Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

HES’ler Fesh Değil Geleceğimiz Olsun!

21-09-2008
2505 kez görüntülendi

Trt1’de Tayfun Talipoğlu’nun sunduğu “Nasılsınız” isimli programın konusu dikkatimi çekti bu hafta. Katılımcılardan birisi de hemşerimiz aynı zamanda “Derelerin Kardeşliği Platformu”nun sözcüsü avukat Remzi Kazmaz’dı. Konunun önemi ve Remzi Kazmaz’ın da programın konuğu olması nedeniyle sahura kadar televizyon başına kilitlendim. Daha önce birkaç kez HES’lerle ilgili fikir beyan etmeme rağmen hemşerilerimin bu konudaki görüşlerimi net anlamadıklarını da biliyorum…

 

Tek taraflı programlar izlemiştim ülkemizin enerji politikaları üzerine ama ilk defa iki görüşün de temsil edildiği bu program, izleyenler gibi beni de tatmin etti diyebiliyorum.

Öncelikle şunu ifade edeyim, Sayın Kazmaz gerçekten bu işe yüreğini ve zamanını koymuş bir Karadeniz aşığı ve çevreci olarak beni, savunduğu düşüncelerin tümüne katılmasam da ikna etti! Burada Sayın Kazmaz’a bir sitemim var. Sayın Başbakanın çevrecilere boşta gezen avare insanlar yakıştırması ne kadar şık olmamışsa, Sayın Kazmaz’ın da muhtarların hepsinin satın alındığını demesi de bir o kadar yanlış olmuştur. Karadeniz’deki yapımı devam eden ve projelendirme aşamasındaki HES santrallerini, eğer bu devletin mühendisleri, bürokratları ve siyasi iradesi evrensel değerler ölçüsünde yapmaya karar vermişse bizim bunu anlamamız yada anlamıyorsak da bilgimizi ve birikimimizi gözden geçirmemiz gerektiğine inanıyorum.

 

Programa katılan “Greenpeace” üyesi katılımcıların daha çok sloganik yaklaşımına karşın Sayın Kazmaz ayağı yere basan eleştiriler yaparak aslında HES santrallerine karşı olmadığını ama yapılan işin kurallara uygun bir şekilde sürdürülmediği fikrinden hareketle, Karadeniz derelerinin, bitki örtüsünün hovardaca tahrip edilmemesini savundu. Hatta kamuoyunun bilmediği birçok şeyi de yetkililere ikrar da ettirdi. Mesela ben ilk defa duydum bu program sayesinde ÇED raporlarıyla ilgili yüzde oranlarının değiştiğini.

 

Ne yalan söyleyeyim Rize’mize bir çivi çakılsa ben heyecanlanırım. HES’lerle ilgili ilk haberleri duyunca Senoz’un, Rize’nin boşa akan derelerinin artık devlet kontrolünde değerlendirilecek olması ve köylerini boşaltıp büyük şehirlerin varoşlarında hayat mücadelesi veren hemşerilerimizin kaderlerinin değişeceğini düşündüm. Ve hala da o düşüncedeyim… Elbette ne olursa olsun, nasıl olursa olsun mantığıyla değil, tıpkı Sayın Kazmaz’ın ifade ettiği gibi her şeyi şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşarak yatırımların bölge insanına yarar getirmesi için gerekli tedbirlerle birlikte yatırıma dönüşmesi en büyük arzumdur.

 

Yaylalarımızı boşalttık… Köylerimizi boşalttık… ve dönüp geriye bakmadık bile! Boşalttığımız köylerimize bugüne kadar ne katkımız oldu? Hangi yatırımı düşündük, geleceğe dair ne gibi projelerimiz var?

 

Evet, ülkemizin olduğu gibi bizim yöremizin de yatırıma ihtiyacı var. Bu ülkenin mühendisine, bürokratına, yatırımcısına, kısaca insanına güvenelim artık!

Hadi gelin hep beraber hayal kuralım! Yapılan barajlarda balık avlamalarımızı, kayıkla gezintilerimizi ve bu HES santrallerinin bölgemize ve ülkemize getireceği katkıları!...

