Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

İktidarı Değiştirmek Yetmiyor….

11-01-2010
3472 kez görüntülendi

Hayatı okumak,anlamak ve sorgulamak,şuurumuzun seviyesine göre değişir.İnsana verilen en büyük nimet şuurdur dersek yanılmış olmayız.Doğumdan ölüme kadar bilmeye,öğrenmeye programlanmış insanoğlu,doğruları bilmek mecburiyetindedir…

 Bildiklerimi,gördüklerimi,gözlemlerimi harmanlayarak sizlerle paylaşma derdim olduğundan,bu yolda şuurlu bir koşuşturmanın içinde oldum ve düşüncelerimi bugüne kadar bu sayfa aracılığıyla sizlerle paylaşmaya gayret ettim…

Hafta sonu dinlenmek için oturduğum bir çay bahçesinde kulak misafiri olduğum sonra da kendimi ortasında bulduğum sohbet bu hafta ki yazımı yazmama vesile oldu…

Biri yetmiş diğeri seksene merdiven dayamış iki emekli amca kendi aralarında heyecanlı bir sohbete tutuşmuşlardı.Kulak misafiri olduğum ve benim sohbetlerine futursuzca katılmama kadar geçen zaman içerisinde ki tek konuştukları konu,hükümetin emeklilere verdiği zam oranıydı!

İki yaşlı amcamızda verilen zamdan memnun olmadıkları etrafında konuşurken ben gayrı ihtiyari onlara dönerek “ülkede maaşından ve verilen zamlardan memnun olmayanlar sadece emekliler değil ama zamlardan daha önemli meselelerimiz var bu ülkede,o konular hakkında ne düşünürsünüz” diye sordum.

Daha yaşlı olan emekli amcamız beni önce bir kaç saniye süzdü sonrada”evladım,yıllarca çalıştım çabaladım,çalışırken sıkıntılarla boğuştum.Çocuklarım yetişti onları evlendırdım, şimdide torunlarım var. Şu anda iki çocuğum da işsiz,torunlarım okuyorlar ama onların da yarınları aynen bizim olduğu gibi garantı değil.Bu sıkıntılardan sıyrılıp memleket meselelerini düşünecek halimiz mi var,düşünmekse kendi derdimizi yıllardır düşünüyoruz işte” mealin de uzunca bir konuşma yaptı…

Diğer amcamız da başını sallayarak sohbet ve kader arkadaşını tastık ettikten sonra bana dönerek “evladım,anlaşılan senin tuzun kuru,onun için memleket meseleleriyle çok ilgilisin,istersen kendini fazla yorma ne dersin?” diyerek benimle olan sohbetlerine nokta koymak istediler!

Yaşlı amcaların yanından ayrılırken düşünmeye başladım.İnsanımızın ,özellikle hayatının son demlerini yaşayan yaşlılarımızın ülke meselelerine bu kadar kayıtsız kalmalarının kabahatı kimdedir diye? İçinde yaşadığımız cemiyetin meselelerini bilme ve kafa yorma mecburiyetimiz neden ortadan kalktı!

Gençlerimizin durumu da farklılık arz etmıyor bunu zaten biliyoruz! Bu ülkenin gençleri,üzülerek söylüyorum,ülke meselelerine o kadar kayıtsız ki,her hangi bir konuyu konuşmayı dahi onlarla beceremessiniz!

Sanki meselelere ait şuur algımız değişmekte,bencilleşmekteyiz. İzin sürem boyunca ara ara tv’lerde ki gündüz kuşağı programlarına bakma imkanım oldu. Artık yaşlı insanlarımız da bu cümbüşün içerisine dahil edilmişler! Evlenme programları adı altın da insanımızın ne hale geldiğini,getirildiğini gözlemleyerek acı acı tebessüm ettim…

İnsanımızın düşüncesine ve şuuruna kast edilmeye özenle devam edilmekte bu ülkede.Dış dünyanın etkileri müspet olmayınca iç dünyasını zenginleştiremeyen insanımıza kabahat bulmakta vicdanımız sızlatıyor doğrusu!...

İnsanı anlamaya zorlayan sadece kendi dışında ki olup bitenlermidir o da irdelenmeye muhtaçtır.Ama,insan hem yaşıyor hem de bütün olup bitenlerın şuurundan uzak düşüyorsa ya da düşürülüyorsa geldiğimiz noktayı yadırgamamız  doğru olmaz kanısındayım!...

