Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Kocaman bir Sıfır!

02-09-2013
5046 kez görüntülendi

Bugün ülkemizde yaşanan dış politika açmazlarını irdelerken yapılanlar başarılıdır onun için kıskanalım ve eleştirelim mantığı üzerine düşüncelerimi ifade etmiyorum!…

Aksine, yapılanların ve yapılmak istenenlerin bizi iyiliğe değil,çıkmaz sokaklara saptırdığını müşahede ettiğimden ve bugüne kadar ki yazdıklarımdan hep   haklı çıktığımdan dolayıdır ki,bugün daha rahat eleştirebiliyorum!...

Şunu artık kabul ediyorum ki;fikir meselelerini,parti ve cemaat taassubundan bağımsız düşünemeyen insana bir şey anlatmak mümkün değil!.. Maalesef bu anlayış dün böyleydi bugün içinde değişen hiçbir şey yok!...

Uzun bir süre memleketim Rizedeydim…

Zaman zaman dostlarımla sohbetlerim oldu ülke meseleleri üzerine…Dünden bugüne değişmeyen gerçek; özellikle,İslamcı düşünceye sahip olduklarını söyleyen,tarikat,cemaat ve parti gönüldaşları olan insanların, bu anlayışın bataklığından bir türlü silkelenip çıkamamış olmaları beni bir kez hayrete düşürdü!...

Dinimizin temeli olan hoşgörü ve adalet duygusunun yerini bağnazlık almış bu dünyanın insanları için… Maalesef; ülkemiz de bugün yükselen değer bu bağnazlığın sahibi olanlarla onlara payandalık ve yalakalık yapanların güttükleri siyaset olunca bizim söylediklerimizin bir anlamı da olmuyor gibi!

Beni takip eden dostlarım çok iyi bilirler…”Arap Baharı” yalanından sonra onlarca yazı yazdım. Her yazımda bu gidişin doğru olmadığını atılan her adımın Orta Doğuyu kan gölüne çevirmesinin en tabii sonuç olacağını ifade ettim,uyarı görevimi yapmaya çalıştım…

Maalesef “sıfır sorunlu” dış politikanın ülkemizi getirdiği noktanın adı hakikatten kocaman bir sıfırdır!

Ülkenin dış politikasına yön veren akıl; büyük bir tarihi geçmişimiz olduğundan dem vurarak,salon toplantılarında ki müsamere çocukları gibi övünmeleri bırakarak büyük ülke olmanın gereğini yerine getirmekten çok uzaktırlar!...

Stratejik müttefikimiz dediğiniz Amerika’dan başlayarak tüm yakın uzak komşularıyla bu kadar sorunlar yaşadığımız bir dönemi ben hatırlamıyorum!...

Bu olup bitenlere kılıf bulmada yandaşların maharetli davrandıklarını ve ikna edebildiklerini de insanları biliyorum!...Zaman zaman ben bile “acaba ?” dediğimi inkar edemem!...

Daha önce yazdığım bir yazımda şunu ifade etmiştim;”Bu ruhu olmayan “zig zag dış politikanın” bana göre bir adı daha vardır. Oda şudur… Şuurun bu kadar kaybolduğu, bu kadar yerini bom boş bıraktığı bir devir daha gelmemiştir! Her şeyin ruhta başladığını ve ondan tecelli ettiğini düşünecek olursak dememiz lazımdır ki artık, bu iktidarın hali “şuurunu kaybetme” halidir!”

Bugün aynı noktada olduğumu üzülerek ifade ediyorum!  

Üstelik bugün ki dış politika mimarlarımız(!), daha önceki iktidarları suçlayarak Suriye ile bugüne kadar neden sorunlar yaşadığımızı sorgulamış ve komşularımızla “sıfır sorun” nasıl olurunu uzun uzun kamuoyuna anlatmışlardı!

Acaba deyişim ondandı!...Hani;cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk zanneder diye güzel bir söz var. İşte demiştim ki, acaba bizim görmediğimizi bu dış politika uzmanları olan beyler gördüler de biz mi idrak edemedik!

Bu diş politika dehalarına sorarsanız bunun adı “reel politikadır!”…

Onlar adına çözüm şudur anladığım kadarıyla; her gün yüzlerce kişinin öldüğü, insanın kanını donduran olayların bitimi bu reel politikalarına uygun olarak; müttefikleri olan Amerika’nın önderliğin de yapılacak bir harekettir!

Dün Irak ve Libya da olduğu gibi,Suriye’de de insanlığın öldüğü,dindaşların katliama maruz kaldığı kimsenin umurunda değildir!...

Dış politikamıza yön verenlere sesleniyorum; sizler, Suriye’de ki yaşanan vahşeti,onların durumlarını düzelteceğiz ve bunu Amerika öncülüğünde yapacağız derseniz,yarınlarda sizin içerde yaptığınız olumlu işler bu işin zekatı bile olamayacaktır!...

