Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

“Durun kalabalıklar,bu cadde çıkmaz sokak!”

23-02-2017
7501 kez görüntülendi

İlk insandan günümüze milyarlarca yıl geçti…

İnsanoğlu en başta, Peygamberler vasıtasıyla, zulmün, esaretin, tüm kötülüklerin önüne geçmek için ilahi emirlere muhatap oldu…

Peygamberlerin açtığı bu ilahi yoldan; Allah dostları, fikir adamları, sanatkârlar, siyasetçiler gelip geçti tarih boyunca…

Ürettikleri kültür ve medeniyet, insanın daha mutlu yaşamasının önünü açtı…

Yine de insan, arzuladığı, özlemini duyduğu mutlu ve huzurlu bir hayata kavuşamadı!

Bugün geldiğimiz noktada insanın durumu daha karmakarış bir hal aldı. İnsanın mutluluğu için her birimiz ve her kuruluş, kuşkusuz karşısında bulunan kişileri ve yaşadığı cemiyeti tanımak zorundadır ve ona göre kendisini konumlamalıdır…

Bu bağlam da, başarılı olabilmek için ”insanı tanımak” şarttır…

Zaman bize öğretmiştir ki, en haklı ve en doğru fikirler “ehliyetsiz ellerde” başarısız duruma düşmüştür!

Bugün inandığını ve inandıklarını hayata geçirdiğini zannedenler ne insanı tanımaktadır ne de anlama noktasındadırlar!

Türkçesi şu; bu ülkenin yöneticileri ne kendilerinin ne de yaşadığı cemiyetin meselelerine vakıftırlar! Daha çok kendilerinin ve çevresinde ki insanların ikballerini düşünüyor izlenimi veriyorlar bana!

Bu milletin bir kısmı her dönem “öz yurdun da garip, öz vatanında parya” psikolojisi içindeolmasının temel nedeni de budur.

Ve bu durumu tersine çevirme iddiasında olanlar bugün bu psikolojiyi daha da derinleştirmişlerdir!

Yıllar yılı gözlemlediğim bu durumun bugün değişik bir versiyonu ile karşı karşıya olmak şüphe yoktur ki; inancımıza ve geleceğe olan ümidimizi dumura uğratmaktadır!

Bu milletin ihtiyacı olan ne varsa istismara uğramaktadır bugün ki Türkiye’de!

Milletimizin yukarda bahsettiğim psikolojiden kurtulmasının gittikçe zorlaştığı da üzüntü veren bir durumdur.

Ne olursa olsun, insan, insanca yaşamak ve muamele görmek istiyor…

İçimizde birçok endişeler taşıyoruz. Hayatımızı yaşanmaz kılan bir sürü olaylar cereyan ediyor ülkemizde.

Bu ülkenin insanı hangi görüşte olursa olsun “insan gibi yaşamak” hakkına sahip değil mi?  

Gücün boyunduruğuna girenler “insanca yaşamanın” çetin sorumluluğunu üzerinden atarak kendi onurunu ayaklar altına almış olmuyor mu?

Her dönem şahit olduğumuz şeyleri neden bir daha yaşayalım, olup bitenleri fark etmek o kadar mı zor!

İktidardasınız eyvallah. Memlekete hizmet etmeye gayret ediyorsunuz ona da eyvallah. Ama bu size; makam ve mevkileri kendi yandaşlarınıza birer arpalık tarzında dağıtma hakkını vermez!  İşine geldiği için buna ses çıkarmayan halkımız bilmelidir ki o makam ve mevkiler birer yetki belgesi olmaktan öte bir değer ifade etmemektedir!

Daha önce de bir vesile ile ifade ettiğim gibi, “insana bir lokma bir ekmek vererek onun ruhunu esir almak bu gün ki geldiğimiz noktanın kısa bir özetidir!”

Şimdi bunları yazan birisi olarak yazdıklarımı anlamamak için elli dereden su getirenlere şunları da ifade etmek isterim doğrusu…

Aynada kendisini hiç seyretmeyen, kendi aynasından sürekli başkalarını seyreden, bunun için hayatını tamamen kendi dışındaki insanların üzerinden akort edenlerden olmamak için azamı dikkat gösteren bir kişi olmama rağmen niyet okuyucu insanlar tarafından anlaşılamadığımı ve hor görüldüğümü biliyorum!

Ben ne okuyucuyla didişmek nede onları hizaya getirmek için yazı yazıyorum! 

İktidar dalkavukluğu yapan meşhur(!) yazarlar gibi değil“fikir namusuna” riayet

ederek sadece inandığım gerçekleri kaleme almaya çalışıyorum!

Niyet okuyuculuğu yapan dostlarım bilsinler ki; insan maddesi ile önemsiz olabilir fakat taşıdığı“ruhu” ile mükemmeldir benim için!

Ben, insanın maddesiyle ve ruhuyla teslim alınmasına isyan ediyorum!

Bugün ki cemiyette bütün zıtlar iç içe geçmiş gözümüzün önünde hayat buluyor!

Maalesef, insanımız bu olumsuzlukları bertaraf edecek bir dünyayı kuramadı bu güne kadar ve bu gidişle de kuramayacaktır!

“Emaneti ehline vermeseniz kıyameti bekleyin”

”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” diyen Sevgili Peygamberimizin yolunda olmak için; kendilerine telkin edilmiş fikirleri sorgulamadan alıp, o fikirleri baş tacı etmekten bir beis görmeyen insan olmaktan uzaklaşmalıyız artık!

