Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

“Onların Dünyasını İdrak Edebilmek!”

10-11-2009
2749 kez görüntülendi

Başbakan Recep TayıpErdoğan,Türkiye Milli Kültür Vakfı’nın düzenlemiş olduğu toplantıda katılımcılara şöyle seslendi “ Necip Fazıl’ın muhalif,keskin,ufuk açıcı duruşu olmasaydı,kendi ifadesiyle ‘kökü ezelde ve dalı ebed de bir sistemin,aşkına,vecdine,diyalektiğine,estediğine,irfanına,idrakine sahip bir gençlik çağrısı olmasaydı,bugün bir şeyler eksik kalırdı.Cemil Meriç bizi komplekslerimizden arınmaya çağırdı. Bize büyük bir ülke,büyük bir millet olduğumuzu hatırlattı. Cemil Meriç’in aykırı,sancılı sesi uzun yıllar görmemezlikten gelindi fakat aradan geçen zaman Cemil Meriç’i doğruladı…”

Başbakanın bu sözlerine elbette itiraz edecek değilim! Bilakis, Başbakanın referans verdiği isimler üzerinden,aylardır açılım telaşına düşen ve en nihayetin de TBMM de konuşulmaya başlanan açılılım düşüncelerine Cemil Meriç ve Necip Fazıl üzerinden,katkı sunmak niyetindeyim!

Cemil Meriç,Bu Ülke isimli eserinde “ Üzerin de anlaştığımız hiçbir ilke yok.Dil perişan,mefhumlar kaypak,kelimeler köksüz. Politikanın çığlıkları yanın da şiirin ve düşüncenin sesi boğuk bir inilti. Hiristıyanlaşmadık ama içimiz de bir ortaçağ keşişi yaşıyor. Elbirliğiyle sarıldığımız tek müessese,afaroz. Sevginin,anlayışın,dayanışmanın kaybolduğu karanlık devirlerde tenkit susar,hiciv konuşur…”

“Avrupayı tanıyan,ülkesinden kopuyor. Bu lanet çemberinden nasıl kurtulacağız? Gerçeğı görmek hatayı sonuna kadar yaşamakla mümkün. Yığın Avrupalılaşırken,aydınlar Türkleşmeli… Cemil Meriç’in,Mağaradakiler isimli eserinden bugün ki aydınımızın nasıl olması gerektiğini ne güzel de resmetmişti!…

“Bu çağın vicdanı olmak isterdim,bir çağın,daha doğrusu bu ülkenin,idrakimiza vurulan zincirleri kırmak,yalanları yok etmek,Türk insanını Türk insanından ayıran bütün duvarları yıkmak isterdim.Muhteşem bir mazıyı,daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak isterdim,kelimeden,sevgiden bir köprü..” Bugün  ülkemizde insanlar arasında  yeni duvarlar örülmeye çalışılırken bu düşünceler ne kadar da manıdar değil mi?

Kim var? diye seslenilince,sağına ve soluna bakmadan fert fert ‘ben varım!’ cevabını verici,her ferdi ‘benim olmadığım yerde kimse yoktur!’ fikrini besleyici bir dava ahlakına kaynak bir gençlik,diyen Necip Fazıl’ın aksine, bugün sadece liderinin ağzına ve şahsı ikballerine bakan sadece alkışlayan bir gençlikle nereye kadar?

“Kaynağımızı kurutmak gayesini güden hain zümreler, Mehmetçiğin asli sıfatı olan şehitlik mefhumunu kendi trafik kazalarına verecek kadar istismarcılıkta ileri gidiyor.Ve kendi devrim lügatçelerinde her hangi bir azizleştirme manasına karşılık bulamıyorda,sonra utanmadan,renklerini ve pırıltılarını arakladığı bir mananın menbaını mahkum etmeye kalkıyor. Ne sefil lüpçülük,ne feci tezat ve ne aşağılık seviye…” Üsdat,Hitabelerim isimli eserin de sanki dünden bugünü görmüş bize sesleniyordu!

“Türk bizim nazarımızda,bellibaşlı bir inanış,bağlanış,düşünüş,sesiz,hatırlayış,duyuş,davranış ve bildiriş hususiyetleri için de,bellibaşli bir iman,mukaddesat,tefekkür,tahassüs,hayal,hatıra,meşrep,eda ve lisan birliğinin ördüğü,tek nüshalı ve şahsiyetli bir ruh nesilden ibarettir;mutlak ve müstakil bir vahit temsil eden bir ruh neslinin zarfı da Anadoludur..”