Görüşmek üzere, Allah’a emanet olunuz…

 

Yorumlar

  1. Bu Kadarda Olmaz
    Baştan aşağı saçma sapan bir yazı okumuş oldum. Kaybettiğim zamana yazık: Belli ki tatilin ve özelliklede şemşohotun etkisinde kalmışsın. Türkiye'min tarihinde hiç olmadığı kadar onurlu dış politikasını değerlendirecek bir vasıfta olamadığını zaten biliyordum ancak bu kadarını beklemiyordum. Önyargılardan kurtarılamayacak kadar zavallı bir durumdasın haberin olsun. Biran evvel kendine gelmelisin en azından bir dostun olarak ben dua edeceğim.

  1. Sıfır
    Yoruma gerek yok gibi,son paragrafın her şeyin özeti..Dış politikamıza yön verenlere sesleniyorum; sizler, Suriye’de ki yaşanan vahşeti,onların durumlarını düzelteceğiz ve bunu Amerika öncülüğünde yapacağız derseniz,yarınlarda sizin içerde yaptığınız olumlu işler bu işin zekatı bile olamayacaktır!...

  1. politika
    Abdurrahmanın yazısını okudum. Nacettin'in yorumunu okudum.

    İki çocukluk arkadaşının dış politika konusunda bu derece fikir ayrılığına düşme nedenini düşününce, geleceğimizin ve Türk toplumunun ne denli tehlikede olduğunu bir kez daha anlamış oldum.

    Konuşulanların, yazılanların hiç bir anlamı yok. Çok ciddi bir KUTUPLAŞMA var.

    Bu kutuplaşma ehil insanları düzenin dışına itiyor. Bu Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmadan önceki 2. Abdülhamit dönemini hatırlatıyor.

    O dönemde Mehmet Akif ERSOY'a, Said-i Nursi'ye göre 2. Abdülhamit KIZIL SULTAN'dı.

    O dönemki Osmanlı iklimi Müslüman kardeşleri birbirine düşman etmiş ve karşılıklı hasbihal etmelerini engellemişti. Güneş batmayan imparatorluk iddiasında olan Birleşik Krallık, Müslümanlığı sürekli kontrol altında tutma stratejisinde olmuştur. Tıpkı bugün ki gibi, İslam Konferansı Örgütü'nün başkanı Prof. Dr. Ekmelettin İhsanoğlu nerede? Birçok kurum ve kuruluşların neye ve nereye hizmet ettiğini, niçin kurulduğunu iyi bilmek gerekiyor.

    Maalesef, şu anki İKLİM de AYNI gibi GÖRÜNÜYOR.

    Ders alınsaydı HİÇ tarih, TARİH olurmuydu?

    Büyük resmi görmek gerekiyor. MÜSLÜMANLAR birbirleri ile uğraşırken, İNGİLİZLER OSMANLIYI YIKIP İSRAİL DEVLETİNİN KURULMASININ YOLUNU AÇTIKLARI gibi, Şimdide, yine MÜSLÜMANLAR BİRİBİRLERİNİ YERKEN, GÜNEY SOMALİ'de NUFUZ KAZANAN İSRAİL, BATILI DESTEKÇİLERİ ile birlikte BÜYÜK
    İSRAİL'in iskeletini inşaa ediyor.

    Bilerek bilmeyerek alet olanları TORUNLARIMIZ BİLDİĞİ GİBİ YAD edecektir.

    Şimdiden birbirinizi kırmayın üç günlük dünya...

    Selam ile....

    Mustafa SÖZER
    mustafa@sozer.net


  1. yalan dostluk
    Yazı yazarı bağlar,katılıp katılmamak kişinin elinde,benim de yazının bazı bölümlerine itirazım var genel olarak doğru işlenmiş bir konu olsada.Kafama takılan şu,bir kişi eleştirisine dostum diyerek başlayıp hakarete varan aşağılayan bir tarzda eleştiri yapmış olması.ne dostlukmuş anlamadım.

  1. dostluk üzerine
    sayın akın ın tespitlerine katılmamak elde değil,dış politikada onurlu bir duruş diyen sayın nacettin bey komşularla sıfır sorun dediniz komşulukları sıfırladınız,libyada istenmiyoruz mısırda aynı suriyeyi söylemeye gerek yok filistin de bile devre dışı kaldık gazze ye haziran da gidecek başbakan neden gidemiyo, suudi arabistan la katarla iranla ırakla mı kimle müslüman ülkelerinden hangisiyle ab ülkelerin türki cumhuriyetlerin den hangisiyle iyi ilişkiler var onurlu duruş kime yalnızlaştıkça siz onurlanıyorsunuz heral de sizin de gözüzünüz deki perdenin açılması içinde ben dua edeceğim saygılar

  1. Kocaman bir sıfır!
    Nacettin bey'ın yorumunda acayip reyting kokusu var,yok eğer öyle değilse o zaman bu iki kadim kişilerin arasındaki dostluk ve arkadaşlık ''kocaman bir sıfır''mış meğer.!!!



Yorum Yaz