 

Daha önce bu konuda yazmış olduğum “Senoz’u gurbet olmaktan çıkaralım” ve “Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur” yazılarımız tamamlayıcısı olarak okuyun ve değerlendirin lütfen bu satırlarımı… Zannedersem meramımı bu sefer tam anlatabilmişim. Ve bazı dostlarımın benim HES’ler konusundaki düşüncelerimle ilgili kafalarındaki soruları cevaplandırabilmişimdir umarım…

Görüşmek dileğiyle, Allaha emanet olun…

Yorumlar

  1. Sağlıklı Bir Eleştiri Kültürü Adına Teşekkür Ederim
    Öncelikle bir kampın taraftarı olmadan yaptığınız eleştiriler ve değerlendirmelerden dolayı teşekkür ediyorum size. [Daha önce bu yönetime ve iktidara yönelik eleştirel yazılarınızı okumuş olanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.] Yalnız ben birkaç eleştiri getirmek istiyorum. 2007 yılında açılmış olan Karadeniz Sahil Yolu (yapımı 1987'de başlamıştır), Karadeniz'e daha önce hiç gelmeyen insanların kanaatince de sahil şeridini öldürmüştür. Sahil şeridindeki doğal doku bozulmuştur, sahillere artık taş bir bloğun üzerinden bakılmakta, yalnızca ufuk görünmektedir. Büyüklerimizin bize anlattığı sert dalgaların vurduğu o sahil şeridi gelecek nesillere bırakılamamıştır. Elbette sahil yolu Karadeniz için çok değerlidir, yeni açılımlar getirecektir, bölgeyi canlandıracaktır. Ama götürdükleri ile getirdiklerini daha geniş bir çerçevede, bugünün ötesinde değerlendirdiğimizde acep sonuç ne olacaktır. Tartı ne yana düşecektir? Başka bir yolu var mıydı bu işin?... İşte bu yüzden sizin bu üslubunuz önemli. Sağlıklı bir eleştiri kültürü geliştirmemiz lazım. Sadece eleştirmeden, yapılacak şeyin alternatifini yada nasıl daha iyi yapılabileceğini sunanları, bunu dillendirenleri cesaretlendirmeliyiz. Ve elbette biz de bilmeliyiz ne olup bitttiğini. Slogan atmak için değil. Gerçekten sevdiğimiz için bu memleketi...

  1. sahil öldü diyenlere
    yeni yol ile sahil öldü diyorlar. merak ediyorum zamanında nasıl sahip çıktınız sahile. hanginiz karpuz kabuklarını atmadı yüzdükten sonra denize. şimdi çıkmış yolu eleştiriyorsunuz. dalgalar vururdu....dalgalar yine vuruyor. yeni yol ile karadenizde hiç bir canlı dokusu kaybolmamıştır. sahil vardı dediğiniz eski sahil dağlık, taşlık ve yine kayalıktı. şimdi tek farkı o kayalıkalrdan yol geçiyor olması. eleştireceksiniz ya atıp kesiyorsunuz. zamanında ne deniz ticaretini canlandırdınız, ne liman yaptınız, ne deniz taşımacılığını teşvik ettiniz. ama şimdi birden denizci oldunuz. kimse sizlere inanmaz. yeni nesil yolundan memnun. eskiler aradan çekilip gölge etmesin yeter

  1. Yeni Nesil Arkadaşa
    Arkadaşım ben dört nesildir İzmir'de bulunan Rize'li bir ailenin 22 yaşında genç bir üyesiyim. Karadeniz'de bulunmalarım da akraba ziyeretleri ve çeşitli merasimler vesilesi ile kısa süreli olarak gerçekleşmektedir. Ama uzağız diye kelam etmiycez diye bir durum da yok. Ben yapılmakta olan işlerin, yatırımların, hizmetlerin çevreci bir zihniyetle, sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla, toplumda yeterince tartışılarak yapılmasından yana fikir beyan ettim. Yazarın belirttiği gibi böyle bir bilinç oluştuğunda HES örneğinde "ÇED raporlarıyla ilgili yüzde oranlarının değiştirilmesi" gibi bir yaptırım, irade ortaya konmuş olacaktır... Sizin yolunuza kışt diyen yok arkadaşım. Devlet milyarlarca dolar harcamış, güle güle kullanın, memlekete hayırlı olsun. Ama senin hassasiyetlerinle benim hassasiyetlerim aynı olmayabilir. Sen ille de yol olsun da ne olursa olsun, isterse sahil kalmasın dersin, ben başka bir yolu yok mudur bu işin derim. Sen dalgakıran taş bloklara bakıp "ne var yine taştan kayadan işte" dersin, ben sadece eski resimlerden gördüğüm o sahili özlemle anarım. Sen koca bir coğrafyayı etkileyen bir konuda sadece tapındığın kampın silahşörlüğünü yaparsın, benim cemaatim ise sen dahil herkesin dinlenilmesi gerektiğine inanır. O yüzden "sizin zamanınızda..." gibi cümleleri başkasına sakla, yaşımız kaç başımız kaç. Yani sorun bakış açısından kaynaklanmaktadır. Anladın mı yeni nesil arkadaş. Oldu mu şimdi?

