Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Emredersiniz Haşmetmaap!

10-04-2009
2487 kez görüntülendi

“Bir milletin kendi gücüne, yalnız kendi gücüne dayanmasa şunun bunun oyuncağı olur” Mustafa Kemal 1923 yılında, ülkemizin o en zor zamanlarında söylemişti bu cümleyi… ABD Devlet Başkanı Barack Obama Ülkemizi ziyaret etti ve gitti… Neler yazıldı ve çizildi hep beraber izliyoruz…

Amerika’nın Dünyada dibe vuran imajını, yeni Başkanları sayesinde cilalayarak yeniden parlatma görevini Ülkemizden başlamasını manidar buldum doğrusu! Bunu Amerikalılar açısından elbette anlayabilirim. Fakat bu ülkenin medyasını ve siyasetçisini anlamakta güçlük çektiğimi söylemek istiyorum!

Aslında bir şeyi de itiraf etmeliyim. Gündem ve haber kirliliği öyle bir boyutta ki; olup bitenleri peşinen sorgulamak, tahlil etmek ve hüküm vermek bayağı zor olmaya başladı! Nasıl tüketiyoruz haberleri! Anlamadan, sindirmeden geçip giden ayrıntılar ve ayrıntılardan kaçırdığımız hakikatler…

Sizi duyar gibiyim! Mustafa Kemal’in sözüyle başlamıştın yazına içini nasıl dolduracaksın hala sıra gelmedi mi dediğinizi! Sevgili okuyucular aklımızı, fikrimizi birilerinin yönlendirmelerinden bir an sıyıralım olup bitenlere Mustafa Kemal ATATÜRK’ UN bu sözü ışığında bir kez daha bakalım…

1923 yılının şartlarını bilmem sizlere hatıllatmama gerek var mı? Memleketimizin dört bir tarafı işgal altında, emperyalizm ülkemizin üzerine çöreklenmiş, milletimiz fakır ve bezgin ama buna rağmen kararlı bir avuç idealist insan bu Milleti ayağa kaldırmaya ant içmiş… Bu kararlılıktır ki; Milli devletimizi vücuda getirmiş ve bizden sonraki bağımsızlık ateşiyle yanıp tutuşan milletlere de yol gösterici olmuş…

Ya şimdi olup bitenlere ne demeli nasıl düşünmeli! Dünyaya nizamat verdiğini söyleyen Amerika her gittiği yâda özgürlük bahanesiyle işgal ettiği ülkelerde çuvallarken bize akıl vermesini ve bizimkilerinde bu verilen akıla balıklama dalması beni gerçekten üzmektedir!

Efendim neymiş…

Ermeni sınır kapısı açılmalıymış.

Ermenilere soy kırım yaptığımızı kabul etmeliymişiz.

Kürtlere daha çok haklar verilmeliymiş.

Ruhban okulu açılmalıymış…

Emredersiniz Haşmetmaap!  

Siz olmasaydınız bu devleti idare eden akıl bunları nerden düşünecekti hem düşünebilseydi zaten, yüzünüze öyle bir şamar gibi cevap vururdu ki; Dünya Basını Obama’nın Türkiye’ye akıl verdiğinden değil, tokat yediğinden bahsedecek olurdu!

Şimdi bu olup bitenler sizin de benim gibi zorunuza gitmiyor mu? Size sormak istiyorum. Vicdanınıza, aklınıza, birikiminize bu Ülkenin sahip olduğu büyük geçmişe karşın idarecilerimizin pespayeliğine diyeceğiniz bir şey olmalı, öyle değil mi? Bu ülkeyi idare edenler, milletin meclisinde Obama’yı dinleyip alkış tutanlara siyasi parti ayrımı yapmadan sormak istiyorum. Siz, Irak’ta Bush’a ayakkabı fırlatan gazeteci kadarda mı olamadınız ağzınızı bıçak açmıyor, diye!

