatlerı uğruna neler neneler yaptılar. Demek ki mesele ne dava ne ülke ne millet mesele şahsi menfaatler doğrultusunda bir şeyler cebe indirebilmek .Ve öyle eski ülkücülerde vardıkı hayatlarını verdiler bu vatan için. Senin dokundurmadığın belki de gözünden kaçan bu durumu bir sonraki yazılarında daha ayrıntılı vede bol bol örneklerle görmeyi sadece ben değil tüm okurların görmek ister. Sana şunu da diyeceğim ki ben o kadar çok duydum ki şu sözü--bunlar ülkücüyse ben ülkücü değilim--bunu kimler için dediler sayın akın bey işte bir dönem gelipte biz yeniyiz eskileri tanımıyoruz diyen ülkücü kisvesine bürünmüş sözde ülkücüler için söylendi bu sözler.Bak bunlar öyle ettiler ki ülkücülüğü ve milliyetçiliği mesela sanki ülkücülük babalarından kalmış gibi insanlara sen ülkücü olamazsın sen milliyetçi olamazsın gibi yakışıksız sözler de dediler biliyor musun?Meydanın kendilerine kalması için öyle senaryolar yazdılar ki hem oynadılar hem de oynattılar. içlerinde gerçekten çok dürüstleri de vardı,ama onları da teker teker elediler sindirdiler ve de susturdular. sözde o ülkücüler var ya işte onlar şimdi çok meşkullerdir gene birilerinin emri altında yukarda da söylediğim gibi başka başka ideolojilerde başka başka partilerde makam mevki hayalleriyle uğraşmaktadırlar. İşte eski ülkücülük vede yeni ülkücülük maalesef böylece ortaya çıkmıştır ve de devam edip gitmektedir. Ne zaman biter dersek eyer gerçek ülkücüler bu sözde ülkücüyüm diyenleri aralarına almadıkları zaman kesinlikle biter ve de bitecektir. Vatanını,bayrağını seven vergsini veren ve gerektiğinde bu değerleri için ölebilecek olan gerçek milliyetçilere ve ülkücülere sevgiler vede selamlar olsun onlar var olduğu sürece de ne bu vatan bölünür ne bu bayrak iner TÜRKİYE CUMHURİYETİ kıyamete kadar baki kalır. sevgilerimle...NOT: Sanırım mecburiyetten dolayı 2.yorumu yapmaya gerek kalmadan bu konuyla ilgili daha geniş yazınızı bekler 21 mart bahar bayramınızı tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim.












  1. ŞİMDİ NE DEĞİŞTİ
    BİR ZAMANLAR KAÇKAR GAZATESİ ADINA; EĞİTİMLE İLGİLİ ROPÖRTAJ ETTİĞİM BİR EĞİTİMCİ, ESKİ ÜLKÜCÜ(SİZİN TABİRİNİZLE) OLARAK LANSE EDİLEN BİR ABİMİZE ŞÖYLE DEMİŞTİM.
    80 ÖNCESİN DE ÜLKÜCÜ DÜŞÜNCE İLE ŞİMDİKİ ÜLKÜCÜ DÜŞÜNCEN DEN NE DEĞİŞTİ DİYE? CEVABI ŞU İDİ
    ESKİDEN KARNIMIZ DOYMUYOR DU ŞİMDİ DEVLET KARNIMIZI DOYURUYOR,
    BU DÜŞÜNCE NİN SAHİBİ OLANLARIN SAĞLAM TEMELLERDE ÜLKÜCÜLÜĞÜ OTURTMADIĞINI GÖRÜRÜZ.
    SAĞLAM BİR ZEMİN DE OLMAYAN İDOLOJİNİN SAVUNUCUSU DA ZAMAN ZAMAN BU YAFTAYLA ANILSA HİÇ BİR ZAMAN KENDİNİ ORADA AİT HİSSETMEZ.


  1. Kalemi gönlü kadar samımı olan değerli kardeşim Abdurrahman Bey. Beğenisini yitirmiş bir meta bit pazarına çıkar ve eski mal tanımlamasıyla satışa sunulur.Eski ülkücü diye kendisinin tanımlanmasını isteyen zevatlar da şahsıyetleriyle kendilerine toplumda değer bulamadıkları için ESKİ takısıyla O... pazarda belki harmanlanırım diyedir.Ülkücü; ilahı müjdeye mazhar olmuş yüce bir milletin Aleme nizam verme ülküsünün mucadelesini veren namütenaı şahsiyetleridir.Selamlar.