“İşte bizim milliyetçiliğimiz;İslama bağlı Türk ruhunun,bu mutlak kadro için de Türk duygu ve düşünce hüsüsiyetlerinin milliyetçiliği!...Ve işte cihan ölçüsün de milliyetçilik…”

“Bir dünya doğuyor ve bu dünyanın doğuşun da hissedar olmayan milletlere artık içtimai manada ölüm ve yokluk düşüyor. Öyle bir dünya doğuyor ki,niçin yaşadıklarını ve ürediklerini izah edemeyen milletlere,yarın,üstün de süründükleri stepleri sulamak vazifesini verecektir…” İdeolocya Örgüsü isimli dev eserin de Necip Fazıl, milliyetçiliğimizin çerçevesini özetle bu şekilde çiziyordu…

Necip Fazıl ve Cemil Meriç’i bilmek ve anlamak,geçmişte olduğu gibi gelecekte de haysiyetli bir hayattın ve dünya dengesinden söz sahibi olmak demektir! Onların düşüncelerini idrak  edebilmek için de kendi dünyamızın ne kadar küçük olduğunu anlamamız da gerekmektedir!...

Başbakanımızın haklı tespitlerinin yanın da, ben de açılım tartşmalarına Necip Fazıl ve Cemil Meriç üzerinden sufle vermek istedim!….

Görüşmek üzere,Allaha emanet olun…

Yorumlar

  1. Sevginin, anlayışın, dayanışmanın kaybolduğu karanlık devirlerde
    " Bir dünya doğuyor ve bu dünyanın doğuşun da hissedar olmayan milletlere artık içtimai manada ölüm ve yokluk düşüyor. Öyle bir dünya doğuyor ki, niçin yaşadıklarını ve ürediklerini izah edemeyen milletlere, yarın, üstün de süründükleri stepleri sulamak vazifesini verecektir..." Necip Fazıl'ın bu cümlesi senin bu yazında anlatmak daha doğrusu okuyanlara hatırlatmak istediklerini çok net bir şekilde ortaya koyuyor...Ve sanırım bu yazın son yazılarına tepki verenlerin de kabul edeceği ve alkışlayacağı türden...tespitlerin ve iki usta yazarın düşüncelerini son günlerin Türkiye'sinde yaşananlara nakış yapman takdire şayan...emeğine ve yüreğine sağlık...

    doğru yazan kalemin hiç susmasın can dostum...

  1. etrafınıza bir bakın
    sizi anladık ak partıye muhalefet yapıyorsunuz ama necip fazıl ve cemil meriç üzerinden kurduğunuz cümleler hakkanıyetlı değil..tayyıp bey bir büyük ülkeyi idare ediyor ve he rdüşünce adamından istıfade edıyor ,gözünüzü açın ve ülkemizin iç de ve dıştaki ıtıbarına bir bakın.

  1. husocan@hotmail.com
    sayın başbakanın ,cemil meriç ve necıp fazılın özlediği büyük türkiye hayalını gerçekleştırmek için gece gündüz çalışmadığını kimse söyleyemez.görünen köy kılavuz istemez!

  1. Bu ülke çoğrafik değil gerçek sevgi köprüsü
    Bir resme bakarken,resmi çerçevenin içine hapsetmeyeceksin;Eğer baktığın resim çerçeve dışına taşıp başka hayallere götürmüyorsa yaratıcı ufuklarımız yok,veyahut sanatçımız ufuk açıçı değildir deriz.
    Geçmişte bizleri çerçeveyi boşverin resimdeki figürlere takılıp bırakmışlar.Aslında o resimde gördüğümüz figürler kavga değilkuçaklaşma,çerçeve ise onu saran millet.
    Bizi çerçeveyle sınırlandırmayın biz tüm dünyayı barışla,sevgiyle,dostlukla,kardeşlikle kucaklamak istiyoruz.
    Büyük devlet,büyük millet olmanın yolu bu köprüden geçer.

  1. şamamak elde değil
    hasan yalçın adlı yorumcu ,bu resme bakarken resmin dışını görün diyor birde eklıyor,bu resimdeki figürlere takmış bırakmışlar dıyor..ne acayıp bir düşünce doğrusu,kendi komşusuyla bile iyi geçınmeyen ,geçinemeyen insanalr mevzu türklük millilik olduğu dünyanın en büyük hümanıstı kesiliyor,şaşmamak elde değil.

  1. yanlış nerde?
    komşularıyla ıyı geçinen bir türkiye içerdeki sorunlarını da hallettığı oranda güçlü olur bunun için karamasarlığa kapılmadan hükümeti izlememız lazım ,milletin seçtıklerıne güvenmek lazım büyük ülke lafla olmuyor..sizin söyledıklerınız de tam bunların karşılığı değil mi?

