Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

“Hepimiz sınıfta kaldık!”

07-04-2014
2019 kez görüntülendi

Daha öncebu köşede yazmış olduğum “Kardeşlik Edebiyatı” başlıklı yazım da şöyle demiştim;

Kardeşlik edebiyatı yapılarak; Türk Tarihin de böylesine güven duygusundan uzak bir dönem daha yaşadık mı? Şahsen ben ne okumalarımda ne de yaşadığım döneme dair bugün ki kadar kardeşliğimizin yozlaştığını sanmıyorum!…

Ve dikkat edin;her geçen gün insanımızın birbirleriyle olan münasebetleri “kardeşlik edebiyatı” yapıldığı bu dönemde daha da yozlaşmaktadır…”

Hepimiz artık kabul etmeliyiz ki;sahip olduğumuz her değerimiz erozyona uğradı ve yozlaştı...

Özellikle siyaseti hayatımızın odak noktasına koyduğumuz devirler de bu yozlaşma daha çirkin bir şekil de yüzünü gösteriyor…

Bu yazıyı bana yazdıran temel neden de son zamanlarda siyasetin bizlere yaşattığı sıradanlıklardır…

Her hangi siyasi görüş ayrımı yapmadan şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki;”hepimiz bu dönem de sınıfta kaldık!”

Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah’tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.(Hucurat/10) Ayetine iman etmiş bu ülkenin insanları ayete muhalif bir bakış açısıyla kardeşliğini yerle bir etmekten imtina etmemiştir!...

Siyaset pazarına kurban verdiğimiz kardeşliğimizi;İlahi mesaja sırt çevirerek daha da derinleştirdik son dönemlerde…

Maalesef; unutmaya yüz tuttuğumuz “yeni dünya düzeni” insan olma erdemlerimizi ve hikmet arayışımızı dumura uğrattı! Bu o kadar açık bir gerçek ki, arttık; aydınımızdan başlayarak cemiyetin her kademesin de fikir üreten söz söyleyen insanımızı tesiri altına almıştır…

Ama biz bunların artık farkında bile değiliz! Dün bu kavram etrafında söz söyleyip kalem oynatan kim varsa bugün bu  “hakikate teğet geçerek” meramını ifade etmenin telaşı içinde!

Öyle bir dönem yaşıyoruz ki; ben  bu dönemi “fetret devri” ifadesiyle izah etmeye çalışıyor ve oradan yola çıkarak yaşadığımız döneme ışık tutmaya çabalıyorum! Bunu yaparken kendimce sağlam karineler ortaya koyarak; dünle bugün arasında ki mukayeseyi sizin ferasetinize bırakıyorum!

Son yaşadığımız seçim süreci bana bir kez daha şu ifadeleri kullanma hakkı verdi!

Bu ülkenin insanı maalesef “hikmeti” yok saymış, içini dolduramadığı bir sürü ipe sapa gelmez kavramlar etrafında debelenip durmuştur! Bunu yaparken de; kimse kimseyi dinlememiş; söylenenlerin niteliğine bakmadan “bendensen” doğrusun, değilsen “yanlışsın” diyerek düşünmüş ve hakikate sırt çevirmiştir!

Üzülerek ifade ediyorum ki; son yaşadıklarımız insanımızın ruh muvazenesini öyle bir bozmuş ki; her birimiz de “yalpalamalar” başlamıştır!

Öyle ki; tarihimizin çok az dönemim de bu kadar feci bir şekil de ruh dünyamızın ahengi bozulmuştur… Kendimizi unutmuşuz. Sahip olduğumuz değerlerimizin ancak “lafazanlığını” yapmamızdan dolayı da inandığımız ne varsa bizden intikam almaya başlamıştır!...

Yeri gelmişken şunu söylemek isterim… Son on beş yılda hayatımıza giren sosyal medya gerçeği “kardeşliğimizi” yerle bir etmiştir! En yakınımızdan en uzak olanımıza kadar toplandığımız bir havuz da kimsenin kimseye “saygısı, sevgisi, eyvallahı” olmadan kontrolsüz bir şekil de çalakalem yazarak aslında kardeşliğimizi dinamitlediğimizin farkında bile değiliz…

Oysa bizim inancımız ve kültürümüzde olan gerçek şudur;

Açıkça gördüğü bir zina sahnesi üzerine cübbesini atıp; “Ya Rabbi, gizlenecek yerleri yok!” diyen velinin ahlakı ve yine; “bana kötülüklerimi söyle” diye kendisine başvuran birisine verdiği cevapta olduğu gibi; “ben sende iyilik ve faziletten başka bir şey göremiyorum, kötülüklerini söylemesi için onları görebilen birisine başvur” diyebilen ahlak ve fazilet timsali örnekleri orta da dururken; bugün ki sıradanlığımıza bakıp; bu hal neyin nesi diye sorma hakkımız var diye düşünmekteyim!  

Seçim geçti yeni bir seçim kapımızda…

Maalesef ülkemiz de bir akıl tutulmasıyla karşı karşıya kaldığımız muhakkak! Her aklımıza geleni akıl ve vicdan süzgecinden geçirmeden yazmak-söylemek aramızda ki uçurumu derinleştirecek ve kardeşliğimizi ileriki günlerde daha çok yaralayacaktır…

Onun için Peygamberimizin şu hadisine kulak vermenizi istiyorum yazımı bitirirken;”İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe gerçekten iman etmiş olamazsınız”

Görüşmek üzere, Allah’a emanet olun…

 

Yorumlar

  1. ŞEÇİMLER GEÇER ANCAK KARDEŞLİK BAKİ KALIR
    Yazarımız yazısını bitirirken hatırlattığı Peygamber Efendimizin;”İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe gerçekten iman etmiş olamazsınız” hadisi, hepimizin hayat felsefesi olmalıdır. Çünkü birbirimize kızmak ve kırmak için çok sebepler emin olun ki çok kolay üretilebilir. Yan baktı, kaş çattı, kötü söz söyledi, vurdu vs. gibi daha pek çok örnek verilebilir. Ancak asıl olan hoşgörü değil midir? Bu dinimizde de, insanlık kurallarında da böyledir. Dağıtmak kolay, bir arada tutmak zordur. Konuştuğumuz zaman mangalda kül bırakmamak değil, hoşgörünün ne kadar özel olduğu hakikatini görerek, bilerek ve inanarak, inandıklarımızı da karakterimize, kişiliğimize ve hareketlerimize yansıtmadığımız sürece yanlış anlaşılmaya mahkum oluruz. Unutmayalım ki 'nefret eken fırtına biçer', bizlerde nefret ekenlerden değil, sevgi-barış-güzellik aşılayanlardan olmamız dileğiyle. Yazarımızı sağduyundan dolayı kutluyorum.

  1. Beni de yaz
    Bu öz eleştiriyi hepimiz yapmalıyız artık. Beni de yaz kaybedenler listesine.



Yorum Yaz