  1. Milliyetçilik ya da Vatanseverlik her ne kadar beynelminel olsa da ülkücülüğün membaı bellidir. ülkücü sevmekten öte vatanıyla milletiyle ilgili idealleri olan bu ideallerini hayata geçirmeyi kendine düstur kabul etmiş en önemlisi de bunu teşkilat bünyesinde hedefleyen insandır kısaca camia içerisinde ülkücü nün tek kelime ile bir karşılığı olacaksa oda “teşkilatçıdır”. Fert bazında eski ve yeni diye ülkücülüğün ayrılmasının en büyük sebebi teşkilat bazındaki eski ve yeni konjektördür. Menfaatleri tükendiğinden ötürü teşkilattan uzaklaşan bir kişiyi ülkücü kabul edemeyeceğimizden ötürü geriye sadece zaruri olarak uzaklaşan kopan giden grup kalıyor. Mevcut teşkilatçılar bu grubu "dava adamı davasını bırakmaz her ne şartta olursa olsaun teşkilatına sahip çıkar" şeklinde tepkiyle karşılar lakin bu tepkinin sahipleri satılmışlığı ahde vefasızlığı ve teşkilat hiyerarşisi içinde bu tarz iğrençliklere eli kolu bağlı kalma işkencesini bilmezler. Mevcutlar içerisinde de özellikle o kara 4 nisan sonrasında "ben senin bildiğin ülkücülerden değilim" diye bir tabir de üremiş; ülkücüler bilinenler ve bilinmeyenler olarakta ayrılmıştır. Demek ki insanların kendini bunu sıfatlandırmasında kendi öz durumundan çok zaman ve zemin belirleyici etkendir. Bu sebepten fertlerin istikrarını ve duruşunu yargılamadan önce teşkilatın tavır noktasında dünü ve bu gününü kıyaslamak daha adaletli olacaktır. Siz ailenizin yaşadığı yuvanızdan daha kutsal bellediğiniz teşkilatınızda bir şeyler becermek için yırtınırken saygıdan telefonla konuşurken dahi önünüzü iliklediğiniz büyük başkanlarınız genel merkezde size öğretilen ülkücü tavrın dışında icraatlar yapar yada yapanlara göz yumarsa sizde o yırtındığınız köşenizde bu yapılanların hesabını önce kendinize sonrada duruş sergilediğiniz çevrenize vermekte zorlanırken yani siz bir yandan bölgenizde çay kaşığıyla kuyu kazarken diğer yandan sizin üstünüzdekiler kürekle toprak atıp kazdığınız kuyuyu kapatıp yılların emeğini çilesini rahatlıkla hiç ediyorsa sizde yavaş yavaş eskimeye başlarsınız

    Abdurrahman bey sıkıntınızı dile getirişinizi içten ve samimi buluyor yazınızdan ötürü sizi tebrik ediyor, lakin yazıyı anlattığınız kadar turayı da anlatmanızı temenni ediyorum

    saygılarımla

  1. eline sağlık
    güzel olmuş dostum ama anlamadığım tek şey kemal kardesimiz neden her yazınıza bukadar uzun yorum yazıyo herhalde yazarlığa ozeniyo....

  1. ESKİ....
    Rahmetli türkeşin siyasi hayatındaki prensiplerinden bir taneside muhalefette kalarak her ikdidara kendi siyasi fikirleriyle yönetileçek,söz sahibi olaçak insanları yerleştirmesiydi.Bunun içindirde hep ya kültür bakanlıkları,yada eğitim bakanlıkları veyahutta içişleri bakanlıklarını elınde tutmuştur.Bu bir siyasi tercihti bundada başarılı oldu bence.
    Şimdi eğer kıyas yapaçak olursak ah ah bende o eskı ülkücüleri arıyorum.Şimdi ülkücülerde bıyık bile birakmadılar baştakı yöneticiler....


  1. bu taş kime sayın yazar,nişan almadan atılmış bir taş gibi geldı! hem eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı derler bizim atalarımız.

  1. osman bey yanılıyorsunuz!
    sizin eskiden anladığınız demek sarkık bıyıklı ülkücüler osman aygün!etrafınıza bır bakarsanız değil bıyıklarını sakallarını kesen akplı sıyasetçılere rastlarsınız.Rahmetli Başbuğ sizin dediğiniz gibi asla düşünmemiş,bılakıs 12 eylül darbesi sadece ve sadece yükselen milliyetçi-ülkücü kadrolara yapılmış.Bunu o günki amerıka büyükelçiside ıtıraf etmıştır.

  1. SİZİ ANLADIKDA
    Abdurrahman abi hadi sizleri anladıkda şu devlet bahçaelinin arkasından nasıl gidiyor ülküücüyüm diyenler hele helede türk islam ülküüsünü savunanlar anlamak mümkün değil galiba ülküsü gitti türküsü kaldı



Yorum Yaz