Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Gerçekten yanılmak isterdim!

04-07-2017
9355 kez görüntülendi

Son yıllarda “FETO terör örgütü ile yapılan mücadele” o kadar sulandırılmış ve içinden çıkılmaz hal almıştır ki; terörü yapanlar, terörü teşvik edenler ve teröre arka çıkanlar, gözümüzün önünde aynı ortamlarda arzı endam edebilmekteler!

Milletimizin birliğine kast eden bu yapı ve onlara yardım ve yataklık eden dünün “sahtekâr demokratlarının!”, bugün milletimizi aldatma oyunlarına karşı daha hassas olmak ve bu ihanete ortak olanların niyetini anlayıp ona göre tavır almak gerekir!

Geldiğimiz noktada şunu üzülerek ifade edebiliriz artık; ülkemizi son on dört yılda idare eden siyası iktidar, ”demokratik açılım” adı altında ki o ilk çıkışından sonra, teröre fikri ve siyasi destek sağlayanların ekmeğine yağ sürmek suretiyle bu malum vatan hainlerinin pervasızca meydan yerinde at koşturmalarına da zemin hazırlamıştır!

Bu noktaya durup dururken gelmedik elbette…

Ben onlarca yazımda bölük pörçükte olsa “bugün yaşadıklarımızı” çok önceden görerek uyarı görevimi yapma gayreti içinde oldum…

Ama bütün bunları gören bir avuç insanın çığlığı, uyuşturulmuş ve şartlandırılmış beyinlere maalesef ulaşmamış ve tabiri caizse de bıyık altından gülünmüştür!

Çılgın bir tüketim refakatinde hayat süren siyasetçilerimize ayak uydurma gayreti içinde olan insanımız, bu olup bitenler karşısında tavır alacağı yerde kendilerini akıntıya kaptırmış bir vurdumduymazlığın içinde olmuştur…

Dün sizi bu konularda ikaz edip uyaranlara demediğini bırakmayanlar, bugün, Anadolu’nun en ücra köşelerine yıllar yılı gidip milletimizin kılcal damarlarına girerek irtibat kuran bu terör örgütüyle bilmeden bir arada olan masum esnaf, çiftçi, memur yâda başka bir iş kolun da çalışan insanımıza “fetöcü” damgası yapıştırmada da çok mahir davranabiliyor!

Hele bu kılcal damarlara girip yıllarca suça ortak olanların bugün medyada günah çıkarırken kendilerinin sütten çıkmış “ak kaşık!”  olarak lanse etmelerine ne demeli!

Bugünde dün olduğu gibi olumsuz gidişi resmetmeye gayret ediyorum!

Bizim yazıp çizdiklerimizi ,“milliyetçi refleks” diyerek küçümseme gafletinde bulunanların, aslında “şartlanmış-şartlandırılmış” beyinleriyle sadece kendilerini kurtarma telaşında olduklarını elbette biliyorum!

Dün, Fetöcüleri ve onun uzantılarını, sahip oldukları gazete ve tv ekranlarında ağırlayan ve insanımızın beynini uyuşturarak bu olup bitenlere karşı direncini berhava eden medya kuruluşları da kendilerini sorgulama noktasından uzak bir şekilde, dün fetöcülerle mücadele eden basın-yayın organlarına suikast düzenlemektedirler!

Şartlandırılmış bir toplumda, fitne tohumları ekmek çok kolaydır ve bu fitneden beslenmek isteyenin de işi çok kolaydır!

Demem o ki; özellikle devletin en hassas bilgileri ellerin de olanların, yıllarca, bugün “paralel devlet yapılanması” adı verilen bu örgütle beraberliği gün gibi ortadayken, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra 15 Temmuz alçak kalkışmasına kadar bu örgütün içinde kalanlarla ilgili bakışlarımızı netleştirmeliyiz artık!

15 Temmuz darbe girişimi milat olmalı bana göre!

Kraldan çok kralcı geçinenlerin suçu sağa sola atmalarının önüne de ancak böyle geçmiş oluruz…

Ülkemiz bugün yangın yerine dönmüştür, her gün şehit haberleri milletimizi derin üzüntü ve ümitsizliğe sevk etmektedir. Üstüne üstlük bir de toplumda ki kutuplaşmayı artırıcı davaları sürekli gündemde tutarak toplumun bir kesimini ötekileştirmek milletin büyük bir kısmını tedirgin etmektedir…

Maalesef yanılmak isterdim ama gerçek apaçık ortada!