  1. yolsuz
    yolu beğenmeyen sivil itaatsizlik eder ve çıkmaz o yolun sırtına. hem şu izmirliye de bişe demek istiyorum: siz memleketi terk eden üçüncü kuşaklar yılda bir kerem memleete gelirken ege ve akdenizde ettiğiniz güneş banyosuna bir de göz banyosu katmanın derdindesiniz. hem memlekette yaşamayacaksın hem de burada olan gelişmelere çomak sokacaksın. delikanlıysan yazdığın kadar gel çayelinde yaşada memleket , deniz, dağ, coğrafya ve insan sevgini görelim. sizin yılda bir kere tatil diye geçtiğiniz o yollardan bizim hayatımız akıyor. ben yetkili olsam memlekete böyle turiztik gelen sözde-hemşerilerimize pasaport uygulaması yaparım

  1. Ercan Beye Hitaben
    Ben yazar insanların hayatının daha kolay olduğunu düşünürdüm halbuki. Ama şurada yaptığım üç satırlık naçizane yorumların nasıl bir kof zihniyetle değerlendirildiğini görünce bu işi meslek edinmiş, yazmayı hayatının bir parçası haline getirmiş insanlara gerçekten de acıdım. İyi niyet, kendini bir tarafta konumlamamak bu kadar adice başka hangi memlekette cezalandırılır ben bilmiyorum. Bu satırları okuyan Ercan Bey "Hah, işte o özlemini duyduğun memlekete git!" diye iç geçirmiştir herhalde. Sahi, karşılaştığı ilk karşıt yoruma "pasaport uygulaması" öneren bir zihniyetin "sivil itaatsizlik"ten bahsetmesi gerçekten garip. Ben yine de izah etmeye çalışıcam. Ercan Bey dediğiniz doğrudur, benim İzmir'den dillendirdiğim beyhude teraneler orada hiç birşeye etki etmeyecektir. Çünkü orada bir irade oluşacaksa eğer, bunu elbette oranın halkı gerçekleştirecektir. İlla da zümresel bir şeyler konuşacaksak şöyle ifade edeyim; Böyle bir ortak aklın içinde Ak Parti'li, Chp'li, Mhp'li ve diğer siyasal görüşlere sahip yurttaşlar birlikte yer alıp, partilerinden bağımsız düşünebilen bir irade ortaya koyacaktır. Bu bahsettiğim irade modern toplumlarda olduğu gibi, bir yatırım veya hizmet yapılacağı zaman "Hemşerim tamam, eyvallah da bu bahsettiğin projenin şurası bizim buralara pek uymaz gibi, şunu bir gözden geçirelim, daha iyi hale getirelim." diyebilmesi ümit edilen bağımsız bir güçtür. Sivil Toplum dedikleri şey budur Ercan Bey. Seçtiklerimizin bizler tarafından denetlenmesini çalıştıracak bir mekanizma. Farkındayım, havsalanızın sınırlarını zorlamış bulunmaktayım. Çünkü inanmıyorsunuz siz böyle bir şeyin olabileceğine. Hayatı bir futbol maçı gibi görmeye alışmışsınız. Ben yine de hayal kurmaya devam edicem. Yani amacım iktidarınıza bok atmak değildir. Ama size bunu ispatlamak zorunda da değilim. Ha bir de gücünüz varsa sokmazsınız bizim gibileri oralara olur biter. Fakat benim memleket sevgimi sorgulamak sizin hiç haddiniz değildir!!! Saygılarımla...

  1. site yönetimini kınıyorum
    aşağıda yer alan yorumu okumadan mı yayınladınız. adam afedersiniz ama neresinden konuştuğunu belli edercesine ....iktidarınıza b.k atmaktan.... bahsediyor ve sizlerde bu yorumu yayınlıyorsunuz. argo yorumlara yer verdiğinizi bilmiyordum. ha, kendisine de şunu söylim: Seviyene inemem. madem ki karalayacaksın önce alternatifini koy ortaya ondan sonra konuş. sen olsan karadeniz yolunu nereden yapardın sayın muhammet beyyy

  1. seviyi düştü burada sanırım
    muhammet kalyoncu kardeşimiz iyi yazmışda kendi seviyesizliğini yorumunda kullandığı bir kelime ile ortaya koymuş bulunmakta. güzelim çayhaber sitesinde böyle yorumları görmek istemiyoruz. lütfen argo olmasın, yeşili sevelim ve koruyalım. önce ağzımızı toplayalım ama

  1. muhammet kalyoncuya
    bana yptığınzı yorum baştan aşağı hakaret dolu ve üstelik seviyesiz eleştiriler içermekte. bunlar bir tanesi de sizin iktidarınıza diyorsun. sen benim iktidarımı benim siyasi tercihimi nereden biliyorsun. karadeniz sahil yolunu savunmak AKP lilikle mi oluyor sadece, yoksa anap lı mı olmam gerekiyor bir başka görüş sahil yolunu savunamaz mı. daha çok gençsin. karadeniz egeye benzemez. suyu acıdır. soğuktur üstelik. heyecanıınla değil aklınla ve mantığınla yaz. bir kişiyi bir şeyle suçlarken de önce onun suçladığın görşten olup olmadığını öğren. ben akp li değili. dolayısıyla sizin iktidarınız dediğin şey yazını boşa çıkartır.