  1. sende ufkunu çizde görelim
    süleyman yılmaz kardeşim,komşumla geçinemediğimi bildiğine göre beniçok iyi tanıyorsun galiba geçinemediğim komşumu söylede bende bileyim.narsist olmaktansa hümanist olmayı tercih ederim.Bu ne acip düşünce diyorsun fakat senin yorumun da bile çelişki var.Kendi çerçevesini çizemeyen başkalarının resminde figür olmaya mahkümdur.

  1. UTANIYORUM ATAM...
    ZÜLEYHA KORK KARDEŞİMDEN ALINTIDIR BU TEK KELİME EKLEMEK İSTEMEDİM AYNEN KATILIYORUM KENDİSİNE VE TEBRİK EDİYORUM...BİR YAZI BU KADAR GÜZEL KALEME ALINIR...
    Sadece bugünlerde hatırladığım için seni ve sadece resimlerde sakladığım için fikirlerini çok utanıyorum…

    Sen varlığını Türk varlığına armağan ettin, Ben muhtacım kudrete… Damarlarımdaki asil kan akmıyor aynı şiddetiyle… Üzgünüm Atam… Çok üzgünüm…

    Bütün ümidim gençliktedir demiştin, biz çok ümitsiziz… Uyansan bir gün görsen halimizi, elinde sihirli değneğinle uyansan, dokunsan bize hatta sertçe... Uyansak biz de…

    Ecdadımızı tanıdıkça büyük işler yapmak için kendimizde kuvvet bulacaktık… Seni bile tanımıyoruz Atam… Bilmiyoruz seni, anlayamıyoruz… Sıkıştırıyoruz küçücük beyinlerimize yapmaya çalıştıklarını… Ve tek bildiğimiz; 1881 de Selanik’te doğduğun… Ali Rıza Bey… Zübeyde Hanım… İlkelerini, inkılâplarını bile bilmiyoruz eğer yoksa tarih sınavı… Yüz kızartıcı di mi?

    Zoraki aklımıza sokulmak istenilenler kadar tanıyoruz seni… Oysa Kurtuluş Savaşı… Oysa Milli Mücadele… Bağımsızlık savaşımız… Yaşama amacımız… Bunları çoktan unuttuk… Saplandıkça saplanıyoruz…

    Sen ta 80 yıl önce "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir..." demişsin Atam… Oysa biz bugün alt mı üst mü kimlik olduğunu tartışıyoruz… Bilmeliydik Atam Milli benliğini bilmeyen milletlerin, başka milletlere yem olacağını bilmeliydik…

    Seni sadece bugünlerde andığımız için çok utanıyorum Atam… Seni sevdiğimi söylemeye bile utanıyorum… Resmine bile bakamıyorum… Korkuyorum ben bakarken arkanı dönmenden…

    Göz göze gelince eziliyorum… "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir." Demenden korkuyorum…

    Gözlerimi kaçırarak ve ezilerek bakışlarının altında yine de bilmeni isterim ki Seni çok seviyorum Atam…


  1. özür hasan yalçın
    yazdığım yorum genel bir yorumdu fakat hasan yalçın isimli arkadaş üzerine alınmış.komşularıyla iyi geçinemıyor derken bu ülkenin her bir vatandaşını kast etmıştım ama cümle düşüklüğünden hasan yalçın beye bu eleştırıyı yaptığım anlaşılmış,sayın yalçından yanlış anlaşılma dolayısıyla özür dilyorum.tanımadığım bir insanı bilmeyerek üzedüğümden dolayı.

  1. süleyman yılmazın büyüklüğü
    sayın süleyman yılmaz kardeşim. yanlış anlaşılmadan dolayı özür dilemen senin ruhunun ve gönlünün çok güzel olduğunu göstermektedir.Tabiki fikirlerimi beğenmeyebilirsin.Yapıcı her eleştiri toplumumuz çok şey katacaktır.Demokrat olmanın yoluda eleştirilere öfkelenmeden cevap verebilmektir.eğer cevabımla seni kırdımsa ben de özür dilerim.

  1. tek taraflı sevda
    ülkeyi idare etmek dertlerine çözüm aramak bulmak yada yazmak çizmek hepsi bir şeyin karşılığı.düşüncelerimiz yetişmemız karşılığı oluşan dünyayı anlamnın adı.çok keskin yazılar yazıyorsunuz karşı tarafı anlama durumunda olmuyorsunuz ,ülke idare etmek yazı yazmaya benzemez bu sözüm sadece sizin gıbı eleştırenlere değil hükümeti yere göğe koyamayanlarada.



Yorum Yaz