Her fırsatta Mustafa Kemal’e ve onun yaptıklarına atıfta bulunan büyük siyasetçilerimiz! Dönüp geçmişinize bir bakın, bu ülke işgal altında bile bu kadar küçük düşürülmemişti… Sizin bu sıradanlığınızın adını ben biliyorum elbette, istiyorum ki; bu ülkenin insanı da olup bitenleri görsün, kendisine olan güveni yeniden kazansın! Üzerimiz de ölü toprağı var sanki. Bütün bu sıradanlıklar, gurur kırıcı olaylar sanki bu ülke insanının gözünün önünde cereyan etmemiş gibi, hayretler içindeyim doğrusu! Burada Mevlana’nın güzel bir sözü aklıma geldi onu paylaşmak istiyorum belki meramımı biraz daha netleştiririm! O diyor ki “kuzunun kurttan kaçmasında şaşılacak bir şey yoktur, çünkü düşmanıdır. Esas şaşılacak şey kuzunun kurda gönlünü kaptırmasıdır!” Acı acı tebessüm ettirecek bir söz değil mi? Sanki bizim AB ve ABD ile ilgili ilişkilerimizin durumunu 21.yüzyılda yazmaya çalışan bir yazar daha iyi ifade etsin diye söylenmiş bir söz! 

Bu durumun müsebbiplerini elimizden geldiğince sorgulamaya çalıştık! Olup bitenleri anlamaya ve en önemlisi de bu sıradanlığın adını koymak isterim doğrusu yazımı bitirirken… Üstat Necip Fazıl şöyle diyor “Türklük bir ruh halidir. Büyük bir okyanustur “ Bugün bu ülkeyi idare edenler o büyük okyanustan bihaber ama okyanus ötesi güçten medet umar hale gelmişlerdir. Bütün sorun budur ve bu sorunu bertaraf etmesi gerekenlerde kış uykusundadır maalesef!

Görüşmek üzere, Allaha emanet olun…

Yorumlar

  1. BELKİ YARIN,BELKİ YARINDANDA YAKIN!!!
    Sayın yazarın taşıdığı kaygılara katılıyorum.Çünki ülkemizin bu makus talihini değiştireçek medotları belkide yanlış yerlerde aradık.Belki bir dönem bu talih değişmeye tam yüz tüteçektiki gençliğimizi sağ ve sol diye kırdırdılar sonuçtada bizleri çıkmaz sokaklara itiverdiler.Hemen bir suçlu bulup işin içinden çıkma hastalığımızla olayı basıta indirgemeyelim.Burda suçlu sadece siyasiler değil bence.
    Ustad NECİP Fazılında Gençliğe hitabesinde dediği gibi;,
    Can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nispetle usûle, stratejiye uygun bir gençlik...

    Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle, zifirî karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin; ve gerçek kahramanlık mâdeniyle sahtesini ayırdetmekte kuyumcu ustası bir gençlik...

    Bugün komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı, demagog politikacısı, çıkartma kâğıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı, takma diş fabrikası, fuhuş albümü gazetesi, mümin zindanı mâbedi, temeli yıkık ailesi, hâsılı kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldığı zehirli tesiri üzerinden atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik...

    İşte bizlerin kurtuluş recetesi bu satırlarda saklı.Son zamanlarda bu gençlik ta Afrikadan,Kuzey kutbuna,Adriyatıkten,Cin'e filizlenmeye başladı.
    Gençliğimize obamaları,şu babamaları,örnek göstereçeğimize kendi değer babalarımızı göstersek ne kaybederiz ey babalar....

