Çay Haber - Yöresel Haberin NET Adresi

Çayelililerden Çayeli ötesi beklentiler

19-07-2008
2737 kez görüntülendi

Önce genel-geçer bir tespiti yinelemek istiyorum:

Kişi sevdiğiyle beraber olur, sevip önemsedikleriyle dayanışma içine girer ve sevgisine karşılık bulduklarıyla huzurlu bir çevreyi paylaşabilir. Ancak zengin ve kucaklayıcı gönüle rağmen sevgisine haset ve  iticilikle karşılık bulanların kendisini güdüleyerek böyle bir ortamı ilânihaye  yaşaması da yaratılışa aykırı bir durumdur.

İşte sivil toplum örgütçülüğü bu eksen üzerinde gönüllü beraberliklerle kendini var edip geliştirmesi gereken bir harekettir.

 Bu önem atfettiğim tespitin ışığında  bir izleyicilikle  Çayelililerin sivil toplum örgütçülüğüne  ilişkin Ankara'daki gözlemlerimi sizlerle paylaşacağım.

 Ankara'daki Çayelililerin de azımsanamayacak bir potansiyel güç olduğunu kabul etmeyecek hemşerimiz yoktur sanıyorum.

 Gerçi İstanbul'un genellikle Karadenizliler, özelde Rizeliler için Ankara'dan daha çok bir çekim alanı oluşturduğu belli olan bir gerçektir. Ama buna rağmen Ankara'da hem İkizdereliler hem de Çayelililer yine de  İstanbul'la kıyaslanamayacak seyrek bir yerleşim içindedirler.

Ankara'daki Çayelililerin ilk dernek oluşumunda Süleyman Karahan başkanlık görevini üstlendi. Şimdi TPAO. A.Ş. Genel Müdür yardımcısı olan Ahmet Adanır, Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan Hüseyin Hürremoğlu ve Mesut Yaşar Kamiloğlu,  TRT'den Süleyman Sol, GSGM'den Fatih İslam Karaoğlu, Resul Çomoğlu, Adem Azmanoğlu, Mustafa Bekir, Sağlık Bakanlığı'ndan Süleyman Çepni destek verdiler...

Bir süre Mesut Yaşar Kamiloğlu dernek  başkanlığını yürüttü. Bu esnada görebildiğim ve hatırladığım kadarıyla beş yüz kişilik bir iftar yemeği Eyüpoğlu Oteli'nde gerçekleştirildi. Bu bol sanatçılı, her katılımcıya bir Türk Bayrağı hediye edilen görkemli yemeğe ben de eşimle birlikte katılmıştım. 

Yine bu dönemde Üstad Süleyman Kazmaz'a ''Rizeli Şairler'' konusunda bir sunum yaptırıldı. Böylece Rizeliler Birliği Çayelililer Derneği öncülüğünde ilk ortak sohbeti gerçekleştirmiş oldu.

Kısa zaman sonra yapılan dernek kongresinde Dursun Ali Uzun başkanlığa getirildi. Bu dönemde de Çayelililer birlik içindeki katkılarını ihmal etmediler. Ancak Çayelililerin çözemedikleri  mali sorunlar yüzünden, Ardeşenliler gibi   bağımsız dernek binalarını terk edip Rizeliler Evi'ne taşınması da  bu yönetim zamanına rastladı. Erkenden yorulanlar nöbet değişimi isteyince  Avukat Hamza Yanar başkanlığında yeni bir yönetim görev üstlenmek zorunda kaldı. Dursun  Bayraktar, Temel Latifoğlu, merhum Vahit Aksoy, Süleyman Karahan… Bu yönetimin diri kalması için çok çaba harcadılar.

Nihayet Haziran ayında yapılan kongre ile şimdiki yönetim bayrağı devraldı. Fatih İslam Karaoğlu başkanlığındaki yeni yönetimde daha genç bir zinde grup hizmeti yürütmek gayretinde. Şimdi hizmet çıtasını daha yükseltmiş bir ekiple Çayelililer hem Ankara içinde daha iyi örgütlenmeye, hem de diğer illerdeki Çayelili örgütlenmelerle sıkı işbirlikleri oluşturmaya çaba harcamaktadırlar.

İtiraf etmeli ki, ellerinde önemli imkânlar da var. Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Eski Başbakan Mesut Yılmaz, Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve eski Adalet Bakanı Fahri Kasırga önlerinde her zaman yol ve ufuk açıcı katkılar verecek durumdadırlar. Bu üstünlük Çayelilileri şevklendirmekte ve gayretlendirmektedir.

Yeni yönetim, hemen bir dergi çıkararak mali durumunu ve örgütlenmesini güçlendirmek çabasındadır. Bunda da başarılı olacaklarına inanıyorum. Her şeyden önce bu yayın gelinen noktayı tespit ve varılacak hedefleri işaretlemek açısından önemli bir işlev yapacaktır.

Vakıf insan Üstad Süleyman Kazmaz ağabeyimiz ise başlı başına birkaç dernek sayılır. Yeni bastırdığı 37. Kitabı olan  'Risaleler ve Manzumeler Mecmuası'ndan 500 adedini derneğin gelir kaynağı elde etmesi için bağışlamış olması örnek ve unutulmaz bir yüce davranıştır. Sağlığında bu 'aksakal'ımıza daha fazla şereflendirici takdirleri hep birlikte sunmak  borcunda olduğumuzu unutmayalım.

Çayelililer, Çayelililerin hem göç ettikleri yerlerdeki sorunlarına, hem de kaldıkları ve sılayı rahim yaptıkları baba ocaklarındaki sıkıntılarına mercek tutmak, neşter vurup sağaltıcı etkiler yapmak görevini yüreklerinde hissettikçe aşamayacakları güçlük, çözemeyecekleri dert düşünülemez. Bu, aynı zamanda Rize'nin diğer ilçelerine de ümit verecek, şevk aşılayacak bir öncülük görevinin de yerine  getirilmesi olarak algılanmalı; azimle üstlenilip mutlaka başarılmalıdır.

Sağlıcakla kalın. Selam ve saygılarımla...

Yorumlar


  1. İlginç değil mi? İkizdereli bir Çayeli aşığı. İzleyelim bakalım.

  1. Okuma ve anlama zaafı
    Güzel anlamak;güzel dinlemekle,güzel görmek;güzel bakmakla olur.Biz dinlemeyince ve bakmayınca "Mevla"m neylesin..



Yorum Yaz