Sonuç olarak ,başa dönecek olursak…insanımızın ,etrafında ki olup bitenleri anlama noktasında ki zaafi gün geçtikçe kangren haline dönüşmüş,şuur dediğimiz kavram dejenere olmuştur! Neleri kaybettiğimizi ve kaybedeceklerimizi de anlamamızda zor olmamaktadır! Kendini bile bilmekten mahrum olan insanımızdan ülke meselelerini bilmelerini istememiz de abesle iştigaldır…

Bu ülkenin insanı,zamanı geldiğin de iktidarı değiştiriyor bu çok güzel bir meziyet. Ama daha önemlisinin,iktidarı değiştirme yerine önce kendisini değiştirmesi olduğunu anladığı zaman “şuurlu” bir vadandaş olacağını bilmelidir..

Yoksa,insanımızı sadece kendi meselelerini düşünmeye,bencilliğe mahkum eden,sadece bugün değil dünde bu ülkeyi idare eden siyasetçilerimiz geleceklerine umutla bakabilirler diye düşünüyorum!...

Görüşmek üzere,Allaha emanet olun…..

Yorumlar

  1. Değişimin ilk adımı kişinin kendisinden başlar...
    Yazı da anlatılmak istediğin gibi bu duyarsızlık tüm toplumu içine alan bir çürümeye neden olur... Bu çürüme er veya geç herkese zarar verebilir… Hatta siz de farkında olmadan yukarıda anlatılan dejenerasyonun farklı bir yüzü ile belki iş yerinizde belki yakın çevrenizde karşılaşmış olabilirsiniz… Kimi zaman insanların etraflarında güvenebilecekleri çok fazla kimsenin olmaması, kendilerine karşılıksız yardım edecek birini bulamamaları, sokakta kendilerini emniyette hissedememeleri, karşı karşıya kaldıkları bir haksızlıkta adaletin gereği gibi tecelli edeceğinden endişe etmeleri dejenerasyonun ne denli bir tehlike olduğunun günlük hayatta karşılaşılan somut örneklerindendir, Böyle bir tehlikeye karşı ise el birliği ile fikri mücadele edilmesi gerekir. Elbette ki tüm bu olumsuzlukların sona ermesi,toplum bilincinde olan herkesin ortak temennisidir…

    Emeğine ve yüreğine sağlık can dostum…Yüreğin ve kalemin hiç susmasın…

  1. muma çevırdıler
    anadoluda bir tabır var"millet muma çevrılmış "diye .kabahat sadece vadandaşın değil ,eğitim sistemının ,ailenın en son idare edenlerın,vatandaşa kuzu muamelesı yapılan bir memlekette bencil olmak yadırganmamalı.devran böyle gelmış böyle gıder.

  1. değişime her zaman aciğiz
    Değişime zaten istesekte istemesekte her zaman acığiz.düne kadar aklımızın ucundan bile geçmeyen ,hatta yanımızda bile komuşulmasına tahammuletmedığimız şeyleri bızler konuşur alduk.Sıyaset polıtıka bızlerı yonetenler herkımse dün başka palto giymiştiler bugün başka palto giymişler ama paltoyu giydiren yine biz haa demekkı bıznekadar degişsekte değiştirdiklerimiz pek fazlada değişmiyor.NEDEN! Çünki bizleri yonetenler hiç değişmediki.

  1. Sistemin üretimi...
    Vahşı kapıtalızmın bütün değerleri menfaata dönüştürdüğü,bencilleştirdiği bir toplum olmaktayız...

  1. zor dostum zor
    bu dünyanın çivisi çıktı eskiden akıl adamalr diye müracaat ettığımız yaşlılarımız o kadar ülke sorunlarından uzakki sayın akının de ima ettiği gibi onun için yetiştirılenlerde hiç bir baltaya sap olmamakta.

  1. önce aynaya bakmalıyız
    değişim ve gelişim ,ikisi bir aada olursa güzel maaalesef bugün insan kalitesi dibe doğru değişmekte bu da yönetenlere sirayet etmek te çare nedir diye düşünülmüyor çünki herkes halınden memnun gibi.önce aynaya bakamalı insan sonra da varsa söyleyeceğı söylemelı.



Yorum Yaz