Sanırım kamuoyunda bu iktidar döneminin bir “fetret devri” olduğunu ilk defa 2008 yılında ben yazdım/söyledim!

Ve demiştim ki; bu yaşadığımız fetret devrinin kolay kolay bitmesini de düşünmüyorum doğrusunu isterseniz!

Şimdi bu ifade mi revize ediyor ve diyorum ki; bu dönem sadece iktidarın yaşattığı bir fetret devri değil milletimize; muhalefetiyle, sivil toplum örgütleriyle ve adalet mekanizmalarıyla topyekûn bir “fetret devrinin” yaşandığı dönem olarak tarihte ki yerini almıştır!

Sonuç olarak şunu ifade edebilirim; sahip olduğumuz onca değerimiz, uydurulan ve dayatılan “açılım safsatasına” kurban edildiğinden bu yana, bu milletin iki yakası bir araya gelememektedir…

Ve bana göre asıl durup düşünmemiz gereken gerçek de şudur; bütün bunları göre göre hala “celladına âşık” bir tutumun içinde olan milletimizin, bu coğrafyada ki geleceğimize dair ümitlerimizi berhava etmesidir!

Görüşmek üzere, Allah’a emanet olunuz…

 

 

Yorumlar

  1. Alternatıf
    Ben şahidim Akın abi. Değerlendirmeleriniz on numara. Yalnız haklı olmak doğruyu söylemek de yetmez oldu.başka yollar ne olabilir bu millete alternatif sunulmalı diye düşünüyorum.

  1. Fetret bitmeyecek gibi
    Ne denilebilir ki. İyice arap saçına döndü bu işler. Olan vatandaşa oldu. Adalet isteyenler bile bu işin kaymağının peşinde. Fetret devri bitmez diyorsunuz bitmez bu gidişle bende anladım.

  1. Birlik olalım
    Ülkemizin yargı tarihi hukuksuzluklarla doludur. Bugün ki iktidarda bu hukuksuzluğu derinleştirdi. Birazda mecburiyetten oldu bu durum. İktidara hazır olmadan seçim kazanan Ak Parti fetöcü kadrolara mahkum oldu.İktidarın güvenini yerle bir edip birde darbe yapmaya kaltı, simdi en azından bu konuda birlikte hareket edip sizin ifade ettiğiniz fetret devrinden çıkalım. Millet de bunu bekliyor. Eleştiri de bir yere kadar, sözkonusu vatanın birliği.

  1. Birlik zamanı
    Varlık yokluk meselesi yaşıyoruz. Zaman zaman yazılarınızı okuyorum,Devlet Bahçeli kadar olamadınız. İktidarı ve Reisi en ağır şekilde eleştirirken gördü ülkenin durumunu kayıtsız şartsız destek veriyor,sizin de uyanıp kendi fetretinizden çıkmanız acilen gerekli.Yazdıklarınız doğru olsada zamanı şimdilik, birlik zamanı şimdi.

  1. ucuz
    Ucuz köşelerde ucuz ve uyuz yazılar yazmakla yazar olunsaydı develer de berber olurdu. Cumhurbaşkanımızı haksız yere ve kıskançlıkla eleştirerek saldırmak, özellikle de islam düşmanı ve vatan hainlerinin pirim yapma ve boy gösterme metodu olmuşken bu tür şahşiyetlere hala yazar muamelesi yapan okuyucuların aklına şaşıyoruım doğrusu.

  1. CB
    RTE düşmanlığı üzerinden pirim yapmaya çalışıyorsun sözde köşe yazarı cahil çoçuk.İzmir senin ruhunu çalmış.Özüne dön.

  1. Biraz edep lütfen!!
    Hatasız kul olmaz derler bilirsiniz.İnsanların karşısındaki kişiyi kırmadan eleştirme, haklı gerekçelerini anlatma hakları elbette olacaktır. Ama üzülerek görüyorum ki her şeyde olduğu gibi basit bir nezaket kuralını gerçekleştiremeyecek hale gelmiş durumda toplumumuz. Bunu da yorumcu arkadaşlardan birkaçının nezaket ve edep sınırlarını aşan yorumlardan anlıyoruz. Yazılar sizlere hitap etmiyor olabilir, ama tavrınız hiç hoş değil, helede Ülkemiz şehirlerinden birini de hedef alarak yorumlarınızı kesinlikle onaylamıyorum. Kimin kime göre yazar-çizer olduğu tartışılır. Demek ki yazarımızın birilerinin damarına basmış, birilerinin de kuyruk acısı var görülüyor. Biraz Edep Yahuuuu. Siz kimseye kulak asmayın Abdurrahman bey, her kesin ithamı kendi ayıbından ibarettir. Yazınız da anlatmak istediğiniz düşüncelerinize sonuna kadar katılıyorum. Kaleminize sağlık.