İşte bu riyakârgidişe başkaldıran; ”hayır!”;“Durun kalabalıklarbu cadde çıkmaz sokak!” diye haykıran insanların sesi daha gür çıkmalı artık bu güzel ülkede…

Benimbıkmadan usanmadan anlatmaya çalıştığım dünyevi gerçeğimiz budur!

Görüşmek üzere, Allah’a emanet olun…

 

 

 

Yorumlar

  1. Dur inek ..!
    Ben bu ülkede başbakan olsam ınanın ilk yapaçağım iş yazili ve görsel basın yayınları kapatmak olaçaktır..Azizim eline bir köşe geçiren,herkese geçirmeye başlıyor.Cuvalı ilk önce bu zevata geçireceksin ki ülkenin huzurunu,moralını bozmak isteyen kalem ve makam sahiplerini susturacaksın . Milyonları aşağılama hastalığı maalesef bu kesimlerde önlenemez bir alışkanlık olmuş,hatta hastalık ve şizofren derecesinde ilerleyerek had safhaya ulaşmıştır. Hem demokrasiyi savun ondan sonrada millete baskı aracı olarak dalkavuk bir sistemi savunma bedbahtlığa uğra,bu Ne hazın bir yol alıştır böyle.Savruldukça millete roçon kesen bu zübrelerden bu ülkeyi nasil kurtaracağız . Millet olarak şanlı tarihimizin bu zümrelerin ağa babaları tarafından yıkılmasından bu yana 90 yıllık ucube bir yönetim şeklinin ortadan kaldırılması için elimize geçen referandum fırsatını,milletçe iyi değerlendirmeliyiz.Elbette hayır diyen vatandaşlarımızı kırmadan alabildiğimizce onlara gerçekleri anlatmalıyız. Biz niye Evet diyoruz;Biz Merhum Menderes,Merhum Özal,Merhum Türkeş,Merhum Erbakan evet dedikleri için evet diyoruz.Evet derken şuurluyuz,bilinçliyiz ve ne ettiğimizin idraki içindeyiz. Bize oba altından sopa gösterenlere,biz Engin bilgimizi,derin sevgimizi açıyoruz.Birakın bu millet bu sefer,Allah'ın izniyle zafere ulaşsın.

  1. ucube!?
    Evet ne yazık ki ağzı olan konuşuyor! demek ne mümkün. Konuşan ve konuşturulan kendi fikirleri lehinde hareket eden her türlü kurum-kuruluş-medya-şirket vs. ama aleyhine konuşmak isteyen yada karşı görüşte olan bütün kişi ve kitleler yorumlarda olduğu gibi her türlü hakaret ve vatan hainliğine varan en ağır ithamlar ediliyor, bu hakareti edebilmeyi de kendilerinde hak olarak görebiliyorlar, en üst makamdaki kişiden en alttaki vatandaşa kadar. evet gerçekten şizofrenik bir durum vardır ortada, ama kime göre. hakaret edene siz de en ağır hakaretleri ediyorsanız emin olun sizde de o şizofreni hastalığı söz konusudur. 90 yıllık ucube dediğiniz Türkiye Cumhuriyetidir. siz kendinize yıllardır eziyet ve hakaret edildiğinden bahsediyorsunuz, ancak şu an aynı eziyeti ve hakaretleri sizler karşı görüşte olan kitlelere yapıyorsunuz. sizin adaletiniz bumu? Bizler Osmanlının torunu Türkiye Cumhuriyeti evlatlarıyız, Osmanlının sonunu hazırlayanlarda emin olun ki Osmanlı İmparatorluğunda göreve gelen kişilerdir, Anadolu Topraklarını canları pahasına savunan Türkiye Cumhuriyetini kuran Atalarımız değil. Büyük Önderimiz Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu demokrasi, özgürlük temeliyle bugün bu kadar rahat fikirlerinizi ifade edebiliyorsunuz. Sultan Abdulhamit döneminde yaşamış olsaydınız, karşıt görüşlerinizle jurnallenip belkide şu an hiç olmayacaktınız. Niye toplumu damarından etkileyen konularda halk oyuna gidilmedi de( Torba yasa vs daha pek çok konuda) sistemi değiştirme adına halkın oyuyla kendinize destek arıyorsunuz. 100 yıldır ve son 15 yıldır yaşananları halkımız görüyor. Emin olun ki vereceği oyunu da bu bilinçle ve ileriyi görerek vereceğine eminim. Kimsenin adına kimseye hakaretler yağdırmaya hiç gerek yok. Her kez haddini bilerek hareket etmeli. Bu pespayelik artık yeter!!!

  1. Ruh
    Çok iddialı bir başlık. Bu başlığı Tayyip Erdoğan on beş yıldır millete söylüyor millette onun yoluna gidiyor. İçerik olarak yazınız bütünlük sağlasada sonunda ki hayır çağrınız yazıyı yavan laştırmıs. Yorum yapan iki arkadaş da siyası pencereden bakarak yazıyı anlamamışlar.

  1. duruşun sağlam
    İktidar dalkavukluğu yapan meşhur(!) yazarlar gibi değil“fikir namusuna” riayet ederek sadece inandığım gerçekleri kaleme almaya çalışıyorum! Ben yıllardır sizi okuyorum Akın abı bu duruşuna şahidim.

  1. millete güvenin
    Recep Tayyip Erdoğan kabul etseniz de etmesenizde bu ülkenin şu anda ki tek lideridir. Bunu anlayan Devlet bahçeli de destek vermeye karar verdi. siz ve sizin düşünenler ne yaparsanız yapın referandum yeni bir başlangiç olacak ülkemiz için. kalabalıklar ne yaptığını çok iyi biliyor.



Yorum Yaz