  1. hepsi kurt yada kuzu fark etmiyor artık...
    evet gerçekten fark etmiyor kımin ne olduğu.zaten bilinen şeyin her defasında analizimi olurmuş bunuda anlamak mümkün değil.abd, ve ab, bizim için neler düşünüyor çok eskiden beri bilinen şeydir bu.her defasında ab dostumuzmu düşmanımızmı abd dostumuzmu düşmanımızmi diye neden debelenip duruyoruz.bizi hem millet olarak hem ülke olarak kesinlikle sevmiyorlar ve aslada sevmeyecekler.biz ne verirsek verelim ne kadar sevgi gösterirsek gösterelim ne kadar demokratik açılımlar yaparsak yapalım onlar emellerine bir adım daha yanaşmanın heyecanını yaşarlar hep.önceki yazılarınızı okuyanlar bilir yorumların çoğunda zorla sevgi olmaz demiştik zaten.biz illede bizi sevin diye uğraşıp duruyoruz işte.nedense onlar bizi sevdimi ne olacak acaba başımız göğemi erecek oda bir başka mesele tabiki.yazının ana temasına katılmakla beraber daha sert üslüplerle olaya bakacağınızı düşünmüştüm.çünkü karşınızda süper güç var heralde taş atarak galip gelmeniz mümkün olamaz sizde en sert kaleminizi kullanmalısınız.ülkemizi kendi kafalarına göre yönetebilmenin gurunu gördüm tabiki obama nın yüzünde.yalandan bir kediyi okşayarak bir camiyi gezerek bir kaç gülücük atarak bu milletin gönlünde vede gözünde kaybolan ayaklar altına düşen imajını asla düzeltemez aksine daha çok düşman kazandırır.siyasilere diyeceğim bişey yok hep aynı manzaralar aynı nezaket giden abileri ne yapmışsa onlarda onu yapıyor...esasen çok uzun vede çok önemli konu bu ama bazı yorumcu arkadaşlar nedense uzunca yaptığımız yorumlara sitemde bulunuyolar kendileri tek satırla anlatabiliyolar her şeyi de biz henüz o seviyeye gelemedik nedense acaba çokmu az okuduk yoksa sosyal faaliyetler bahabında çokmu geriyiz ? demekki var bir eksiğimiz özür diler düzeltmeye çalışırız elbetteki......sağlık ve selametle....


  1. Bu ülkede bir hainlik kontenjanı vardı ve saysı yüzdelik dilime yakındı derlerdi, görünen o ki bu yüzde çift basamaklı sayı mertebesine de ulaşmış...Rasmussen gibi bir soysuza rest çekemeden pert olan bir dış politika,üstelik bunu Bakanımız değil, bu ülkenin Başbakanı ve Reisi cumhuru...Hani eskidende yaşardık böyle hezimetleri,solcu bakan, sağcı bakan, yaw bunlar adam değil, şahsiyetsiz dış politika yapıyoruz diye ortalıkta gezinen dışta müslüman sıfatlı içte işbirlikçinin önde gideni tipler vardı...Bak ki Peygamberimize sövmeyi ve sövdürenleri koruyan adamı nelerin karşılığında paye verip el öptüler...Bu ne cenabetliktir ki bunların zamanında başımıza çuval geçirdiler...Bir yandan kürtler azmış,yok efendim çok ızdırap çekmişler safsatası...Bu gidiş hiç iyi değil de Allah belamızı vermiş çoktan...Tek ümidim Doğu Karadenizdir.Trabzon Limanı na göz dikilmiş,yakında medya başlar, turistler gelir burası canlanır, cebinize para girer diye bizim Doğu Karadenizli hemşerilerimizin gözünü boyamaya...Bu Kale, Türkiye nin son kalesidir...Burası yıkılırsa,hepimiz soluğu orta asya steplerinde alırız...

  1. ABD BAĞIMLI POLITIKALAR
    akşamdan sabaha kadar değişen dış polıtıkalarla nereye varacağız kestırmek zor ama bıldığımız bir şey var ki Atatürkten sonra dış polıtıkamız dışa özellıkle amerıkaya bağımlı,bu sadece bugün ki ıktıdarın geldığı nokta değil.



Yorum Yaz