  1. çok garip
    sayın akın bu kez beni çok şaşırttınız, eğer bu devletin mühendisleri, bürokratları v.s bişey yapmaya karar vermişse bizim bunu anlamamız lazım anlamıyorsak da bu bizim eksikliğimizdir diye yazmışsınız. Milleti soymak için dini duygularını sömürmekten bile çekinmeyen sürüyle şerfsizin peyda olduğu şu günlerde yazınız çok manidar oldu. Şimendiferi hızlandırarak hızlı tren yaptık diye onca insanın ölümüne sebep olanlar, kazı yaparken metro istasyonunu delenler. Aynı yola ayda 5 kere asfalt dökenler, hava limanı yapıp düğün salonu olarak kullananlar; bu ülkenin siyasetcisi, bürökratı, mühendisi v.s değilmi. Devlet ne yaparsa doğrudur diyerek , teslimiyetçi cemaat kültürü mantığıyla bir yere varılamayacağını öğrenmek için daha kaç müsibet yaşamamız gerek.. Ayrıca, gayet medeni bir şekilde eleştirilerini yazan Muhammet Kalyoncu ve onun gibi olanlara vize uygulamaya kalkan faşist kafaları da buradan kınıyorum..

  1. Su akar Türk bakar...
    Kazmaz bir dönem apo nun avukatlığına talip olan kişi değilmıydi. bilemiyorum artık...


  1. başköy köyde sen nerdesın sayın akın,HES lere kimin sahıp çıktığı bellı oldu!


  1. BUGÜN SADECE SENIOZ DEĞİL BÜTÜN KARADENIZ DERELERI TEHTIT ALTINDADIR,BUNA KIM DUR DİYECEK BILMIYORUM AMA BILDIĞIM ŞEY YAZAR ARKADAŞ GİTTİĞİ KÖYÜNDEN INTIKAM ALIYOR HERHALDE.


  1. APO ŞEREFSIZININ AVUKATI OLMASI NEYI DEĞİŞTIRIR KI,SEN HESLERE YORUM YAPABILIRSIN ANCAK.BU ÜLKEDE KIMLER KIMLERIN AVUKATI SEN BILMIYORMUSUN!


  1. HES ler hayatımızın bir parçası oldu artık gerıye dönüşü de yok

  1. ÇUVALDIZ KENDIMIZE
    KÖYLERIN BOŞALMASININ SORUMLUSU HES SANTRALLERI YAPIMINA ONAY VEREN HÜKÜMET DEĞİLDIR,ZENGINLIK VE BAŞKA NEDENLERDEN BABA OCAĞINI TERK EDENLERDIR.OLAYA BU AÇIDAN DA BAKMAK GEREKIR.

  1. Oradangeliyorum!!!
    Bayram tatılını fırsat bulup memleketıme sılah'ı rahimyapmaya gittik.Bu vesileilede heslerin bır ayagı olan güzelçahçorumuza ikisefer gitmefırsatı bulduk.Yapılançalışmalarıdayerınde görduk,peladunderesi yapılantunelleri öyle doldurmuştuki,adamlar nasılda şaşırmıştılar.O yörede yaşayanlar bılırlerkiodere kırk senedebir gelir,geldımıde önunde bişey bırakmaz.Neyse gelelim konumuza ben şahsenheslere karşı olan birisideğilim,eğer bu ülkebişeyler kazanaçaksa buna köstekdeğil desdekolmamız gerekmektedir.
    Bizlerinarayaçağı hususlar yapılanişlerin doğru dürüst kontrol edilmesidir.Kamuoyunu bu yönde yönlendirmeliyiz.Birilerininşahsi hesaplarına alet olmamalıyız.
    İnşaALLAH ben Rizemiziçin ümit varım,ilerisi için daha güzel işlerolaçak,enazından öyle dua etmek istiyorum.
    Son olarak hepinizin geçmış bayramını kutlarım ve bizbirimize hakaret etmeden,kırmadan tartışırsak daha faideli olaçağını düşünüyorum.Zira hepimiz bir derenın balıkları değilmiyiz.
    Hepinizi en sevgiliye emanet ediyorum....

  1. yanılıyorsun
    Osman aygün sen oranın çocuğusu ama ama akplısınde her halde yapılanları nasıl görmesın oradakı! talan var derenızde sadece ıktıdar ağzıyla yazdın dıye düşünüyorum,umarım yanılmıyorum.



Yorum Yaz