  1. yufka yurekli
    Ben Abdurrahman Akın'ı kardeşim gibi severdim.Cumhurbaşkanımızı ve beni eleştirebilecek kapasitede olmadığı gibi bana ve sayın Cumhurbaşkanımıza hakaret etme hakkına da asla sahip değildir.Ayrıca bu çocuk gerçekten İzmir'e gitmeden önce böyle değildi.Alçak gönüllü ve pozitifliğinin yanında sol karşıtı bir çizgisi de vardı.RTE'ye saldırarak pirim yapma yolunu seçmekle sözde adalet yürüyüşü yapan ve fetö pkk vb hain odak elemanlarından farkı kalır mı sanıyorsunuz.Ben haykırarak Abdurrahman kardeşime özüne dön çağrısı yapıyorum.Sen bu değilsin kardeşim.Yerel bir köşede iki satır yazı yazman ve İzmir'in pis havası seni senden etmiş,özüne dön,dön ve gel katıl gittiğin terkettiğin gerçek özüne gerçek yuvana.Kibir ve gurur şirk kokusu taşır.Maaleset bu koku sende ziyadesiyle etkili durumdadır.Unutma aşırı tevazu da kibirdir.Ben gerçekten gönülden sevmiş olduğum için bana facebooktan yaptığı hakaretlere rağmen özür bile beklemeden özüne dönmesini istiyorum Abdurrahman kardeşimin. Özlem ismiyle yazı yazan yufka yürekli hanımefendi ise ismini yazamayacak kadar da basiretsiz bir görüntü çizmiştir.Onun için bu zavallıya diyecek bir şey bulamıyorum.Selam ve Dua ile..

  1. yufka yürekli
    "Dinime küfreden Müslüman olsa" diye bir atasözü vardır. Basiretsizliğin ne olduğunu söz konusu kişiden öğrenecek değilim. Ben bütün yorumlarımı ismimle yazarım, siz lütfettiniz diye(zavallı) değiştirecek değilim ve sizi pek alakadar ettiğini de şahsen düşünmüyorum. Saygı sınırlarını gerek facebook ta ve gerekse burada fazlasıyla aştığınızı görüyorum ve aynaya baktığınızda kendini görür insan. o yüzden tekrar söylüyorum kapasite, yazar-çizerlik, saygı ve sevgi göreceli bir kavramdır. İnsanın makamı, mevkisi ne olursa olsun karşısında ki kişilere hakaret etme hakkı vermez, bunu bilmiyor olmanız çok acı. çok saygıdeğer beyefendi bu arada nezaketinizi!!!! İzmir'in pis havası derken bir kez daha göstermişsiniz. Türkiye Cumhuriyetinin %51 i sizi seviyor olabilir, ancak unutmayın ki bu toplumun %49 kısmı da sizden farklı düşüyor. Ne yani sizin yaptığınız gibi karşıt görüşlü tüm insanlar birbirine, öncelikle hakareti eden kişiye yakışmayan ithamlarda mı bulunsun. Sizi bu nezaket ve saygılı tavrınızdan dolayı ayrıca kutluyorum!!!!!. Tebriklerrr!!!!

  1. BİL YETER
    Ben sana da bir şeyler demeyeceğim sevgili Özlem hanımefendi.Allah'ımın bildiği bir şeyi bil yeter.O da bu beğenmediğin belki biraz da çılgın olan Bahri Hüsrev'in yüreği vatan,ümmet ve islam için yanıyor, kavruluyor, gerisi emin ol ki nezdimde teferruattır.Bunu bil yeter.HAKKI HAK BİLİP HAKKA İTTİBA ETMEYİ,BATILI DA BATIL BİLİP BATILDAN İÇTİNAB ETMEYİ CENABİ HAK HEPİMİZE NASİP VE MÜYESSER EYLESİN İNŞALLAH.Allah Devletimize, Milletimize, Vatanımıza,Bayrağımıza,Din-i İslama,Ümmet-i Muhammed'e ve Birlik Beraberliğimize kasdedenlere, tuzak kuranlara,zalimlik hainlik ve düşmanlık yapan dahili ve harici bedbahtlara fırsat vermesin,kahr-u perişan eylesin inşAllah.



Yorum Yaz